Etiket arşivi: hikmet temel akarsu

Hikmet Temel Akarsu ile hayat üzerine ayaküstü bir söyleşi – #edebiyat

Hikmet Temel Akarsu ile söyleşi – Kadir Aydemir

***

-Nasılsınız; şu sıra neler yapıyorsunuz?

– Şu sıralar bu edebiyat ortamında yayımlamanın bir anlamı var mı; onu düşünüyorum.

-Neler izliyor ve okuyorsunuz?

– İzlemekten daha çok neler izlememem gerektiğini belirlemek hususunda gayret sarf ediyorum; teoriler geliştiriyorum. Bunun edebiyata yansıması olarak; goygoycu medyanın ve eyyamcı yazar mukallitlerinin gürültülerine aldanıp artık daha fazla çöp okumamak için edebiyatı 10 yıl geriden takip etmeye karar verdim. Eser adlarına ve kapaklarına bakmamaya; bulvar medyasının kitap ve hafta sonu eklerinde koca koca sayfalar kaplayan yazarlardan uzak durmaya başladım. Endüstriyel edebiyat ürünlerinden alabildiğince uzak durmaya çalışıyorum. Bir de sarışın gazeteci hatunların kucaklarına yatarak röportaj veren yazarları kitaplığımdan çıkarıyorum. Artık daha çok yayınevi seçiyorum. Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi şu günlerdeki favorim.

Devamını okuyun

Usta yazar Hikmet Temel Akarsu’dan yeni bir kitap: “Şairlerin Barbar Sofraları”

hikmet temel akarsuİstanbul Dörtlüsü, Kayıp Kuşak, Ölümsüz Antikite gibi roman serileriyle iz bırakan yapıtlar ortaya koyan romancı, öykücü ve oyun yazarı Hikmet Temel Akarsu, edebiyatın derin sularında seyreden okurların yakından tanıdığı bir isim.

Yazarın üçüncü öykü kitabı Şairlerin Barbar Sofraları, toplumda daima merak duyulan edebiyat mahfillerinin iç dünyasına götürüyor bizi. Dışarıdan parıltılı, ışıltılı, yaldızlı gözüken şairler dünyasının içsel acılarını, özlem ve tutkularını, biçare adanmışlığını, kimi zaman dekadan yaşam tarzını, kimi zaman soylu feragat duygusunu ve çılgınlıklarını gözlerimizin önüne seriyor.

Şairlerin Barbar Sofraları, hüznün derinliklerinde sürüp giden trajikomik varoluşumuzu benzersiz bir edebi dille anlatıyor. Şairlerin iç dünyası ve yaşam tarzları belki de ilk defa bu denli ironik ve coşkulu bir anlatı dünyasının platosu oluyor.

Şairlerin Barbar Sofraları Ve Diğer Öyküler – Hikmet Temel Akarsu

İstanbul Dörtlüsü, Kayıp Kuşak, Ölümsüz Antikite gibi roman serileri ile iz bırakan yapıtlar ortaya koyan romancı, öykücü ve oyun yazarı Hikmet Temel Akarsu edebiyatın derin sularında seyreden okurların yakından tanıdığı bir isim.

Üçüncü öykü kitabı “Şairlerin Barbar Sofraları” ile Hikmet Temel Akarsu, toplumda daima merak duyulan edebiyat mahfillerinin iç dünyalarına götürüyor bizi. Dışarıdan parıltılı, ışıltılı, yaldızlı gözüken şairler dünyasının içsel acılarını, özlem ve tutkularını, bîçare adanmışlığını, kimi zaman dekadan yaşam tarzını, kimi zaman soylu feragat duygusunu; ama daima ekstremlerdeki çılgınlıklarını gözlerimizin önüne seriyor. Şairlerin iç dünyası ve yaşam tarzları belki de ilk defa bu denli ironik ve coşkulu bir anlatı dünyasının platosu oluyor.

Sadece şairlerin yarım kalmış tutkuları, boğazda düğümlenen hıçkırıkları ve beyhude geçen anlaşılamamışlık yılları değil kitabın ilgi alanı. Ukteler, Dipler ve Hüzünler adlı bölümlerde yer alan duygu yoğun öykülerde kimi zaman bizlere yaralı bir toplumun iç kanamalarını, kimi zaman çürümekle yükselmek arasında salınıp duran özgün bir semtin sıra dışı öyküsünü, kimi zaman büyük alt-üst oluşlar sırasında çimen olup ayaklar altında ezilen insancıkların hazin yaşantılarını; kimi zaman da malihulya denebilecek hüzün derinliklerinde süregiden trajikomik varoluşumuzu benzersiz bir edebi dille anlatıyor “Şairlerin Barbar Sofraları”.

2011 TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması

Bugün aklımıza bile gelmeyecek pek çok alet veya yöntem, ilk ortaya çıktığı dönemde insanlık için bir devrim yaratmıştı. Örneğin su kabağı, suyu taşımanın ve depolamanın yolunu açtığı için mağaralarda yaşayan atalarımızın yaşamına büyük bir kolaylık getirmişti. Ateş, yazı, takvim, tekerlek, barut, pusula, elektrik, çit, buharlı motor, telgraf, telefon, radyo, sinema, televizyon gibi her yeni buluş, dünyamızı öncesinde düşünemeyeceğimiz kadar değiştirdi. Üstelik farkında olmadığımız pek çok gereksinimi yaşamımıza kattı ya da yeni gereksinimlerin ortaya çıkmasına yol açtı. Devamını okuyun

Geç Hippilerin Kült Mekânı: Olimpos…

Olimpos Öyküleri

Bir “Konsept” Öykü Derlemesi: Olimpos Öyküleri…

Hikmet Temel Akarsu

Edebiyat yayıncılığına gerçek anlamda “One man show” olarak başlayan Kadir Aydemir, şaşırtıcı gösterisine devam ediyor. Kahramanımız sıfır sermaye, sıfır irat, sıfır varlıkla girdiği Yitik Ülke Yayınevi macerasında asker dönüşü ikinci perdeyi açtı. Ve de artık sadece büyük sermaye gruplarının tutunabildiği yayın piyasasında herkese parmak ısırtacak bir cıvıltı yaratarak var olmaya devam ediyor. Son numarası yine bir “konsept kitap”: Olimpos Öyküleri…

Kıssadan hisse: Demek ki olabiliyormuş… Biraz tutku, biraz yetenek, biraz gayret ile trilyonlara hükmeden şirketler gibi yayıncılık yapılabiliyormuş. Kıssadan ikinci hisse; edebiyatta küçük yayıncılar önemlidir, çünkü edebiyat içtenliğin sanatıdır.

Konumuza dönecek olursak; Olimpos Öyküleri, Kadir Aydemir’in en başarılı işleri olan konsept öykü derlemelerinden yeni bir tanesi. Ama bunların ne ilki ne de sonuncusu olacağa benzer. Daha önce de Cunda Öyküleri ve Bozcaada Öyküleri gibi benzer derlemelerini okumuş; eski tabirle söyleyecek olursak “telezzüz” eylemiştik. Yayınevi; önümüzdeki ay da “80’lerde Çocuk Olmak” adlı bir derleme yayınlayacağını duyurdu. Devamını okuyun

Editörler Klasmanı Eylül 2010

Hikmet Temel Akarsu’nun EDİTÖRLER KLASMANI adlı ilginç çalışması her ay Yitik Ülke’de. İşte güncel sonuçlar:

Editörler Klasmanı

Editörler Klasmanı’nda başı çeken isimler puan sırasına göre şöyle:

Ergun Kocabıyık 67.8 +
(Boğaziçi Üniv. Yayınları)
Enis Batur 67.4 +
(NTV)
Selahattin Özpalabıyıklar 57.4 +
(Doğan Kitap)
Ahmet Salcan 47.4 +
(İşbank)
Deniz Yüce Başarır 45.8+
(Doğan Kitap)
Müge Gürsoy Sökmen 44.8 –
(Metis)
Semih Gümüş 44.4-
(Notos)
Tunca Arslan 43.6+
(Doğan Kitap)
Hüseyin Sönmez 42+
(Hil)
Filiz Nayır 41.4+
(Varlık)
Mustafa Küpüşoğlu 40.6 –
(Kabalcı)
Orhan Koçak 40-
(Kanat-Metis)
Murat Batmankaya 38.0 +
(Çizmeli Kedi)
Orhan 35.8-
(İletişim)
Ali Karabayram 35-
(Dost)
Samiye Öz 34.2-
(Can Çocuk)
Enver Ercan 34.0-
(Yasak Meyve)
Nihat Tuna 32.4-
(İletişim)
Osman Akınhay 30 –
(Agora)
Rozerin Doğan 29.0+
(Heyamola)
Sırma Köksal 25.2 –
(Everest)
Raşit Çavaş 23-
(YKY)
İlknur Özdemir 22-
(Merkez)
İrfan Sancı 15.0+
(Sel)
Zeynep Çağlıyor. 13.8-
(Can)
Haluk Hepkon 10.4 +
(Kırmızı Kedi)

Gelecek Aylarda Listeye Girmesi Olası İsimler:

Çetin Şan (Boğaziçi Üniv. Yayınları)
Fahri Özdemir (Kırmızı)
Abdullah Yılmaz (Ayrıntı)
Bülent Usta (Yasak Meyve)
Müren Beykan (Günışığı)
Deniz Vural (Plan B)
Senay Haznedaroğlu (Oğlak)
Çağatay Anadol (Kitap)
Cem Mumcu (Okuyanus)
Kadir Aydemir (Yitik Ülke)
Hayri Erdoğan (Yordam)
Özgür Deniz (Versus)
Adnan Özer (Özgür)
Irmak Zileli (Remzi)
Batu Bozkurt (Altın)
Metin Celal (Parantez)
Nafer Ermiş (İmge)
Tansel Mumcu (İnkılap)
Kaan Çaydamlı (Altıkırkbeş)
Özcan Sapan (Çiviyazıları)
Alper Çeker (İBB)
Zafer Yılmaz (Telos)
Helikopter (Levent Yılmaz)
Ahmet Öz (İthaki)
Faruk Duman (Can)
Şebnem Atılgan (Marka)

Not: Bu listede ilk 25’lik dilimde yer alamayan editörlerin diğerlerinden daha eksik ve yetersiz olduğunu düşünmek doğru değildir. Bu listede yer alan, editörlükleriyle maruf değerli şahsiyetler, uzun süren üretimsizlik, faaliyet dışı alanlara kayış, tercihlerindeki öncelikleri editörlük dışı alanlara yöneltme ve kuşkusuz teknik puanlarının yetersiz olması gibi muhtelif nedenlerden dolayı asil listeye girememişlerdir. Çalışmalarındaki yenilikler müteakip puanlamada kuşkusuz etkili olacaktır. Devamını okuyun

Hikmet Temel Akarsu “Kaybedenler’in Öyküsü”yle İngilizcede

Türkiye’deki yeraltı edebiyatının en önde gelen yapıtlarından biri; birçoklarına göre de en önemlisi sayılan ‘Kaybedenler’in Öyküsü İngilizcede yayımlandı.

90’lı yılların ikinci yarısında yayımlandığında büyük ilgi gören ve bir dönem gençliğini derinden etkileyen Hikmet Temel Akarsu’ya ait ‘Kaybedenler’in Öyküsü adlı kült roman Emre Karacaoğlu tarafından İngilizce’ye çevrilerek Amazon.com’da “kindle-book” olarak yayımlandı. Kapak fotoğrafı ise tanınmış kısa film ve fotoğraf sanatçısı Gökçe Pehlivanoğlu’na ait.

Hatırlanacağı üzere 90’lı yıllarda küreselleşmenin yaygınlaşmaya başlamasının ilk yansımaları olarak gelişmiş metropolleri saran yadsıyıcı duygular en çok İstanbul’un Kadıköy semtinde gençleri etkisi altına almıştı. Rock müziğinin bir alt türevi olan grunge rock akımı giderek yayılırken depresyon ve yabancılaşma kapsayıcı bir hal almıştı. Böyle bir ortamda yayımlanmakta olan bir radyo programı (Kaybedenler Kulübü) eksen alınarak yazılan romanda Kadıköy’deki grunge rock ortamları, o dönemki yeraltı kültürü ve muhalif duygu derinlemesine verilmişti. Daha sonra üç de devam cildi yazılarak İstanbul Dörtlüsü (“Rock ’n’ Roman”) adını alan seri, (İngiliz, Küçük Şeytan ve Media) yaklaşık 800 sayfalık bir eser. Olasılıkla bütün zamanların en uzun rock romanı.
Devamını okuyun

Gerçeği Arayış: Nihilist

Ceylan Koryürek

Nihilist Hikmet Temel Akarsu’nun son romanı. Kitaptaki ondokuz anlatı iğne oyası gibi işlenmiş, her bir sözcük sanki defalarca düşünülmüş ve belki de bu yüzden anlatılanlar çok canlı.

Kendini, Reddedilenlerin Mesih’i olarak gören saf bir yüreğin yazdığı metinlerin, söylemlerin ve iyilik için verdiği mücadelenin karşılıksız kalışını ve iktidarlarca nasıl kullanıldığını anlatan, okuyucuyu kendi devinimi içine alan merak öğesini sonuna kadar devam ettiren bir yapıt.

Anlatımın özgünlüğü ve canlılığı kendi içindeki heyecanı sürükleyip götürürken, olaylar Roma devrinde yaşansa da bugün de aynı manzaralarla gerçek gözlerimizin önünde. Kitap dehşet verici görüntülerle, neden, niçinlerle sarıp sarmalıyor okuyucuyu.

Devamını okuyun