Gözde Aktürk tarafından yazılmış tüm yazılar

Yalnızız’daki Ütopik Alt Metin: Simeranya

GÖZDE AKTÜRK

Peyami Safa, ortaokul ders kitaplarının etkisiyle sadece Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’ndan ibaretmiş gibi düşünülür genellikle. Ne var ki Safa, Türk edebiyatında istisnai bir romancıdır. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu ile insan psikolojisini nasıl derinlemesine tahlil edebildiğini kanıtlamış olmakla birlikte “Biz İnsanlar”, “Matmazel Noraliya’nın Koltuğu”, “Yalnızız” gibi romanlarında bu tahlilin ötesine geçmiş; romanlarına felsefi, varoluşçu bir boyut kazandırmıştır. Karakter analizleri, insan ilişkileri, yozlaşmış düzen, etik değerlerin sorgusu konularında bir manifesto sayabileceğimiz “Yalnızız”,  içinde “Keşke daha etraflı anlatılsaymış,” dediğimiz bir ütopya barındırır. Ayrıca yazarın düşünce ve sanat gücünü en iyi yansıtan romanlarından biridir.

Yalnızız’daki Ütopik Alt Metin: Simeranya yazısına devam et

Rıfkı Almaz: Türk İşi Ekşın!

Klasik eserlerin; ağır, felsefi yönü ağır basan, sindirerek okunması gereken kitapların yanında biraz nefes almak ve alternatif edebiyat dünyasına dalmak gerekiyor. Aksiyona dayalı, gerçekçi, olay ağırlıklı, heyecanlı, eğlenceli ve mizahtan uzaklaşmayan filmler kadar bu tarz kitaplar da bir ihtiyaç.  Mehmet Doğan’ın ilk romanı Rıfkı Almaz-Arabesk Bir Fikşın, daha kapağını görenlere eğlence ve macera dolu bir roman olduğunu hissettiriyor. Tarafımdan biraz gecikmeli bir okuma ve paylaşma oldu fakat ne demişler; “Late is better than never.”

Rıfkı Almaz: Türk İşi Ekşın! yazısına devam et

Bu Filmleri Görmeden Buralardan Gitmeyin: Son On Yılın En iyi On Türk Filmi

kosmosSinemayı eğlenceden öte bir tutku olarak gören kişilerce oluşturulan "filmloverss.com" adlı internet sitesi 2011 yılında yola çıkmıştı. Amaçları sinemaseverlere gayet mütevazı ve içten bir şekilde rehber olmaktı. Çok sayıda takipçisi olan site, son on yılın en iyi on filmini seçti.

Bu Filmleri Görmeden Buralardan Gitmeyin: Son On Yılın En iyi On Türk Filmi yazısına devam et

“Lakin kaderi değiştirmek istiyorsan önce kabul etmelisin.” – Gündüz Öğüt’le Söyleşi

Söyleşi: Gözde Aktürk

İzmirli müzisyen ve yazar Gündüz Öğüt’ün fantastik öyküler içeren “Kader Bozucu” adlı öykü kitabı, bir süre önce Yitik Ülke Yayınları’ndan yayımlanmıştı. Aynı zamanda Fabisad üyesi olan, “Gezi olaylarında ortaya çıkan kitleler, fantazyaya meraklı, distopyalardaki diyarları yaşadıkları diyara döndürme çabasında olan, çok üst bir realitenin şafağını muştulayanlardır.” diyen yazarla bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gündüz Bey, sosyal medyadan da takip ediyoruz; “Kader Bozucu” çok güzel tepkiler alıyor, öncelikle sizi tebrik etmek ve bu kitap hakkında konuşmak istiyorum. Öyküler; fantastik, distopik özellikler taşıyor; fantazyaya ilginiz ne zaman ve nasıl başladı?

Çok küçük yaşlarımdan gelen bir merak ve zaaf diyebilirim. Fantazyaya her zaman kendimi çok yakın hissettim. Bunun temel nedenini insan ruhundaki yatkınlıkları ve eğilimleri bir kenara koyarsak, ilgi ve merakımın somut kaynağında yatan unsurlardan biri çok yaşlı ve şaman inançlarına sahip bir köy kadını olan Zübeyde Nenem, ya da Babaannemle geçirdiğim çocukluk yıllarını gösterebilirim. Rahmetli Nenem, şu yaşa gelmeme rağmen hiçbir yerde duymadığım ve okumadığım çok muhteşem masallar bilirdi ve bana bunları sürekli anlatırdı. Bana bu olağanüstü dünyanın kapılarını açan kişidir kendisi. O bana bir masal anlatırdı ama en kısası yarım saat falan sürerdi. Sonra da benden bir masal anlatmamı isterdi. Ben ona masal bilmediğimi söylediğimde, iyi ya zaten ben de bilmiyorum, sadece anlatmaya başlayınca ağzımdan dökülmek için bekleyip duranları sana aktarıyorum gibilerinden yanıtlar verirdi. Ben de o küçük hayal dünyamla -aslında o yaşlardaki sınırlanmamış, sansüre uğratılmamış saflık ve cüretkârlıkla masallar uydururdum. İşte benim 3-4 yaşlardan itibaren başlayan fantastik dünya yolculuklarım bu şekilde başladı.

Bu geleneğin devamı olarak da oğlum doğduktan sonra ona her gece uydurma spontan masallar anlatmaya yıllarca devam ettim durdum. Masallarda umut vardır, merak edilen sayısız zaman mekân boyutları ve karakterler vardır. Çok sıradan bir insanın basit gibi görünen bir seçimin sonrasında çok özel ve önemli bir kahramana dönüşmesi mümkündür.

Günümüz Türkçesinde artık masal anlatmak yalan söylemek anlamında bile kullanılıyor. Oysa masal dediğimiz meseller, kayıp kadim bilgeliğin bizlere hala ulaşmaya çalışan normal gözle görülemeyen dünyaları, sesi kulaklarla duyulamayan fısıltılarıdır. Ve gerçek bilgelik kaynaklarından süzüle süzüle sembollerle bezenerek akıp gelen bilgi pınarlarıdır.

Fantazyaya ilgi duymamı ve sağlayan ve beni bu dünyaya çeken ikinci unsur ise kişilik veya karakter ya da ruhsal özelliklerimle ilgili olabilir. Olacakları çok küçük yaştan beri rüyada görmek, basit olsa söylenecek sözleri önceden tahmin etmek. Zaman zaman farklı algılamalara sahip olmak benim çocukluğumda çok doğal olarak yaşadığım durumlardı. Örneğin babam geçmiş yaşamlarını hatırlayan bir insandı ama bunu bana yirmili yaşlara geldikten sonra söylemişti. Babaannemde şifacılık gibi özellikler vardı.

“Lakin kaderi değiştirmek istiyorsan önce kabul etmelisin.” – Gündüz Öğüt’le Söyleşi yazısına devam et

Assos’ta Felsefe

assoskefalonia2-1Ege toprakları felsefenin beşiğidir. Felsefeyle ilgili bir etkinlik için Ege’nin bir köşesinden daha ideal bir mekân yoktur kuşkusuz. Assos, doğal güzelliğinin yanında başka bir önem daha taşıyor. Filozof Aristo, yaşamının bir bölümünü Assos’ta geçirmiş ve burada felsefe dersleri vermiş. İşte bundan hareketle 14 senedir Assos’ta Felsefe Günleri düzenleniyor.

Assos’ta Felsefe yazısına devam et

Gülten Akın, Metin Altıok Şiir Ödülü’nün Sahibi Oldu

gultenGeçtiğimiz sene Kırmızı Kedi Yayınevi, Metin Altıok’un ailesiyle birlikte Metin Altıok Şiir Ödülü düzenlemişti. Bu sene de Doğan Hızlan başkanlığında Hilmi Yavuz, Güven Turan, Talat Sait Halman, Ali Cengizkan, Haydar Ergülen ve Eray Canberk’ten oluşan seçici kurul,  kararını Gülten Akın’dan yana kullandı ve ödül, şairin “Beni Sorarsan” adlı şiir kitabına verildi.

Aylak Adam Yayınları Öykü Yarışması Düzenliyor

Köşelerinde sessiz sedasız yaşayan genç öykücüleri kitlelere tanıtmak, edebiyat dünyasına hareket katmak amacıyla düzenlenen bu yarışmaya, daha önceden bir süreli yayında yayımlanmış öyküleriniz varsa bile katılabilirsiniz fakat önceden yayımlanan bir öykü kitabına sahip olmamanız gerekiyor. Yazdığınız öyküler bir öykü kitabı oluşturacak kıvama geldiyse yarışmaya başvurabilirsiniz.

Aylak Adam Yayınları Öykü Yarışması Düzenliyor yazısına devam et