Etiket arşivi: Eda Su Neidik

Ressam Eda Su Neidik’in “2’li oyun”u…

2’li oyun…

“Uyduruk bir hikâye, uydeda afi+ş 2uruk insanlar, uyduruk duygular…

Birini sevmekle hayatında tutmak arasında derin uçurumlar olduğunu bilsen,  beni tutmaya çalıştığın iplerin sadece ben izin verdiğim için var olduklarını anlardın.

En sıradan, her şeyden arınmış sevgiden bihaber hayatında, bir şişe şarap ya da dizüstü bilgisayarından daha farklı olmadığımı fark etmediğimi sanıyorsan zekâma hakaret ediyorsun demektir.

Bir ipteki iki cambaz gibiyiz. Sen beni ve kendini kandırdığını sanıyorsun, ben kanmış gibi yapıp kendime hakaret ediyorum. İpler aslında kopuk, yamalı, bölük pörçük düşüncelerimizden ibaret.

Göçebe dijitallerin karmaşık duygu dünyasının üç kağıtçılarıyız. Dolandırdığımız ise kendi ruhlarımız. Asla dümdüz olamayıp kaygan zeminlerde bir o yana bir bu yana yalpalayarak düşmeyen ama kalkmayan kuklalarız.

Yazı kadar sıradışı olamamamızın ezikliği ile kendimizi zor gösterip yoruyoruz birbirimizi. Oysa ne küçük, ne zavallı, ne öğretilmiş hareketler bunlar. Üstelik çok yürekli laflar edip, yüksekten aşağı yuvarlıyoruz kelimeleri. Koca koca cümlelerle kafa tutuyoruz duygularımıza.

Olmayız biz!

Ya da bir halt olmaz bizden!

Siyahla beyaz kadar farklı değil, siyahla lacivert kadar yakışıksızız birbirimize.

Gel diyemeyecek kadar korkak, git diyemeyecek kadar cesaretsiz, susamayacak kadar kendini beğenmişiz. Kaçak dövüşüyoruz, topsuz alanda faul yapıyor, arkadan vuruyoruz. Yeni yüzyılın fazlaca renkli rüyasında kaybolduk birbirimizi bulamıyoruz.

Farkına da varamıyoruz…

Nasıl?

Mutlu muyuz?”

Tüketim toplumundan, hızlı tüketim toplumuna geçişte aşkların ve ilişkilerin de alışveriş kültürümüzle paralel gitmesi ironi dolu olduğu kadar gerçek de. Tanışıyor, sohbet ediyor, paylaşıyor, âşık oluyor, sevişiyor, ayrılıyor ve bunların hepsini kimi zaman 24 saatten kısa sürede içinde yapıyoruz. Yukarıdaki alıntıda geçtiği gibi siyah-beyaz ya da siyah-lacivert ikileminde olup olmadığımızı bile bilmeden dokunup kaçıyoruz. Burada eksik olan tek şey acı. Kim bilir belki de sadece acı çekmekten korktuğumuz için bu hale geldik…

Ressam Eda Su Neidik, gerçek aşklardan ve acı çekmekten korkmadan, vazgeçmeden yaşayan bir kadın kendi gibi olan hikâyelerinden de yola çıkarak “2li oyun” isimli bir projeye girişti. "Renklerin ve kelimelerin cesaretli dokunuşlarıyla aşktan vazgeçmenin “akıllanmak” olarak sunulmasına karşı bir başkaldırı ile kendimizden vazgeçmeye niyetimiz yok," dedi.

Ressam Eda Su Neidik “2li oyun” u çok yakında resmedilmiş bir sergide “vazgeçmeyenlerle” buluşacak…

 

Eda Su Neidik;

 Franko – Türk ressam. Tüm hayatını Paris’te geçirerek, Sorbonne Güzel Sanatlar mezunu ve erasmus kazanarak Bologna güzel sanatları da bitirir. Master için Madrid’e yerleşir ve tekstil tasarım okur. İlk sergisini 2011 kasım ayında açarak, “Eylem” konusunu canlandırdı. Sonrasında Paris’e dönüp “Play me I’m Yours” projesin de, 40 sanatçı arasında yer almıştır. Bu sergide Piano boyayarak ilk Türk sanatçı olarak Mevlana’yı canlandırmıştır.

Eda Su Neidik’in yeni projesi “OYUN ALANI” Paris’te!

eda 2İlk olarak "Eylem" isimli sergisiyle Türk sanatseverler ile tanışan Eda Su Neidik, yeni projesiyle Türkiye'den önce Paris'te…

Paris sanat dünyasının ilgisini çeken “OYUN ALANI” (L’ERE DE JE) isimli projesi için önemli bir galeriden teklif alan sanatçı 10 – 20 Mayıs 2013 tarihleri arasında Galerie Perles Rouge’da sanatseverlerin karşına çıkıyor.

Eda Su Neidik’in yeni projesi “OYUN ALANI” Paris’te! yazısına devam et