1. #KaradenizKitapFuarı imza günlerimiz. #Kitapfuarı, 18-24 Mayıs, #Samsun

Tüyap’ın düzenlediği 1. Karadeniz Kitap Fuarı 18-24 Mayıs 2015 tarihleri arasında Samsun’da gerçekleşecek. Yitik Ülke Yayınları kitap standımıza sohbete davetlisiniz. Desteğiniz bizi mutlu eder. İşte imza günlerimiz:

(İmza günlerimize katılmak isteyen yazarlarımız bize ulaşabilir, liste güncellenecektir, son hal değildir)

 

18 Mayıs Pazartesi

13.00 Kadir Aydemir – Bülent Karslıoğlu – Nilgün Şimşek

14.00 Melike İnci – Sema Fener – Bade Osma Erbayav

15.00 Barış Efendioğlu

 

19 Mayıs Salı

13.00 Kadir Aydemir – Sema Fener

 

23 Mayıs Cumartesi

13.00 Kadir Aydemir – Bülent Karslıoğlu

 

24 Mayıs Pazar

13.00 Kadir Aydemir – Bülent Karslıoğlu

14.00 Burak Sarımehmetoğlu

 

Köy okullarına destek olmak için #kitapokuyun, #kitapokutun

Kitaplar insanların hayatını değiştirebilir mi? Şüphesiz ki evet… Biz Yitik Ülke olarak yıllardır elimizden geldiğince öğrencilere, okullara, kütüphanelere destek olduk/oluyoruz. Şimdi bu çabamızı hep birlikte daha da güçlendirelim diyoruz. 

2015’te okurlarımıza, daha çok kitap okuyabilsinler diye 2 dayanışma kampanyası başlattık. İlki aldığınız kitap kadar kitabın size hediye edilmesi. Şimdiyse çocuk kitaplarımız için özel bir kampanya başlatıyoruz.  Bu kampanya ile özellikle köy okullarına ve çocuklara kitaplarımızla destek olmak istiyoruz. Continue reading

Kitap alana, aldığı kitap kadar #kitap hediye :) Yitik Ülke, okurunun yanında!

Okurlarımıza hediyemiz yine “kitap”

Yitik Ülke Yayınları’nın kitaplarını internetteki online kitap sitelerinden ya da bulunduğu ildeki kitapçılardan set olarak alan (en az 6 kitap veya 9’lu-10’lu set olmalı – dileyen daha fazlasını da alabilir, kafanıza göre yani:) herkese aldığı kitap kadar kitap hediye ediyoruz. Instagram – Twitter ve Facebook’ta #yitikülke hashtag’iyle fotoğraflı paylaşımlarınızı bekliyoruz. (Setinizi oluştururken Yitik Ülke’nin yanında Potkal Kitap Yayınlarımızın yayımladığı kitapları da seçebilirsiniz www.potkalkitap.com) Continue reading

Okullara ve kütüphanelere #çocuk ve #gençlik kitaplarımızı hediye edebilirsiniz

İlkokullara ve ortaöğretime uygun kitaplarımızı internet kitapçılarından edinerek okullara, öğrencilere ve kütüphanelere okulun/kütüphanenin adresini direkt yazarak topluca hediye edebilirsiniz. 

Çocuk ve gençlik kitaplarımızın listesi:

YİTİK ÜLKE YAYINLARI

Bahçedeki İncir Ağacı – Hakan Bayhan / Satın almak için tıklayın 

Nehrin İki Yakası – Gündüz Öğüt / Satın almak için tıklayın

Kahkahalar mı Duyuyorum? – Banu Taylan / Satın almak için tıklayın

Kocaman Kahkahalar – Banu Taylan / Satın almak için tıklayın

POTKAL KİTAP YAYINLARI

Prens Ali’nin Macerası – A. Zeynep Lelya Gündoğar  / Satın almak için tıklayın

Atatürk’ün Kalbi – Alper Akdeniz  / Satın almak için tıklayın

Lastik Çocuk – Emel Kılıç  / Satın almak için tıklayın

Saklanmak Güzeldi – Mustafa Ünver   / Satın almak için tıklayın

* * * 

Kitaplarımız ayrıca kitapçılardan, diğer internet sitelerinden ve D&R kitap şubelerinden istenebilir, sipariş edilebilir.

Tüm kitaplarımızı incelemek için TIKLAYIN 

Sait Faik’e Selam! Sait Faik kitap okuması ve bisiklet turuna davetlisiniz

Sait Faik’e Selam! Burgazada’ya Sait Faik Müzesi’nde kitap okumaya ve bisiklet turuna gidiyoruz. Katılım ücretsizdir. 13 Haziran Cumartesi günü saat 13.00’te Bostancı vapur iskelesi önünde toplanıyoruz.

Yitik Ülke Yayınları’nın girişimi  ile gelişen bu fikri Okuma Ajansı ile beraber yürütüyoruz. Burgazada’da Sait Faik’in evinde hepimiz aynı anda kitap okuyacağız. Yanınızda özellikle Sait Faik kitapları bulunmasına özen gösteriniz. Sonrasında bisikletlerimizle (kiralayacağız ya da getirin) Burgazada turu yapacağız. 

Büyük ustaya merhaba diyeceğiz. Hazırlanın! 

Sevgiler

Yitik Ülke

Twitter ve Instagram: @yitikulkeyayin 

 

 

#SaitFaikeSelam 

Achim Wagner’in Şiir ve Fotoğraf Dünyası. Söyleşi Nuray Salman

17 Temmuz 1967 tarihinde Coburg’da doğdu. Würzburg’da üniversite eğitimini tamamladı. Çeşitli müzik tiyatrolarında dramaturg olarak çalıştı.  Birçok ödül aldı. 1999-2002 yılları arasında Küba’da 3 ay yaşadı. 9 kitabı bulunan Wagner şiir, düzyazı, tiyatro oyunu ve makaleler yazıyor. Almanya’da bir çok Edebiyat ödülü alan Achim Wagner  2009 yılından bu yana Berlin ve Ankara’da yaşıyor.

‘’ Şiir Sokakta’’, ‘’Hafif Coğrafya’’, ‘’Gezi’den Soma’ya Hayat Sokakta’’ Türkiye’de çıkardığı kitapları.

Nuray Salman:  Bir röportajınızda ‘’ 2009 yılında İstanbul’a gelmeden önce Türkiye’yi pek tanımıyordum ama önemli bir şiir geleneği olduğunu biliyordum.’’ Demişsiniz. Türkiye yolculuğunuz 2009 yılında başladı, nasıl bir süreç yaşadınız ? Gelme sebebiniz öncelikli Şiir mi?  

 Achim Wagner: 2009 yılında Alman Kültür Vakfından (Nordhein Westfallen) burs alarak Türkiye’ye geldim. Bu burs özel bir burstu. Bu burs sayesinde Türkçe öğrendim. Alman Sanatçı evinde 6 ay kaldım yani İstanbul’da. Sonra Ankara’yı çok merak ettiğim için Ankara’ya geldim ve burada yaşamaya başladım. İstanbul çok güzel bir şehir ve herkes burayı keşfetmiş. Ankara’da ise bilinmeyen çok gizli güzel yerler var ve ben buraları keşfetmek istedim. Örneğin Samanpazarı, Hamamönü ve çok eski bir Kervansaray var suluhan.Türkiye’ye gelişim elbette şiir. Çocukluğumdan bu yana şiir yazıyorum. Şiirlerimde daha çok gezdiğim yerler, aşk, hayat ve yolculuk var. Nazım Hikmet ve Orhan Veli’nin çevirilerini okudum. Beni çok etkiledi. Cemal Süreya, Ahmed Arif, İlhan Berk, Turgut Uyar… şairleri Türkçe okumak ve onları hissetmek ayrı bir duygu katıyor bana.

N.S: Yepyeni farklı bir yere alışırken dili nasıl bu kadar iyi öğrenebildiğinizi anlatır mısınız?

 A.W: Bir yabancı olarak çok şeye adapte olmanız gerekiyor. Bende her şeyi kolaylaştırmak için öğreniyorum. Lisan öğrenmeye meraklı biriyim. Bir ülkede uzun yaşayacaksam ve o toplumdan uzak kalmamak için o ülkenin dilini, kurallarını öğrenmek gerekiyor düşüncesindeyim.

N.S:  Bir söyleşinizde  ‘’ Türkiye’de şiir hazır, sizi bekliyor, aramanıza gerek yok.’’ Demiştiniz. Burasını biraz açabilir miyiz?

 A.W: Türkiye coğrafyası adeta bir şiir. Tarih, sanat, edebiyat…kültüre açık bir yer. Örneğin Ege kültürü, Karadeniz kültüründen farklı ama aynı coğrafyada. Şiire buralardan kolayca ulaşabiliyorsunuz.

 N.S:  Batılı bir şair, bir sanatçı olarak ve zaman zaman Türkiye’de yaşayan, Türkçe yazan bir şair olarak; hem ‘içerden’ hem ‘dışarıdan’ nasıl görüyorsunuz Türk şiirini?

 A.W: Türk şiiri özel bir şiir. Dünya şiirinden çok farklı, dilin özel etkisi var. Türkçe  derin ve kısa yazmaya çok elverişli bir dil. Şiirini besleyen ana malzemeler yeteri kadar var. Dünya şiiri içinde değerli bir yeri vardır. Bu benim görüşüm.

N.S:  Küba’da yaşadınız bir süre. Sizi ne karşıladı orada ?

 A.W: Küba’da 3 ay yaşadım. Küba’ya gidiş nedenim Tiyatroydu. 2 Küba’lı arkadaşım vardı. Kaldığım süre boyunca hayran kaldığım Küba’yla ilgili kitap yazdım. Gezmeyi, öğrenmeyi seviyorum.

 N.S:  Tarih, kültür, coğrafya olarak Türkiye’yi sevdiğinizi biliyorum. İstanbul’a olan tutkunuzu da  biliyorum. İkinci Yeni şairlerini seviyorsunuz özellikle. İkinci Yeni’nin Batı şiirinden, özellikle Fransız şiirinden beslenmiş olmasının etkisi var mı bunda?

A.W: Elbette Fransız şiirinden beslenmiş olduklarını biliyorum. Örneğin İlhan Berk bir Fransız gibi Fransa şiirlerini Türkçe’ye çevirdi. Ve ben buna hayran kaldım. Türklerin kültürleri Fransız kültürlerine yakın. İkinci Yeni şairleri buradan çok ilham aldı.

N.S:  Şiir ve Fotoğraflarınızla, insanın barış ve sevgi dolu bir dünyada yaşayacağına inanıyorsunuz. Şiirlerinizde  tarih, yolculuk, aşk var. Fotoğraflarınız görsel bir şiir adeta. Bu iki farklı disiplini,  içerik bağlamında buluşturduğunuz düşünüyorum. Ne dersiniz? Bir yandan şiir yazıyor, bir yandan görsel bir hikaye anlatıyorsunuz ? Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

A.W: Bence hiç farkı yok, her ikisinde de tarihi, yolculuğu, aşk’ı anlatıyorum.

N.S:  Fotoğrafın gücüne inanıyorsunuz. Sesten daha etkileyici çünkü. Söylemek istediğiniz fotoğraflarda okumak mümkün. İyi bir göz için tabii!

A.W: Ben çok konuşan biri değilim. Dinlemeyi ve görmeyi çok seviyorum. İlhan Berk gibi şiir düşünüyor ve fotoğraflarımla anlatmaya çalışıyorum.

N.S: Gezi’den Soma’ya kitabınızla görsel bir hikaye anlatınız. Neler düşünüyorsunuz o günlerle ilgili ve tüm olup bitene ilişkin…

 A.W: Gezi direnişi parti direnişi değil, hayat kavgasıydı. Gezi direnişinde İnsanlar sokakta var olanı kullandılar. Toplumda bir şiir köprüsü var. Türkiye’nin dayanışma, yaratıcılık ve cesaret ile belirlenen bir potansiyelini açığa çıkardı. İnsanlar bu süreçte sanatla’da direnmeyi öğrendiler. Gezi direnişi bir halk hareketi. Ben, ‘Gezi’den Soma’ya ‘’ kitabımla tarihe ışık tutmak istedim.

N.S: Yeni çalışmalarınız var mı ? Biraz bahsedermisiniz ?

A.W: Bu günlerde Türkiye’de 2 yıldır var olan Suriye Mültecileriyle ilgi görsel çalışma yapıyorum. Bunun için Mersin, Konya, Ankara, İstanbul’da fotoğraf çektim. Şiir devam ediyor. Resim sergisi açmayı düşünüyorum, bunun için Berlin ve Ankara’da girişimlerim var. Çalışmalarım şimdilik bunların üzerine.

N.S:  Sevgili Achim söyleşi için çok teşekkür ederim. Seni tanımak çok güzel.

A.W: Seni tanımakta güzel, ben de çok teşekkür ederim.

Nuray Salman

25/Nisan/2015

Hatay Restaurant/Bostancı

Bir huzurevindeki yaşlılarımız sizlerden kitap bekliyor

Bir huzurevindeki yaşlı insanlarımızın kitap ihtiyacı olduğu bize bildirildiğinde hem şaşırdık, hem de sevindik. Yitik Ülke ailesi olarak elimizden geleni yapmaya hazırız. Tüm arkadaşlarımızı da bu güzel isteğe kayıtsız kalmamaya çağırıyoruz. 1 kitap da olsa postalayın. Dilediğiniz kitabı yollayabilirsiniz, roman ağırlıklı eserler bekleniyor. Okuduğunuz, okuyacağınız Yitik Ülke kitaplarını da iletebilirsiniz.

ADRES: Örnekköy, Zübeyde Hanım Huzurevi – İzmir / 0 232 293 17 91

Detaylı bilgi için Meristur ofis: Filiz Hanım 0232 464 04 32

İzmir Kitap Fuarı imza günlerimiz

Yitik Ülke Yayınları ve kardeş yayınevimiz Potkal Kitap Yayınları, İzmir Kitap Fuarı’nda.

2. Salon 310 C standındayız

18 Nisan Cumartesi

12.00 Alper Akdeniz

13.00 Burcu Özbaran

14.00-16.00 Gündüz Öğüt – Gökçenur Ç. – Kadir Aydemir – Efe Duyan

14.00 Nalân Tuntaş – Nilgün Şimşek

15.00 Çimen Erengezgin – Melike İnci

16.00 Barış Çağrı Genç – Caner Girgin

17.00 Orhan Çetinbilek Continue reading

“Kayadan Kopmadık” bir belgesel / sözlü tarih çalışması filmi (ön gösterim)

Ön Gösterim; 13 Mart 2015, Saat 19.00 Mimarlar Odası, Karaköy

KAYADAN KOPMADIK; BİR BELGESEL / SÖZLÜ TARİH ÇALIŞMASI; FİLM

Dünya hareket halinde. Bir yerden bir yere gidiyor, göçüyor. İnsan yiyecek ararken de hareket halindeydi… fazla değişen bir şey yok gibi.

Tarih içinde bir yerden bir yere taşınmak kültürel taşınmayı da beraberinde getiriyordu. Şimdiki zamandaki taşınma ise kültürel aşınma. Dünya giderek aynılaşıyor, tek tipleşiyor. Continue reading