Tüyap İstanbul Kitap Fuarı @yitikulkeyayin ve @potkalkitap imza günleri

Tüyap İstanbul Kitap Fuarı'nda YİTİK ÜLKE YAYINLARI @yitikulkeyayin kitap standında buluşalım… Diğer yayınevimiz Potkal Kitap Yayınları'nın (@potkalkitap) kitapları da bizimle olacak

(Listemiz güncelleniyor, son hal değildir)

8 Kasım Cumartesi

12.00 Melike İnci – Kadir Aydemir – Tülin Dursun

13.00 Gökçe İspi Turan – Hakan İşcen 

14.00 Nalân Tuntaş – Özgür Turan

15.00 Selgin GB – Yeşim Cimcoz

16.00 Sertap Yar – Caner Girgin

17.00 Sabri Kuşkonmaz – Şeref Bilsel – Birol Özdemir 

 

9 Kasım Pazar

12.00 Nilgün Şimşek – Esra Tanrıbilir – Kadir Aydemir

13.00 Burcu Seçmeer – Alp Eralp

14.00 Hülya Karakaş – Sıtkı Silah 

15.00 Gözde Şahin - Mert Çuhadaroğlu

16.00 Gündüz Öğüt – Alper Akdeniz

17.00 Gökçenur Ç. – Ahmet Çağlayan – Efe Duyan

 

10 Kasım Pazartesi

12.00 Banu Taylan

13.00

14.00 Nihat Ateş

15.00

16.00

17.00

 

11 Kasım Salı

12.00 Banu Taylan - Özgür Turan

13.00

14.00

15.00

16.00

17.00

 

12 Kasım Çarşamba

12.00 

13.00

14.00

15.00

16.00

17.00

 

13 Kasım Perşembe

12.00 

13.00

14.00 Sertap Yar

15.00 Devrim Dirlikyapan 

16.00

17.00

 

14 Kasım Cuma

12.00

13.00

14.00 Enver Topaloğlu

15.00

16.00

17.00

 

15 Kasım Cumartesi

12.00 Nehir Yılmaz – Kadir Aydemir – Tülin Dursun

13.00 Bade Osma Erbayav – Sema Fener

14.00 Kezban Şahin Taysun 

15.00 Turgay Yılmaz 

16.00 Barış Çağrı Genç 

17.00 Mustafa Köz 

 

16 Kasım Pazar

12.00 Banu Taylan – Kadir Aydemir 

13.00 Melike İnci

14.00 

15.00

16.00

17.00

 

 

Sessiz Sinema Günleri İstanbul Modern’de

chaplingribckgrndSinema tarihine öncülük eden sessiz filmler canlı müzik eşliğinde Türkiye'de ilk kez "İstanbul Sessiz Sinema Günleri" adıyla izleyiciyle buluşuyor.

9-12 Ekim tarihleri arasında İstanbul Modern’de gerçekleşecek olan etkinlikte sinemaseverler, sinemanın sessiz dönemi olan 1896 ila 1927 yılları arasında çekilmiş filmleri canlı müzik eşliğinde izleme fırsatı yakalıyor.

Detaylı bilgi için: http://www.sessizsinemagunleri.com/

Kukla Festivali Başlıyor

kuklaHer yıl dünyanın dört bir yanından birçok kuklayı ve kukla tiyatrosunu İstanbullularla buluşturan, Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 16 – 26 Ekim 2014 tarihleri arasında perdelerini açıyor.

Cengiz Özek’in sanat yönetmenliğinde gerçekleştirilecek olan festival bu yıl, Karagöz sanatının yurdumuzdaki en önemli ustalarından biri olan Tacettin Diker anısına düzenleniyor.

Dünyaca ünlü kukla ustalarının performanslarını sergileyeceği festivalde, 15 farklı ülkeden 30 kumpanya ve 70 gösteri sahnelenecek. Festivalde oyunların yanı sıra sergiler, workshoplar, film gösterimleri de yer alacak.

Detaylı bilgi için: http://www.kuklaistanbul.org/tr

Bir Tufan Sonrası’ndan Dünya Halleri’ne Metin Cengiz’le Söyleşi – Nuray Salman

10155656_954511711231068_7731016133439338551_n

Nuray Salman :  Sayın Metin Cengiz sizinle önce ‘’yenibütün’’ü konuşalım istiyorum. 1980 sonrası yazılan şiirde, içinde yer aldığınız ‘’yenibütün’’  hareketi Türk şiirine yeni şairler kazandırdı. Hüseyin Haydar, Seyyit Nezir, Veysel Çolak, Tuğrul Keskin’le birlikte yeni bir oluşumu ortaya koydunuz. Bu oluşum Metin Cengiz ile Tuğrul Keskin’i getirdi.

Metin Cengiz:  Şiire gözümü açtığım dönemde manifestolar, yenilik atakları modaydı. Her şair olmasa bile çoğu denemiştir bunu. Bugün kişisel manifestolar (kestirme olur böylesi) elbette mümkün. Ama bizim yaptığımız daha fazlasıydı, yazan şairlere toplu davetiyeydi. Bizim ileri sürdüğümüz görüşler ekseninde yazsınlar istiyorduk.

Okumaya devam et

KIRKINDAN ÖNCE ÖLENLERİN TÜRKÜSÜ – Türkiye Yazarlar Sendikası

kirkindanTürkiye Yazarlar Sendikası, “Emek-Saygı Günleri”nin ilkini “genç ölümler”e ayırdı. Şiirimize emeği geçmiş, türküsü yarım kalmış şairlere adanan etkinlikte şairler, arkadaşlarını anacaklar.

 

Genç yaşta aramızdan ayrılan Soysal Ekinci, Öztürk Uğraş, Doğan Ergül, Özge Dirik, Zafer Ergin Karabay, Kaan İnce, Nilgün Marmara, Didem Madak, Kaan Çança, Arkadaş Zekai Özger, Uğur Kaynar, Tayfun Ger, Cenk Koyuncu, Rahmi Durmaz, Kemal Kale, Ender Sarıyatı’nın şiirlerini şair dostları Altay Ömer Erdoğan, Cafer Yıldırım, Cengiz Kılçer, Hakkı Zariç, Halil İbrahim Özbay, Hüseyin Köse, Kadir Aydemir, Mazlum Çetinkaya, Mesut Aşkın, Mutlucan Güvendir, Neşe Yaşın, Nur Saka, Ömer Turan, Özgün E.Bulut, Sezai Sarıoğlu, Şeref Bilsel ve Tozan Alkan okuyacak.

 

TYS adına yönetim kurulu üyesi Hakkı Zariç’in açılış konuşmasıyla başlayacak etkinliği Sezai Sarıoğlu sunacak.

 

Etkinlik, 27 Eylül 2014 Cumartesi günü saat 15.30'da Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde yapılacak.

 

Melike İnci ile “O Anda” Romanı Üzerine Söyleşi– Güzel Zeynep Süphandağ

o-andaHerkesin içinde ‘giz’leri, bir meleği bir de şeytanı vardır. Hangisinin ön planda olacağını ya siz ya da şartlar belirler. Bir insanı tam anlamıyla tanımak mümkün değildir; çünkü her şartta görmemişizdir. Bu sebepten kendimizi bile tam anlamıyla tanıyamayız. “O Anda” romanı tam da bu şartların romanı işte! Sorgulayan, sorgulatan; eksiklerimizi düşündüren, ‘yabancı’mızı aratan ve eğer zaten hayatımızdaysa fark etmemizi sağlayan bir roman. Aslına bakarsanız çoğu ‘sıra dışı zırvalıklarının’ ötesinde gerçekten sıra dışı.‘Yok artık!’ dedikten bir beş dakika sonra gerçekten anladığımız karakterlerden oluşuyor ve karakterleri çok seviyoruz. Zaten anladığımız, anlamlandırabildiğimiz şeyleri severiz ya hani, tam o hesap. Karakterler öyle içten ki sanki bir balıkçıda karşılaşıp ‘Merhabalar Yasemin’cim, sen doğru olanı yaptın dostum’ falan derken bulabilecekmiş gibi hissediyorsunuz kendinizi

Romanda hayata dair müthiş çıkarımlar var. “Melike İnci aforizmaları” diye toplasak yeridir. Ben sizler için birkaç favori çıkarımı aldım buraya:

‘Korkma, benden sana zarar gelmez, sen kendine yetersin.’

‘İnsanlar değişmiyordu. Değişik gelen bilinmeyen yönlerinin ortaya çıktığı anlardı.’

‘Bir kadının ne yapmaya çalıştığını anlamadığında, asıl amacının ne olduğunu sor. Köşeye kıstırmış olacaksın.’

‘Aşk yoksa zaman yoktur.’

Herkesin kendi çıkarımlarını bulabileceği muhteşem bir kitap. Ben bu romanın arkasına Bülent Ortaçgil’den ‘Sensiz Olmaz’ı soundtrack yaptım; ‘Anlamak çözmeye yetmez… Aşk bir dengesizlik işi…’ Mutlaka okuyun bitmesin diye idareli okuyacaksınız.

Okumaya devam et

“Kütüphane Şenliktir” Heybeliada’da Gerçekleştiriliyor

heybeliada_kutuphane_mühür-01Heybeliada Kütüphanesi Koruma Girişimi,  Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi, Okul Kütüphanecileri Derneği ve Okuma Ajansı’nın işbirliği ile düzenlenen “Kütüphane Şenliktir” temalı Kütüphane Şenliği 27 Eylül Cumartesi günü  saat.09.00-20.00 saatlari arasında Heybeliada Şenlik Alanında (İskele Meydanı) gerçekleşecek.

Şenlikte, her yaştan kütüphane kullanıcısı ile  kütüphaneci, yazar, ressam, heykeltraş, müzisyen, fotoğraf sanatçısı, pandomim sanatçısı,  drama lideri, tiyatrocu, masal anlatıcısı, gazeteci ve farklı disiplinlerden bilim insanlarını ve araştırmacılar bir araya gelecek.

Heybeliada iskele meydanında  birbirinden farklı ve ilgi çekici atölyelerle gerçekleştirilecek olan şenlik aynı zamanda kitap takası, söyleşiler ve pandomim gösterisi gibi etkinlikleri de içerecek. Çocuklar başta olmak üzere hemen her yaş grubuna hitap edecek atölyelerde evreni anlamaktan, bir çalgıyı tanımaya, bedeni ve sesleri keşfetmekten, ayraç yapmaya kadar pek çok farklı çalışma yapılacak.

Detaylı bilgi için: www.kutuphanesenliktir.org 

3. Bozcaada Sinema Günleri 18-21 Eylül tarihlerinde adada yapılıyor

Bozcaada Belediyesi ana sponsorluğunda, Bozcaada Sanat Galerisi (Itırlı Bahçe) ve Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği'nin (SETEM) katılım ve organizasyonuyla düzenlenen “3. Bozcaada Sinema Günleri” 18-21 Eylül 2014 tarihlerinde Bozcaada’da düzenleniyor.

Adada iki yıldan beri düzenlenen ve bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek olan Sinema Günleri’nde, bu yıl programa seçilen filmler “Dönüş” ana teması çerçevesinde belirlendi. Bu bağlamda, Yönetmen M.Tayfur Aydın’ın “İZ-Reç” filmi,Yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nun “Bulutları Beklerken” filmi ve Yönetmenliğini Türkan Şoray’ın yaptığı “Dönüş” adlı filmler aracılığıyla, Dönüş temasının yaşamda aksettirdiği olguları ve vurguladığı çeşitli anlamları Adadaki sinemaseverler dört gün boyunca yedinci sanat aracılığıyla izleme olanağı bulacaklar.

Okumaya devam et

“Gülibrişim”- #öykü – Elif Yonat Toğay

G

GÜLİBRİŞİM

ELİF YONAT TOĞAY

 

"Öz ağabeyinin kafasını kırmışsın. Doğru mu?"

"Doğrudur, Hâkim Bey."

"Adamın kafasına yirmi sekiz dikiş atılmış."

"Atılmıştır, Hâkim Bey."

Yaşlı hâkim kaşlarını çatmış, gözlüğünün üzerinden kürsüdeki sanığı inceliyordu. Koca gözlü, ufacık tefecik, cimbakuka bir kızdı. On sekizinde var yoktu. Yarma gibi adamın kafasını nasıl kırmıştı, tuhaf şey doğrusu.

"Yani suçunu itiraf ediyor musun?"

"Yoo, ben suç işlemedim, Hâkim Bey."

"Kızım, şahitler var. Odunla vura vura yarmışsın adamın kafasını."

Okumaya devam et

Esra Tanrıbilir’le “Yeniden Başlangıç Meridyeni” üzerine – Güzel Zeynep Süphandağ

esra tanrıbilir

Esra Tanrıbilir'le ilk öykü kitabı “Yeniden Başlangıç Meridyeni” üzerine söyleşi – Güzel Zeynep Süphandağ

‘Kaçış’ kimine göre bir özgürlük, kimine göreyse mahkûmluğun konum değiştirmiş halidir.  Yeniden Başlangıç Meridyeni’nde sekiz farklı insanın sekiz enteresan hikayesiyle aynı şehirde karşı karşıya kalıyoruz ve bu şehirde her birinin özgürlüğüyle ve yalnızlığıyla ayrı  ayrı selamlaşıyoruz. 
Yalnızlık-kaçış-farkındalık üçgeninde bir süreç geçiren karakterler, bazen üzüldüğümüz, bazen güldüğümüz bazen de kendimizden bir şeyler bulduğumuz sahnelere çekiyorlar bizi… 
Öykülerin karakterleri yola hep bir kaçışla başlıyorlar, bu durum kimi zaman bir arayışla kimi zaman ne aradığını bilmeyen bir başıboşlukla kimi zaman da bir kavrayışla devam ediyor; ama hepsinin yolu sonunda yeni bir başlangıca ulaşıyor.  Kesişim noktaları ‘The Gypsy Moth’ (Ağaç kurdu), Greenwich başlangıç meridyeninin yakınlarında bir bar… Kitabın bu yönleriyle sembolik yanları da var. Ayrıca özellikle altını çizmeden geçemeyeceğimiz metaforlar oldukça keyif verici ve dikkat çekici. Benim favori metaforum tabela metaforu mesela:
               ‘(…) kendimi terk edilmiş Vahşi Batı kasabasındaki tek barın sallanıp duran tabelası gibi hissettiğimi anlatıyorum’
Kitabın bir diğer özelliği ise çerçeve öykü olması;  öykülerin bölümlerinin birbirleri içerisinde yayılarak bir bütün oluşturması, okuyucuyu kitabın içerisine fazlasıyla çekiyor. 
Her kitap okunmaya değer. Bu sıcacık öykü kitabı da onlardan biri. Kitabı okurken benim içimde hep Yeni Türkü’ den Umut çaldı: ‘Her başlangıçta yeni bir anlam vardır’. Yeniden Başlangıç Meridyeni anlam arayan anlamlandırmaya çalışan herkese tavsiye edilir…

Okumaya devam et