Öykü Toros Irvana tarafından yazılmış tüm yazılar

Selçuk Baran Öykü Ödülü

Galapera Sanatevi, 4 Kasım 1999 tarihinde yitirdiğimiz, edebiyatımızın usta yazarlarından Selçuk Baran’ın adını yaşatmak için düzenlediği öykü ödülünün bu yıl üçüncüsünü veriyor.

Ödül seçici kurulu Selim İleri, İnci Aral, Sezer Ateş Ayvaz, İlknur Özdemir, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Nemika Tuğcu ve Turhan Günay‘dan oluşuyor.

Ödül bu yıl daha önce yayımlanmamış ve başkaca bir ödül almamış, öykü kitabı bütünlüğü taşıyan bir dosyaya verilecektir. Ödüle katılmak isteyenlerin yapıtlarını en son 25 ocak 2015 tarihine kadar, Galapera Sanat, Tünel, Ensiz sokak, Şeref apt. No 4 Kat 2, Beyoğlu adresine göndermeleri gerekiyor.

Detaylı bilgi için: http://www.galapera.org/selcuk-baran-oyku-odulu/

Sertap Yar ile “Sevgisiz” Romanı Üzerine Söyleşi– Güzel Zeynep Süphandağ

            ‘Baba’ ne derin kelime… İnsanın hayatının pusulası, sığınağı; acısı, tatlısı. Bir babanın varlığı ya da yokluğu evladı için bir devrimdir. İnsan babasıyla şekillenir. ‘Sevgisiz’ bu teşekküllerin romanı… Toplumun etik adı altında basmakalıplaşmış kurallarının peşinden ailesini ezip giden bir baba, kendi doğruları dışında hiçbir doğruyu kabul etmeyen baskıcı bir baba, hayata erken yaşta veda etmek zorunda kalmış bir baba, aşırı ilgiyle kızını şımarttığının farkında olmayan bir baba, oğluyla farklı ülkelerde yaşayan bir baba ve bu babaların arkalarında kalan çocuklarının birbirleriyle kesişen yaşam öyküleri…

            Herkesin eksikleri vardır. ‘Sevgisiz’ eksiklerimizi bilerek ya da bilmeyerek nasıl tamamladığımızı; bunları hayata nasıl yansıttığımızı bizlere gösteren bir roman. Sertap Yar, hayatı; aşılan basamakları içine katlaya katlaya akıp giden yürüyen merdivenlere benzetiyor. Bizler o merdivende nelerden etkilendiğimizi ve kendimizi nasıl dışa vurduğumuzu bilmeden  ya bekleyerek ya da basamakları atlayarak çıkıyoruz yukarı. Romanda bu merdivende karşılaştığımız karakterler çok canlı, içimizden. Karakterlerin ortak özellikleri ‘özgürlükleri’ Kitabın şarkısı ise Duman’dan ‘Kırmış Kalbini’… Kalbi kırık karakterlerin yaşam öykülerini okurken şaşıracaksınız, üzüleceksiniz ve nasıl bittiğini anlamayacaksınız. En önemlisi de kitapta sizi düşündüren birçok cümlenin yer alıyor olması. Beni en çok düşündüren şu cümle oldu: ‘İnsanlar yoksun kaldıkları duygulara aşırı anlam yüklerken, dolu dolu yaşadıkları duygulara ise hak ettiği değeri vermiyorlar mıydı? ‘ İyi okumalar, bakalım Sevgisiz sizlere neler düşündürecek.

Sertap Yar ile “Sevgisiz” Romanı Üzerine Söyleşi– Güzel Zeynep Süphandağ yazısına devam et

Sessiz Sinema Günleri İstanbul Modern’de

chaplingribckgrndSinema tarihine öncülük eden sessiz filmler canlı müzik eşliğinde Türkiye'de ilk kez "İstanbul Sessiz Sinema Günleri" adıyla izleyiciyle buluşuyor.

9-12 Ekim tarihleri arasında İstanbul Modern’de gerçekleşecek olan etkinlikte sinemaseverler, sinemanın sessiz dönemi olan 1896 ila 1927 yılları arasında çekilmiş filmleri canlı müzik eşliğinde izleme fırsatı yakalıyor.

Detaylı bilgi için: http://www.sessizsinemagunleri.com/

Kukla Festivali Başlıyor

kuklaHer yıl dünyanın dört bir yanından birçok kuklayı ve kukla tiyatrosunu İstanbullularla buluşturan, Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 16 – 26 Ekim 2014 tarihleri arasında perdelerini açıyor.

Cengiz Özek’in sanat yönetmenliğinde gerçekleştirilecek olan festival bu yıl, Karagöz sanatının yurdumuzdaki en önemli ustalarından biri olan Tacettin Diker anısına düzenleniyor.

Dünyaca ünlü kukla ustalarının performanslarını sergileyeceği festivalde, 15 farklı ülkeden 30 kumpanya ve 70 gösteri sahnelenecek. Festivalde oyunların yanı sıra sergiler, workshoplar, film gösterimleri de yer alacak.

Detaylı bilgi için: http://www.kuklaistanbul.org/tr

KIRKINDAN ÖNCE ÖLENLERİN TÜRKÜSÜ – Türkiye Yazarlar Sendikası

kirkindanTürkiye Yazarlar Sendikası, “Emek-Saygı Günleri”nin ilkini “genç ölümler”e ayırdı. Şiirimize emeği geçmiş, türküsü yarım kalmış şairlere adanan etkinlikte şairler, arkadaşlarını anacaklar.

 

Genç yaşta aramızdan ayrılan Soysal Ekinci, Öztürk Uğraş, Doğan Ergül, Özge Dirik, Zafer Ergin Karabay, Kaan İnce, Nilgün Marmara, Didem Madak, Kaan Çança, Arkadaş Zekai Özger, Uğur Kaynar, Tayfun Ger, Cenk Koyuncu, Rahmi Durmaz, Kemal Kale, Ender Sarıyatı’nın şiirlerini şair dostları Altay Ömer Erdoğan, Cafer Yıldırım, Cengiz Kılçer, Hakkı Zariç, Halil İbrahim Özbay, Hüseyin Köse, Kadir Aydemir, Mazlum Çetinkaya, Mesut Aşkın, Mutlucan Güvendir, Neşe Yaşın, Nur Saka, Ömer Turan, Özgün E.Bulut, Sezai Sarıoğlu, Şeref Bilsel ve Tozan Alkan okuyacak.

 

TYS adına yönetim kurulu üyesi Hakkı Zariç’in açılış konuşmasıyla başlayacak etkinliği Sezai Sarıoğlu sunacak.

 

Etkinlik, 27 Eylül 2014 Cumartesi günü saat 15.30'da Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde yapılacak.

 

Melike İnci ile “O Anda” Romanı Üzerine Söyleşi– Güzel Zeynep Süphandağ

o-andaHerkesin içinde ‘giz’leri, bir meleği bir de şeytanı vardır. Hangisinin ön planda olacağını ya siz ya da şartlar belirler. Bir insanı tam anlamıyla tanımak mümkün değildir; çünkü her şartta görmemişizdir. Bu sebepten kendimizi bile tam anlamıyla tanıyamayız. “O Anda” romanı tam da bu şartların romanı işte! Sorgulayan, sorgulatan; eksiklerimizi düşündüren, ‘yabancı’mızı aratan ve eğer zaten hayatımızdaysa fark etmemizi sağlayan bir roman. Aslına bakarsanız çoğu ‘sıra dışı zırvalıklarının’ ötesinde gerçekten sıra dışı.‘Yok artık!’ dedikten bir beş dakika sonra gerçekten anladığımız karakterlerden oluşuyor ve karakterleri çok seviyoruz. Zaten anladığımız, anlamlandırabildiğimiz şeyleri severiz ya hani, tam o hesap. Karakterler öyle içten ki sanki bir balıkçıda karşılaşıp ‘Merhabalar Yasemin’cim, sen doğru olanı yaptın dostum’ falan derken bulabilecekmiş gibi hissediyorsunuz kendinizi

Romanda hayata dair müthiş çıkarımlar var. “Melike İnci aforizmaları” diye toplasak yeridir. Ben sizler için birkaç favori çıkarımı aldım buraya:

‘Korkma, benden sana zarar gelmez, sen kendine yetersin.’

‘İnsanlar değişmiyordu. Değişik gelen bilinmeyen yönlerinin ortaya çıktığı anlardı.’

‘Bir kadının ne yapmaya çalıştığını anlamadığında, asıl amacının ne olduğunu sor. Köşeye kıstırmış olacaksın.’

‘Aşk yoksa zaman yoktur.’

Herkesin kendi çıkarımlarını bulabileceği muhteşem bir kitap. Ben bu romanın arkasına Bülent Ortaçgil’den ‘Sensiz Olmaz’ı soundtrack yaptım; ‘Anlamak çözmeye yetmez… Aşk bir dengesizlik işi…’ Mutlaka okuyun bitmesin diye idareli okuyacaksınız.

Melike İnci ile “O Anda” Romanı Üzerine Söyleşi– Güzel Zeynep Süphandağ yazısına devam et

“Kütüphane Şenliktir” Heybeliada’da Gerçekleştiriliyor

heybeliada_kutuphane_mühür-01Heybeliada Kütüphanesi Koruma Girişimi,  Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi, Okul Kütüphanecileri Derneği ve Okuma Ajansı’nın işbirliği ile düzenlenen “Kütüphane Şenliktir” temalı Kütüphane Şenliği 27 Eylül Cumartesi günü  saat.09.00-20.00 saatlari arasında Heybeliada Şenlik Alanında (İskele Meydanı) gerçekleşecek.

Şenlikte, her yaştan kütüphane kullanıcısı ile  kütüphaneci, yazar, ressam, heykeltraş, müzisyen, fotoğraf sanatçısı, pandomim sanatçısı,  drama lideri, tiyatrocu, masal anlatıcısı, gazeteci ve farklı disiplinlerden bilim insanlarını ve araştırmacılar bir araya gelecek.

Heybeliada iskele meydanında  birbirinden farklı ve ilgi çekici atölyelerle gerçekleştirilecek olan şenlik aynı zamanda kitap takası, söyleşiler ve pandomim gösterisi gibi etkinlikleri de içerecek. Çocuklar başta olmak üzere hemen her yaş grubuna hitap edecek atölyelerde evreni anlamaktan, bir çalgıyı tanımaya, bedeni ve sesleri keşfetmekten, ayraç yapmaya kadar pek çok farklı çalışma yapılacak.

Detaylı bilgi için: www.kutuphanesenliktir.org 

“Gülibrişim”- #öykü – Elif Yonat Toğay

G

GÜLİBRİŞİM

ELİF YONAT TOĞAY

 

"Öz ağabeyinin kafasını kırmışsın. Doğru mu?"

"Doğrudur, Hâkim Bey."

"Adamın kafasına yirmi sekiz dikiş atılmış."

"Atılmıştır, Hâkim Bey."

Yaşlı hâkim kaşlarını çatmış, gözlüğünün üzerinden kürsüdeki sanığı inceliyordu. Koca gözlü, ufacık tefecik, cimbakuka bir kızdı. On sekizinde var yoktu. Yarma gibi adamın kafasını nasıl kırmıştı, tuhaf şey doğrusu.

"Yani suçunu itiraf ediyor musun?"

"Yoo, ben suç işlemedim, Hâkim Bey."

"Kızım, şahitler var. Odunla vura vura yarmışsın adamın kafasını."

“Gülibrişim”- #öykü – Elif Yonat Toğay yazısına devam et

Ağaca dönüşen #kitap: YİTİK ÖYKÜ – Kitaba katılın, 2. Baskıda yer alın! #YitikÖykü

Ağaca dönüşen ilk kitap: Kadir Aydemir’in yayına hazırladığı “Yitik Öykü” kitabı çıktı, tüm kitapçılarda…

Twitter üzerinde Yitik Ülke Yayınları (@yitikulkeyayin) okurlarıyla beraber hazırlanan bu kitap yaratıcı kısa öykülerden, hatta tam anlamıyla kıpkısa öykülerden oluşuyor. Birkaç cümle ile bir öykü dünyası yaratmanın ne kadar zor olduğunu bilmeyen yoktur, işte bu kitapta yazılan öyküler bu türün hem iyi hem de keyifli yeni örneklerini bir araya getiriyor.

“Yitik Öykü” kitabının tüm geliri ile ağaç fidanları ve çeşitli tohumlar alıp hep birlikte bir “orman” kurmak istiyoruz. Kısa öykünün çarpıcı ve çekici yolculuğuna davetlisiniz. Bize katılın. Bu kitabı okuyun.

KİTABIN 2. BASKISINDA YER ALABİLİRSİNİZ, kitabımızı okuyup kısa öykünüzü kitaptaki bölümlerden birine, en uygun sayfaya yazın (kullanıcı adınızı da kitaptaki gibi ekleyin) ve bunun fotoğrafını bizimle Twitter’da  #YitikÖykü @yitikulkeyayin etiketiyle+adresiyle paylaşın. Yayın kurulumuz seçtiği tweet’leri kitabın 2. ve sonraki baskılarında değerlendirecektir. Her yeni baskıda aramıza onlarca yazar katılacak.

Kitabımızı sosyal paylaşım sitelerinde (Instagram, Twitter, Facebook ve bloglar vs.) paylaşalım, duyuralım. 

Kitabı alıp okumak ve ormanımıza destek olmak için TIKLAYIN

#öykü “Janjanlı Güvercin” – Tuba Kır

JANJANLI GÜVERCİN

Tuba Kır

 

“Boğazımda bir düğüm, öyle bir düğüm ki yeşilden laciverte, lacivertten mora çalan. Bir düğüm ki gürültülü, hırıltılı. Boğazımda bir düğüm, acı acı kokan. Göz yaşartan.

Yer değiştiren bir düğüm boğazımdaki. Bazen karnımı, bazen sırtımı, bazen ciğerlerimi zapt eden. Yakan, naneli, öksürten.

Epeydir var. Seksenlerin acıklı filmlerinde, unutulmuş bir şarkıda, neşeli, hiç olmayacak anlarımda nükseden. Rahatsız eden.

Ağla ağla çıkmayan, bağırdıkça yerleşen, konuştukça artan, sabrettikçe çoğalan. Boğazımda bir düğüm, benimle yaşayıp, büyüyen.”

#öykü “Janjanlı Güvercin” – Tuba Kır yazısına devam et