Etiket arşivi: franz kafka

Franz Kafka’dan kısa öyküler: “Yakılmamış Öyküler”

franz kafka kitapFranz Kafka’dan unutulmaz öyküler…

“Üzüntü, özlem, yaşama olan bu bağlılığımla nasıl çıldırmıyorum daha? Çok yalnızım, dilsizlerin yalnızlığına benziyor yalnızlığım, onun için hoş görün bu gevezeliğimi, dinleyecek birini bulunca boşalttım içimi, susamazdım artık.”

Kafka bu öykülerde tüm yalnızlığını, kederini döktü sayfalara. Hoş görmenin ötesinde sevdik gevezeliğini. Yakın dostu Max Brod’a tekrar tekrar teşekkür ettik Kafka’nın yakılası bulduğu kimi öykülerini bizlere kazandırdığı için. Dünya edebiyatının olmazsa olmazlarından Franz Kafka’nın öykülerini sunuyoruz sizlere, okurlarımızı arıyoruz. Kafka’nın dediği gibi, “Kafesin biri kuş aramaya çıkmış.” Yakılmamış öyküler sizi bulup içine aldıysa, ne mutlu bize…

Kitabı satın almak için TIKLAYIN

Öykü – KAFKA’dan “Rüya” – Çeviren: Güneş Soybilgen

RÜYA
Franz Kafka

Çev. Güneş Soybilgen

Josef K. rüya görüyordu.

Güzel bir gündü ve K.’nın canı yürüyüşe çıkmak istemişti. Henüz bir iki adım atmıştı ki, hemencecik mezarlığa varmıştı bile. Mezarlıktaki patikalar çok dolambaçlıydı, dahiyâne şekilde yapılmışlardı ve hiç pratik değillerdi, fakat sarsılmaz bir duruş ve dengeyle sanki bir akıntıya kapılmışçasına o patikalardan birine sessizce süzüldü. Çok uzaktan gözü yeni doldurulmuş bir mezar tepeciğini seçti. Yanına gitmek istiyordu. Bu tepeciğin etkisiyle büyülenmiş gibiydi. Mezara yeterince hızlı ulaşamayacağını hissetti. Ona doğru ilerlerken mezarı zaman zaman gözden kaybediyordu, çünkü büyük bir güçle dönen ve birbirine çarpan bayraklarla görüşü engelleniyordu; sancakları kimin taşıdığı görünmüyordu, fakat belli ki çok eğlenceli bir kutlama süregidiyordu. Öykü – KAFKA’dan “Rüya” – Çeviren: Güneş Soybilgen yazısına devam et

Franz Kafka’dan bir öykü: “Mutsuzluk” – Çeviri: Güneş SOYBİLGEN

savaş çekiçMUTSUZLUK / FRANZ KAFKA

Çeviri: Güneş SOYBİLGEN

 

Artık dayanılmaz olmaya başlamıştı –bir Kasım günü, akşama doğru- ve ben odamdaki halının ince uzun şeridi boyunca bir yarış pistindeymişim gibi koşuyordum, derken sokak lambalarıyla aydınlatılmış sokağın ışığından ürktüm, sonra yine odaya doğru dönünce aynanın derinliklerinde kendime yeni bir hedef buldum, avazım çıktığı kadar bağırdım, ne çığlığıma bir karşılık ne de onu susturacak bir güç olmaksızın, ancak kendi çığlığımı duyarak. Öyle ki çığlığım kontrolsüz arttı ve artık duyulmaz hale geldiğinde dahi duramadı. Evet, artık dayanılmaz olduğunda, duvardaki kapı bana doğru açıldı, ne kadar da hızlıydı, çünkü ihtiyaç olan hızdı, aşağıda, kaldırım taşları üstündeki arabanın atları bile, savaşta gırtlakları düşmanın insafına terk edilmiş halde çılgınca sürülen atlar gibi şaha kalkıyordu.
Çocuğun biri küçük bir hayalet gibi zifiri karanlık, lambanın henüz yanmadığı koridordan çıkageldi ve belli belirsiz oynayan bir döşeme tahtasının üzerinde parmak uçlarında dikildi kaldı. Odamdaki alacakaranlıktan gözleri kamaşınca yüzünü alelacele avuçlarına saklayacak oldu, ama birden, pencereye doğru fırlattığı bakışla sakinleşti, baktığı yerde nihayet sürgülerin ardındaki karanlığın altına çökmüş sokak lambalarının giderek artan pusu vardı. Sağ dirseğiyle, açık kapının önünde odanın duvarından destek alıyordu, dışarıdan gelen esintinin ayak bileklerinde, boynunda, şakaklarında oynaşmasına izin verdi.  

Franz Kafka’dan bir öykü: “Mutsuzluk” – Çeviri: Güneş SOYBİLGEN yazısına devam et

Biri “Kafka” mı Dedi? (Kazuo Ishiguro Üzerine…)

Gözde Aktürk

Eş dost herkes yazar Franz Kafka’nın bendeki yerini bilir. Hep, keşke daha uzun yaşayabilseydi de daha çok eserini okuyabilseydik diyenlerdenim. Bırakın daha çok eseri, elimizde olanların bazıları da yarım kalmış. İşte bu durumda çağdaş dünya edebiyatında kafkaesk sularda yüzen bir eserle karşılaştığımda etkileniyorum ve paylaşma ihtiyacı hissediyorum.

Okuyalı üç seneyi aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen hala ara ara aklıma düşen bir romandır Avunamayanlar. Ne şanslıyız ki iyi bir yayınevi ve çevirmenden Türkçeye kazandırıldı. Bu şahane kitabı kaleme alan Kazuo Ishiguro, Japonya asıllı başarılı bir İngiliz yazar. “Günden Kalanlar”(1993) ve “Beni Asla Bırakma”(2010) adlı romanları filme çevrildi. Avunamayanlar da filme çekilse ortaya  hafiften Fight Club tadında  nefis bir şey çıkar; bakalım, göreceğiz.

Biri “Kafka” mı Dedi? (Kazuo Ishiguro Üzerine…) yazısına devam et

Bakırköy’de Eşsiz Bir “Dava”

Turgay Kantürk gözüyle Franz Kafka’nın “Dava”sı

Bakırköy Belediye Tiyatroları dünya edebiyatının en önemli klasikleri arasında sayılan Franz Kafka’nın Dava adlı romanını sahneye taşıyor. Kafka’nın ölümünden sonra, 1925 yılında ilk kez basıla…n Dava, çağdaş İngiliz tiyatrosunun önemli temsilcilerinden Steven Berkoff tarafından oyunlaştırılmış. Oyunun çevirisi ise Ayşe Üner Kutlu’ya ait. Turgay Kantürk’ün yönettiği oyun, bir bankada memur olarak çalışan Joseph K’nın suçla olan ilişkisi üzerine kuruludur. Joseph K, bir sabah odasına giren görevlilerden nedenini bilmediği bir şekilde suçlandığını öğrenir. Gizemli bir mahkeme tarafından açıklanmayan bir suç nedeniyle yargılanacaktır.K yalnız değildir. Onun gibi pek çokları daha yargılanmakta ve neden yargılandıklarını bilmemektedir. Ancak K, diğerlerinin aksine olanları sorgulamaya başlayarak bir direnç geliştirir.

Bakırköy’de Eşsiz Bir “Dava” yazısına devam et