S – Sandık Odası

Bakır ustasının Abila’yı ilk kez gördüğü sene, kış çok olmuştu. Kış çok olunca, bahar da, yaz da çok olur derler. O sene de öyle olacaktı. Günler kısalmaya başlarken; serili patlıcanlar, kırmızıbiberler kurumuş, karanlık sandık odalarında kurutulmuş meyvelerin hoşafı pek bir tatlı olmuştu. Çitlembik tohumlarıysa çoktan olgunlaşmış, yapraklarını dökmüştü. O seneki bebelerin çoğunun sabaha karşı doğmasından mıdır nedir, günler pek bir bereketli oldu. Ev yapımı salçalar koca koca kavanozlara yerleştirilmiş, eski yağ tenekelerinde sirkeye bastırılmış lahanaların rengi pembeye çalmaya başlamıştı. O masal zamanında, toprağı başka inanç kokan evlerde, yaz vakitlerinde balkabaklarının içleri balla doldurulduktan sonra güneşte kurumaya bırakılmıştı. Kış vakti geldiğindeyse dilimler halinde kesilip sofralara konmuştu.

Özlem Özyurt

Bir Cevap Yazın