Nereden Tanıyorsun

Kadir Aydemir

Ona olan sana da oldu. Gözbebeklerin büyüdüğünde, iç içe geçen şeffaf halkalar birleştiğinde, gözkapakların büyük bir gürültüyle kapandığında hissettin. Gözlerinin rengini nereden tanıyorsun? Gülüşünü? Dişlerinin ağzındaki dizilişini? Uzaklara bakıyorsun, bir şeyler düşünüyorsun, “Nereden, ey Tanrım nereden…” Bilmiyorsun. O konuştukça, sesini avuçlarına alıp eğiyorsun. Parmaklarının bulutları dağıtışını izliyorsun. Hoşuna gidiyor büyüler yapması. Saçları boynuna dolanıyor ve tüm vücudunu kaplıyor. Bir gülümseme yerleşiyor dudaklarına. Gece olmak üzere, kuşlar tüneklerinden çıkıp boşlukta kanat çırpıyorlar. Tuttuğun eli daha da sıkı kavrıyorsun. Bu duygunun sözcüğü yok. Oysa dakikalar geçiyor. Dakikalar, saniyeler, saliseler… Zaman yok oluyor. Suya dönüşüyor elleri birden. Damla damla eriyor gözlerinin önünde… Buz sevgiline acıyla bakıyorsun, o ise akıyor denize doğru. Ağlamaya başlıyorsun… Kalbinin tuzu onun tadına karışıyor…

Artık kim ayırabilir ki sizi; yaklaşan fırtına mı, güneş mi?

Yoksa su içmek için toprakta ilerleyen bilinmez kökleri mi yaşlı dut ağacının?

Bir Cevap Yazın