Tuna Ökten
Başlıktan da anlaşılacağı üzere, bilinçaltıma bir yolculuk yaptım. Bu yolculuk, biraz soyuta kaçtığından dolayı düşüncelerimi ve yaptığım yolculuğu alegorik bir düzlemde sizlere sunacağım.
Bir kere bu yolculuğun çok karanlık olacağını tahmin ettiğimden öncelikle yanıma bir fener aldım ve yürümeye başladım. İlk olarak; bilincimin arazisinde yürürken herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Bunu sizler de bilirsiniz. Her şey burda berraktır. Daha doğrusu olduğu gibidir. Bir kuşun ötüşü, trenin raylardan çıkardığı ses, kentin gürültüsü, uçağın havalanışı vs. Görüntüler ve sesler bilincimizde değişmez gerçeklik içinde tektir. Yani serçenin çıkardığı sesi x kişi de y kişi de aynı algılar. Gelgelelim bunlar gibi binlerce ilk görüntüyü atlayıp, bilinç arazimin son noktasına geldiğimde, aşağı doğru inen basamaklarla karşılaştım. Basamakaların hemen sol yanındaki levhada büyük puntolarla şu cümle yazıyordu: