Gülşah Ataol “Karanlık ve Sessizlik, evrende ilk aşk” adlı ilk şiir kitabında, 10 yıldır yazdığı şiirlerini bir araya getiriyor. Birçoğunda göksel öğelerin masalsı öykülerinin anlatıldığı şiirlerinde aşk, sufizm, Türk mitolojisi ağır basıyor. Bozcaada’da yaşayan genç şair Gülşah Ataol, bu ilk kitabında Divanü Lügatit Türk’ten seçtiği sözcükleri kullanarak unutulmuş öztürkçe sözcüklerin hatırlanmasını sağlıyor.
Gülşah Ataol’un İlk Şiir Kitabı Çıktı
“Hicaz” Filminin Çekimleri Başlıyor
Yönetmenliğini Erdal Rahmi Hanay’ın yaptığı, “Hicaz” isimli filmimizin çekimlerine başlanıyor. Sinematek Derneği’nin “Bağımsız Filme Açık Destek Projesi” kapsamında çekilecek olan, yönetmenliğini Erdal Rahmi Hanay’ın, yapımcılğını Sinematek adına Yücel Ünlü’nün yaptığı, “Hicaz” adlı filmin çekimlerine Eylül ayında başlanıyor. Yönetmenin kendi senaryosunu yazdığı, “Karanlığa Bestelenen Makamlar” adıyla oluşturduğu üçlemenin ilk filmi olan “HİCAZ”ın çekimleri Fransa, Yunanistan ve Türkiye’de yapılacak.
Çekimleri Canon 5 D Mark 2 ile yapılacak filmin tüm oyuncuları halk arasından seçildi. İç içe geçen hikayeleriyle gerek senaryo gerekse çekimleri bakımından şimdiden sinemamıza yeni bir soluk getirecek film, ulusal ve uluslararası festivallere katılmayı hedefliyor.
“Kömür” Konulu Şiir Yarışması
1. KARADENİZ EREĞLİ ŞİİR FESTİVALİ “KÖMÜR” KONULU ŞİİR YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ
1. Karadeniz Ereğli Şiir Festivali “Kömür” Konulu Şiir Yarışması, Karadeniz Ereğli Sanat Kurumu’nun ve Karadeniz Ereğli Kent Konseyi Gençlik Meclisi’nin ortak projesi olarak düzenlenmektedir. Genel katılıma açık bir şiir yarışmasıdır. Yarışma takvimi, başvuru koşulları, değerlendirme şekli ve verilecek ödüller aşağıda belirtildiği şekildedir:
Jose Saramago’ya Veda Ettik
Nobel Edebiyat ödülü sahibi Portekizli yazar Jose Saramago 18 Haziran 2010′da aramızdan ayrıldı. Saramago’nun yayıncısı Zeferino Coelho, internet sayfası üzerinden yaptığı açıklamada, yazarın yakalandığı bir hastalıktan sonra sağlık durumunun giderek kötüleştiğini ve Kanarya Adalarından Lanzarote’deki evinde öldüğünü belirtti. 1998 Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan yazarın ilk eseri, 1947′de yayımlanan “Günah Ülkesi (Terra do Pecado)” idi. Yazarın ağırlıklı olarak romanlarının yanı sıra şiir, öykü, deneme, günlük ve oyun alanında eserleri bulunuyor. Saramago Mayıs 2007 tarihinde İstanbul’a gelip bir imza günü de yapmıştı. Okumaya devam et
Dogville ve Çağrıştırdıkları
Tülay Kale
İyilik ve kötülük denilen şeyin kökeni çok uzaklara gider elbette. Doğu kültürünün yin ve yang diye nitelediği, hatta tanrılaştırdığı şey bugün de revaçta. Kötülükten kötülük doğması kötülüğün doğası gereği olsa da toplumsal ahlak idealize ederek iyiliği yüceltir. Oysa iyilik yapıp iyilik beklemek gayet tabii ki iyiliğin doğası. Kötülüğün aslı zaten kötülük olduğundan iyilik doğurması da kötülüğün doğasına aykırı… Lakin her beklenilen, istenilen şey hesaplanan ölçüsünde gerçekleş(e)miyor. Bu hususta şöyle demek daha doğru: Hey Adako! Ne kadar hesap kitap yapsan da hesaplanmayanlar gerçekleşiverir. Sonrasında var olan şey beklenen olmadığı için Adako azalacaksın, azaldıkça üzüleceksin…
Dogville’de karşılaştığım şey tam da buydu. Okumaya devam et
6. Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri
VI. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri, 11 Haziran Cuma günü, Kars Kafkas Üniversitesi Yerleşkesi, Nejdet Leloğlu Salonu’nda yapılacak olan “KÜLTÜR ve SANATTA YEREL DURUŞ / YÖRE YAZARLARINDA YERELLİK” başlıklı açıkoturumla başlayacak.
Burada, Kafkas Üniversitesi öğretim görevlilerinden Zarife ve Erdoğan Karaşah, Kafkas Üniversitesi öğrencisi Mehmet Sinan Fırat ve Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Alper Akçam konuşacaklar.
Yürek Sandalı Hayata Çarpanlar
Tülay Kale
“Hiç doğmamış olmak, yazgının en güzeli;
ona en yakışan da dünyaya gelir gelmez hemen
dönmek, gene eski yerimize dönmektir.” 1
Giriş
İntihar, insanların çoğunluğunda ve öbür canlılarda alışılagelenin dışında, bireyin kendi isteminin -yerine göre zorlanmış- itilmeleriyle biyolojik-somut ömrünü sona erdirmesi demek olup bin yıllarca ilgi çekmiş bir konudur. Gerek kavramın toplum tarafından algılanışı, gerekse de çağa, yöreye göre kavramın değişmesi ve toplumsal kurallarla bağdaşamaması intihar olgusunun yarattığı yankıyı ürküntü seviyesine çıkarmıştır. Psikiyatr Metin Özek, her insanın kendi görünüründen ve kendi bilincinde olmak zorunluluğundan sıyırma eylemini az çok belirli olarak, kişiliğinde taşıdığını, yerine göre de bunu sezinlediğini belirtmektedir (Özek 1968: 71).