Etiket arşivi: gökçenur ç.

Şairlerin şairi Wallace Stevens’tan “Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu”

wallace stevensŞairlerin şairi Wallace Stevens Türkçede!

Wallace Stevens, hem şiirinde, hem şair kimliğiyle yaşamında gizlenmeyi seçmişti, onca giz bundan. Gökçenur Ç, şiirlerini Türkçeye taşırken müthiş iş çıkarmış: Kendi şiirsel edâsını çevirdiklerinin arasına saklamayı bilmiş: O, Can Yücelcesiyle: Bir Türkçe söyleyen. – Enis Batur

Satın almak için TIKLAYIN

 

Bu cumartesi Taksim’de “Soğuk Yazgı”yı kutluyoruz, herkes davetlidir

soğuk yazgı"SOĞUK YAZGI"YI KUTLUYORUZ

SÖYLEŞİ, KOKTEYL VE İMZA GÜNÜNE DAVETLİSİNİZ

18 Ocak Cumartesi günü saat 15.30'da, Maya Cüneyt Türel Sahnesi Fuaye’de, Gökçenur Ç. Kadir Aydemir’le yeni kitabı "Soğuk Yazgı" ve şiir serüveni üzerine bir söyleşi, kutlama ve imza günü gerçekleştirecek.

Katılımcılar Kadir Aydemir’in yeni şiir kitabını herkesten önce edinme ve okuma fırsatı bulacak.

-Maya Cüneyt Sahnesi İstiklal Caddesi'nde Halep Pasajı Kat 2'de-

Etkinliğimiz 15.30'da başlayacak 17.30'da sona erecektir.

Onur Behramoğlu ve Gökçenur Ç. Bulgaristan’daydı

bulgaristanOnur Behramoğlu ile Gökçenur Ç. Bulgar Yazarlar Birliği’nin 100. kuruluş yıldönümü kutlaması ve 10. Uluslararası Yazarlar Konferansı’na katılmak üzere 21-25.09.2013 tarihlerinde Bulgaristan’ın başkenti Sofya’daydılar. Ivan Vazov tiyatrosunda yapılan kutlama töreninden bir gün sonra düzenlenen Uluslararası Konferans’ta, Bulgaristan Kültür Bakanı ve diğer ülke katılımcılarının yanı sıra Behramoğlu ile Ç. de birer konuşma yaparak, daha önceki yıllarda aynı konferansa katılmış olan Ernesto Che Guevara, Yannis Ritsos, Mihail Şolohov, Yevgeni Yevtuşenko ile aynı sıralarda bulunmaktan onur duyduklarını belirttiler. Balkan Kültür Enstitüsü’nce düzenlenen Türk Şiiri gecesinde de konuk edilen Behramoğlu ile Ç.’ye, “21. Yüzyılın Türk Şairleri” başlığıyla Bulgar Yazarlar Birliği dergisinde yayımlanmış şiirleri, Türkiye’deki Gezi direnişi ve iki ülke tarihine-kültürüne dair sorular yöneltildi. 

“Şiirin ‘Yitik Ülke’sinde” / Haydar Ergülen’in Radikal Gazetesindeki Yazısı

Kadir Aydemir, kurduğu Yitik Ülke Yayınları’ndan kısa zamanda birçok kitap yayımladı. Bunlardan ikisi hikâye, üçü roman, dokuzu da şiir kitabı

HAYDAR ERGÜLEN

Genç kuşağın iyi şairlerinden Kadir Aydemir, önce şiir için esaslı bir tanım buldu, sonra da kurduğu yayınevine onu ad olarak seçti: Yitik Ülke Yayınları, çoğu ilk kitap, dokuz şiir, üç roman, iki de hikâye kitabı yayımladı kısa sürede. Asit ya da İksir, Onur Behramoğlu‘nun ilk kitabı. ‘Şair aile’nin en genci Onur’un kitabı adeta bir bayramyeri. Şair, dizelerinin babası değil henüz, ağabeyi. Ellerini sıkı sıkıya tutması bundan. Şiirlerinin üstüne başına titiz. Düğmesi kopmasın, gömleği dışarı çıkmasın diye sorumlu davranan bir şair-ağabey. Yolun başında bu itina iyi. Sonra hepsi o lunaparkta diyelim, meşrebine göre bir eğlence bulur ya da kederini seçer. ‘Ağabey’lik bazen olgun, bazen isyankâr bir biçimde yansıyor dizelerine: “hiçbir şey ölümünden daha fazla benzemez insana”, “değil mi ki sevdiğin sensiz de sevişmiştir”, “ben gidiyorum, korkmayın dünya döner/aşk ölmedi be ! O ölse çocuklar var!” Doğru, Onur gibi iyi şair-ağabeyleri var nasılsa. “Şiirin ‘Yitik Ülke’sinde” / Haydar Ergülen’in Radikal Gazetesindeki Yazısı yazısına devam et

Renga Şiiri

Renga

(Gazi Tuğrul & Gökçenur Ç. & Kadir Aydemir)

o şimdi bir hüthüt kuşudur

(kadir aydemir) ah, dilsiz kuru dal- çamur bile mutlu, sevmez seni kimse. (gökçenur ç.) kurbağalar uyutmaz dereyi bir yusufçuk konar eriğin ellerine (gazi tuğrul) ikindi vakti suya bakıp kırılan yaprağın sesi (kadir aydemir) gökyüzünün sonunda ay eski bir yara mıdır? (gökçenur ç.) döndüm, gittiğimde vişneler dökülmemişti akasya yaprağına sarıp gömdüğüm kabuk dizimde öğle göğü gibi sıcaktı daha (gazi tuğrul) sararmada mı hâlâ güneş saçlı başaklar? (kadir aydemir) akasyanın tohumu: sürüklenen acı sesim- yer yok, diyor evren bana… (gökçenur ç.) taşırmıyor tahta kâsedeki pirinç rakısını defterimin arasından çıkardığım kuru krizantem yaprağı (gazi tuğrul) tıkırdıyor ay akşam göğüne değen kiraz çiçeği- (kadir aydemir) sessizce akıyor kanı kimsesiz uyuyan incirin (gökçenur ç.) çay sunuyor ustanın kızı– eriğin dibine gömdük, diyor o şimdi bir hüthüt kuşudur içimde hiç susmayan cırcır böcekleri burdan gitmeli, burdan gitmeli…

Haiku Nedir?

Haiku; 16. yüzyılda ortaya çıkıp 17-19. yüzyıllarda gelişen üçlü dizelerle yazılan, 17 heceden (5/7/5) oluşan, konusunu genellikle mevsimlerden, yılın ilk ayından, doğadan ve insandan alan lirik bir Japon şiir tarzıdır. Birinci ve üçüncü dizeleri beşer, ikinci dizesi ise yedi hecelidir. Hokku, hayku,haikai da denilir. Bu şiirlerde çoğu zaman Budizm, Taoizm ve yerel inançları simgeleyen doğa imgeleri kullanılır. Japon edebiyatına özgü bu şiir biçimi, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Batı ülkelerinde de belli bir yaygınlık kazanmıştır. Gelmiş geçmiş en önemli haiku şairleri; Matsuo Başo, Taniguçi Buson, Kobayaşi İssa ve Masaoka Şiki gibi Japon şairlerdir. Türkiye'de Türkçe şiirde haiku tarzında şiirler yazmış olan bazı şairler şunlardır: Orhan Veli, İlhan Berk, Sina Akyol, Turgay Kantürk, Coşkun Yerli, Enis Batur, Melisa Gürpınar, Mustafa Köz, İbrahim Berksoy, Oruç Aruoba, Gökçenur Ç., Kadir Aydemir ve Hakan Cem ve Erol Özyiğit. Tanka şiiri ise yine Japonların çok sık kullandıkları 7 dizelik bir şiir şeklidir. Bu dizelerin birinci ve üçüncüsü beş, diğerleri yedi hecelidir. Toplam 31 heceden oluşmaktadır. Renga şiiri de haiku ve tankalara eklenebilir.

Haikuda Sabi

Gökçenur Ç.

Japonca bir sözcük olan Sabi, Haiku geleneğinin eşsiz ve yaşamsal bir bileşenidir. Sabi de, Japon sanatlarında yer alan diğer kavramlar gibi, batılı anlaklar tarafından güçlükle kavranabilir. Yine de bu zorluğa göğüs germeye, terimin yanıltmacı ve gizemiyle başetmeye çalışalım. R.H. Blyth Doğu Kültürü adlı kitabında "söylenebilen şey Sabi değildir" demişti. Bu yorum düşüncelerin uzdilli bir biçimi olarak Zen "sözcüksüzlük" 'ünü anlayan bir Haijin'e hiç bir engel getirmez. Örnek olarak Kishu'nun şu şiirini ele alalım, Güz ikindisi tek çığlık atmadan bir karga geçiyor. Haikuda Sabi yazısına devam et

Haikuda Sabi

Gökçenur Ç.

Japonca bir sözcük olan Sabi, Haiku geleneğinin eşsiz ve yaşamsal bir bileşenidir. Sabi de, Japon sanatlarında yer alan diğer kavramlar gibi, batılı anlaklar tarafından güçlükle kavranabilir. Yine de bu zorluğa göğüs germeye, terimin yanıltmacı ve gizemiyle başetmeye çalışalım.
R.H. Blyth Doğu Kültürü adlı kitabında "söylenebilen şey Sabi değildir" demişti. Bu yorum düşüncelerin uzdilli bir biçimi olarak Zen "sözcüksüzlük" ‘ünü anlayan bir Haijin’e hiç bir engel getirmez. Örnek olarak Kishu’nun şu şiirini ele alalım,

Haikuda Sabi yazısına devam et