Yitik Ülke ile fazla ilgilenemiyoruz… Haber giremiyoruz, öykü ve şiirler ekleyemiyoruz şimdilik… Ama az kaldı… Sitenin hem içeriğini hem de görüntüsünü baştan aşağıya değiştireceğiz… Şu sıralar nadir de olsa bazı edebiyat haberlerini -zaman buldukça- eklemeye çabalıyoruz. Sabrınıza ve ilginize teşekkürler…
8 yıl oldu yola çıkalı, yeni sürprizlerle devam edeceğiz…
AHMET OKTAY
ŞİİR: “DİLİN İÇİNDEKİ YABANCI DİL”
Şiirin iç çekişinde ya da haykırışında duyduğumuz, varlığın ve
varoluşun sesidir. Eğer şiir, en derin metafizik kaygıları olduğu
kadar, en güncel politik istekleri de dile getirebiliyorsa, bu ; hem
toplumsal etkinliğimize hem de tinsel beklentilerimize ait
oluşundandır.
Şiiri bir biçim sanatı olarak tasarlamak ya da tanımlamak, onu bir
içerik sanatı olarak da tanımlamaktır. Biçimi olmayan hiçbir öz ve
vice versa; özü olmayan biçim yoktur. Sadece ilişkiler ve karşıtlıklar
vardır şiirde. Evet’le hayır arasında diyalektik bir gidiş geliş,
Şiir budur.
Şiirsel imge, tam da Hegelci/Marksçı anlamda, karşıtların birliği ve
çözülüşüdür. Tam da bu yüzden, şiirden hem her şey, yani tinsel ve
toplumsal yaşamımızın olumlu ve olumsuz ögeleriyle dolmuş bütünlüklü
görünümünü dillendirmesini hem de hiçbir şey olmamasını, yani
göndergesiz bir söylem kurmasını bekleriz.
Ama son kertede şiir, Pindaros’tan bu yana, toplumsala gömülüdür
(socially embedded) ve toplumsal olarak düzenlenmiştir (socially
regulated).
Şiir, belirsizlikle doludur. Şair, başladığı bir şiir hakkında bir ön
düşünceye sahip olsa bile, şiirinin bütününün ne olacağını bilmez.
Şiir, bir yerde bilinçdışı ile bağlantılıdır. İrish Murdoch, şiirin
“doymak bilmez her yerde oluşundan” söz eder. Evet, her yerdedir
şiir.
Şiirsel dil, sınırları iyice belirgin bir şey’in ya da bir duyumun,
betimi değil, bir haline geliş’in dilidir. Deleuze/Guattari ikilisinin
sözleriyle, şiir “dilin içindeki yabancı dildir”
Şiir, en uzlaşmacı göründüğü noktada bile, yabanıl ve hayırlayıcı
olmayı başarır. Verili gerçekle yetinmeyiş, şairin başkaldırıcı
gücünün besleyici toprağıdır. Şiirin düzeni, son kertede bir
düzensizliği ima eder.
Küresel kapitalizm imgeler alanını, yani sanatsal alanı da
sömürgeleştirmiş bulunuyor. Ama şiiri halâ sömürgeleştiremedi ve Pazar
Ekonomisi’ne eklemleyemedi. Magazinel edebiyat basını, şiiri halâ
manşet yapamıyor ve ayağa düşüremiyor. Nietzsche “çekiçle felsefe
yapmaktan” söz etmişti.
Şair, halâ çekiçle yazabiliyor.
Şiirİstanbul bu yıl daha büyük, daha iddialı
Tarih ve Toplum Bilimleri Enstitüsü (TTBE) ile Beyoğlu Belediye Başkanlığı’nın birlikte organize ettiği bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek olan Uluslararası Beyoğlu Şiir Festivali Şiirİstanbul, 24 ülkeden 30 şairi misafir edecek.
Uluslar arası Beyoğlu Şiir Festivali bu yıl 22-27 Nisan tarihleri arasında 3’üncü defa şiir severlerle buluşacak. 24 ülkeden 30 yabancı şairin katılacağı festivale Türkiye’den de 30 şair katılacak.
Bu yıl, içeriğinin belirlenmesine PEN Yazarlar Derneği, Edebiyatçılar Derneği, Adana “Özgür Pencere Edebiyat Sanat Derneği”gibi edebiyat kurumlarının da katkıda bulunduğu Şiirİstanbul, geçen yıllarda olduğu gibi başta Beyoğlu olmak üzere İstanbul’un tarihi mekanlarında, sokaklarında ve meydanlarında şiir tutkunları ile buluşacak.
Tiyatro, konser, panel ve seminerlerle renklenecek festival, bu yıl birçok ilki de beraberinde getiriyor. Festival kapsamında bu yıl ilk kez 7 lisenin edebiyat kulüpleri ile birlikte şairlerin katıldığı şiir okumaları ve söyleşiler düzenlenecek. Ayrıca festival kapsamında Prof. İlber Ortaylı, şair ve felsefe profesörü Philippe Tancelin, Paris Şiir Festivali Direktörü Yvan Tetelbom tarafından başta üniversiteler olmak üzere çeşitli mekanlarda konferans ve paneller düzenlenecek.
“ŞİİR TİYATROLARI”, 3’üncü Şiirİstanbul’un bir başka rengi olacak . Beyoğlu Belediyesi Muammer Karaca Tiyatrosu’nun ev sahipliği yapacağı bir dizi etkinlik kapsamında Genco Erkal ve DOSTLAR Tiyatrosu Nazım Hikmet’in şiirlerinden oyunlaştırılan “İNSANLARIM”ı; Düzce Belediyesi Şehir Tiyatrosu ise “Üç Garip Şair” adlı oyunu sahneleyecek.
Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (Kardeş Türküler) tarafından festival kapsamında konuk şairlerin ve müzisyenlerin de katılımıyla, gerçekleştirilecek konser ise festivalin müzikle buluştuğu nokta olacak.
“Semt Konakları” olarak, Beyoğlu Belediyesi tarafından hizmete açılan 9 konağın bazıları ise, deneyimli ve genç şairlerin halkla buluşacakları mekanlar olacak.