Çok Yaşa #Shakespeare – Güneş Soybilgen

ÇOK YAŞA SHAKESPEARE

Güneş SOYBİLGEN

 

Dünyanın çivisi çıkmış; ey kahrolası kin,

Dünyayı düzeltmek içinmiş dünyaya getirilişim!

(HAMLET, I, 5, 189-90)

 

2014, 450. doğum günü dolayısıyla Shakespeare Yılı kabul edildi. Yaşamı ve eserleri Rönesans Dönemi’ne rastlayan ünlü İngiliz şair ve oyun yazarı William Shakespeare’in önemi evrensel bir dahi olmasından, her çağın insanı olmasından kaynaklanıyor. Eserleri hiç unutulmuyor, Shakespeare’i anmaktan hiç vazgeçmiyoruz, tüm dünyada eserlerinden etkilenen yazarlar, şairler, hatta film yapımcılarına rastlıyoruz. Oyunlarını izleme fırsatı olmayanlarımız, mutlaka sonelerini okumuş ya da Shakespeare uyarlaması filmleri izlemiştir.

Yüzyıllardır kaleminden insan gerçeğini her haliyle okuduğumuz Shakespeare, 2014’e adını verdi. İnsan olmanın onurunu, içsel çatışmalarını, en çapraşık hislerini bir kez daha bize hatırlatıyor, ayna tutuyor. Dünyada yoğun acılara şahit olduğumuz günlerde ihtiyacımız var insanlık onurunu hatırlamaya.

Shakespeare’in yaşamı ve kişiliği konusunda çok az şey biliyoruz, bildiğimiz, emin olduğumuz şey, bir devrin değil, tüm zamanların insanı olduğu. Oyunlarını sahneye koyduğu ünlü Elizabeth çağı İngilteresi’nde hem çok büyük trajediler (Hamlet, Kral Lear), hem de büyük komediler (Yanlışlıklar Komedyası, Bir Yaz Gecesi Rüyası) kaleme almış, bu iki bambaşka türü büyük bir maharetle kaynaştırmayı bilmiş olduğunu biliyoruz.

Eserlerinin en çarpıcı ortak özelliği evrensel temaları konu alıyor olması, beş yüzyıldır gündemde olması da ancak böyle açıklanabilir herhalde.

16 Nisan 1616’da yaşama veda etti Shakespeare. Bu bir son değildi onun için. Sözleri, şiirleri, oyunları evrende yankılanmaya devam etti. Bütün dünya bir sahneydi, bütün erkek ve kadınlar da sadece birer oyuncu. Girerler, çıkarlar. O da çıktı, ama gölgesi kaldı sahnede, dünya edebiyatında da her yüzyılda kendinden izler bırakarak.

Ölmek, uyumak;

Uyumak, belki de düş görmek…Evet engel burada.

Çünkü bu yaşam kargaşasından sıyrılınca

Ölüm uykusunda öyle düşler görebiliriz ki…

Bizi durduran budur.

(HAMLET, III, 1, 64-8)