Demirtaş Ceyhun, 1959 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümünü bitirdi.Genelde toplumsal konuların irdelenmesine yönelen eserler veren Ceyhun’un ilk hikâyeleri 1955 yılında Yeni Ufuklar dergisinde yayınlanmaya başlandı. Yazarlığının ilk döneminde kişisel sorunlar üzerine eserler veren Ceyhun’un konulara bakış açısı, cinsel ve ruhsal sorunlara getirdiği farklı yaklaşımlar dikkati çekti. Ancak yazarın günümüzde kitlelerce tanınması, daha sonraları çağdaş içeriği ağır basan, toplumsal gerçeklerin kökenlerine yönelen inceleme eserleri ile olmuştur. Ceyhun, Asya adlı romanıyla 1970 TRT ödülünü, Çamasan adlı eseriyle 1973 Sait Faik Hikaye Armağanı’nı kazandı. Yazarın ayrıca Horozlu Ayna isimli bir çocuk hikâye kitabı da bulunmaktadır. Demirtaş Ceyhun haftalık Aydınlık’ta köşe yazıları yazmaktaydı. Zatürre tedavisi görmekte olduğu hastenede hayatını kaybeden Ceyhun’un cenazesi Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.
29
2009
“Sevgisiz Günlük” Yeniden
Yıl 2000-2001′di, sanırım internette tutulan ilk günlük sayfalarındandı “Sevgisiz Günlük”. Yüzlerce okuru vardı, sonra sildim sanırım sinirlenip, yüz felci geçirmiştim, içimde şiirler kafayı sıyırmak üzereyken bıraktım yazmayı. Yıllar sonra yeniden başladım; askerlik boyunca da devam ettim, evde duruyor tüm yazdıklarım bir dosya içinde. Şimdi yeniden bir “yazma arzusu” düştü içime. Sırf kendim için bu notlar, bu düşünce kırıntıları. Hiçbir amacı olmadan yazabilmesi insanın, güzel şey. Gün içinde gördüğüm abuk subuk ve komik, hatta trajik detayları not alıyorum belleğime. Unutkan biri olsam da bazı detaylar kalıyor, onları işleyip yazıyorum.
29
2009
Frank McCourt’tan Veda
‘Angela’nın Külleri/ Angela’s Ashes’ romanıyla tüm dünyada tanınan yazar Frank McCourt New York’ta hayatını kaybetti. The New York Times gazetesi, Pulitzer ödüllü İrlandalı yazarın, bir tür deri kanseri olan melanoma bağlı olarak gelişen menenjit hastalığına yenik düştüğünü ve 78 yaşında öldüğünü belirtti. Frank Mccourt, İrlanda ve ABD’de geçen çocukluk yıllarını anlattığı ‘Angela’nın Külleri’ ile 1997 yılında Pulitzer ödülüne layık görülmüştü. Birçok dile çevrilen ve bütün dünyada milyonlarca okura ulaşan kitap daha sonra Alan Parker tarafından beyaz perdeye de uyarlanmıştı. ABD’de doğan ancak 1930′lardaki ekonomik buhran nedeniyle ailesiyle birlikte İrlanda’ya geri dönmek zorunda kalan 7 kardeşin en küçüğü Mccourt, hayatının büyük bölümünü zorluklarla geçirmiş ve kıtlık sonucu 3 kardeşini kaybetmişti.
24
2009
Mozart’ın Yeni Eserleri Ortaya Çıktı
Klasik Batı Müziği’nin en ünlü bestekarlarından Mozart’ın iki yeni eseri keşfedildi. Konuyla ilgili açıklamanın 2 Ağustos’ta Salzburg’da yapılacak sunumda verileceği kaydedildi. Merkezi Salzburg’da bulunan Uluslararası Mozart Vakfı’ndan yapılan açıklamada, Wolfgang Amadeus Mozart’ın daha önce bilinmeyen ve piyanoyla çalınmak üzere bestelenen iki eserinin keşfedildiği belirtildi. Açıklamada, konuyla ilgili ayrıntılı bilginin 2 Ağustos’ta Salzburg’da yapılacak sunumda verileceği kaydedildi. Salzburg’da 1756 yılında dünyaya gelen Mozart, çocuk yaşta piyano çalmaya ve 5 yaşındayken beste yapmaya başladı. 600′den fazla bestesi bulunan Mozart, 1791 yılında hayatını kaybetti.
19
2009
Leonard Cohen
Mutlu Leonard
alev alev bir keman eşliğinde güzelliğinin şerefine dans et benimle
aklım başıma gelene kadar dans edelim bu panikle
zeytin dalı say beni kaldır havaya,
evin yolunu tutmuş beyaz güvercinim ol sen de, kon üzerime
dans edelim ebedi aşka
dans edelim ebedi aşka
güzelliğini ser önüme kimseler görmesin başka
hissedeyim her hareketini Babil’de yaptıkları gibi
göster bana yavaşça ancak sınırlarını bildiğim şeyi
dans edelim ebedi aşka
dans edelim ebedi aşka
hadi şimdi de düğünümüz için dans et, hiç durmadan oyna benimle
dans et, her an kırılacakmış gibi ve hep.
aşkımızın altında ezilen ikimiz ve her şeyin üzerindeyiz
dans edelim ebedi aşka
dans edelim ebedi aşka
dans et benimle, doğmayı bekleyen çocuklarımıza doğru
dans et, öpüşlerimizin ancak tükeneceği ölüme dek
yerle bir olsa da herşey son zerresine kadar, bir yuva yap ikimize, durma
dans edelim ebedi aşka
dans edelim ebedi aşka
alev alev bir keman eşliğinde güzelliğinin şerefine dans et benimle
aklım başıma gelene kadar dans edelim bu panikle
çıplak ellerinle dokun bana
ya da fark etmez giy eldivenlerini de
dans edelim ebedi aşka
dans edelim ebedi aşka
Türkçesi: Güncem Topçu
19
2009
“Erkekler Cennetinde Son Tango” Çıktı
Romancı ve editör Halil Gökhan romancılığının 10. yılında 4. romanını DHARMA YAYINLARI’ndan çıkardı: ERKEKLER CENNETİNDE SON TANGO. Yazarın son romanı uluslararası yayın dünyasında da ilgi görecek çapta çok çarpıcı bir hikâyeye sahip. Kitabın kapak yazısını EVRENDEN TORPİLİM VAR kitabıyla tanınan ünlü yazarımız AYKUT OĞUT kaleme aldı. Halen İngilizceye çevirilen ve çok yakında başka dillerde de yayımlanacak olan ECST bir ilk örnek olarak sinemada kullanılan kamera arkası yöntemini KALEM ARKASI adıyla okurlarına sunuluyor. Bu blogun arkasından kitaba dair bir klip de adı geçen yeni çalışmalar arasında…
13
2009
Ece Ayhan’ın Mezarı Yenilendi
Türk şiirinin önemli şairlerinden Ece Ayhan’ın, Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Yalova köyündeki mezarı, ölüm yıl dönümü öncesinde yenilendi. Çanakkale- Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan ve asıl adı Ece Ayhan Çağlar olan şairin mezarındaki yenileme çalışmaları, Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi’nin organizasyonu, Yalova köyü muhtarlığı ve oğlu Ege Çağlar’ın destekleriyle gerçekleştirildi.
13
2009
Foça’da Rock Festivali
Müzik dolu bir tatil geçirmek isteyenler bu sene Foça’da düzenlenecek olan “Rock Tatili”nde buluşacak. Geçtiğimiz yıllarda “Rock Tatili Zeytinli Rock Festivali” adıyla düzenlenen festival bu sene mekan değiştirerek “Rock Tatili Foça” adıyla müzik severleri biraraya getirecek.
Poem Organizasyon tarafından düzenlenen Rock Tatili 4. yılında Foça’da düzenlenecek. Yaklaşık 200.000 seyirciye ulaşan, toplamda 700’ü aşkın müzisyenin sahne aldığı, Türkiye’nin en büyük açık hava festivali olan ve geçen sene 68.000 kişinin katıldığı “Rock Tatili Zeytinli Rock Festivali”, bu yıl mekan değiştirdi ve “Rock Tatili Foça” adını aldı.
11
2009
Şair Hüseyin Köse’nin Yeni Şiiri
Uzun Çarşılı Bir Gülüş
-Haydar Ergülen’e,
Açar narın ağzını kekre bir zamana dağılan heves
Yazın yokluğa düştüğü anlarda bir kuyu-uyku
Ürkünç irkilmelerine arka çıktığımız
Mağlup üzümlerin şarabı ince bir yüz
Vurur mahzun topukları yorgun nal izlerine
Bir göz ev kalbinse, gövdelerin sathında
İyi ağırlanmış konuklar gurbetimiz,
Kurnalarda nem kaldı, kim kaldı kendi yüzünün gerisinde
Gülsüz bahçelerin önü sıra kanat çırpan düş haddinden emekli bir hafız
Belki yalnız o kaldı gözleri huysuz karamela
Uzun çarşılı gülüşlerin sarışın ve mavi abdalı
O hep birine benzetilmek korkusu tenhalarda
Durdurur taklitçi bir sesle dilin gezindiği tünelleri
Temmuza hışırtı, dermana tabip, gam yükleri Behçet’in olmasa
Çekilir belki iyiliğin gölgesi, kuzu seslerinde Kerbela
Herkes çekilince birbirinin içine acı bir yel gibi
Mücavir duyguların ağıdı, bilirsin Hafız,
Her unutuş gibi taşırır belleğin yatağını
“Kül insandan gelir”, çünkü insanda sınanır ateş
Çekilirken birbirinin içine acı bir yel gibi herkes
Dışarıda kocaman bir yalnızlıktan nasiplenen mızıka
Uzun yalanlarla tamamlayan uzun rivayetleri
Dağlar, denizler, nehirler, kuşluk vakitleri bir de
En âlâ bir anneyle takas ettiğimiz doğum mahalleri
Uzak şehirlere yakın davranan elçi
Şimdi biraz şarkı ne iyi dururdu dudaklarda
Biraz cem biraz yağmur biraz soğuk kan damarda
Ağzı kalabalık bir bıçak ya da,
Biz böyle sarsalayıp durdukça yalnızlıkları
Hüseyin KÖSE
Temmuz 2009
01
2009
Şair Kemal Özer’i Yitirdik
Şair Kemal Özer yaşamını yitirdi
Şair Kemal Özer, geçirdiği kalp krizi sonucu 74 yaşında hayata gözlerini yumdu.
İSTANBUL – Kemal Özer, 1935′te İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitiren Özer, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim gördü.
Öğrenim yıllarında arkadaşlarıyla ”a” dergisini çıkaran Özer, Cumhuriyet gazetesinde, Karacan Yayınları’nda çalıştı.
Özer, kitapçılık ve yayıncılık yaptığı 1965-1970 yılları arasında, şiir ve sinema alanında kitapların yanı sıra Şiir Sanatı dergisini yayınladı.
Arkadaşlarıyla 1972′de yeniden yayınladıkları ”Yeni a” dergisinin kurucu ve yazarları arasında yer alan Özer, Varlık dergisinin yönetmenliğini üstlendi.
Türkiye Yazarlar Sendikası’nın ikinci başkanlık görevinde bulunan Özer, kurduğu Yordam Yayınevi’nde kitaplarını yayınlamayı 1989′dan beri sürdürüyordu.
Şair, 1983′te yayımlanan ”Araya Giren Görüntüler”de 12 Eylül dönemine ilişkin tanıklığını sergilerken, 1985′te ”Sınırlamıyor Beni Sevda”da, sevda olgusunu toplumsal bakış açısıyla yorumladı.
1995′te basılan ”Oğulları Öldürülen Analar” ile kayıp annelerinin sesine aracılık eden Özer’in yapıtları arısında; Gül Yordamı (1959), Ölü Bir Yaz (1960), Tutsak Kan (1963), Kavganın Yüreği (1973), Yaşadığımız Günlerin Şiirleri (1974), XX. Yüzyıldan Duvar Kabartmaları 1-2 (2000) ve Temmuz İçin Yaralı Semah-Yangın Şiirleri bulunuyor.
Şairin aldığı ödüller ise şöyle; 1976 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü, 1982 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü, 1991 Yunus Nadi Şiir Ödülü, 1993 Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü, 1999 Damar Dergisi Edebiyat Emek Ödülü, 2000 Truva Kültür ve Sanat Ödülü, 2001 Dionysos Şiir Ödülü ve 2008 Dünya Kitap Ödülü.