YİTİK ÜLKE … 2000-2010
Şiir, Edebiyat, Kültür Sanat Dergisi – Copyleft!

Andre du Bouchet

Şubat 23rd 2009 Çeviri Şiirler

Andre Du Bouchet (1924-2001) Char ve Ponge ile dostluklar kurdu. İlk ürünleri Mercure de France’da yayınlandı. Ressamlarla dostluklar kurdu. Şiirinde Mallerme’den kaynaklanan bir sözcükleri sayfa/mekan üzerine yerleştirme arayışını sürdürdü. Celan, Holderlin, Mandelstam ve Shakespeare’den çeviriler yaptı.

 

 

BİRDENBİRE HAVA

Gölgenin bozduğu şu duvarın dibinde, gölge
beklemekte,
                şu göğün.

Şu öfkeli beyazlık, gece,
                                soluk
                        beni yatağımdan ayıran.

Dağınık ufuk,
                kesilmesinde soluğun. İlerliyorum
                                    çınlayan günde.

Ev canlanıyor. Hava yarılıyor.

 

 

SICAKLIĞIN YÜZÜ

Durmuşken,
                hava, aydınlanarak, beni burada
bulana dek, çarpıyorum taşların alnında
yükselen sıcaklığa.
                        Gök
kurumadan önce.
Bu ışığın yardığı hava gibi, sıcaklığın
karanlığında.

 

  

GÜN DURUMU

                    Madem rüzgârın altında,
durduk, orda ki, güneşten sonra, onu beklemiyordun,
aştım, yazın, parçalanmış bir kütle gibi,
dağı,
        bağladım iki
güneşi.

sıcaklık birazdan.

 

  

 

Bu
        yakındır

değil mi ki
benim içimde
olan ve esen töz

aynı-
dır

uzaklardaki başkasıyla
(Ici en deux / İki Haliyle Burası)

 

Çeviriler: Ahmet Soysal




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Nilay Yılmaz

Sakine Hanım çekmeceyi açtı ve korku ile kapadı. Çantasını aldı, ayakkabısını öfkeyle ayağına geçirdi. -Bugüne de yeter, yarına da yeter, hatta yeni bir çift ayakkabı bile çıkar bıraktığı bu paradan! diye söylene söylene çekmeceyi tekrar açarak içinden parayı aldı, evden çıktı. O günkü alışverişi için tamtamına beş milyonu vardı.

Sakine Hanım’ın kocası her akşam eve [...]

Önceki Yazılar

Philip Larkin (1922-1985) Modern İngiliz şiirinin en usta şairlerindendir. Öğrenimini Oxford’da tamamlamıştır. Hull Üniverisitesi’nde kitaplık müdürlüğü yapmıştır. Taşra yaşantılarını büyük bir incelikle işlemiştir.

 

YÜKSEK PENCERELER

sokakta genç bir çift gördüm mü,
tahmin edip oğlanın kızı siktiğini
ve hap, diyafram bir şey kullandığını kızın da,
biliyorum bunun o cennet olduğunu

yaşlı olan herkesin yaşam boyu düşünü kurduğu:
tüm bağ ve töreler itilmiş bir yana
modası [...]

Sonraki Yazılar

ARŞİVİMİZ