Etiket arşivi: fotoğraf sergisi

Burak Bulut Fotoğraf Sergisi “Ayaküstü”

ayaküstü

Burak Bulut'un Pinelo Gallery'de gerçekleşen sergisi «Ayaküstü», kentin gündelik akışındaki tuhaf karşılaşmaların izini sürüyor. Kentin birbirinden farklı noktalarında ansızın beliren balerinlerin ‘happening'lerinden yola çıkan sergi kent ve sahne, kentli ve seyirci gibi kavramları iç içe geçirerek, kentteki mekân ve zaman algılarının değişkenliği üzerine düşündürüyor.

Burak Bulut'un kişisel sergisi «Ayaküstü» 2 Ağustos'a dek Beyoğlu – Pinelo Gallery'de görülebilir. Galeri Pazar hariç her gün 11:00 – 19:00 arasında ziyaretçilere açık. "3+1 Limited Edition" 21 Fotoğraftan oluşan sergi, 2014 sonbaharında Avrupa'da sanatseverlerle buluşacak.

Özlem Acaroğlu Fotoğraf Sergisi “Bozcaada’da Zaman”

bozcaadadazaman

 

 

Fotoğraf ve Grafik sanatçısı Özlem Acaroğlu'nun  Bozcaada'da Zaman isimli sergisi,  21 Haziran – 4 Temmuz 2014 tarihleri arasında Bozcaada Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşuyor.

Proje, sanatçının 2011-2012-2013 ∞ yılları arasında Bozcaada’da yapmış olduğu, büyük bir bölümünü, Neutral Density Filter (doğal yoğunluk filtresi)ile çalıştığı ada pozlamalarından oluşuyor.

Devamını okuyun

Engin Güneysu ve Fotoğraf

1. Engin Güneysu kimdir?

Bir modern zaman seyyahıyım. 14 yaşımdan beri önce Türkiye olmak üzere dünyanın bir çok yerine seyahat ettim, etmeye de devam ediyorum. Kendimden kısaca bahsetmem gerekirse, 1981 Samsun doğumluyum. Çok uzun olmayan bir okul serüvenimin  yerini çok uzun olan iş hayatı aldı. Sosyo-Belgesel ile ilgilenmemdeki en etkin sebep bir çok işte çalışıp hayata erken atılmak oldu. Bu iş dallarından burada bahsedersem söyleşi bayağı uzar. Madem konumuz fotoğraf bu alanda dünden bugüne yaptıklarımdan kısaca bahsetmeye çalışayım. İlk makinamı 6. sınıfta harçlıklarımla edindim (filmi çok enteresan sarı plastik kasası olan bir makinaydı). Babama banyo ettirmesi için verdiğimde geriye hiç gelmeyecek, içinde neler olduğunu hep merak ettiğim o enteresan film. 17 yaşımda edindiğim Zenith marka ve diğer analog makinalarla fotoğraftan çok acı çekeceğim günlere merhaba dedim. 24 yaşımda İzmir’ de ilk profesyonel işim olan bir reklam ajansında bana zimmet edilen dijital fotoğraf makinası ile hayatım değişti. Çünkü fotoğraf çekememek için tek sebebiniz zamanınızın olmamasıydı ve ben tabiri caizse otu boku çeker oldum. Bu reklam işimde Çeşme Guide’ dan Bodrumun Kalbi dergisine bir çok mecrada yer aldım. 27 yaşında İstanbul’ a geldim. Fotoğraf ile hayatımı idame ettirip sokak fotoğrafçılığı üzerine Workshoplar düzenlemekteyim.

2. Sizi fotoğraf sanatına sürükleyen ne idi, nedir bu sevdanın başlangıcı ?

O anı ölümsüzleştirmenin gizemi ile kendisinden hiç bıkmamama sebep olan şey fotoğraf oldu. Beni hiç bitmek bilmeyen serüvenine doğru sürükledi ve hala sevişmemiz devam ediyor.

3. Kapitalizm sanatçının ipini onu satın alarak tutmak niyetinde. Peki siz ve Türkiye’ deki sanatçılar Kapitalizmin pençesini ne kadar hissediyor vücudunda?

Çevremde iyi iş yapan ama popülasyonun pençesine kapılmadığı için kirasını bile zar zor veren sanatçılar var. Kişinin üretimini satması değil paylaşması taraftarı oldum hep. Sanat eseri ne zaman sipariş üretim olursa o zaman kapitalizmin pençesine düşmüş demektir. Benim siparişini gerçekleştirip, planını yaptığım şeyler genelde ideallerim ve hayallerim oldu. Şimdi şu soru belirecek aklınızda ‘Fotoğraf ile hayatınızı idame ettiriyorsunuz, karşınıza hiç yapmak istemediğiniz iş çıkmıyor mu ?’. Betonarme binaların arasında sıkıştırılmış değersiz yaşamlarımızı onurlandırmanın yolunu ararken nadirde olsa altına imzamı atmayacağım, sanat kaygısı güdülmeden iş olarak yaptığım şeyler var.

Devamını okuyun

Ezgi Turan ve Fotoğraf

Ezgi Turan kimdir?

İstanbul’da 90’lı yılların başında doğdum. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde, POV (Fotoğraf ve Video) öğrencisiyim, 2009 yılından itibaren bu alanda çeşitli sergilerde bulundum.

Sizi fotoğraf sanatına sürükleyen ne idi, nedir başlangıcı bu sevdanın?

Görüntüleme isteği öncelikle fotoğrafla değil, video ile başladı. 2006 yılında çektiğim belgesel sonrasında hayatımdaki birtakım değişikliklerin verdiği haz olarak nitelendirebilirim.

Devamını okuyun

Eylül Aslan ve Fotoğraf

Eylül Aslan kimdir?

1990 Istanbul doğumluyum, İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum ve aslında kendimi anlatmayı hiç sevmiyorum.

Sizi fotoğraf sanatına sürükleyen ne idi, nedir başlangıcı bu sevdanın?

Annemin fotoğraf çekmesini izleyerek büyüdüm, profesyonel olarak yapmıyordu ama kamerası hep yanındaydı ve onun çektiği fotoğrafları neden çektiğini anlamaya çalışırdım küçükken. Bir anıyı çok iyi hatırlıyorum, sanırım 9-10 yaşlarındaydım ve Danimarka’dan İsveç’e feribotla yolculuk yapıyorduk, annem de odası olmayıp yerlerde, banklarda, sandalyelerde uyuyan insanların gizlice fotoğraflarını çekiyordu. Çok ilgimi çekmişti. Daha sonra kamerasını bana verdi ve ben de kendi kendime bir şeyler çekmeye başladım. Belki kendi hayatımdan bir kaçış yoluydu benim için, belki de kendimi ifade etmenin yolunu fotoğrafla bulmuştum ama herhangi belli bir sebebi yok fotoğraf çekmeye başlamamın.

Devamını okuyun

Art On’da “Sanal Savaşlar” Sergisi

Ali Alışır'ın "Sanal Savaşlar" adlı fotoğraf sergisi 27 Aralık'ta açıldı ve Art On İstanbul galerisinde sanatseverlerle buluştu. Sergi 12 Şubat 2013 tarihine kadar devam edecek.

“Sanal Savaşlar” serisi, savaşa dair obje ve sahneler, sanallığı görselleştiren dijital ve endüstriyel ürünlerin imajlarıyla buluşuyor. Fotoğraflarda savaş sahneleri, askeri objeler kurgusal bir kompozisyonla yaratılmıştır.

Ali Alışır çalışmasını şu sözlerle açıklıyor: “Sanal Savaşlar projesinde, aşırı renkli tonlarıyla adeta bir video oyununu andıran anlatım yolunu tercih ediyorum. Bunun nedeni günümüzdeki savaşların fiziki acılardan tecrit edilmiş, duyulardan arındırılmış steril bir alanda, sanki bir tekno-gösterisini andırır bir nitelikte sunulmasından kaynaklanıyor. Televizyon kanalları ve internet yayınları gece ateşlenen silah ve atılan bombaları bir havai fişek gösterisini andıran imajlarla yayınlamış ve silahlara adeta büyülü bir güzellik atfediliyor. Ekranlarımızda yaratılan bu görüntüler, oyun estetiği yapısıyla seyirciyi de sanal bir oyuncuya dönüştürüyor. Ekran başındaki seyirci televizyonu kapattığında bu savaşın biteceğini düşünüyor. Oysa savaşlar devam ediyor. Savaş görüntülerine karşı bu yabancılaşmamız yavaş yavaş tükeniyor. Geride ise “nötrleştirilmiş soğuk savaşların” parodileştirilmiş uzantısından başka bir şey elimizde kalmıyor.”

Bilinmeyen Ara Güler

 

Bir yaşam boyu süregelen yaratım sürecinde ve serüveninde alışılmamış ve bugüne dek gizli kalmış soyut yapıtlar dizisi ile Ara Güler 4 Aralık 2012’ de Galeri G-art’ ta.

“Foto muhabiri” ve “görsel tarihçi” Ara Güler ilk kez bu sergisinde, bugüne dek bize sunduğu fotoğraflarından farklı görsellerle karşımıza çıkıyor.

16 adet fotoğraftan oluşan serginin küratörlüğünü üstlenen Lora Sarıaslan, sergi içeriğini şöyle açıklıyor:

Bizler Ara Güler’i dünyanın dört bucağında görüp belgelediği “somut” görüntülerle tanımışken, bunlara ek olarak yarattığı “soyut” görüntüler hiç bir zaman gün yüzüne çıkmamış ve sergilenmemişti.

Yerel ve evrensel kültür, sanat ve siyaset alanındaki simge isimlerin portre ve röportajlarının yanısıra Türkiye ve dünyanın en ilginç ve renkli köşelerini belgeleyen, çağımızın görsel tarihini yazan Ara Güler, bu sergisiyle bilmediğimiz, bugüne dek gizli kalmış soyut bir yönünün de olduğunu gösteriyor. 1970’lerden bu yana çektiği soyut anlar Ara Güler’in bir yaşam boyu süregelen yaratım sürecinde ve serüveninde alışılmamış bir yapıtlar dizisi… Yıllarca dünyayı ve insanları Ara Güler’in gözünden gören bizler, bu sergiyle Ara Güler’in bu değişik bakışına daha önce hiçbir yerde sergilenmemiş özgün görsellerle tanık olacağız.

“Bilinmeyen Ara Güler “ sergisi 4 Aralık 2012 – 3 Şubat 2013 tarihleri arasında, Pazar ve Pazartesi dışında her gün 11:00 -19:00 saatleri arasında Galeri G-art’ ta görülebilir.

Ankara Fotoğraf Akademisi’nden Sergi

Ankara Fotoğraf Akademisi (AFA) 23-30 Mart 2012 tarihleri arasında AOÇ Müze ve Sergi Salonu’nda “Mekândan Uzak Portreler” adıyla insan ve insana dair duyguların fotoğrafa yansıtıldığı bir sergi açıyor.

Sergi kapsamında Ankara’nın ustaları; Sn. Prof. Dr. Adnan ATAÇ (Fotoğraf Sanatçısı), Sn. Ali Rıza Akalın (Fotoğraf Sanatçısı), Sn. Mehmet Aslan GÜVEN (Fotoğraf Sanatçısı) ve Sn. Hamit YALÇIN (Fotoğraf Sanatçısı) tarafından panel ve söyleşi etkinlikleri de gerçekleştirilecek.

Tüm sanat takipçileri, sinema izleyicileri, edebiyat ve şiir ilgilileri, fotoğraf sanatçıları ve fotoğrafa ve sanata ilgi duyanlar, bilimsel araştırmalarda farklı uygulamalarda bulunan kişilerin (sosyolog, sanat tarihçileri, eğitimci, öğrenci vb.) bu sergiye katılımı hedefleniyor.

23 Mart Cuma günü saat 19:00’da gerçekleştirilecek açılış kokteyline davetlisiniz.


AÇILIŞ-PANEL-SÖYLEŞİ PROGRAMI

YER: AOÇ Müze ve Sergi Salonu, Gazi-Çiftlik / ANKARA


23 Mart 2012 Cuma  

Saat 19:00 Sergi Açılışı-Kokteyl 

“Mekândan Uzak Portreler ”


24 Mart 2012 Cumartesi

Saat 13:00-17:00 Panel 

“Fotoğrafta Karanlık odadan Aydınlık odaya geçiş süreci”


25 Mart 2012 Pazar  

Saat 13:00-17:00 Söyleşi

“Fotoğraf sunumları ve Fotoğrafın geleceği”

Şule Erdem’in Yeni Fotoğraf Sergisi Ankara’da

Şule Erdem Fotoğraf Sergisi – ‘Sevgilerin En Güzeli’

Yer: ANKARA Gordion AVM 10-19 Şubat 2012

Şule Erdem’in, Sevgililer Günü’nü de içine alan 10-19 Şubat 2012’de ‘Sevgilerin En Güzeli’ temalı, babalar ve bebeklerinin fotoğraflarından oluşan yeni bir fotoğraf sergisi açılıyor. Ünlü opera sanatçımız Hakan Aysev, Gitar virtüözü Ahmet Kanneci gibi isimlerin de, ilk babalık heyecanlarını yansıtan fotoğraflarının da içinde yer aldığı sergide, yaklaşık 20 kare fotoğraf, izleyicilerle buluşacak. Geniş kitlelere ulaşması hedeflenen sergi için, Ankara’nın en keyifli AVM’lerinden biri olan Gordion tercih edildi.
Kadın ve kadına dair olan her şeyi, fotoğraflarında işleyen Şule erdem, aslında yine kadın odaklı olan ama bu kez bir adım geride tuttuğu kadınların en özel sevgi yansımalarını, babalar ve bebeklerini izleyici ile, kendi bakış açısını yansıtarak paylaşmak istedi.

***

Şule Erdem

Grafik tasarımcı ve eğitmen olan sanatçı, son 7 yılında fotoğrafı hayatının merkezi haline getirmiştir. 20 yıllık birikimleri sonucunda ilk fotoğraf sergisini Ankara Siyah-Beyaz da, body P’art’lardan oluşan ‘saklı kadınlar’ ile açmış daha sonra diğer çalışmalarıyla üretimine aralıksız devam etmiştir. Sanatçının fotoğraftaki asıl konu başlığı, kendisinin Body P’art olarak tanımladığı, vücut detay (Nude) çalışmaları olsa da, foto belgeseller, sanatçı, sporcu, doktor vs. gibi kişilerin profil çalışmaları, doğum ve gelin fotoğrafları gibi konuları da objektifinden yansıtmaktadır. Aktüel dergisi için hazırladığı foto belgesellerden olan ‘Marmaray Projesi’ su altı çalışmaları, oldukça ses getiren işlerinden biridir. 2005’te, Ankara’da, ilk ‘doğum fotoğrafları’nı çekmeye başlayan isimdir.
www.suleerdem.com

Melissa Mey Galeri Ihlamour’da

“ŞEHRİN İZLERİ – TRACES OF THE CITY”
27 Mayıs’ta Galeri Ihlamour’da açılıyor.

Son yılların gözde genç sanatçılarından çok yönlü ressam ve fotoğraf sanatçısı Melissa Mey 27 Mayıs – 25 Haziran 2011 tarihlerinde Galeri Ihlamour’daki “ŞEHRİN İZLERİ – TRACES OF THE CITY” fotoğraf sergisi ile sanat gündeminde fotoğraflarıyla oldukça dikkat çekecek; bu şaşırtıcı sergi uzun süre konuşulacak.

Birbirinden özel on dört fotoğraftan oluşan sergide, Melissa Mey’in gezilerinden izler taşıması ile dikkat çekiyor. Son üç yıldır yapmış olduğu seyahatlerden izler taşıyan bu çalışmalar için sanatçı, uzun yollar kat etmiş ve bu yolculuklarda kendini etkileyen anları fotoğraf karesine dönüştürmüştür. Devamını okuyun