Etiket arşivi: Gözde Kazmanoğlu

Hasan Ali Toptaş’ın “Ben Bir Gürgen Dalıyım”ı üzerine bir yazı

Gözde Kazmanoğlu

Bazı kitapların içinde kendi toprağınızın sesi vardır. Kapağı açar açmaz yankılanır.

Bir  kuş olmak ya da bir bulut ve yahut bir ağaç dalı. Demem o ki konuşmadığı sanılan varlıkların sesi olmak aklımı aydınlatıyor benim. O varlığa bürünmek, onun gözünden hayata bakmak, dünyayı onun kulağıyla işitmek ufkumu genişletiyor.

Gelelim Hasan Ali Toptaş’a, hikayelere usta bir heykeltraş gibi form verebilen yazardır kendisi. Öyle bir anlatım dili vardır ki rüzgarı betimlese saçlarınız uçuşabilir.

Ben Bir Gürgen Dalıyım adlı kitabında, doğanın gözünden insanın aç gözlülüğüne farklı bir bakış sunuyor. İçinde insan sevgisi ve doğa saygısı taşıyan herkes okusun istiyor kalbim.

“Ege toprağında gencecik bir gürgendim ben.” Cümlesi ile selamlıyor bizi yazar kitabında. Hoş geldiniz, diyor ağaçların dünyasına. Köknarlar, kızılçamlar, ardıçlar, ladinler ve kestaneler arasında soluklanıyorsunuz. Bir aksakallı meşe de olağanca görkemiyle yükseliyor göğe. Sayfalar arasında ilerlerken birdenbire doğanın ta kendisi oluyorsunuz. Satırlar üzerine kelebekler gibi konuyor aklınız.

Hasan Ali Toptaş’ın “Ben Bir Gürgen Dalıyım”ı üzerine bir yazı yazısına devam et

“Kirpinin Zarafeti” üzerine – Gözde Kazmanoğlu

kirpinin zarafetiGözde Kazmanoğlu

Fransa'da bir apartmanda kendi kuytularında yaşayan insanları hikayesi "Kirpinin Zarafeti". Kimi romanlar bir kıtadan başka bir kıtaya göçmenize neden olabilir. Oysa bu kitap bir apartmanın alt katından üst katına çıkartarak yaşatıyor bunu size.

O kadar kısa bir yolculukta çok mühim bir hikaye anlatıyor. Dostluğun yaşla sınırlı olmadığını kanıtlayarak yapıyor bunu. Birden şunu farkediyorsunuz; "paylaşmak her şeydir." Bazen bir kitabı, bazen bir çikolatayı, bazen bir keki, bazen bir bardak çayı, bazen hislerinizi ya da fikirlerinizi. Ne kapılar açılıyor siz paylaşımın gücüne inandıkça. Üstelik paylaşımın içtenliği dostluğun hacmini artırdığı gibi aradaki bağı nasıl güçlendiriyor, işte yanıtı bu kitabın içinde saklı.

“Kirpinin Zarafeti” üzerine – Gözde Kazmanoğlu yazısına devam et

“Aşksız Gölgeler” kitabı üzerine bir okur mektubu

“AŞKSIZ GÖLGELER” KİTABI ÜZERİNE 

Bir okur ne zaman bir kitap kapağı aralasa, yazarın kafasının içine ve duygularına yolculuk yapar aslen. İlk sayfada Yannis Ritsos ile tokalaşıp patikadan aşağıya süzüldüm. İki-üç adım atınca çalıların arasında bir fotoğraf albümüne rastladım. Sonra çam ağacının altında bakır bir yüzük buldum. Ardından bir sürreal rüyanın içine dahil oldum, sanırım bir ressam esrarengiz bir tablo çizip tablonun adını “kedigözü” koymuştu.

Patikadan ilerledikçe ağaçların arasında gizli bir ev çıktı tam önüme. Gözlük camları kırılmış yaşlı bir teyzeyi andırıyordu bu ev. Kısık ve yorgun sesiyle bir sürü anı fısıldadı kulağıma. Usulca dinledim…

Taze çimlerde çiğ tanesi sandığım, Eren isminde bir çocuğun göz yaşına dokundum. Saçlarını okşadım.

Bir kitapçı dükkanı vardı patikanın ardında, kapısını araladım. Yüzümü gülümseten ilginç müşterilerle karşılaştım.

Sonra bir çardaktan güneş kokan üzüm toplarken tam da çocukluğumdaki gibi arılar vızıldadı. Yetişkinliğime yetişemeyen babaannem ve dedemi görmüş kadar oldum.

O kadar yürüdüm patikadan elbet bir maviye açılır kapılar derken nihayet deniz çıktı karşıma. Ağ ören balıkçılar karşıladı beni ve bir sürü pina…Kıyıdan çok uzak bir gemi geçerken acaba içinde kimler var, diye düşünmeden edemedim.

Çirkin iskorpitin tadıyla, Kafaroz Mustafa’nın sohbeti aynı lezzetteydi.

Yalnızlığına üzüldüğüm deniz fenerini yeşil yapraklarla saramasam da bir süre yanında oturdum. Yoldaki ekmek kırıntılarının üzerindeki karıncaları izledim. Daha neler gördüm neler?

Taş dilencinin şahit olduğu yaşantılar, birleşip ayrılan gölgeler, düş kuranlar, ani bir sesle düşü bozulanlar, kargalar, kavgalar…

Kazanılan ve kaybedilen herkese rastlamak mümkün bu patikada. Hatta insan nasıl onu hayata getiren birini tohum gibi toprağa gizler? O bile var.

Gözde Kazmanoğlu

***

Aşksız Gölgeler – Kadir Aydemir – Öyküler – Yitik Ülke Yayınları