#İzmirKitapFuarı Yitik Ülke Yayınları ve Potkal Kitap Yayınları yazar imza günleri

Öne çıkarılmış

TÜYAP İzmir Kitap Fuarı Yitik Ülke Yayınları standındaki imza günlerimiz: 

(Bu liste son hal değildir, imza gün ve saatlerimiz güncelleniyor. İzmir Kitap Fuarı'na katılmak isteyen yazarlarımız bize e-posta gönderebilir) – Yitik Ülke Yayınlarımız 2. Salon – 310 B standında.

 

19 Nisan Cumartesi

13:00 – Kadir Aydemir       

13:00 – Nilgün Şimşek    

13:00 - Nalân Tuntaş    

14:00 – Melike İnci

14.00 – Gökçenur Ç.       

15.00 – Gündüz Öğüt 

16.00 – Esra Tanrıbilir

 

20 Nisan Pazar

13:00 - Nilgün Şimşek       

13.00 – Esra Tanrıbilir

14.00 – Yeşim Cimcoz

15.00 – Kezban Şahin Taysun  

16.00 – Barış Çağrı Genç

17.00 – Melda Uytun        

 

21 Nisan Pazartesi

13.00 – Esra Tanrıbilir

 

22 Nisan Salı

 

23 Nisan Çarşamba

13.00 – Tülin Dursun

13.00 – Sertap Yar     

15.00 – Kezban Şahin Taysun 

 

24 Nisan Perşembe

13.00 – Hakan Cem    

15.00 – Nehir Yılmaz

18.00 – Orhan Çetinbilek 

 

25 Nisan Cuma

13.00 - Tülin Dursun 

13.00 – Sertap Yar

13.30 – 15.30 Şeref Bilsel

11.30 – 15.30 Kadir Aydemir

13.30 – 15.30 Mutlucan Güvendir

16.00 – Aysun Uzal 

 

26 Nisan Cumartesi

12.00 – Sertap Yar

13:00 – Kadir Aydemir 

13.00 – Ferhat Uludere    

13.00 – Hakan Bayhan    

14.00 – Mutlucan Güvendir

14.30 – 16.00 Şeref Bilsel

15.00 – Hakan İşcen

16.00 – Nehir Yılmaz

16.00 – Gündüz Öğüt        

16.00 – 17.00 Hülya Karakaş

17.00 - Hakan Cem

17.00 – Nalan Barbarosoğlu

 

27 Nisan Pazar

13:00 – Kadir Aydemir  

13.00 – Nalân Tuntaş

14.00 – Mert Çuhadaroğlu

 

Oğuz Tansel 2014 Yazın Ödülü Nilay Yılmaz’ın oldu

afis 2013 copy

Oğuz Tansel’i anılarda yaşatmak, kişiliğini, düşüncelerini ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmak, genç kuşakların dil duyarlılığını artırmak, yazınsal becerilerini değerlendirmek amacıyla verilen  Oğuz Tansel Yazın Ödülü bu yıl çocuk yazını alanında bir araştırma-inceleme dosyasına verildi.  

Ödülü  yazar Nilay Yılmaz “Türk Çocuk  Edebiyatı Kitaplarında Çocuk Gerçekliğine Eleştirel Bir Bakış” adlı dosyası ile kazandı.

Çocuğun nesnelleştirilmesi yerine, çocuğun öznelleştirilmesi gereğine vurgu yapan bu çalışma çok kapsamlı ve daha önce yapılmayan bir çalışma özelliği gösteriyor.

Oğuz Tansel Çocuk Yazını Ödül Töreni 18 Nisan 2014 Cuma  günü saat 18:30’da, Çankaya  Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde (Kennedy Cad. No: 4) yapılacak.

‘Küçük Prens’ 71. yılını kutluyor

 

küçük prens

Antoine de Saint-Exupery tarafından 1943'te yazılan, dünya üzerinde 240'tan fazla dile çevrilen ve 140 milyon adetten fazla satan "Küçük Prens" kitabının 71. yılı, 10-31 Mayıs arasında Zorlu Center AVM'de düzenlenen etkinliklerle kutlanacak.

 

Tüm dünyada bir fenomen olarak bilinen "Küçük Prens" kitabının koleksiyonerler tarafından biriktirilen en özel versiyonları kitabın 71. yıl kutlamaları çerçevesinde Zorlu Center AVM'de sergilenecek. Etkinlikte Küçük Prens tutkunu Yıldıray Lise'nin sahip olduğu, kitaba dair 350 parçadan oluşan koleksiyonun en özel 70 parçası Zorlu Center AVM ziyaretçileri ile buluşacak. Sergilenecek parçalar arasında dünyanın en küçük boyutlu Küçük Prens kitapları, aynadan okunabilen tersten yazılmış versiyonlar, Küçük Prens'in çeşitli dil ve lehçelerde örnekleri, cep telefonlarındaki kodlarla yazılmış özel basımlar ve 1948'den bu yana basılmış Türkçe özel nüshalar da yer alacak.

Çocukların yanı sıra yetişkinlerin de büyük ilgi gösterdiği "Küçük Prens" kitabını yansıtan özel olarak hazırlanan alanda, girişten itibaren hikaye anlatılmaya başlanacak ve AVM içerisinde ayrı bir bölüme fotoğraf çektirmek için 3D özel tasarım objeler yerleştirilecek. 

Etkinliğe ilk gün katılan herkese, isme özel "ilk gün zarfı" ve etkinlik boyunca boyama sayfaları hediye edilecek. Etkinlik kapsamında, her gün 11.00 ile 19.00 arasında, atölye ve sergi çalışmaları da gerçekleştirilecek.

Nalân Tuntaş’tan “Arşipel’in Çocukları” (roman)

İnsan vardır, doğduğu şehirde yaşar, orada ölür; bir bankonun arkasında işe başlar on beşinde, altmışında o bankonun arkasında emekli olur. Özlem ve isteklerini, hıdrellez sabahları bir gül ağacının dallarına asacağı dilek kâğıtlarına yazıp onları uzak ümitlere bırakmak tek çaresidir onun.

İnsan vardır, doğduğu limandan on beşinde miço olarak çıkar bir gemiyle; otuzunda kaptanıdır o geminin. Dünyanın bir ucunda, cehennemin sınırında, Tierra Del Fuego kayalıklarının San Diego Burnunda yelkenlerinde kuzey rüzgârı, attığı bir kavanço ile Atlas Okyanusundan Büyük Okyanusa geçmiştir. Kendi sınırlarını aşmaktan korkmayan cesur bir adamdır o. Üretken olmanın, yaşamın en derin haz ve heyecanını tatmanın sırrı tehlikeli yaşamaktır onun gibileri için. Onlarsız dünya, bugünlere gelemezdi. İşte insanın iki yüzü… 

Erkal da, ensesinde rüzgârlarının estiği o günlerde, tam da kendi sınırlarını aştığı o galibiyet noktasında, cesurca attığı bir kavanço ile savaş ve ölüm denizinden barış ve yaşam denizine geçmişti. Bu kitap, onun öyküsüdür. 


- Ercan Kayan -

Almanya’daki Bad Säckingen Kütüphanesi’ne imzalı kitap gönderiyoruz

Yitik Ülke Yayınları kütüphaneler kurmaya devam ediyor. Tüm yazarlara açık çağrımız var. Almanya'da, Laufenburg'da kurulan kütüphaneye imzalı kitap yolluyoruz. Şiir, öykü, deneme, roman veya herhangi türdeki kitabınızı imzalayıp aşağıdaki adrese, kütüphanenin sorumlusu Derya Ertaş adına postalayabilirsiniz. Kütüphanenin Türkçe kitap bölümü Yitik Ülke desteğiyle daha da güçlenecek. Haydi herkes kitabını imzalasın ve hemen yollasın.

KİTAP GÖNDERME ADRESİ:

Derya Ertaş adına (PTT ile posta yoluyla iadeli-taahhütlü gönderiniz)

Stadtbücherei Bad Säckingen 

Adres: Schulstraße.16 -79725 Laufenburg – Deutschland

Arturo Ui’nin ‘Afife’deki Tırmanışı!

Bu sene 18'ncisi verilecek Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nin adayları açıklandı. 28 Nisan akşamı sahiplerini bulacak ödüllerde, Tiyatro Adam yapımı 'Arturo Ui'nin Önlenebilir Tırmanışı' yedi dalda aday gösterildi.
Tiyatro Adam yapımı, Bertolt Brecht klasiği ‘Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’ ışık tasarımı, sahne müziği, sahne tasarımı, giysi tasarımı, en başarılı erkek oyuncu ve en başarılı yönetmen dallarında da aday gösterilerek toplam yedi dalda aday oldu. Bu sene kurulan Tiyatro Pürtelaş'ın İsveçli yazar Lars Noren imzalı oyunu 'Savaş' ise ışık ve sahne tasarımı ile genç kuşak sanatçı, en başarılı prodüksiyon, yönetmen ve  oyuncu dallarında aday gösterilerek altı adaylık elde etmiş oldu. 
En başarılı prodüksiyondan, ışık tasarımcısına, en başarılı erkek oyuncudan, en başarılı yardımcı kadın oyuncuya 11 ayrı kategoride adayların ödüllendirileceği 18’nci Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, 28 Nisan 2014 Pazartesi akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek törenle sahiplerini bulacak. 
 

Don Quijote Üçüncü Cildi ile Akademi Kitabevi’nde…

Yazar Ferhat Uludere, Yitik Ülke yayınlarından çıkan son kitabı "Don Quijote'un Üçüncü Cildi"ni 12 Nisan Cumartesi günü 16.00’da Kadıköy Akademi Kitabevi’nde bir söyleşiyle beraber imzalıyor.

Oblomov ile Coşkun Ermiş’in; Zahar ile Sancho’nun; Don Quijote ile Godot’nun buluşması ve daha fazlası Don Quijote'nin Üçüncü Cildi'nin konuşulacağı söyleşide yazar Uludere, bulunmuş el yazmalarını ve romanı yazma sürecini okurlarıyla paylaşacak.

Okumaya devam et

Yitik Ülke’den, Turgay Kantürk editörlüğünde “Bodrum Öyküleri” kitabı

Yitik Ülke Yayınları kentten kaçış kitaplarına devam ediyor. Geçen yıllarda "Cunda Öyküleri", "Bozcaada Öyküleri" ve "Olimpos Öyküleri" gibi alternatif kitapları projelendiren Yitik Ülke, bu diziye yeni bir kitap daha ekleyecek. Usta yazar/şair Turgay Kantürk'ün editörlüğünde hazırlanacak olan kitap bu kez sizi Bodrum'a davet edecek.

Kantürk'ün yayına hazırlayacağı "Bodrum Öyküleri" kitabına katılmak için yukarda adı geçen kitapları incelemeniz ve öykülerinizi turgaykanturk@ gmail.com adresine e-posta yoluyla göndermeniz gerekiyor. 

Son katılım 1 Haziran 2014.

Hatay Meyhanesi – Nuray Salman

Hatay Meyhanesi edebiyat dünyasının buluşma yeri, hatta ikinci evi gibidir. Birçok yazar, çizer, şair, ressam burada tanışmış ya da dostluklarını ilerletmişlerdir. Hiç kuşkusuz Mehmet Ali Işık’ın o güzel ev sahipliği de bu ortamın oluşmasında büyük bir etken. Aramızdan ayrılmış olsun, olmasın meyhaneye girip çıkan herkese ait bir iz mutlaka var.

Meyhanenin müdavimlerinden şair, yazar, Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu ile Cemal Süreya Şiir Ödülü jürisi Leyla Şahin'e Hatay Meyhanesi'ni sordum:

“Bilindiği gibi mekânlar şahıslarla önem kazanır. Genç bir gazeteci iken sıklıkla kullandığımız Sirkeci-Karaköy vapuru ile geçer ve o zamanlar Kadıköy’de bulunan Hatay’a uğrardık. Mehmet Ali Işık o vakitler hayli gençti. Hepimizi sevdiği Cemal Süreya ile dostluğu vardı. Bu dostluğu biz de ilgiyle takip ediyorduk. Hatay Bostancı’ya taşındığında her Cuma gelmeye başladık. Hatay bizim çok sevdiğimiz, kendimizi rahat hissettiğimiz, âdeta evimizin salonundaymış hissi veren bir yerdir. Bazen uzun aralar versem de 30 yıldır Hatay’a geliyorum. Sanıyorum bu sıcaklıkta ve bu içerikte yerlerin en önemlisi Hatay’dır; örnekleri bence azdır.Burası Türk entelektüel topluluğunun buluşma yeridir. Yalnızca şiir, resim, sinema ve anılar konuşulmaz. Yanı sıra ülke gündemi konuşulur, dünya siyaseti konuşulur. Biz sosyalistler dünyada ve Türkiye’de nasıl yenildik? Bu da konuşulur. Hatay, ülkemizde az batıda pak çok örneği olan önemli bir yere ve içeriğe sahiptir. Cemal Süreya, Arif Damar, Ece Ayhan, Turgut Akdağ, Cihat Burak, Cevat Dereli ve daha pek çok insan kalıcı izler bırakmışlardır. Ben ilk kez Burhan Uygur ile gelmiştim; 80’li yılların ortalarında. İlk geldiğimde 29 yaşında, ince, uzun bir genç kadındım; şimdi 59 yaşındayım. Burası benim için bir babaevi gibidir. Gelmeyince özlüyorum.”

Nuray Salman

Günebakan – Elif Güçlüten

günebakanElif Güçlüten'in Günebakan isimli romanı Düzyazı Yayınevi'nden çıktı.

“Yatağımın karşı duvarında asılı duran, Füruzan’ın resmettiği tabloya takıldı gözüm.

Güneşe doğru yürüyen erkek silueti ve arkasında bıraktığı karanlık… Kansere karşı verdiğim savaşı kazanmamı betimlemişti. Güneş yeniden doğuşumdu. Güneşim annemdi. Günebakanın güneşe olan tutkusu gibi başımı kaldırmış anneme bakıyordum. Keşke bana bu tabloyu ilk gösterdiği o ana geri dönebilsek ve hep o anı yaşayabilseydik.”

Herkeste olmayan öyle çok şeye sahipti ki… Parası, karizması, iyi bir işi, tek gecelik ilişkileri… Özenilecek bir hayata sahipti Behiç Buğra Ferruhoğlu. Bir de kansere… Herkeste olmayan cinsten… Artık her şey geride kalmıştı. Tek göğsüne sığdırdığı büyük aşkı Füruzan için yaşamalıydı…

Gelirinin bir kısmı göğüs kanserine dikkat çekmek üzere MEMEDER’e bağışlanacak Günebakan’ı okurken aşkı hissedeceksiniz.