Arşipel’in Çocukları Radikal Kitap’ta

 

ÖYKÜ TOROS IRVANA

Aynı Mahalleli Çocuklar

Kimi insan, hayatın ona verdiklerini sessizce alır, bulunduğu konumu çaresizce kabullenir, arzularından, hayallerinden, özlemlerinden vazgeçip hayatın akışına ayak uydurur; kimi insan ise yaşı kaç olursa olsun, memnuniyetsizlik ve mutsuzluk hissettiği an, hiç çekinmeden hayatın akışına sert müdahalelerde bulunup kaderini kendi çizer.

Nalân Tuntaş’ın Arşipel’in Çocukları romanının kahramanı Erkal da kendi kaderini çizen, attığı cesur adımlarla hayatının akışını temelden değiştirebilen, korkusuz insanlardan biri.

Kitaba ismini veren Arşipel, gerek stratejik konumu, gerek verimli toprakları ile eski çağ uygarlıklarının ve dünya devletlerinin gözdesi olan Ege’nin antik çağlardaki adı. Romanın geçtiği coğrafya da ağırlıklı olarak Ege Denizi ve yazarın doğup büyüdüğü Ege’nin incisi İzmir şehri ile çevresi…

Hayallerinin peşinden koşan, ilerlemiş yaşına aldırış etmeden aldığı radikal bir kararla ve imrenilecek bir azimle mesleğini de, yaşam tarzını da bir anda değiştiren Binbaşı Erkal’ın öyküsü Kıbrıs’ta başlıyor, Seren Adası’nda devam ediyor ve İzmir’in güzel ilçesi Foça’da sonlanıyor. Okur, Arşipel’in Çocukları’nda savaşın acı yüzünün baş gösterdiği bir adadan gerçek aşkın yeşerdiği, huzur timsali bir adaya yapılan yolculuğa tanık oluyor.

Romanın kahramanı Binbaşı Erkal, çocukluğundan beri doktor olma hayalleri kurarken, babasını erken yaşta kaybetmesi üzerine, onun anısını yaşatmak istediğinden, hayallerinden vazgeçip babası gibi asker olmuştur. Ne var ki, çocukluk düşü hayatı boyunca peşini bırakmaz, seneler sonra da olsa yakasına yapışır. Mesleki kariyerini türlü başarılarla donatmış olan Binbaşı Erkal, aslında mesleğini hiç sevememiştir. Hayalini elli yaşına merdiven dayamışken gerçekleştirmeye karar verir ve üniversite sınavına girer. Meslekten ayrılmaya karar vermişken, üstelik dilekçesini bile hazırlamışken, Kıbrıs Barış Harekâtı’nda bulur kendisini. Hayallerini yine rafa kaldırmak zorunda kalır ve harekâta katılır.

Harekâtta gösterdiği başarı ile askeri zaferlerine bir yenisini ekleyen Erkal, harekâtın ardından Tıp fakültesini kazandığı haberini alır. Artık seçimini ölmek ve öldürmekten yana değil, yaşamak ve yaşatmaktan yana yapmıştır.

Arşipel’in Çocukları’nda savaş yerine barış, ayrılık yerine aşk, hüzün yerine mutluluk, yalnızlık yerine birliktelik galip geliyor. Yazar, dili, dini, milliyeti farklı insanların huzur içinde bir arada yaşadığı günlere duyduğu özlemi şu cümlelerle dile getirerek bir bakıma okurun hislerine de tercüman oluyor: “Yıllar öncesiydi. Ne güzel günlerdi onlar! Levanten, Rum, Ermeni, Türk, Hıristiyan, Müslüman, Musevi gibi sözcükler çıkmazdı ağızlardan. Aynı mahallelerde oturan, aynı okullarda okuyan; ramazanı, kurbanı, noeli, yortuyu hep birlikte kutlayan Arşipelli çocuklardı.”

Kaynak: http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/ayni-mahalleli-cocuklar-396807 

 

Bir Cevap Yazın