“Aşksız Gölgeler” kitabı üzerine bir okur mektubu

“AŞKSIZ GÖLGELER” KİTABI ÜZERİNE 

Bir okur ne zaman bir kitap kapağı aralasa, yazarın kafasının içine ve duygularına yolculuk yapar aslen. İlk sayfada Yannis Ritsos ile tokalaşıp patikadan aşağıya süzüldüm. İki-üç adım atınca çalıların arasında bir fotoğraf albümüne rastladım. Sonra çam ağacının altında bakır bir yüzük buldum. Ardından bir sürreal rüyanın içine dahil oldum, sanırım bir ressam esrarengiz bir tablo çizip tablonun adını “kedigözü” koymuştu.

Patikadan ilerledikçe ağaçların arasında gizli bir ev çıktı tam önüme. Gözlük camları kırılmış yaşlı bir teyzeyi andırıyordu bu ev. Kısık ve yorgun sesiyle bir sürü anı fısıldadı kulağıma. Usulca dinledim…

Taze çimlerde çiğ tanesi sandığım, Eren isminde bir çocuğun göz yaşına dokundum. Saçlarını okşadım.

Bir kitapçı dükkanı vardı patikanın ardında, kapısını araladım. Yüzümü gülümseten ilginç müşterilerle karşılaştım.

Sonra bir çardaktan güneş kokan üzüm toplarken tam da çocukluğumdaki gibi arılar vızıldadı. Yetişkinliğime yetişemeyen babaannem ve dedemi görmüş kadar oldum.

O kadar yürüdüm patikadan elbet bir maviye açılır kapılar derken nihayet deniz çıktı karşıma. Ağ ören balıkçılar karşıladı beni ve bir sürü pina…Kıyıdan çok uzak bir gemi geçerken acaba içinde kimler var, diye düşünmeden edemedim.

Çirkin iskorpitin tadıyla, Kafaroz Mustafa’nın sohbeti aynı lezzetteydi.

Yalnızlığına üzüldüğüm deniz fenerini yeşil yapraklarla saramasam da bir süre yanında oturdum. Yoldaki ekmek kırıntılarının üzerindeki karıncaları izledim. Daha neler gördüm neler?

Taş dilencinin şahit olduğu yaşantılar, birleşip ayrılan gölgeler, düş kuranlar, ani bir sesle düşü bozulanlar, kargalar, kavgalar…

Kazanılan ve kaybedilen herkese rastlamak mümkün bu patikada. Hatta insan nasıl onu hayata getiren birini tohum gibi toprağa gizler? O bile var.

Gözde Kazmanoğlu

***

Aşksız Gölgeler – Kadir Aydemir – Öyküler – Yitik Ülke Yayınları

Bir Cevap Yazın