Jak Alguadiş’in Yeni Romanı Çıktı

“Savaş her şeyi berbat etmiş, her şeyi değiştirmiş, her şeyi yakıp yıkmıştı. Övünçle dolu, gururlu bir halde geri dönmüştüm. Sony beni bekliyordu, bense ona bakmıyordum bile. Ona hayır demezdim ama başka bir gelecek düşünüyordum: İstanbul. Yarının umuduyla uykuya dalıyor, rüyamda yola koyuluyor ve İstanbul’da mutsuz olup ülkeye geri dönüyordum. Kendimi gece yarısından sonra, vaktinden önce İstanbul Garı’nın boş basamakları üstünde ya da gün doğumunda bilinmedik bir kentin sokaklarında, kalacak bir yer ararken, yüzyıllık bir apartmanın vücudumun her hareketinde çatırdayan ahşap basamaklarını tırmanırken görüyordum, Kutaysi burnumda tütüyordu orada. Özellikle de rüyamda gördüğüm, buğday tarlalarının ufkunda gizlenen yerin cennet olduğunu söylediğimde bozulan Hazday’ın konuşmalarını özlüyordum.”

Jak Alguadiş, Anemon Yayınları’ndan çıkan “İstanbul’da İki Sevgili” adlı bu romanında okurlarını Batum’da başlayıp İstanbul’da son bulan macera dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Yeni Kitaplar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Quasimodo Gerçek mi?

İngiliz araştırmacı Adrian Glew, dünya edebiyatının önemli ismi Victor Hugo’nun ‘Notre Dame’ın Kamburu/ Notre Dame de Paris’ adlı eserinin baş kahramanı Quasimodo’nun, gerçek bir kişiden yola çıkarılarak yazılmış olabileceğini açıkladı.

Hugo’nun kitabı yazdığı dönemde Notre Dame Katedrali’nde çalışan İngiliz Heykeltıraş Henry Sibson’ın günlüğünde yer alan, ”Burada Monsieur Trajean isimli, lakabı Monsieur Le Bossu (Bay Kambur) olan biriyle tanıştım. Adam gerçekten kambur ve tanıdığım en sıcakkanlı, en babacan insan” satırları Quasimodo’nun başkasından esinlenerek oluşturulduğu ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Victor Hugo’nun 1831 yılında yayınlanan ve Fransa’da krallık döneminin karanlık günlerinden kesitler sunan romanı Notre Dame’ın Kamburu’nun, tamamlanması yaklaşık 6 ay sürmüştü.

Ünlü Fransız yazar Victor Hugo, halkın ilgisini buraya çekmek ve katedralin yenilenmesini sağlamak için bu romanı yazmıştı. Roman, aynı zamanda Notre Dame Katedrali’nin yenilenmesinde büyük rol oynamıştı.

Hugo’nun klasiği sinemaya da birçok kez uyarlandı.

NTV

Haberler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Şair Metin Güven’i Yitirdik

GÜLE GÜLE METİN DAYI

“Kimse kimseyi beklemeyecek / Yeşil bir karanlıkta yıkanacak / Ölüm Kuşları”

1947 doğumlu şair Metin Güven, 15.08.2010 akşamı Bursa’da yirmi beş yıldır kedileriyle paylaştığı evinde yaşamını yitirdi. Metin Güven, yıllarca öğretmenlik yapmış, 12 Eylül’de bir süre tutuklu kalmıştı. “Mutlaka Bursa” diyerek şehrinin şiirini de yazan şairin yapıtları:

Ömrüm Geçen Bir Sağnak Gibi (1981)
Güvercin Yüreğinde Gül Renkli Çocuklar (1982)
Lâl Olsun, Ölsün (1985)
Dala Yakın, Yaprağa Uzak (1990)
Yarasa Karnında Aşk (1993)
Suları Unutan Gölge (1994)
Ten Ve Gül (1995)
Aşk Bitti Akşam Sürüyor (1996)
Gece Müziği (1996)
Geriye Söz Kalır (1997)
Yaz Biliyor Herşeyi (1998)
Kedi Uykuları (2008)

Metin Güven, 15.01.2006’dan bu yana ‘Onaltıkırkbeş’ isimli ‘şiir, çığlık, yaşam kandili’ni yılda sekiz defa yakmaya çalışmaktaydı. Derginin ilk sayısındaki “Mani”festo’da şöyle seslenmişti şair: “Aramızda çocuklar, deli çocuklar ve yelkeni yırtık insanlar olacaktır hep. Neden? 1 – Sıradışı bir sıradanlığın peşindeyiz. 2 – Hayatın sarstığı, salladığı, silkelediği herkes ama herkes bizim yol arkadaşımız, kardeşimiz.”

Bu cümlelerle yola çıkan şair, dergisinde, on yaşındaki yeğenim Yiğit Gürtunca’dan doksanını devirmiş büyük Dağlarca’ya, tüm yol arkadaşlarına yer verdi. Başyazıları yazdı, şiirler yayımladı; belirlediği çıtanın altına düşmemeyi çok önemsediği için, gerekli gördüğünde, ablam (yeğeninin kızı) Goncagül Gürtunca’nın ismini mahlas olarak alıp bir yazı da o isimle yazdı. Son uzun konuşmamızı, bir çatlak-iki de kırık kaburga kemiğiyle hastanede çektiği çilesini paylaştığında yapmıştık. Sıkça haber gönderir, şiir isterdi. Hafifçe tutulurdu konuşurken, “Konuşan her şeyi yendim / Susan her şeye yenildim sonra” demesi belki bundandı. “Şiir tam da burada başlar çünkü, insanda cisimleşen o görkemli yaranın izlerinde.”

“Güle güle Junior” demişti Metin Güven, “savaşkan bir rüzgârın ıslıklarına karışan” kedisine…“Üzerimden geçiyor sanki dünya” diyerek veda eden şairlerinin rüyalarını süslesin, sonsuz uykusunda onu yalnız bırakmasın, küçük, felçli kediler…

“Mavi kadın / (endişeli / bir kırlangıç gibi / bekliyor / karın altında)
- beklesin
Küçük, felçli kedi / (büyümek için / onun uykulu gözlerinde / ağlıyor / hergün)
- ağlasın
Mavi kadın / Ve küçük, felçli kedi / (birlikte büyüyecekler / ve kırmızı bir fırdöndü / olacaklar sonra)
- büyüsünler”

Onur Behramoğlu – soLküLtür

Haberler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülü 2010

GENEL-İŞ ve DİSK eski Genel Başkanı Abdullah Baştürk (1929-1991) anısına, ailesi, Edebiyatçılar Derneği ve Genel-İş’le birlikte, bu yıl da işçi edebiyatı ödülü verilecektir.

1) Ödüle aday kitaplar, işçiler ya da diğer emekçiler hakkında olmalıdır.

2) Bu kitaplar; şiir, öykü, roman, masal, anı, günce, yaşamöyküsü, röportaj türünde olabileceği gibi, 1. madde kapsamındaki edebi yapıtlarla ilgili inceleme, eleştiri, makale, deneme, antoloji, yıllık ve benzeri türlerde de olabilir. Ancak ödül dağıtımında, tür değil, yapıtın değeri göz önüne alınacaktır.

Şiir, öykü, deneme gibi türlerde, kitabın ağırlıkla işçiler ya da emeğiyle geçinenler hakkında olması, yeterli sayılabilecektir.

3) Ödüle 1 Ocak 2009’dan bu yana basılmış kitaplar katılabilir. Son başvuru tarihi 17 Eylül 2010’dur. Postadaki gecikmeler kabul edilmez. Ödüle tek yapıtla aday olunabilir.

4) Edebiyatçılar Derneği yönetim organlarında yer alan üyeler yarışmaya katılamaz.

5) Seçici kurul: Remzi İnanç, Özgen Seçkin, Vecihi Timuroğlu, Necati Tosuner, Tuncer Uçarol.

6) Ödüller en çok üç kitaba verilir. Aralarında sıralama yapılmayacaktır. Ödül tutarları her bir kitap için 2.000 TL’dir. Ödül kazananlar ayrıca GENEL-İŞ’in Ören (Burhaniye)’de bulunan “Abdullah Baştürk Eğitim ve Dinlenme Tesisleri”nde bir hafta konuk edilecektir.

7) Sonuçlar, gerekçesiyle birlikte, 11 Kasım 2010 günü açıklanır. Ödül töreni, Abdullah Baştürk’ün ölüm yıldönümü olan 21 Aralık 2010 gününü izleyen tarihler içinde yapılır.

8) GENEL-İŞ, ödül kazanan ve yarışmaya katılan kitaplardan bazı bölümleri, telif ücreti ödeyerek kitaplaştırabilir. Bunları yayın organlarında da kullanabilir.

9) Ödüle aday kitaplar; adres, telefon, özgeçmiş yazılı imzalı bir başvuru dilekçesiyle, yazarın kendisince ya da izin belgesiyle birlikte yayınevince, 7 adet olarak aşağıdaki adrese taahhütlü gönderilecek ya da imza karşılığı teslim edilecektir:

Edebiyatçılar Derneği (Abdullah Baştürk Ödülü),

Sakarya Cad. 32/15, Bahar Apt. Kat 5, Yenişehir – Ankara.

— İletişim: 0312 / 434 46 65 – edebiyatcilardernegi@gmail.com ya da tunol@ttmail.com

— Bilgi için (ödül sonuçları, tarihçe, yarışma kitapları, yankılar): www.genel-is.org.tr

10) Ödüle katılan yapıtlar geri verilmez.

Haberler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

“Gürcüler” Çıktı

Özge Ç. Denizci’nin 2004-2009 yılları arasında, Türkiye’de ve ağırlıklı olarak Gürcistan’da yapmış olduğu müzikal araştırmaları, “Gürcüler: Dil, Tarih, Kültür ve Müzik” adlı kitabında toplandı. Yazarın “Gürcistan Müzik Kültüründe Polifoni ve Performans Pratikleri” başlıklı bitirme projesiyle başladığı Gürcü müziği çalışmalarının sonucunda ortaya çıkan bu kitapta, Gürcü müziğinin ayrıştırıcı özelliklerinin yanı sıra Gürcistan tarihi, kültürü ve dili ile ilgili detaylar da bulunuyor.

Düğünlerinden, cenaze törenlerine, dillerinden, tarihlerine her bir kültürel öğenin müzikle yoğrulduğu, insan sesinin birlikte iş yapmaktan, birlikte ağlamaya kadar harmanlandığı Gürcistan’a dair merak edilen pek çok şeyi, bu kitapta bulmak mümkün.

Sınır komşumuz Gürcistan’da detaylı bir etnografik çalışmanın ve uzun süren araştırmaların ürünü olan bu kitapta, Gürcü kültürünün başka kültürlerle olan benzerlikleri ve ilişkileri de irdeleniyor.

Tarih, dil, kültür ve müzik… Gürcüler hakkında kaynağından bilgi edinme şansını bu kitapla bulacaksınız…

Yazara İlişkin
1982 doğumlu, araştırmacı ve müzik yazarı Özge Ç. Denizci, 2000 yılından beri çeşitli dergilerde müzik ve sosyoloji ile ilgili makaleleri yayınlandı, müzik konulu belgesel filmleri çekti. Akşam Gazetesi’nin eklerinde muhabirlik yaptı. Volume, Sound, Yeni Aktüel, Cosmogirl, Draje, Orkestra, Nokta, Ekmek Mizah Dergisi, Cinecafe de yazıları yayınlandı. Halen Akşam Gazetesi’nin eklerinde dışarıdan haber yapıyor, Kadıköy Dergisi’nde “Bozuk Çalar” isimli köşesini yazıyor ve ikinci kitabını yayına hazırlıyor.

Kitap Tanıtımları kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

“Sol Kültür” Dergisi Yayında

“Sol Kültür” dergisi http://kultur.sol.org.tr adresinde yayın hayatına başladı. Dergi tüm okur ve yazarların katkılarını bekliyor. Yazar Kaan Arslanoğlu, derginin ilk sayısının giriş yazısında aşağıdaki cümlelerle karşılıyor bizi:

Başlarken


Sevgili Okur,

Resimli Ay’ı bilir misiniz? Ya da Yeni Lef’i. Doğaldır ki, ben o kadar eskileri alıp elime okumadım çıktığı günlerde. soLKültür de işte yeni bir yayın. Her yeni yayın ortak mirasımızdan izler taşır. Her yeni yayın yeni bir heyecanla çıkartılır. Solda her yeni kültür yayını Nâzım’ın, Mayakovski’nin dergilerinin ilk gün heyecanıyla alevlenir. Aynı zamanda geçmişin tortularıyla, hayalleriyle ve hayal kırıklıklarıyla. Bitimsiz bir mücadeledir. Bayat bir söylem belki ama, her zaman koşulmayan belli yerlerde yürünen -belki daha çok da sürekli yürünen- bir bayrak yarışıdır bu. Kültür sanat yayıncılığının geçmişte birçok örneğiyle karşılaşmışınızdır, bazılarınız böyle deneyimlerin içinde yer almışsınızdır. Belki de halen de sürdürmektesinizdir bir yerlerde çabalarınızı. Biz de yakın zamanda Sanat Cephesi deneyimi yaşadık, güzellikleriyle olumsuzluklarıyla.

Devir başka devir. İnternet çağındayız. Aramızda çok tartıştık. Bir internet gazetesi basılı yayının yerini tutabilir mi diye. Kuşkusuz tutmaz. Bazı eksileri belirgindir sanal alemin, fakat çok da artısı bulunur. Bizim niyetimiz artıları artırmak, eksileri eksiltmek.

Bu sayfalarda ağırlıklı olarak sanat haberleri, genel olarak kültürel haberler ve yeri geldiğinde yaşam haberleri bulacaksınız. Söyleşiler. Ayrıca makaleler, denemeler, kuramsal yazılar, incelemeler. Ürün bölümlerimiz olacak. Sizlerden gelen başta şiir ve öykü dalı olmak üzere karikatürlere, desenlere, fotoğraflara yer vereceğiz.

Habercilikte iddia taşımamız elbette profesyonelleşmemize, teknik-maddi olanaklara ve kadrolara bağlı. O noktalarda işe pek geriden başladığımızın bilincindeyiz. Ancak bir de ayrıcalığımız var aynı konuda. Bizler paraya, piyasaya bağlı değiliz, o yüzden bakış açımız çok daha geniş ve özgür. Amacımız başka yayınlardan kolayca ve daha ayrıntılı ulaşacağınız haberleri size tekrarlamak olmayacak. Başka yerde çıkmayacak haberleri, söyleşileri size yansıtabilirsek kendimizi başarılı sayacağız. Ve başka yerlerde de çıkan haberleri farklı bir açıdan görmenizi sağlayabilirsek.

“Yazılamalar” ve “Yoğun yazılar” bölümünde farklı görüşler bulacaksınız. Zaman zaman polemikler çıkacak, bu polemiklere taraf olacaksınız. Burada ağırlıklı olarak sanat ve kültür üstüne irdelemeler yansıyacak. Şunu baştan belirtmeliyim ki, sanat alanı insanların en son görüş birliğine ulaşacakları çok yönlü ve pek zengin bir alandır. Belli bir parti, grup veya çevre olarak güncel siyasette kabaca ifade edersek yüzde doksanının üstünde bir birlik sağlayabilirsiniz. Felsefeye genişledikçe iş, bu yüzde yetmiş-seksene iner. Sanatta yüzde elli-altmışlara düşer.

Kimse bir başkasının beğendiği eseri beğenmek zorunda değil, aynı siyasi görüşten bile olsa. Kimse sanatta tıpatıp aynı kuramı savunmak zorunda değil. Zorunda değil derken, bu mümkün de değil zaten. Kim tam uyuma, “doğru sanat anlayışı”na ulaşmış ve onu kim kaybetmiş ki biz bulacağız.

Ama bu şu demek de değil: Sanatta daha yüksek oranlarda fikir ve duygu birliğine ulaşmak çabasından vazgeçeceğiz. Aksine, ne kadar yüksek orana ulaşırsak o kadar iyi. Çünkü bu siyasi olduğu kadar estetik bir sorundur, estetik olduğu kadar siyasi… Sanatta ne kadar çok kişiyle duygu ve düşünce birliği içindeyseniz sizin güzellikleriniz toplumda o kadar yaygınlaşır, güçlenir. Aksi durumda o oranda zayıf düşer ve toplum o oranda çirkinleşir.

Biz bu yayınla estetik duygudaşlık oranını gerçeğin elverdiği ölçüde yükseltmeye çalışacağız. Bunun için anahtar mesele en yüksek katılımı sağlayabilmek. Türkiye’de belli bir temelde anlaşabileceğimiz, bir tartışmayı başlatıp, ürün ortaklaşması yaratabileceğimiz, o kanallarda birlikte ilerleme sağlayabileceğimiz yüzlerce (belki binin üstünde) sanatçı var. Okurlar, ilgili ve bilgili izleyicilerle birlikte on binlere ulaşan bir potansiyel söz konusu.

İşte bu anlamda haber ve yorum üretmede, söyleşiler gerçekleştirmede ne kadar çok insan bize yardımcı olursa o kadar hızlı yol kat ederiz. Ne kadar çok kişi makale gönderirse, ürün yollarsa… Haberleri de bize büyük ölçüde hazır gelmeleri durumunda -yazarlarının onayı halinde- imzalı yayımlamak isteriz. Sanatçı ve izleyici-okur birlikteliği ve artımı doğrudan doğruya buna bağlı. Bizler alana ve yayına katılımı zorlaştıran her türlü engeli ortadan kaldırmaya çalışacağız. Her türlü haber, yazı, ürün göndermek için e-posta adresimiz: kultur@sol.org.tr

Okuyucu yorumları konusuna kısaca değinmeliyim. Yorum düzeneği ne kadar yerinde kullanılırsa o kadar katkı sağlar bir yayına. Ama ne kadar yersiz kullanılırsa o kadar zarar verir. Biz bu bakımdan yorumların uzunluğuna dikkat etmenizi diliyoruz. 1000 vuruşun (boşluklu) üstündeyse diyecekleriniz, lütfen onu bir makaleye çevirip öyle yollayın bize. Belli bir düzeyin üstündeki her gönderi yayımlanacaktır. Yorumlarda yazarın veya yazının konu bağlamından uzaklaşmamaya gayret etmelisiniz. Ayrıca yorumcuların birbiriyle atışması da dışta kalan okur için rahatsız edici olabiliyor. Tüm yayınlarda ve özellikle bir sanat kültür yayınında aşağılayıcı, sataşıcı ifadeler daha çok göz tırmalıyor. Ve yine bir sanat edebiyat yayınında dile, yazım kurallarına temel düzeyde uygunluk önemli.

Şiir ve öykü bölümlerimizde yapıt değerlendirmek için şöyle bir düzenek kurduk: Her iki bölümün de birer editörü bulunacak. Editör arkadaşlarımız bazı eserleri doğrudan yayımlayacak, bazılarını doğrudan eleyecek. Yayınlama kararı vermekte zorlandıkları eserleri hakem değerlendirmecilerimize gönderecekler, onların kararlarına uyacaklar. Öykü editörümüz Barış Çağrı Genç. Sanat Cephesi’nde de aynı görevi üstlenmişti. Hakem değerlendirmecilerimiz Cemil Kavukçu ve Hürriyet Yaşar. Şiirde keza sistem aynı. Hakem değerlendirmecilerimiz Turgay Fişekçi, Nihat Ateş.

Ve başlıyoruz. Hep birlikte göreceğiz. Uçuk hayaller, abartılmış beklentiler düş kırıklıklarına yol açabilir. Ne var ki iddiasız coşkusuz başlamak da başarısızlığı baştan kabullenmektir. Sayfalarımız her okura açık. Ne kadar çok katkı, o kadar çok beğeni getirecektir.

Sanat-kültür yanı gelişmemiş bir politik mücadele başarısızlığa mahkum bir mücadeledir. Özellikle komünistler açısından. Böyle bir ütopyaysa ütopya bile değildir.

Tekrar hoş geldiniz.

Kaan Arslanoğlu

***

“Sol Kültür”e uzun bir ömür diliyoruz.

Yitik Ülke & Yitik Ülke Yayınları ekibi

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

“Olimpos Öyküleri” Kitabı 1 Eylül’de Çıkıyor

Kadir Aydemir’in yayına hazırladığı, 32 yazarlı “Olimpos Öyküleri” kitabı Eylül 2010′da tüm kitapçılarda. Yitik Ülke Yayınları, “Cunda Öyküleri” ve “Bozcaada Öyküleri” kitaplarından sonra, alternatif öykü kitabı serisine “Olimpos Öyküleri”yle devam ediyor… Şölene davetlisiniz!

Tanrıların dağı Olimpos ve Olimpos Köyü… “Nereye?” sorusunun en güzel yanıtı… İstanbul’dan ya da Ankara’dan, İzmir’den ya da başka bir şehirden “kaçmanın” en güzel alternatifi… Bungalovları, ağaç evleri, buz gibi suyu, Likyalı kalıntıları ve anıt mezarlarıyla “Olympos”… yani Olimpos… Sırt çantasına çadırını ve kitaplarını doldurup yola düşenlerin, otostop çekerek macera dolu bir yolculukla oraya varanların, 80’lerde ve 90’lı yılların sonunda gerçek Olimpos’u bilen, yaşayan insanların orada geçen öykülerinden oluşuyor bu kitap. Alternatif tatil mekânımız Olimpos’u, orayı özleyenler için yazdık…

Alper Akdeniz, Ardagül Yıldız, Aydın İleri, Barış Behramoğlu, Birol Özdemir, Deniz Yalım Kadıoğlu, Eda Aytekin, Eda Günay, Elif Savaş Felsen, Erdem Aksakal, Gül Ersoy, Gündüz Öğüt, Gürgen Öz, Hikmet Temel Akarsu, Kadir Aydemir, Mehmet Erikli, Nihal Konar Naş, Onur Akbudak, Özlem Ertan, Pelin Onay, Pınar Nurhan, Sabri Kuşkonmaz, Sadık Yemni, Saliha Yadigar, Sedef Özkan, Selcen Aksel, Seran Demiral, Sine Ergün, Şahin Özbay, Umut Y. Karaoğlu, Vecdi Çıracıoğlu ve Yeşim Ağaoğlu öyküleriyle Olimpos’a sürükleyecek sizi…

Biranızı, şarabınızı alın, sahile uzanıp ölü taşların sonsuz uğultusuna verin kulağınızı. Denizi dinleyin, sonsuz denizin şarkısını… Açın kitabınızı… Bir insan size doğru gelecek ve yanınıza oturacak. Tanışacaksınız bir kitap sayesinde. Oradaki dostluklarınızı, yaşanan “an”ları düşünün… Kahrolası kenti geride bırakıp “mutlu” olduğumuz anları hatırlatacak bu öyküler.

Kitabın sayfaları, metropolde, bir gökdelende hatta izbe bir evde, sıkıcı bir iş ortamı ya da boğucu bir otobüste de olsanız, sizi “oraya” götürecek… Mutlu olduğumuz o yere… Olimpos’a!

Yanartaş’ın, lahitlerin, Olimpos’ta aşkın, yalnızlığın ve Zeus’un şerefine!

Yitik Ülke Yayınları kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı

14.Devlet Fotoğraf Yarışması Şartnamesi 2010

Fotoğraf meraklılarına, fotoğrafseverlere duyurulur:

AMAÇ

Türk Fotoğraf sanatçılarının çalışmalarını desteklemek, son eserlerini bir arada sergilemek, sanat ortamımıza seviye ve canlılık kazandırmak ve buna bağlı olarak da fotoğraf sanatının yaygınlaşmasını sağlamak, gerektiğinde uluslararası platformlarda ülkemizi temsil edecek nitelikte fotoğraf sergileri oluşturmak amacıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığınca “Devlet Fotoğraf Yarışması”nın ondördüncüsü düzenlenmiştir. Okumaya devam et

Haberler kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Cumartesi Şiir 61. Sayı Çıktı

Şair Enver Topaloğlu’nun yayına hazırladığı Cumartesi Şiir Dergisi’nin 61. sayısı yayımlandı. www.cumartesisiir.com adresli siteden ücretsiz olarak indirilip okunabilen şiir dergisi, 2005 yılının Ocak ayından beri yayın hayatını sürdürüyor. Dergi amatör-profesyonel tüm şairlere ve şair adaylarına açık.

Cumartesi’nin 61. sayısında şiir ve yazılarıyla Ümit Özkan, Bülent Karslıoğlu, Ali Duran Topuz, Pelin Özer, Kadir Aydemir, Enver Topaloğlu yer alıyor.

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hüseyin Köse’den Yeni Şiir Kitabı

Şair Hüseyin Köse’nin yeni şiir kitabı “Orada Olmayan Adam”, Artshop Yayınları’nca yayımlandı.

Ömrüm
Bazı gecelerin herkesi: kelepir gölge!
Aşk iznini balkonlarda geçiren yalnızlık
İyi ki çıkıp geldin mahzendeki bellek
Perdemdeki çiçek iyi ki açtın
Çoktan unuttuğum adresleri isimleri eşeleyerek

***

Huzurluyum diyemem, huzurlu değilim
Dünya aşınmış pansiyondu orada kaldım.

***

Vatanabe, yolcusun ya,
Yazgısı yolcuyu tanırsa,
Hüznü iğne deliğinden, acem halılarından geçirir
Yan yollara, kestirme yollara açılır
Yanlış duvarlara çarpan gölge

kadiraydemir77@hotmail.com
Yeni Kitaplar kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın