Etiket arşivi: ferhat uludere

İzmir’de “vampir”ler buluşuyor

Yazılarında vampirlerden sıkça bahseden genç kuşağın önemli yazarlarından Ferhat Uludere ile vampir araştırmacısı, yönetmen ve akademisyen Ulaş Işıklar, Kedi Kitabevi’nde bir araya geliyor.
İzmir’in kültür hayatına katkı sağlamak amacıyla yola çıkan ve okurlara pek çok yenilik sunmayı hedefleyen Kedi Kitabevi’nin düzenlediği bu ilk etkinlikte Ferhat Uludere son romanı “Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba”yı, Ulaş Işıklar ise “Gecenin Çocukları” adlı kitabını imzalayacak.
26 Şubat Cumartesi saat 15.00’de başlayacak olan imza gününde okurlar yazarlarla sohbet etme imkânı da bulacaklar.

Kedi Kitabevi
1799 Sok. No: 10/1-B
Bostanlı/Karşıyaka
Tel: 0 232 336 72 27

Bir Heves Bir Kalas – 2

Bizler ölüyüz ama gömemezsiniz

Savaşmanın da bir adabı vardır değil mi? Kuralları, yapılacakları ve yapılmayacakları. Taraflar birbirlerine ölülerini gömmek için zaman tanır. Ne olursa olsun ateş kesilir ve yaralılar savaş alanından alınır, ölüler ise gömülür. Ölüleri gömmek önemlidir, her insan hangi tarafta olursa olsun törenle gömülmeye hak eder, savaşta bile olsa buna hakkı vardır. Bu neden yapılır, aslında peş peşe yüzlerce şey söyleyebiliriz bu konuda ama Irwin Shaw’a göre cevap net: Bizler uygar insanlarız ve uygar toplumlar ölülerini gömerler. Peki özene bezene yarattığımız, dualar ve tütsülerle kutladığımız, hatta varlığını sürdürebilmesi için savaşlar yarattığımız uygarlığımız savaşın tam da ortasında gömülmeye itiraz eden cesetler sabote edilir, istikbali tehlikeye düşerse ne yaparız… Ölüler bir gün “yeter artık bu savaş, toprağa genç askerlerin cesetlerinden başka bir şey ekin, başka bir şey ekin ki filiz versin” diye ayağa kalkarsa ne yaparız. Irwin Shaw, böyle bir durumda ne yapacağımızı açıkça gösteriyor Ölüleri Gömün adlı oyunda. Devletin ve medeniyetimizin tüm araçlarını harekete geçirip, kutsanan savaşların devamını sağlamak için ana-babaların gözyaşlarını da boynuna bir mücevher gibi takıp elinden gelen her şeyi yapıyor egemen sınıf. Ama ölüler toprağı toprak da ölüleri kabul etmiyor bu oyunda. Savaşlarla kurulan, varlıklarını da bu savaşlarla sürdüren ulusları yönetenler rahibinden fahişesine kadar herkesi seferber ediyor ölüleri gömülmeye ikna etmek için. Bir Heves Bir Kalas – 2 yazısına devam et

Bir Heves Bir Kalas – 1

İlgilenenler hatırlar aslında, “Bir Heves Bir Kalas” Taraf gazetesinde tiyatro kritikleri yazdığım köşenin ismi. Taraf sitesini ücretli yapınca özellikle internet kullanan arkadaşlar yazıları okuyamamaktan şikayetçi oldu ve “Bir Heves Bir Kalas”ı eski yazılarıyla birlikte Yitik Ülke’den okunabilecek hale getirdik… Tabii sadece “Bir Heves Bir Kalas” değil, pek çok yazı buradan yayımlanacak…

Faşizm iki kişiliktir

Tek bir cümle her şeyi özetleyebilir, gereksiz yere laf kalabalığı yapmanın anlamı da yok: “Faşizm iki kişi arasında başlar…” Dünya özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında faşizmle olan ilişkisini kontrol altına almış ve ona fazla paye vermez bir hale gelmişti… Ama 11 Eylül durumu değiştirdi. İkiz Kulelere yapılan saldırı, korunaklı yaşadığını düşünen insanlar arasında bir paranoya yaratırken faşizmin yeniden doğmasına da yol açtı. Bu doğan örgütlü bir hareket olmadı, ama insanlar kendilerine özgü bir faşizm yarattılar ve bu faşizmi de kutsallaştırdılar.

11 Eylül’ün ardından yaşanan paranoya ve faşizmi temele alıyor Dennis Kelly’nin yazdığı Sondan Sonra… Duru Tiyatro’nun önceki akşam prömiyerini yaptığı oyunda Emre Kınay ve Ahu Türkpençe rol alıyor… Bir Heves Bir Kalas – 1 yazısına devam et