3. Bozcaada Sinema Günleri 18-21 Eylül tarihlerinde adada yapılıyor

Bozcaada Belediyesi ana sponsorluğunda, Bozcaada Sanat Galerisi (Itırlı Bahçe) ve Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği'nin (SETEM) katılım ve organizasyonuyla düzenlenen “3. Bozcaada Sinema Günleri” 18-21 Eylül 2014 tarihlerinde Bozcaada’da düzenleniyor.

Adada iki yıldan beri düzenlenen ve bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek olan Sinema Günleri’nde, bu yıl programa seçilen filmler “Dönüş” ana teması çerçevesinde belirlendi. Bu bağlamda, Yönetmen M.Tayfur Aydın’ın “İZ-Reç” filmi,Yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nun “Bulutları Beklerken” filmi ve Yönetmenliğini Türkan Şoray’ın yaptığı “Dönüş” adlı filmler aracılığıyla, Dönüş temasının yaşamda aksettirdiği olguları ve vurguladığı çeşitli anlamları Adadaki sinemaseverler dört gün boyunca yedinci sanat aracılığıyla izleme olanağı bulacaklar.

Okumaya devam et

“Gülibrişim”- #öykü – Elif Yonat Toğay

G

GÜLİBRİŞİM

ELİF YONAT TOĞAY

 

"Öz ağabeyinin kafasını kırmışsın. Doğru mu?"

"Doğrudur, Hâkim Bey."

"Adamın kafasına yirmi sekiz dikiş atılmış."

"Atılmıştır, Hâkim Bey."

Yaşlı hâkim kaşlarını çatmış, gözlüğünün üzerinden kürsüdeki sanığı inceliyordu. Koca gözlü, ufacık tefecik, cimbakuka bir kızdı. On sekizinde var yoktu. Yarma gibi adamın kafasını nasıl kırmıştı, tuhaf şey doğrusu.

"Yani suçunu itiraf ediyor musun?"

"Yoo, ben suç işlemedim, Hâkim Bey."

"Kızım, şahitler var. Odunla vura vura yarmışsın adamın kafasını."

Okumaya devam et

Esra Tanrıbilir’le “Yeniden Başlangıç Meridyeni” üzerine – Güzel Zeynep Süphandağ

esra tanrıbilir

Esra Tanrıbilir'le ilk öykü kitabı “Yeniden Başlangıç Meridyeni” üzerine söyleşi – Güzel Zeynep Süphandağ

‘Kaçış’ kimine göre bir özgürlük, kimine göreyse mahkûmluğun konum değiştirmiş halidir.  Yeniden Başlangıç Meridyeni’nde sekiz farklı insanın sekiz enteresan hikayesiyle aynı şehirde karşı karşıya kalıyoruz ve bu şehirde her birinin özgürlüğüyle ve yalnızlığıyla ayrı  ayrı selamlaşıyoruz. 
Yalnızlık-kaçış-farkındalık üçgeninde bir süreç geçiren karakterler, bazen üzüldüğümüz, bazen güldüğümüz bazen de kendimizden bir şeyler bulduğumuz sahnelere çekiyorlar bizi… 
Öykülerin karakterleri yola hep bir kaçışla başlıyorlar, bu durum kimi zaman bir arayışla kimi zaman ne aradığını bilmeyen bir başıboşlukla kimi zaman da bir kavrayışla devam ediyor; ama hepsinin yolu sonunda yeni bir başlangıca ulaşıyor.  Kesişim noktaları ‘The Gypsy Moth’ (Ağaç kurdu), Greenwich başlangıç meridyeninin yakınlarında bir bar… Kitabın bu yönleriyle sembolik yanları da var. Ayrıca özellikle altını çizmeden geçemeyeceğimiz metaforlar oldukça keyif verici ve dikkat çekici. Benim favori metaforum tabela metaforu mesela:
               ‘(…) kendimi terk edilmiş Vahşi Batı kasabasındaki tek barın sallanıp duran tabelası gibi hissettiğimi anlatıyorum’
Kitabın bir diğer özelliği ise çerçeve öykü olması;  öykülerin bölümlerinin birbirleri içerisinde yayılarak bir bütün oluşturması, okuyucuyu kitabın içerisine fazlasıyla çekiyor. 
Her kitap okunmaya değer. Bu sıcacık öykü kitabı da onlardan biri. Kitabı okurken benim içimde hep Yeni Türkü’ den Umut çaldı: ‘Her başlangıçta yeni bir anlam vardır’. Yeniden Başlangıç Meridyeni anlam arayan anlamlandırmaya çalışan herkese tavsiye edilir…

Okumaya devam et

Jack Gilbert şiirleri – Çeviri: Tamara Wilson

jack gilbert

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Jack Gilbert Şiirleri – Çeviren: Tamara Wilson

 

Benim şairlerim; Jack Gilbert / Tamara Wilson
 
“Artık dilimize gelmeyen, kayıp  sözcükleri düşlüyorum; ifade edebilmek için bir yerlerde yitirdiklerimizi.”

Bazı şairler vardır, tek bir sözcük, bir dizeyle gelip eklenirler kendiliğinden yaşamınızın rutinine, ritmine. Farkında bile değilken siz, imge-bellek ilişkisinde yeni bir halka olur, yerleşirler en önlere. Ne daha önce duyulmamış metaforlar kullanmaları, ne buharı üzerinde tüten  aliterasyonların yankıları, ne de şiirin temasına en uyumlu formu bulup, yaratıp ya da, yeni bir ebedi akıma imza atıyor olmalarıyla ilintilidir bu sairlerin farkı.

Gündeliğin duyularımızı  nötrleyen uğultusu içinde görüp de adlandırmamayı yeğlediğimiz, minor notalarda duyumsayıp, major notalarda seslendirmeyi tercih ettiğimiz, bilinç ve bilinçaltının iki parantez arası arafına sıkıştırdığımız yaşanmışlık veya yaşanmamışlıklara tuttukları aynanın yansımasında bulmamızda saklıdır kendimizi, onların mitik dili, sanatı.

Okumaya devam et

Şair, Şiir Tarihçisi, Edebiyat Eleştirmeni Mustafa Öneş’le Söyleşi – Nuray Salman

mustafa öneş

Mustafa Öneş (1935)

Giresun’da doğdu. Ortaöğrenimini Erzurum ve Giresun’da, yükseköğrenimini  İstanbul Üniversitesi  Edebiyat Fakültesi  Felsefe Bölümü'nde tamamladı. Memurluk, kitapçılık, yayınevlerinde redaktörlük yaptı. Yazmaya şiirle başladı. "Yeni Dergi" Eleştiri Yarışması'nı kazanınca (ödülü Mehmet H. Doğan’la bölüştü) eleştiriye yöneldi.

Şiirleri Varlık, Yelken, Alan 67, Soyut, Papirüs, Felsefe dergilerinde yayımlandı. Yer  yer kesintiye uğrasa da, eleştiri yazılarını sürdürmekte.

Yayımlanmış Kitapları:

Şair/Şiir yazıları (1996, Oğlak Yayınları)

Şiir Kuşatması (2006, Memet Fuat Eleştiri/İnceleme Ödülü, Say Yayınları)

Şiirsiz (2011, Pia Yayınları )

Tekne Kazıntısı (Şiir, Tülay Ferah ile ortak, 2013, Pia Yayınları)

Okumaya devam et

Ağaca dönüşen #kitap: YİTİK ÖYKÜ – Kitaba katılın, 2. Baskıda yer alın! #YitikÖykü

yitik öyküAğaca dönüşen ilk kitap: Kadir Aydemir’in yayına hazırladığı “Yitik Öykü” kitabı çıktı, tüm kitapçılarda…

Twitter üzerinde Yitik Ülke Yayınları (@yitikulkeyayin) okurlarıyla beraber hazırlanan bu kitap yaratıcı kısa öykülerden, hatta tam anlamıyla kıpkısa öykülerden oluşuyor. Birkaç cümle ile bir öykü dünyası yaratmanın ne kadar zor olduğunu bilmeyen yoktur, işte bu kitapta yazılan öyküler bu türün hem iyi hem de keyifli yeni örneklerini bir araya getiriyor.

“Yitik Öykü” kitabının tüm geliri ile ağaç fidanları ve çeşitli tohumlar alıp hep birlikte bir “orman” kurmak istiyoruz. Kısa öykünün çarpıcı ve çekici yolculuğuna davetlisiniz. Bize katılın. Bu kitabı okuyun.

KİTABIN 2. BASKISINDA YER ALABİLİRSİNİZ, kitabımızı okuyup kısa öykünüzü kitaptaki bölümlerden birine, en uygun sayfaya yazın (kullanıcı adınızı da kitaptaki gibi ekleyin) ve bunun fotoğrafını bizimle Twitter'da  #YitikÖykü @yitikulkeyayin etiketiyle+adresiyle paylaşın. Yayın kurulumuz seçtiği tweet'leri kitabın 2. ve sonraki baskılarında değerlendirecektir. Her yeni baskıda aramıza onlarca yazar katılacak. 

Kitabımızı sosyal paylaşım sitelerinde (Instagram, Twitter, Facebook ve bloglar vs.) paylaşalım, duyuralım.  

Kitabı alıp okumak ve ormanımıza destek olmak için TIKLAYIN

Kadınlara özel bir çalışma: Aşk Üzerine Bir Mektup Kitap Projesi – #kitap: #yitikulke

kalpAŞK NEDİR?

Bu soru üzerinden cevap arayışları yüzyıllardır, şairleri, öykücüleri, felsefecileri peşinden sürüklemiş, beslemiştir.

Türk ve dünya edebiyatı kavuşamayan, kavuşup mutlu olamayan âşıkların resmigeçitleriyle doludur.

Peki, karşılıksız bırakılmış, hep düşlerde kalacak olan bir aşk cinayet midir?

O aşkın ardından dökülen gözyaşı, kaleme alınan onca satır, gönderilememiş onca mektup…

Yıllar sonra bir kez şans verilse ne söylemek isterdiniz?

İşte siz, kırgın ve karşılıksız düşlerin genç kadın yazarlarına bir önerimiz var.

Karşılıksız kalan, kimselerin, özellikle onun bilmediği, yıllardır derinlerinizde yaşadığınız o “aşkınızı” mektup şeklinde yazın.

Konsept kitap projemizde bize katılın ve yazılarınızı özgeçmişiniz ve iletişim bilgilerinizle birlikte 1 Kasım 2014 tarihine kadar bulentkarslioglu1@gmail.com ve kadiraydemir@gmail adresine yollayın.

Yazılarınız ortalama 1,5 word  sayfası uzunluğunda, 12 punto Times New Roman ve 1 ya da 1,5 satır aralığıyla yazılmalı ve daha önce internet ya da başka ortamlarda yayımlanmamış olmalı. Kitapta yer alacak yazılar yazarı tarafından kitap dışında herhangi bir ortamda kullanılmayacaktır. Gönderilen yazılara geri dönüş, sadece yayımlanacak yazılar için yapılacaktır.

OKUMA ÖNERİSİ

Daha önce yine Yitik Ülke'den yayımladığımız "80'lerde Çocuk Olmak""90'lar Kitabı","Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı" ve "MUTSUZ AŞK VARDIR" kitaplarını size yazınızda fikir vermesi için okuyabilirsiniz. Aradığımız dil bu kitapların içinde saklı. Kitaplarımızı incelemek ve okumak için TIKLAYIN

Haydi bir şeyler karalamaya başlayın, biz buradayız, bekliyoruz.

Başarılar.

YİTİK ÜLKE YAYINLARI

Instagram ve Twitter adresimiz: @yitikulkeyayin 

 

#öykü “Janjanlı Güvercin” – Tuba Kır

JANJANLI GÜVERCİN

Tuba Kır

 

“Boğazımda bir düğüm, öyle bir düğüm ki yeşilden laciverte, lacivertten mora çalan. Bir düğüm ki gürültülü, hırıltılı. Boğazımda bir düğüm, acı acı kokan. Göz yaşartan.

Yer değiştiren bir düğüm boğazımdaki. Bazen karnımı, bazen sırtımı, bazen ciğerlerimi zapt eden. Yakan, naneli, öksürten.

Epeydir var. Seksenlerin acıklı filmlerinde, unutulmuş bir şarkıda, neşeli, hiç olmayacak anlarımda nükseden. Rahatsız eden.

Ağla ağla çıkmayan, bağırdıkça yerleşen, konuştukça artan, sabrettikçe çoğalan. Boğazımda bir düğüm, benimle yaşayıp, büyüyen.”

Okumaya devam et

Resim Sergisi “YANIMDA OLUR MUSUN?”

NazanPamuk_resimİstanbul'un kalbinde yer alan Martı İstanbul Hotel, 22-28 Eylül tarihleri arasında başarılı ressam Nazan PAMUK'un "Yanımda Olur musun?" adlı resim sergisine ev sahipliği yapacak.

Tabloların satışından elde edilecek gelir " Kan ve Kök Hücre Gönüllüleri Derneği " ve  lösemi hastası olan 10 yaşındaki bir kız çocuğuna bağışlanacak.

Nazan Pamuk hakkında:

1967 yılında İstanbul'da doğan Nazan PAMUK, 1970-1977 yılları arasında Almanya'da yaşadı. Küçük yaşta resimle tanışan PAMUK, 1977 yılında İstanbul'a döndü. Temel resim eğitimini Bakırköy Kız Meslek lisesinde alan sanatçı; BSM Bakırköy Sanat Merkezi, AFEM Kültür Merkezi, Taksim Art Gallery ve kendi atölyesinde eğitmenlik yapmaktadır. BASAD Bakırköy Sanatçılar Derneği üyesi olan sanatçı, yurt içi ve yurt dışında çeşitli kişisel ve karma sergilere katılmıştır. Duvar resim çalışmaları da bulunan sanatçının çeşitli koleksiyonlarda da eserleri bulunmaktadır.

Hakan İşcen’den yeni bir şiir kitabı “Buğu ile Çizgi”

bugu-ile-cizgi1_640Buğu ile Çizgi, Hakan İşcen'in ikinci şiir kitabı

İlk kitabı Hayatânı'ndan üç yıl sonra yayımlanan bu yeni kitabında şair, öznenin kendine dönük ruh hâli şiirsel dili de gerilimli kılmış. Bedene ve tinselliğe dönük söylemi eleştirellik de içeriyor. 

Buğu ile Çizgi'nin temel izleği aşk. İşcen, aşkı insanı tamamlayan bir öğe olarak görüyor. Anlatı şiirin olanaklarını kullanarak, hikâye etmeye de kaçmadan, aşkı dile getiriyor: "artık aklım ermez / uykularım varmaz düşlere / düşlerimse kavuşmuyor uykusuna. / söyle bana başımı dizinde sonsuzca uyutmak için / daha ne kadar öleçekmeliyim?" (s.90).

Kısaca, Hakan İşcen, keşfedilmeyi bekleyen bir şiir yazıyor.