Etiket arşivi: ceylan koryürek

Talih

Ceylan Koryürek

       
Dönme dolap dönüyor yüzyılda geçse aynı yere geliyoruz. Kuşbakışı ne kadar masumdur düşüncemizde süslediğimiz insanlar. Dönme dolaptan indiğimiz yerde gerçek dünya çağırıyor bizi korku tüneline. Gerçek orda yatıyor, saflığımızı öldüren, aşağılarken uzun sivri tırnaklarıyla yüreğimizi kanatan, acımasız adaletsiz yargıçlar gibi insanlarla karşılaşıyoruz her yerde.           
Yukarıdaki kısa metni Joseph Conrad’ın Talih adlı kitabında ki zaman zaman okurken duygudaşlık duyduğum kahramanlarındanFlora de Barral’a adamak istiyorum.

Dönüş

Ceylan Koryürek

 

 

     Onu görmek için randevu aldım. Kendimi yerin dibinde hissediyordum, o ise yükseklerde bir yerde sığındığım mutluluk bulutu olmuştu senelerce. Çok acı çektiğim anlarda bile sarıldığım düşüncesi vardı. Oysa onu iki kere görmüştüm. Seneler önce beni anlamıştı. Ortadan sessizce kaybolup kendi cinayetimde kendimi öldürmekle meşguldüm. O kadar da değil yaşıyordum aslında. Sanki bir parkın bankında yıllarca uyuyakalmış, sonra çiçekleri sulayan fıskiyeler beni cennette uyandırmıştı. Yoksa yıllardır yazdığım hiç yanıt alamadığım mektupların yanıtlarımı gelmişti. Gömütten çıkarmak yersiz geçmişi. Acısıyla tatlısıyla bana esin veren herkese teşekkür ederim. Sonuçta onlar benim şiirlerimi süslediler.

     Şimdi nasıl utanıyordum ondan. Ona nedenleri, çok özelleri nasıl anlatırdım. Bahçedeki bütün gülleri koparıp soldurmuştum. Yıllarca gökyüzüne fırlattığım diziler, bulutlarda asılı kalmıştı, hiçbiri anımsamıyorum şimdi. Dört duvar arasında, yalnızlığıma, iç çekişlerle kendime acımalarla, yoldan çıkmıştım. Bir mucize oldu geri döndüm demek ne zordu.

     Ona giderken soluğum daralıyor, titriyordum, utancımdan ezbere söylenecek sözleri, kafama çivilemeye çalışıyordum. Yolu buldum, sanki yangın merdivenlerinden çıkıyordum. Arkamda yangınları bırakarak cennete ulaştım.

     Zili çaldım bütün sözleri unuttum, boşuna beni bağışlamaz, şimdi kaçsam dedim arkamı dönmeye meyil ederken kapı açıldı. Aslında zili çalmamla geri dönme düşüncesi anlıktı. Dönüş yazısına devam et

Nietzsche’den Aforizmalar

Ceylan Koryürek

Gezgin ile Gölgesi’nde Nietzsche, insanı, toplumu, ahlakı, suçu, sanatı, sanatçıları, hırsı, tutkuyu, kıskançlığı, özgürlüğü, bağımlılığı, zıtlıkları, vicdanı, imkânsızlık gibi çeşitli düşüncelere değinen 350 aforizmayla karşımıza çıkıyor.

Nietzsche, 1879’da ilerleyen hastalığı nedeniyle üniversiteden emekliye ayrılır. İnsanca, Pek İnsanca’nın ikinci cildi olarak Gezgin ile Gölgesi adlı yapıtını bu sıralarda yazar. Kendi gölgesiyle konuşan, bedenindeki her türlü ağrıya, aklı ve ruhuyla direnen, bedensel acılarını ruhunda harmanlayıp, mantık çerçevesinde yaratı nehrine döken, parklarda, sokaklarda her yerde yazan büyük bir filozoftur o. Düşünce dalları gökyüzüne ulaşan asırlık ağaç, Nietzsche sonsuzluğa dokunur: ‘Tutkularını aşan insan, ormanlara ve bataklıklara hükmeden kolonist gibi dünyanın en korkunç bölümüne sahip olmuştur. Bundan sonraki asli görevi, bastırılan tutkuların toprağına iyi tinsel eserlerin tohumunu atmak olmalıdır. Tutkuları aşmak sadece bir araçtır, hedef değil. Bu şekilde bakılmadığı takdirde, boşalmış derin toprakta birçok yabani ot ve şeytanca şey yetişir ve bir süre sonra eskisinden de gür ve çılgın olur’ (s. 44). Nietzsche’den Aforizmalar yazısına devam et

Benjamin ve Çocuk

Ceylan Koryürek

Walter Benjamin baskı ve sömürüye karşı ezilenlerin sözcüsü, burjuvaziye karşı, Marx’a yakın, Nazi baskısından Paris’te yaşar. İktidara muhalif yazılar yazar, 26 Eylül 1940’da İspanya sınırında Gestapo’ya yakalanmamak için intihar eder.
Yaşamı boyunca sınıf mücadelesi içinde tarihle ilgilenir; ayrıntılara sızmış sosyalist düşünceyle yazar. “Ne var ki, geçmişe doğru bu sıçrayıp, kuralları hâkim sınıfın koyduğu bir arenada gerçekleşir. Aynı hamle, tarihin geniş ufkunda diyalektik bir nitelik kazanır. İşte Marx devriminden bunu anlıyordu” der.
Walter Benjamin şair arkadaşı Heine’nin intiharından, yitişten hemen sonra belki de yaşamı yumuşatmak için Hölderlin’in iki şiiri üzerine bir makale yazar. Hölderlin platonik ve imkânsız bir aşkın pençesinde, doğayla bütünleşerek coşku fışkıran eserler yazmıştır. Çok çabuk sevinen ve kırılan bir ruh belki de aşk onu böylesine çocuklaştırmıştı. Walter Benjamin’in keskin gözleri Hölderlin’deki çocuğu görmüştü.
Neden pedagojiyle ilgilenmişti? Geçmişe çevrilen bir bakışı belki de yaşamı boyunca çocuk gözlerindeki ışığı, yüreğe işleyen saf duyguyu aramıştı. Walter Benjamin Çocuklar, Gençlik ve Eğitim Üzerine adlı kitabında yazdığı makalelerde çocukların ilklerini incelemiş, deneyimle harmanlanmış ilginç bir kitap. Benjamin ve Çocuk yazısına devam et

Gerçeği Arayış: Nihilist

Ceylan Koryürek

Nihilist Hikmet Temel Akarsu’nun son romanı. Kitaptaki ondokuz anlatı iğne oyası gibi işlenmiş, her bir sözcük sanki defalarca düşünülmüş ve belki de bu yüzden anlatılanlar çok canlı.

Kendini, Reddedilenlerin Mesih’i olarak gören saf bir yüreğin yazdığı metinlerin, söylemlerin ve iyilik için verdiği mücadelenin karşılıksız kalışını ve iktidarlarca nasıl kullanıldığını anlatan, okuyucuyu kendi devinimi içine alan merak öğesini sonuna kadar devam ettiren bir yapıt.

Anlatımın özgünlüğü ve canlılığı kendi içindeki heyecanı sürükleyip götürürken, olaylar Roma devrinde yaşansa da bugün de aynı manzaralarla gerçek gözlerimizin önünde. Kitap dehşet verici görüntülerle, neden, niçinlerle sarıp sarmalıyor okuyucuyu.

Gerçeği Arayış: Nihilist yazısına devam et