Astrolog Sema Kılıç ile söyleşi

astrolojiYitik Ülke'den çıkan "Aşk ve İlişkiler Astrolojisi" kitabı ile tanıdığımız Astrolog Sema Kılıç, nam-ı diğer Astrolog Semavii ile hayat, aşk ve astroloji üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Keyifle okumanız dileğiyle…

Söyleşi: Pınar Özkan

1. Sema Kılıç kimdir? Kendinizden biraz bahseder misiniz? 

Yıllarca astroloji üzerine İngilizce ve Türkçe kaynaklardan birçok kitap okudum; inceleme, araştırmalar yaptım. Hobi olarak devam ettim, derken 2008’de astroloji üzerine site kurarak profesyonel olarak adım attım. Sitemde aylık ve yıllık burç yorumları, çeşitli astrolojik makaleler yazmaktayım halen. Ayrıca Astrolojik Danışmanlık vermekteyim. Bunun haricinde, Astroloji üzerine ilk kitabım olan “Aşk ve İlişkiler Astrolojisi”ni yazıp okurlarımla paylaştım. 

2. Astrolojiye merakınız nasıl başladı ve bu serüven profesyonelliğe doğru nasıl yol aldı?

Kendimi tanımak amacıyla ilgilenmeye başladığım bir alandı başta. Çok geçmeden astrolojinin, burçların ötesinde devasa bir bilgi alanı olduğunu anladım. Kişiliğimizin ve yaşadığımız olayların arkasında yatan ve bizi etkileyen gezegenlerin hareketleri giderek daha fazla ilgimi çekti. Astrolojinin insanın kişiliği ve psikolojisi üzerine bir ayna tutan özelliklerinden faydalanıp önce çevremdeki insanlara rehber olmaya çalıştım. Ve gelecek üzerine astrolojik tahminlerle ışık tutmaya çalıştım onlara. Yani önce çevremin gönüllü astrolojik danışmanı oldum. Derken, bilgi ve tecrübem ilerleyip kendimi bu işi profesyonel olarak yapmaya hazır hissedince, profesyonel çalışmalara adım attım. 

Ben hâlâ bir yanımla profesyonelim, bir yanımla amatör ruhla, büyük merakla ve hevesle astrolojik araştırmalar yapan bir öğrenciyim. 

3. Kitabınızda, “Aşk ve İlişkiler”in astrolojik açıdan nasıl ele alındığını anlatmışsınız ve kitabı okuduğumuzda anlıyoruz ki karmaşık matematiksel hesaplardan oluşan bir bilimle karşılaşıyoruz. Ancak ülkemizde astrolojiye daha çok fal gözüyle bakılıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz? Ve gazete, dergilerde yer alan günlük burç yorumları ne ifade etmeli insanlar için?

Astrolojinin hâlâ en çok sevdiğim yanı, kişiliğin ve geleceğin şifrelerini çözebilme imkânı tanıması. Tıpkı bir matematik problemi gibi. Çözdükçe merakım daha da artıyor. 

Bir doğum haritasında kişilik, geçmiş ve gelecek vs. her şey var. Evrenin tüm sırlarını taşıyan bir çark ve daha bilmediğimiz bir sürü sırrı var bu doğum çarkının içinde, bulmaya devam ediyoruz. Bir kişinin doğum haritasında sadece kendisini değil, anne-babasının hayatını ve hayatındaki diğer insanlar hakkında bilgileri bile görebiliyoruz. Ayrıca sadece kişinin bu hayattaki geçmiş-gelecek yaşantısının iz düşümlerini değil, geçmiş karmalarının izlerini de görebiliyoruz. Bu insan zekâsını kışkırtan, merak duygusunu çok hareketlendiren bir şey. 

Günlük, haftalık veya aylık burç yorumları daha genel bilgiler içeren astrolojik bir yorum alanı. 

Gazetelerde günlük burç yorumlarını, günlük yıldız hareketlerini profesyonel olarak takip ederek yazan astrologları bir kenara koyarsak, gündelik burç yorumları çoğu yerde yıldızlara bakılmadan, kafadan uydurularak yazılıyor. Bazı insanların astrolojiye inanmamasının nedeni de bu. Bundan dolayı, günlük burç yorumları biz işini bilimsel yapmaya çalışan astrologların işini bozuyor. Onlara inanmayınca, bizlere de şüpheyle bakıyorlar. Ama güneş balçıkla sıvanmaz. İnsanlar gerçek bilgilere ulaşmak istiyorlarsa işini bilerek, çalışarak, bilimsel bilgilerin ışığında yapmaya çalışan astrologların gelecek yorumlarını okusunlar. Sözde astrologlara, ağzı bol keseden laf yapan, ortaya karışık misali sallama tahminler yapanlara itibar etmesinler. 

Ben günlük burç yorumu yazmıyorum. Ama aylık ve yıllık burç yorumları yazıyorum kendi sitemde. Kimi profesyonel astrologlar haftalık burç yorumu yazıyor. 

Aylık ve yıllık burç yorumlarımı, astrolojinin matematiksel formüllerini, teknik dilini mümkün mertebe kullanmadan, sade bir dille yazmaya çalışıyorum. Çünkü herkes astroloji bilmek zorunda değil ama astrolojinin kişiliğine ve geleceğine ışık tutan bilgisinden faydalanmaya hakkı var. 

4. Kitabınızdaki şu cümle özellikle dikkatimi çekti: "Modern astroloji asla tek bir kaderden bahsetmez ve kaderci değildir." Bu noktada asıl belirleyicinin bizim seçimlerimiz olduğunu söylüyorsunuz bir bakıma. O halde kişinin haritasına bakıp yorumlanan tam olarak nedir? 

 

Astrolojik doğum haritasını insanlar kolay anlasın diye şöyle tarif ederim; doğum haritası bir yemek değil, yemek yapmak için ortaya konan malzemelerdir. Bu yemeğin nasıl olacağını kişinin becerisi ve en başta iradesi belirler. Kişi, yemeğin içine bol acı doldurursa acı bir yemek olur, tuzunu atmazsa tuzsuz bir yemek… Tıpkı bunun gibi, kişiler doğum haritasındaki bazı beceri ve karakteristik özelliklere ağırlık vererek, sürekli onları yaşayarak hayatlarını o yönde yönlendiriyorlar. Halbuki haritasında başka becerileri, başka yıldız özellikleri de var. O yıldızların enerjilerini de kullanmayı öğrenmeleri gerekiyor. İşte, bu noktada bir profesyonel astroloğa danışmak çok faydalı oluyor. 

Bir astrolog olarak, kişinin doğum haritasına baktığımızda, önce onun kişiliğinin güçlü ve zayıf yanlarını, potansiyel yeteneklerini ve eylemsel yapısını anlatırız. Zayıf yanlarını veya kişinin önünü tıkayan yanlarını nasıl düzeltebileceği üzerine tavsiyelerde bulunuruz, yine bu tavsiyeleri haritasındaki yapıya uygun bir şekilde veririz, çünkü bir kişi değişirken, değişimi yine kendi yapısına uygun güçler sayesinde ve ona göre başarır. Yani bir Ahmet’ten Mehmet olmasını beklemeyiz. Ve gelecekle ilgili bir olayı tahmin ederken, şu olacak diye kesin konuşmayız. Kesin konuşmak yanlış olur zaten. Peki ne yaparız? Şöyle bir olayla karşılaşabilirsin veya yaşayabilirsin, ancak o olaya karşı şöyle tavır alırsan sonuç bu olur, böyle tavır alırsan sonuç şu olur diye alternatifler sunarız. 

Bir konuya tavrımız değişirken, olayın seyri de değişebilir, değil mi? Bunu astroloji bilmeyen insanlar da yaşam içinde tecrübe ve gözlemlerle görmüş ve deneyimlemiştir. 

Bizim astrolog olarak faydamız, kişinin haritasındaki negatif veya pozitif yönde fazla çalışan enerjilerini, ayrıca kullanmadıkları, uykuda kalan enerjilerini gösteriyoruz, şu enerjini kullanırsan olaylar bu şekilde gelişir ve sen de geleceğini değiştirmiş olursun. Doğum haritasının kesin kaderi anlatmadığının, kaderimizi bizim yönettiğimizin, iradenin bizde olduğunun en güzel kanıtı da budur. Kişi bilinçlenip iradeyi ortaya koyduğunda, örneğin, haritasındaki Mars enerjisi ve açısal enerjilerini daha farklı yönde kullanmaya, çalıştırmaya başladığında, olaylar da ona göre seyrediyor…

Buradan da anlayacağınız gibi, tek bir olası gelecek yok, birden fazla olası gelecek var… Hangi geleceğe doğru ilerleyeceğimiz, bizim seçimlerimizde gizli… 

5. İlişki ve aşk meselesine gelirsek bir kişinin eş ruhu ve nasıl insanlardan etkilendiği görülüyor mu haritasında?  Ve halk arasında söylenen “yıldızımız barışmadı” sözünün astrolojik bir anlamı var mı ve yıldızların bir olması ne anlama gelir?

Evet, nasıl ki doğum haritasında kişilik özellikleri ve gelecek görülebiliyor, kişinin anlaşacağı insanların yapısı, burçları da görülüp tahmin edilebiliyor. Doğum haritasında kişinin aşk ve evlilik yaşantısını temsil eden evler ve yıldızlar vardır. Bunların Astrolojik analizi kişinin etkilendiği insanların özelliklerini, hangi burçlarla anlaşıp anlaşmayacağı, nasıl birini eş veya sevgili olarak çekebilceğini ortaya koyar. 

İki kişinin doğum haritasını karşılaştırdığımızda ise, aşık olup olmadıkları, anlaşıp anlaşamayacakları, ruh eşi olup olmadıkları ortaya çıkıyor. 

Halk arasında “yıldızım barışmadı” sözünün astrolojik karşılığı var tabii. Kişilerin bazı yıldızları birbiriyle çok çatışmalı açılar yapınca, kişiler arasında çatışma da kaçınılmaz oluyor. Aynı şekilde, kişiler arasında pek uyumlu açılar yoksa, o zaman aralarında bir anlaşma, bir sempati doğmuyor. 

6. Kitabınızda ünlülerin haritalarından örnekler vererek aşk hayatlarını yorumluyorsunuz. Özellikle Yılmaz Erdoğan ve Belçim Erdoğan ile ilgili söyledikleriniz ilginç. Bundan biraz bahseder misiniz?

Öncelikle Türkiye’de çalışan bir astrolog olarak ülkemizin ünlüleri hakkında biz astrologların bir şikâyetini dillendirmek isterim.

Türk ünlülerinin doğum haritası maalesef bilinmiyor. Ünlülerimiz nedense doğum saatlerini vermekten çekiniyor. Bu çekince çok saçma. Dünyaya baktığımızda, Obama’dan tutun Madonna’ya kadar bütün gelmiş geçmiş ünlü şahsiyetlerin doğum haritası dakikası dakikasına bilinir, doğum haritaları birçok astrolojik sitelerde mevcuttur, dileyen herkes görebilir. 

Peki, yabancı ünlüler neden çekinmiyor da bizim ünlülerimiz çekiniyor? Kusura bakmasınlar, bu gereksiz kuruntudan başka bir şey değil. Ne yapacağız haritalarını, alıp büyü yapacak değiliz. Astrolojiyi biraz bilen insan astrolojinin bilimsel bir alan olduğunu, büyü müyüyle alakası olmadığını bilir. Ya da ünlü kişilerin tüm bilgilerini kamuyla mı paylaşacağız? Olur mu öyle şey? Bundan şüphe etse, Obama etmeliydi. Yani, özetle bu gereksiz çekinmeler yüzünden biz astrologlar ülkemizin ünlü kişilerinin net doğum haritalarını bilemiyoruz, bu yüzden istatistiksel çalışmalar yapmak üzere açıkçası yabancı ünlülerin doğum haritalarından faydalanıyoruz. 

Kitabımda ilişki analizi çerçevesinde, dikkat ederseniz, mecburen yabancı ünlü çiftlerin doğum haritalarından faydalandım ağırlıklı olarak. Öte yandan, okurların merak ettiği ülkemizin bazı ünlü kişilerinin ise, net doğum saati olmayınca, sadece Güneş burcuna göre genel doğum haritalarını çıkardım – neyse ki doğum gün ve yıllarını gizlemeyenler var. Bunlardan biri Yılmaz Erdoğan ve Belçim Bilgin çifti.

Yılmaz Erdoğan ile Belçim Bilgin’in Sinastri yani ilişki uyum haritası gerçekten güçlü ilişki örneklerinden biri. Kadersel bağları çok kuvvetli. Birbirini güçlü bir şekilde değiştiren ve dönüştüren yapıları var. 

7. Size astrolojik haritalarını yorumlatan kişilerden genellikle nasıl tepkiler alıyorsunuz? İnsanlar en çok neyi bilmek istiyor?

İnsanlar önce, ne zaman evleneceklerini ve kariyerlerinde başarılı olup olmayacaklarını bilmek için başvuruyorlar, sonra bu bilgilerin harici ve ötesinde devasa bilgilerle karşılaşınca şok oluyorlar. 

En başta, kişiliklerinin en girdili çıktılı yanlarını onlara anlatınca, ani bir uyanış yaşıyorlar. “Benim bile farkında olmadığım derin yanlarımı nasıl bilebildiniz?” diye şaşkın bir şekilde soruyorlar. 

Bir danışanımın yanıtı çok enteresandı; “20 yıldır birlikte olduğum insanların bile bilmediği bir özelliğimi nasıl bilebildiniz, şoktayım, galiba siz astrolojinin ötesinde yeteneklere sahipsiniz, medyum falansınız,” dedi. Ben de “Hayır, medyum değilim, sadece astroloğum,” dedim. 

Astroloji böyle bir şey, insanlar astrolojiyi sadece burcunun yüzeydeki basit özelliklerini ve gelecekle ilgili birkaç bilgiyi veren bir alan sanıyorlar. Öyle olmadığını anlayınca astrolojiye hayran kalıyorlar.

Ben danışanlarıma, gelecek yorumundan önce kişilik ve genel hayat analizi almalarını tavsiye ediyorum. Bazıları “Ben kişiliğimi biliyorum, gerek yok, gelecekle ilgili bilgiler almak istiyorum sadece,” diyorlar. Ama kişiliklerinin göremedikleri öyle çok yanı var ki bilseler, o kişilik asıl geleceği belirleyen şey. İşte, bunun farkına varanlar, öncelikle kişilik, genel potansiyel ve genel hayat yapıları hakkında danışmanlığın önemini bilip ona göre danışmanlık talep ediyorlar. 

İlişki analizinde ise, ilişkilerinin geleceğinden çok aslında, kişilerin birbirini yakından, derinden tanımasını sağlayan özelliklerini anlatıyorum, “Sen partnerinin bu bu özelliğinin farkına var. Sizin ilişkinizi tıkayacak olan şey şu şu davranışlarınız. Bunları aşmanız lazım, bunları nasıl aşabilirsiniz?” şeklinde analiz yapınca, o zaman o analiz gerçekten ilişkinin geleceği ve hayrına çok faydalı oluyor. 

8. Haritasında "sert açılar" denilen açılara sahip kişilerin hayatları gerçekten çok zor mu geçiyor? Bununla ilgili örnekler var mıdır?

Aslını isterseniz, haritalarında sert açıları bol olan kişiler dünyada en başarılı olan kişilerdir!

Alanlarında zirveye çıkan insanların haritalarına baktığımızda, hiçbirinin bol üçgen/ olumlu açıları olan haritaları olmadığını, bilakis bol sert açıları olduğunu görürüz. 

Sert açıların genel tabiatı “çatışma” vermesidir, kişiyi sert açı yapan alanda “değişime” zorlamasıdır. İşin sırrı öncelikle “değişime hazır ve gönüllü olmakta.” 

Çatışma yaratan sert açıların yüksek enerjilerini değişim ve başarı amacına yönlendirince, başarı gelir arkasından.

Düşünün, hangi unutulmaz şarkının arkasındaki gerçek hikâye sıradan bir aşk hikâyesidir…  Mutlaka acı veren bir ayrılık yaşamıştır kişi veya çok şeyi feda edecek denli âşık olmuştur. İşte, o kişi aşk acısının etkisinde hayata küsmeyi bırakıp o aşkını veya acısını şarkıya döktüğünde birden listeler alt üst olur, şarkı patlar, kişi de birden dünyaca ünlü şarkıcı olur…

Sert açı böyle bir şeydir… 

Sert açının enerjisi kötü veya negatif değildir… Adı üstünde “sert enerji”dir ve bir o kadar da “yüksek volumlü enerji”dir.

Kişinin seçimleri o sert açıyı negatife veya pozitife dönüştürür. Kimi o yüksek enerjiyi negatifleştirebilir ve o enerjiyi bastırarak ya da kavga ederek boşa harcayabilir. Kimi de, o yüksek enerjiyi alıp başka bir alana yönlendirip, tıpkı ırmağın akışını bentler aracılığıyla değiştirebildiğimiz gibi, başka alanda pozitif eylemler için kullanırsa, o zaman o alanda büyük başarılara imza atar! Mesele budur. 

Maalesef ünlülerin çoğu demeyim ama bir kısmı en azından, geçmişte mutsuz yaşamış insanlardır. Bu mutsuzluktan kurtulmak için, kendilerine açtıkları yolda, işte, bu sert açıların yüksek enerjilerini o yola kanalize ettiklerinde sonuç büyük başarı oluyor. 

Peki, evet, başarı oluyor ama ya kendilerini mutsuz eden alanda mutluluk mümkün değil mi, sert açının etkilediği asıl konuda yani..? Mümkün tabii, ne zaman ki o sert enerjiyi başka alana kaydırıyorlar,  işte o zaman sert enerji negatif enerjiye dönüşmek tuzağından kurtulup pozitif enerjiye dönüşüyor. Bu durum daha sonra, kişiyi mutsuz eden olaya da başka türlü bakmasının, bunun akabinde, mutlu edecek çözümler üretmesinin da kapılarını açıyor. O yüzden tavsiyem şudur: “Lütfen sert enerjilerinizi kendinizi mutsuz ederek boşa harcamayın, işinize yarayacak alana yönlendirin.” 

9. Kitaptaki en ilginç bilgilerden biri ise insanların evleneceği zamanın hesaplanabilmesi. Birden fazla evlilik yapan kişilerin haritalarında kaç evlilik yapacağı belli midir? 

Doğum haritasından, bir ya da birden fazla evlilik yapılacağı belli oluyor, bazı yıldızlar bu konuda ipuçları veriyor. Ancak kaç evlilik yapacağı belli olmayabilir bana göre. Örneğin, bir kişinin 2-3 evlilik yapabileceğini görebiliriz, ama o kişi tutar 7-8 kere evlenebilir. Bana göre, net olarak kaç evlilik yapacağını bilmek zor ama birden fazla evlilik yapacağını bilmek mümkündür. Kişi kendini değiştirmek yerine, sürekli eşini değiştirmeyi seçerse, onun evlilik sayısına yetişmek zor olabilir…

Evlilik yaşı çeşitli şekillerde hesaplanabilir. Transit yıldızlar üzerinden evleneceği zamanı bulabiliriz,  ayrıca başka tip haritalardan evleneceği zamanı bulabiliriz. Astrolojide tek harita yoktur, yani sadece doğum haritası üzerinden transit gezen yıldızları kıyaslayarak bakmamız şart değil. Çok değişik harita tipleri vardır. Kişiye özel Güneş dönüşü haritaları yani yıllık haritalar, Ay dönüşü haritaları, Solar arc, Progress harita, Profeksiyonlar vs. çok harita tipi vardır. Bundan başka, doğum haritasındaki ev ve yıldızların bulduğu dereceleri belli bir formülle toplayıp çıkararak da bulabiliriz. Örneğin, bir kişinin Venüs’ü 23 derecede ise, evlilik evi 11 derecede ise, bunları toplayıp bu kişi 34 yaşında evlenebilir, diyebiliriz.

10. Astroloji üzerine yazdığınız kitabın devamı gelecek mi, yıldız haritanızda ne görüyorsunuz? 

Kitabın devamı gelecek kesinlikle. Astroloji üzerine araştırmalar yapmayı ve bunun üzerine kitap yazmayı seviyorum. İnsanların astrolojiyi daha fazla bilmesine, tanımasına olanak veren kitapların faydası çok. Ülkemizde Astroloji üzerine yazan çok az insan var.. Daha çok kitap çıkmalı, bu alanda sağlam bir külliyat oluşturulmalıdır. Yabancı kaynaklı kitaplara başvurmak zorunda bırakılmamalı insanlar. Ben astroloji öğrenirken, açıkçası yüzde 90 yabancı kaynaklara başvurdum mecburen, çünkü Türkçe kitap parmakla sayılacak denli azdı. Bence işini seven ve bilen her astrolog yazmalı. 

Şimdi, ikinci kitabımı yazıyorum. Bu sefer 2014 Yıllık Burç Yorumları kitabı olacak. Aralıkta piyasaya çıkacak inşallah. 

Ondan sonra, yazmayı çok istediğim ve bunun üzerine araştırmalara başladığım konu ise “Karma Astrolojisi.” Hedefim bu konuda kaynak olabilecek, iyi bir kitap çıkarabilmek. Bunun için 2015 tarihini not ettim, yıldız/doğum haritam üzerinden transit gezen yıldızlara bakarak, 2015’in kitap çıkarmak için iyi bir zaman olduğunu düşünerek…

Bir Cevap Yazın