Etiket arşivi: kısa öyküler

Gençliğimi Ancak O Verebilirdi

Aralarında en ilahi olanı gibi gelirdi. Yer yer kalınlaşan derisi hem içimi acıtır, hem de tarifi imkânsız bir hayranlık yaratırdı. Kızlar durup tekrar tekrar bakar, kuaförden onun renginde saç isterlerdi. Patlıcan moru, kızıl kestane, mürdüm halt etmişti yanında. Narin bir vücudu vardı. Kat kat giyinirdi o yüzden. Her bir katı soğan kabuğu inceliğinde… Soydukça soyasım gelirdi. Gıkı çıkmazdı onun, toprak kadar sessizdi. Bir yerinden soymaya başlayınca, yaprak yaprak teslim olurdu. Elime kokusu geçerdi ve bordomsu rengi. Tırnaklarımın arasından günlerce çıkmak bilmezdi. Çıksın istemezdim. Bir komşumuz vardı, Melek Teyze. O da benim gibi hiç kıyamazdı ona. Geceleriyse bir farklı gelirdi gözüme. Rakının yanında iyi giderdi. Azıcık ovuşturup yoğurdun içine doğrardım. Rengi geçerdi yoğurda. Yoğurt pembe pembe olurdu.
Sebzelerin en keskiniydi kırmızı lahana. Öyle bir rengi vardı ki, gençliğimi ancak o verebilirdi.

Özlem Özyurt

Günlerden Bir Gün

Sahil boyu ilerliyorken martıların hür neşesine takılıp kalmıştı gözleri. Biraz öteden vapur geçiyordu kara dumanlarını arkasına doğru savurarak. Tam üç gün önce işinden olmuştu. Mesaiye kalıyorum bahanesiyle (ya da yalanıyla demeliyiz) evine üç günden bu yana hiç uğramamıştı. Bu durumu daha fazla uzatamazdı. Bir yol bulmalıydı. Elim ayağım tutuyor neden beni işimden çıkarttılar diye soruyordu kendi kendine. Artık yeni bir iş bulmak lazım diye mırıldandı henüz gözlerini süt beyaz martılardan ayırmamışken. Sahildeki büfelerden birinden bir paket çekirdek alarak banklardan birine oturdu usulca. Günlerden Bir Gün yazısına devam et