Etiket arşivi: kısa hikaye

İĞNE

Selgin GB

 

Kalkmalıyım, diye düşündü. Yatmaya devam etti. Hep böyle olurdu zaten. Şimdiye kadar ‘yapmalıyım’ dediklerinin yarısının yarısını yapmış olsaydı şimdi burada yatmayacak, dolayısıyla da kalkması gerekmeyecekti.

Sanki bir zamanlar elinde iyi cinsten, kışın kar altında kalsa üşütmeyecek bir kumaş varmış, özene bezene biçmiş de ama sonra iş dikmeye gelince ne olduysa içinden gelmemişti. Elindeki kumaş parçalarını teğel iplikleriyle tutturup geçirmişti üzerine. Uzun zamandır üstündekinin eğreti durduğunu, temiz iyi bir dikiş istediğini biliyordu. Aksi takdirde bir gün ince dikişleri birbiri ardına sökülecek olursa hiç beklenmedik bir zamanda, ortalık yerde cascavalak kalacaktı. İĞNE yazısına devam et

Nereden Tanıyorsun

Kadir Aydemir

Ona olan sana da oldu. Gözbebeklerin büyüdüğünde, iç içe geçen şeffaf halkalar birleştiğinde, gözkapakların büyük bir gürültüyle kapandığında hissettin. Gözlerinin rengini nereden tanıyorsun? Gülüşünü? Dişlerinin ağzındaki dizilişini? Uzaklara bakıyorsun, bir şeyler düşünüyorsun, “Nereden, ey Tanrım nereden…” Bilmiyorsun. O konuştukça, sesini avuçlarına alıp eğiyorsun. Parmaklarının bulutları dağıtışını izliyorsun. Hoşuna gidiyor büyüler yapması. Saçları boynuna dolanıyor ve tüm vücudunu kaplıyor. Bir gülümseme yerleşiyor dudaklarına. Gece olmak üzere, kuşlar tüneklerinden çıkıp boşlukta kanat çırpıyorlar. Tuttuğun eli daha da sıkı kavrıyorsun. Bu duygunun sözcüğü yok. Oysa dakikalar geçiyor. Dakikalar, saniyeler, saliseler… Zaman yok oluyor. Suya dönüşüyor elleri birden. Damla damla eriyor gözlerinin önünde… Buz sevgiline acıyla bakıyorsun, o ise akıyor denize doğru. Ağlamaya başlıyorsun… Kalbinin tuzu onun tadına karışıyor…

Artık kim ayırabilir ki sizi; yaklaşan fırtına mı, güneş mi?

Yoksa su içmek için toprakta ilerleyen bilinmez kökleri mi yaşlı dut ağacının?