Etiket arşivi: genç

Pınar Tuncer ve Fotoğraf

1. Pınar Tuncer kimdir ?

Güzel bir kare yakaladığında günlerce haftalarca mutlu olabilen, arada kelimeleri kağıda aktararak hayatı kendince sorgulamaya çalışan, sokak kedileriyle fazlaca haşır neşir bir canlı… (insan tanımını fazla sevmediğim için canlı diyorum kendime:)

2. Sizi fotoğraf sanatına sürükleyen ne idi, nedir başlangıcı bu sevdanın ?

Fotoğrafla olan bağlarımı, insanlığa dair umutlarımı yitirdiğimde kurdum. Bir şeyler yapmam gerekiyordu… Yazmak, çizmek, resmetmek, beste yapmak vs. olabilirdi bu… Herkesin bir kaçış yolu vardır. Fotoğraf da benim kaçış mekanım oldu.

3. Kapitalizm sanatçının ipini onu satın alarak tutmak niyetinde. Peki siz ve Türkiye’ deki sanatçılar Kapitalizmin pençesini ne kadar hissediyor vücudunda?

Hissetmek istersen hissedersin. Ben şahsen hissetmemek için elimden geleni yapıyorum. Geçimimi fotoğraftan sağlamıyorum mesela…Maddiyatın, istemediğim işleri ortaya çıkarmama sebep olmasını istemiyorum çünkü…Ne yapıyorum peki? Şekillendirilmeme fırsat vermiyorum… Kurslarda okullarda öğretilen fotoğraf kuralları benim için gerçerli değil mesela… Doğru olan, neyi nasıl görmek istiyorsam odur… Beni alkışlayan da yuhalayan da yine benim, etrafa kulaklarım kapalı…Bu kolay değil tabi, hatta çok zor. Türkiye’de sanatın herhangi bir alanına aşk duyup bunu baltalatmadan koruyabilmek çok zor.

4. ‘Şöhret, bir adın etrafında toplanmış yanlış anlamalardır’ diyor Nietzsche, Fotoğraf sanatının çoğu zaman hakkının verilmediği, son yıllarda artan şöhreti hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Artık fotoğrafla uğraşan çoğu kişinin etrafında yanlışlardan oluşan bir duvar var maalesef… bu duvarın diğer adı da kendine bir vasıf oluşturma kaygısı… kolay vasıf herkes için caziptir. Ama insanlar çeşitlilik gösterdikçe, fotoğraf merakı ve herşey de çeşitlilik gösterecektir tabi…bundan kaçışımız yok. Yaptığın sanatı kendin için yapacaksan sorun yok ki ben böyle yaptığımı düşünüyorum. Kendi kendimin yanlış anlamalar içermeyen minyatür şöhretiyim.

Pınar Tuncer ve Fotoğraf yazısına devam et

Belen Alkan ve Fotoğraf

1. Belen Alkan kimdir?
1991 yılında doğdum. 2009’da kazandığım Marmara GSF’de halen eğitimimi sürdürmekteyim. Bitirmek gibi bir niyetim yok.
2. Sizi fotoğraf sanatına sürükleyen ne idi, nedir başlangıcı bu sevdanın?
Aile albümlerini karıştırıp eski, güzel fotoğraflara imrendigim donemlerde babam ufak bir dijital fotoğraf makinesi hediye etmişti. Tabii ki hemen hemen herkesin sahip oldugu dede yadigarı Zenit bende de vardı ve kendi kendime öğrenmeye çalışarak iyi kötü bir yola girmiş bulundum.
3. Kapitalizm sanatçının ipini onu satın alarak tutmak niyetinde. Peki siz ve Türkiye’deki sanatçılar Kapitalizmin pençesini ne kadar hissediyor vücudunda?
Eldeki materyallerin dışarda daha iyisinin olduğunu bilmek benim icin biraz heves kırıcı olsa da sevdiğim işi yaparken parayı düşünmemeye çalışıyorum. Elimdekiyle yetinip o kandırmacanın içine girince başka şey düşünemez oluyorum çünkü.

Belen Alkan ve Fotoğraf yazısına devam et

Ezgi Turan ve Fotoğraf

Ezgi Turan kimdir?

İstanbul’da 90’lı yılların başında doğdum. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde, POV (Fotoğraf ve Video) öğrencisiyim, 2009 yılından itibaren bu alanda çeşitli sergilerde bulundum.

Sizi fotoğraf sanatına sürükleyen ne idi, nedir başlangıcı bu sevdanın?

Görüntüleme isteği öncelikle fotoğrafla değil, video ile başladı. 2006 yılında çektiğim belgesel sonrasında hayatımdaki birtakım değişikliklerin verdiği haz olarak nitelendirebilirim.

Ezgi Turan ve Fotoğraf yazısına devam et

“Hadi Oynayalım!”

Nefin Huvaj

Çocuklarda böyle bir eylem biçimi vardır. “Oynamak”; kurgusu olmayan, dolayısıyla bize içi boş gelen bir kavramdır – bu kullanımıyla. Gerçekten içi boş haldedir. Az sonra, çocuğun gözüne ilişecek olan ilk nesne (ya da spesifik olarak: Oyuncak) ve o nesnenin çağrışımlarıyla dolacaktır oyunun içi.

“Hadi oynayalım”. “ne oynicaz?”. “oyun”.

“Ne?” sorumuzun karşılığı elbette “oyun” olacaktır. Anlamıyor muyuz işte, oyun!

“Hadi Oynayalım!” yazısına devam et