Etiket arşivi: hikaye

Öykü – “Bir Garip Av” / Nur Küçük

BİR GARİP AV / Nur Küçük

Ali Bey’den Geyikli Baba’ya

Gözlerimi kapatıyorum. Zaman geriye akıyor. Karanlık yeşile, sessizlik su sesine dönüşüyor.

Ormanın en doğusunda, ırmakla biten çizginin eşiğindeyim. Tekim. Her zaman tek avlanırım. Elimde yayım, yayımda okum; bekliyoruz usulca. Irmağın karşısında su içen sessizce bir geyik. Gözlerimiz birleşmiyor, engel oluyorum. Nefesimi usulca savuruyorum.

Okum gergin yayımdan, yayımdan daha da gergin ellerimden fırlıyor. Geyik okumu hissediyor, gövdesini sağa atıyor. Nafile. Onu böğründen vuruyor okum. Yara derin, fakat öldürücü değil. Koşacak anlıyorum. Kendimi ırmağa atıyorum; geyik koşmaya başlıyor.

Irmaktan iki adımda geçiyorum, geyik kuzeye doğru aksıyor; koşarken bir ok daha savuruyorum fakat isabet ettiremiyorum. Öykü – “Bir Garip Av” / Nur Küçük yazısına devam et

İs Mürekkebi / Türker Ayyıldız #öykü

İs Mürekkebi / Türker Ayyıldız

Kapı zili çaldığında namazı bitirmek üzereydim. Geldiler, dedim içimden. Saatin aylar önce durduğunu bildiğim halde göz ucuyla duvara baktım. Üstü tozlanmış, yanından aşağı doğru kocaman, kıllı bir örümcek iniyordu. Zil bir daha çaldı. Geleceklerini önceki gün haber vermişlerdi. Zihnimi toparlayıp selam verdim. Dizlerimin üzerinde doğrulurken bir yandan da seccadeyi alelacele katladım.

İs Mürekkebi / Türker Ayyıldız #öykü yazısına devam et

“İskele” Yayımlandı

Nazlı Karabıyıkoğlu, ilk öykü kitabı “İskele”den gizemlerle dolu insan coğrafyasına küçük gemiler halinde tasarlanmış

öyküler yola çıkarıyor. Her öykü, imgeler ve anların büyüsüyle öylesine ustalıklı bir biçimde kurgulanmış ki, insan coğrafyasının okyanuslarına ait o devasa dalgalara rahatlıkla göğüs gerebiliyor.

“İskele”nin “Serseri Yengeçler” ve “Grotesklere Konu Olabilecek Alışkanlıklar” adlı iki ayrı noktasından kalkıyor öyküler taşıyan o küçük gemiler. “Serseri Yengeçler” bölümünün ilk öyküsü “Adaevveda”, küçük bir çocuğun gözünden 12 Eylül travmasının izlerini boşaltıyor denizin dibine ve aynı denizin dibinden başka başka öyküler bulup çıkarıyor. Kitabın ikinci bölümünde ise yazar, birbirinden ilginç ve özgün karakterler aracılığıyla saplantı haline
dönüşen alışkanlıkları, ironi yüklü bir dille eşeliyor insan ruhunun derinliklerinde.

“Martılar başımda dönmeye başladı. Bir yükselip bir alçalarak, korkularıma alkış, kayıplarıma şarkılar tutarak… Yanağımdaki ben sızlıyor, denize yansıyarak derine gömülüyordu. Elleri titrek bir koku sinmişti koltuklara. Parkeler gevşemiş, çıtır çıtır ağlıyordu. Küflenip taşlaşmış ekmek parçalarına, dökük sıvalara daha fazla tahammül edemeyerek, balkonun korkuluklarından zıpladım, bahçeye atladım. Az ilerideki iskeleye yürüdüm. Ayakkabılarımı çıkarıp bacaklarımı suya sarkıttım.”

Nazlı Karabıyıkoğlu,1985’te Ankara’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdi. İngilizce ve İspanyolca eğitimi aldı. Öyküleri “Varlık”, “Kitap-lık”, “Sözcükler”, “Özgür Edebiyat” ve “Sıcak Nal” dergilerinde yayımlandı. Hazırladığı “Delistan” adlı ilk dosyası “Naci Girginsoy Öykü Ödülü”nü aldı ve sembolik olarak kitaplaştırıldı. İkinci öykü dosyası “Düş Çeperi”, 2010 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri”nde dikkate değer bulundu. “İskele” yazarın ilk öykü kitabı.

KİMİN SEÇİMİ

11 Haziran 2025- Dünya Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi – 136. Kat – Toplantı Salonu

Hafta başından bu yana durdurak bilmeksizin düşüşe geçmiş dünya borsalarına ve artık bir felakete dönüşmeye yüz tutmuş uluslararası ekonomik görüntüye rağmen başkan George Alain Gilbert soğukkanlılığını korumayı başarmış görünüyordu. Zaman zaman yanındakilere takılıyor, dünyanın farklı finans merkezlerinden gelen uzmanlarla kafa bularak ortamı yumuşatmaya çalışıyordu. Oysaki çaresiz bir bekleyiş içerisinde, endişeli gözlerle etraflarına bakınıp duran ekonomist takımının gergin dudakları, yalandan gülümserken bile, ağlamaklıydı. Nasıl olmasındı ki ? Sadece ilk iki günde 2008 Ekonomik Bunalımı’nın yol açtığı zararları bile solda sıfır bırakacak ölçüde önemli kayıplar verilmiş, dünyanın en önde gelen enerji ve çevre teknolojisi devlerinin kasaları tam takır oluvermişti. Milyarlarca insanı ekonomik yıkımdan çekip çıkaracak kararları almanın ağırlığı da, bu toplantıya katılanların omuzlarına yüklenmişti. KİMİN SEÇİMİ yazısına devam et

Kirpi Öykü Dergisi Nisanda Çıkıyor

Yeni bir kısa öykü dergisi çıkıyor: “Kirpi Öykü”

Kirpi Öykü Dergisi, nisan ayından itibaren Kadir Aydemir editörlüğünde yayımlanacak. Dergi tüm öykü yazarlarına sayfalarını sonuna dek açıyor. Kısa öykü dalında yayın yapacak derginin her sayısında 24 ile 30 arasında yazar yer alacak. Öykü örnekleri, çeviri öyküler ve çeşitli özgün görsel çalışmaların yer alacağı dergi hazırlanmaya başlandı. Yitik Ülke Yayınları-Çekirdek Sanat Yayınları işbirliğiyle çıkacak olan Kirpi Öykü Dergisi iki ayda bir yayımlanacak ve her sayısında yayınevi çeşitli hediyeler de verecek. Kirpi Öykü Dergisi Nisanda Çıkıyor yazısına devam et

Gençliğimi Ancak O Verebilirdi

Aralarında en ilahi olanı gibi gelirdi. Yer yer kalınlaşan derisi hem içimi acıtır, hem de tarifi imkânsız bir hayranlık yaratırdı. Kızlar durup tekrar tekrar bakar, kuaförden onun renginde saç isterlerdi. Patlıcan moru, kızıl kestane, mürdüm halt etmişti yanında. Narin bir vücudu vardı. Kat kat giyinirdi o yüzden. Her bir katı soğan kabuğu inceliğinde… Soydukça soyasım gelirdi. Gıkı çıkmazdı onun, toprak kadar sessizdi. Bir yerinden soymaya başlayınca, yaprak yaprak teslim olurdu. Elime kokusu geçerdi ve bordomsu rengi. Tırnaklarımın arasından günlerce çıkmak bilmezdi. Çıksın istemezdim. Bir komşumuz vardı, Melek Teyze. O da benim gibi hiç kıyamazdı ona. Geceleriyse bir farklı gelirdi gözüme. Rakının yanında iyi giderdi. Azıcık ovuşturup yoğurdun içine doğrardım. Rengi geçerdi yoğurda. Yoğurt pembe pembe olurdu.
Sebzelerin en keskiniydi kırmızı lahana. Öyle bir rengi vardı ki, gençliğimi ancak o verebilirdi.

Özlem Özyurt

NEFRETİM SEVGİMDENDİR…

Otobüs yolculuklarından nefret ederdi. Fakat ailesine perşembe günü Antalya’da
olacağına söz vermişti. 118’den Kamil Koç’un Terminal yazıhanesinin telefonunu aldı:

-İyi günler efendim Kamil Koç
-İyi günler. Antalya’ya bu gece için bir kişilik yer ayırtmak istiyorum.
-23.30 uygun mu?
-Evet, olur.
-Pencere kenarı,koridor?
-Pencere kenarı lütfen.
-23 numara uygun mu?
-Olur olur tabi.
-İsim alabilir miyim?
-Ahmet Yavaş.
-Nakit mi kredi kartı mı?
-Nakit.
-Bir kişi, bay, Bursa-Antalya otobüsü, 23.30, pencere kenarı,23 numara. Otobüsünüzün kalkış
saatinden yarım saat önce biletinizi alabilirsiniz. İyi günler
-İyi günler.
NEFRETİM SEVGİMDENDİR… yazısına devam et

Geç Hippilerin Kült Mekânı: Olimpos…

Olimpos Öyküleri

Bir “Konsept” Öykü Derlemesi: Olimpos Öyküleri…

Hikmet Temel Akarsu

Edebiyat yayıncılığına gerçek anlamda “One man show” olarak başlayan Kadir Aydemir, şaşırtıcı gösterisine devam ediyor. Kahramanımız sıfır sermaye, sıfır irat, sıfır varlıkla girdiği Yitik Ülke Yayınevi macerasında asker dönüşü ikinci perdeyi açtı. Ve de artık sadece büyük sermaye gruplarının tutunabildiği yayın piyasasında herkese parmak ısırtacak bir cıvıltı yaratarak var olmaya devam ediyor. Son numarası yine bir “konsept kitap”: Olimpos Öyküleri…

Kıssadan hisse: Demek ki olabiliyormuş… Biraz tutku, biraz yetenek, biraz gayret ile trilyonlara hükmeden şirketler gibi yayıncılık yapılabiliyormuş. Kıssadan ikinci hisse; edebiyatta küçük yayıncılar önemlidir, çünkü edebiyat içtenliğin sanatıdır.

Konumuza dönecek olursak; Olimpos Öyküleri, Kadir Aydemir’in en başarılı işleri olan konsept öykü derlemelerinden yeni bir tanesi. Ama bunların ne ilki ne de sonuncusu olacağa benzer. Daha önce de Cunda Öyküleri ve Bozcaada Öyküleri gibi benzer derlemelerini okumuş; eski tabirle söyleyecek olursak “telezzüz” eylemiştik. Yayınevi; önümüzdeki ay da “80’lerde Çocuk Olmak” adlı bir derleme yayınlayacağını duyurdu. Geç Hippilerin Kült Mekânı: Olimpos… yazısına devam et

Bilimkurgu Öykü Yarışması Sonuçlandı

Türkiye Bilişim Derneği’nin düzenlediği 12. Bilimkurgu Öykü Yarışması’nda birinci seçilen öykü “Proxima’ya Son Yolcu” oldu.

TBD Bilişim Dergisi’nin düzenlediği ve bu yıl on ikincisi yapılan Bilimkurgu Öykü Yarışması’nda birinciliği Sinan İpek’in “Proxima’ya Son Yolcu” adlı öyküsü kazandı.

Ön jüri tarafından belirlenen öyküleri değerlendiren Hikmet Temel Akarsu, Bülent Akkoç, Metin Celal, Süreyya Evren, Ergun Kocabıyık ve Nezih Kuleyin’den oluşan jüri, Dünya’dan Proxima yıldız sistemine göçen bir çocuğun hangi fedakarlıklarla hayatta kaldığının anlatıldığı “Proximaya Son Yolcu” adlı öyküyü birinci seçti. Feraye Şahin’in yazdığı “Erguvan” adlı öykünün ikinci olduğu yarışmada Taylan Taftaf’ın “Genç Robotlar Rahatsız” adlı öyküsü üçüncülüğe değer bulundu.

Nereden Tanıyorsun

Kadir Aydemir

Ona olan sana da oldu. Gözbebeklerin büyüdüğünde, iç içe geçen şeffaf halkalar birleştiğinde, gözkapakların büyük bir gürültüyle kapandığında hissettin. Gözlerinin rengini nereden tanıyorsun? Gülüşünü? Dişlerinin ağzındaki dizilişini? Uzaklara bakıyorsun, bir şeyler düşünüyorsun, “Nereden, ey Tanrım nereden…” Bilmiyorsun. O konuştukça, sesini avuçlarına alıp eğiyorsun. Parmaklarının bulutları dağıtışını izliyorsun. Hoşuna gidiyor büyüler yapması. Saçları boynuna dolanıyor ve tüm vücudunu kaplıyor. Bir gülümseme yerleşiyor dudaklarına. Gece olmak üzere, kuşlar tüneklerinden çıkıp boşlukta kanat çırpıyorlar. Tuttuğun eli daha da sıkı kavrıyorsun. Bu duygunun sözcüğü yok. Oysa dakikalar geçiyor. Dakikalar, saniyeler, saliseler… Zaman yok oluyor. Suya dönüşüyor elleri birden. Damla damla eriyor gözlerinin önünde… Buz sevgiline acıyla bakıyorsun, o ise akıyor denize doğru. Ağlamaya başlıyorsun… Kalbinin tuzu onun tadına karışıyor…

Artık kim ayırabilir ki sizi; yaklaşan fırtına mı, güneş mi?

Yoksa su içmek için toprakta ilerleyen bilinmez kökleri mi yaşlı dut ağacının?