sabri_kuskonmaz_.gif

Harry Potter adlı kahramanının maceralarının yer aldığı bir dizi kitap, bütün dünyada üstün bir pazarlama tekniği ile pazarlanıp, “kürsel ölçekte” satışa sunuldu. Sonuç, küresel tam bir başarı oldu. Arkasından her kitap bir filme dönüştürülerek, pazarlama için yapılan hazır yatırımdan bir kez daha “fahiş” ekonomik yararlar elde edilerek, yeni bir küresel başarıya imza atıldı.

Harry Potter “efsanesi” sıcak yayıncılık, popüler kültür, pazarlama, bireysel fırsat/kurtuluş vb. gibi sayısız başlık altında ve her başlığın en seçkin, en kristalize örneği olarak incelenebilir. Örnek olarak kullanılabilir.

Öncelikle kısa bir anımsatma yapmakta yarar var. “Popüler” ön sıfatıyla sıkça kullanacağımızdan, sıfat doğrultusunda olumsuz bir yara almaması için kültürün genel bir tanımını yapmak gerekiyor. Kültür konusunda değişik tanımlar yapılagelmiştir. En genel anlamda, insanlığın, başlangıcından bugüne elde ettiği tüm maddi ve manevi kazanımlardır, denir. Felsefe Sözlüğü’nde, “Bir toplumun duyuş ve düşünüş birliğini sağlayan bütün değerlerin tümü” olarak tanımlamıştır Orhan Hançerlioğlu (O. Hançerlioğlu, Felsefe Sözlüğü). Yazar anılan Sözlük’te “Kültür, insanın belli bir ereğe göre meydana getirdiği üretiminin tümüdür. İnsan doğayı üretirken, kendisini de üretir. Kültür bu üretimin toplamıdır” diyerek, belli bir açılım sağlanmıştır (age).

Harry Potter kitaplarının yazarı, sıradan bir orta sınıf üyesi ve kadın. Kitabı, son derece dar ekonomik koşullarda yazmaya başlıyor. Öyle ki, üşümeden çalışabilmek için trenleri, garları, kafeleri kullanıyor. Sonrasında İngiltere’nin ve dünyanın en zenginlerinden biri haline geliyor. Ve 17 yy.dan kalan tarihi bir şatoda yaşamaya başlıyor. Külkedisi masalı gerçekleşiyor. Prens HP (Harry Potter) yazarını ekonomik başarı ve ünle taçlandırıyor. Kesin ve kesif bir liberal propaganda bu arada alttan alta işliyor. Hangi koşullarda olursan ol, bireysel kurtuluş mümkündür. Popüler kültür üretiminde, üretim süreci ve üretim ilişkisinin her aşaması ve her unsuru “etinden, tırnağına” bir yararlanma öğesi haline getiriliyor.

Popüler kültürün ne olduğu, üretim süreci, popüler kültür ürünlerinin nitelikleri, özellikleri gibi konuları uzun uzun yazmak yerine, aslında HP’nin yazılma, pazarlanma öyküsü ve etkilerini, içeriğini özetleyip, kısaca da, işte popüler kültür konusundaki tüm soruların yanıtları budur demek olasıdır. Ancak, bu söylenenler zaten biliniyor. Her şey bu denli açıkken, böylesi bir popüler kültür “olayı”nın pompalanması tüm dünyanın gözleri önünde yapılıyor. Bundan çıkarılacak ilk sonuç, dünyanın küresel ortalama kalitesinin hiç de yüksek olmadığıdır. Geçmişten bugüne değin yaşamış olan veya hala da yaşamakta olan onca düşünürlerin onca doğru çözümlemeleri, kuramları bir tarafta durmakta. Bilginin toplumsal hayatta yaşanılır olmasının koşulları bulunmadığından, bu düşünceler, kuramlar kitaplarda ve dar çevrelerde sıkışıp kalmakta, tablo, HP çılgınlığıyla tamamlanmaktadır.

HP ürünlerinin neliği, niteliği konusunda sıkça yapılan bir yanlışla başlamak doğrun olacaktır. Bu ürünlerin konu edildiği kimi yazılarda, değerlendirmelerde bilim kurgudan söz edildiği, “fantastik öykü” olduğu belirtilmektedir. Bu yaklaşımın geniş ve ayrıntılı bir eleştirisi Ünsal Oskay’ın “Çağdaş Fantazya” adlı kitabında vardır. Darko Suvin’den aktardığı görüşlerle sorun irdelenmekte, bu tür sözde bilim kurgu, “Tekinsizlikler Fantazyası” türü olarak adlandırılmaktadır. Ünsal Oskay, bu ürünleri öncelikle bilimkurgu olarak saymamaktadır. “… zalim bir dünyada, yoğun iğrençliklerle dolu bir dünyada, burjuva toplumundaki beğeni dekadansını yansıtan ve burjuva toplumunun bu beğeni dekadansına uygun bir biçimde işlerliğini sürdüren kültür pazarında iyi satış yapan bu tür eserler insanların bugünkü reel dünyadan bilim karşısında duydukları yılgınlık ve kuşkularını giderebilecek açıklamalar yapmak yerine; bu yılgı ve korkuyu, en hafif bir deyişle sömürerek satış yapmaktadırlar.” (Ünsal Oskay, Çağdaş Fantazya S.36). Özetle söylemek gerekirse, Çağdaş Fantyazya’da bir bütün olarak HP eleştirisi yer almaktadır, adı konulmamış da olsa.

Genel anlamda kitap, her şeyden önce bir kültür taşıyıcısı, kültür aracıdır. Kitabın kültür bağlamındaki bu niteliği, olması gereken anlamında bir değerlendirmedir. Günümüzün kürsel pazarında, kitap da her şey gibi bir ürün, metadır. Marshall McLuhan’ın “Gutenberg Galaksisi’nde belirttiği gibi mamul kağıdın oluşturduğu milliyetçilik/ulus devlet ipuçlarından, matbaa ile birlikte ortaya çıkan kitap endüstrisi Avrupa aydınlanmasının dinamiklerinden birisiydi. Ama, endüstri süreci ve kitabın mal olma süreci de başlamıştı. Popüler kültür ürünlerinin üretim sürecini bu açıdan, 19 yüzyılla değil, biraz daha gerilerden başlatmak daha doğru olacaktır. Ulus devletin önemi, milliyetçilik değildi elbet. Aslolan, mal üretim ve pazarlama sürecinde, korunaklı pazarların, korunaklı işgücü sisteminin kurulmasıydı asıl iç dinamik. Bu süreç, bilinen tarihsel olaylarla yaşandı.

Gelinen aşamada, kitap, bir meta olarak, popüler kültür ürünü niteliğine bürünmüş olarak karşımıza çıktı. Bu yönünün, HP “ürünlerde” ele aldığımızda, dört dörtlük veriler karşımıza çıkmaktadır.

Bilineni tekrar anlamına gelse de, popüler kültür ürünü üretimin başat özellik ve niteliklerine kısaca göz atmakta yarar var;

Popüler kültür ürünü üretiminde ikili bir işlev vardır. Hem Pazar için üretim, hem de pazarın yeniden üretimi. Ancak buradaki yeniden üretim, sarmal bir üretim süreci değil, kendini yineleyen bir seri üretim sürecidir.

Popüler kültürde, nesnel dünyanın algılanışının önüne geçmek için nesnelerin dünyasına ilişkin konular ele alınır. HP ürünlerindeki tüm kahramanlar ve olaylarda prototip olarak bu özellikleri görürüz.

Popüler kültür ürünlerinde amaç, ticaridir. Amaç ticari olduğu için de ürünler derinliksiz, kolay anlaşılır, kolay tüketilir, ortalama beğeniye uygun “sığlıkta”, basmakalıp içerik ve biçimde olması temel özelliklerdendir. Popüler kültür ürünlerinin basmakalıplığında da ikili bir özellik göze çarpmaktadır. Birincisi, malın Pazar için üretiminin en seçkin örneği olan band sistemiyle üretilen ürünlerde, üreticinin kişisel niteliği silinmiş, basmakalıp, kişiliksiz ürünlerin üretilmesiyle,üreten ile ürün arasında yabancılaşma ortaya çıkmıştır. ürünlerin üretim süreci ve üretim ilişkisi bağlamında basmakılıplığı yanında, tek tek her ürünün içerik ve biçim itibariyle de bir basmakalıplık söz konusu olmuştur.

Popüler kültürde ürünlerin alıcıları açısından istenen son uçlardan birisi katharsis etkisinin yaratılmasıdır. HP örneğimizde, kitap okuru veya film seyircisi kahramanın eylemleriyle, kötüyü yenmiş, başarmış olarak gündelik hayatına dönecektir. Bu arınma/rahatlama, kişisel olarak bireyi mutlu ve huzurlu edecek, toplumsal olarak da mevcut düzenin, statükonun korunması sağlanmış olacaktır. Çünkü kötü gösterilmiş, yaşanmış ve yenilmiştir. İyiler yenmiştir ve bundan sonrası “iyilik sağlık”tır artık. Bir ikinci seri de merakla beklenecektir bu arada. Biraz derinlikli düşünebilen, okuduklarının/gördüklerinin ne kadar doğru olabileceğini tartışacaktır belki.

Kitabın bir popüler kültür ürünü olması, statükonun korunması ve sürdürülmesi amacı için son derece “yararlı” bir üründür. Burada Ahmet Oktay’ın gazete için yaptığı “gazeteyle birlikte bilginin kitleselleşmesi ve popülerleşmesi süreci başlıyordu ama, aynı zamanda bilginin yönetilenlere ulaşması ve kısaca toplumsallaşması ve demokratikleşmesi süreci de başlıyordu” (Ahmet Oktay, Toplumsal Değişme ve Basın, s.13) değerlendirmesini, kitaba da pekala uyarlayabiliriz. Burada, ele aldığımız olumsuz örnek nedeniyle, alıntıyı da tamamen tersine çevirmemiz gerekecektir. Bilginin toplumsallaşması ve demokratikleşmesi, toplum için ne denli olumlu bir nitelikse, tersi de o denli olumsuz bir sonuca neden olacaktır. HP gibi, çok geniş bir pazarı olan ürünün içerikten –olumlu içerikten- yoksun oluşu, kitaptan veya filmden beklenen olumlu sonuçların da elde edilemeyeceği anlamına geleceği açıktır.

HP ürünlerindeki olumsuz içerik, aslında hegomonik bir ideolojik işlevle de yüklü. Toplumsal temeli olmayan iyiler kötüler kategorisinden başlayarak, kötüleri yenmek için olağanüstü güç kullanmanın zorunluluğuna kadar bir dizi özelikte hegomonik özellikleri saptayabiliriz. Ahmet Oktay’ın fotoğraf için yazmış olduğu bazı yalın tespitleri aktarmakta yarar var; “… çalışan ve yönetilen kesimlerin günlük yaşamın rationel’ini onaylamasına, o rationel’den başka bir yol bulunabileceğine ilişkin herhangi bir kurguyu olanaksızlık gibi görmesine yaramaktadır. Kitleler olayların nedeni değil, olayların kendisini merak etmektedir.” (age s.99). Bu yargı, HP için de birebir geçerlidir. Bu ürünlerde, derinlik yerine sığ bir olağanüstülük temel izlektir. Büyüler, yeraltının karanlılarında yaşayan canavarlar, cadılar… Tam bir mistifikasyon. Mevcut ideolojik değerlere, geçerli değer yargılara uygun bir yineleme ve buna uygun bir –ideolojik- yeniden üretimdir söz konusu olan. Bu yönüyle popüler kültür değerlendirmesinde özellikleri saptamanın ötesinde bir yargı ortaya çıkmaktadır. HP ürünlerinde tam bir popüler kültür saldırısı vardır. Öyle ki, ürünün içerdiği ideolojik saldırı, kitap ve sinema dışında da çok geniş bir ürün yelpazesi ile günlük hayatı kuşatmaktadır.

HP ürünleri, bir popüler kültür ürünü olarak, filmlerdeki kahramanın afişlerde yer alan yüzü denli masumiyet içermemekte, tam tersine, toplumsal kültür açısından tehlikeli bir ideolojik saldırı silahıyla donatılmış truva atı özelliği taşımaktadır.

Kaynaklar:

- Ahmet Oktay, Toplumsal Değişme ve Basın, BSF, 1987

- Kadife Karanlık, Su y.2003

- Orhan Hançerliolu, Felsefe Sözlüğü, Remzi Y. 2004

- Ünsal Oskay, Çağdaş Fantazya, Der Y.

- Aydın Şimşek, Sanat ve İktidar, Ümit Y. 2000

Sabri Kuşkonmaz