<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YİTİK ÜLKE &#187; Nihat Ateş</title>
	<atom:link href="http://www.yitikulke.com/tag/nihat-ates/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yitikulke.com</link>
	<description>YENİ BİR ÜLKE</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 00:06:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Kar Şiirleri * ( Nihat Ateş &#8211; Kadir Aydemir &#8211; Enver Topaloğlu )</title>
		<link>http://www.yitikulke.com/kar-siirleri.html</link>
		<comments>http://www.yitikulke.com/kar-siirleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 12:33:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yitik Ülke</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[enver topaloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kadir aydemir]]></category>
		<category><![CDATA[kar şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[kar üzerine şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yitikulke.com/?p=2172</guid>
		<description><![CDATA[KARDAN AYRAÇ / Nihat Ateş Kar bir şiir kitabına ayraç olur mu Hangi şiiri unutmak istiyorsan Bırak orada dursun Yalnızlığın nasıl nehre dönüşür Bilmek mi istiyorsun Bırak o kar o unutuşun Şiirinde dursun Nasıl uzanır ışık hüznüne Kırgın bir çam &#8230; <a href="http://www.yitikulke.com/kar-siirleri.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARDAN AYRAÇ / Nihat Ateş</strong></p>
<p>Kar bir şiir kitabına ayraç olur mu<br />
Hangi şiiri unutmak istiyorsan<br />
Bırak orada dursun</p>
<p>Yalnızlığın nasıl nehre dönüşür<br />
Bilmek mi istiyorsun<br />
Bırak o kar o unutuşun<br />
Şiirinde dursun</p>
<p>Nasıl uzanır ışık hüznüne<br />
Kırgın bir çam dalından<br />
Bilmek mi istiyorsun<br />
Bırak o kar o sayfada dursun</p>
<p>Kim bırakmış böyle sıcacık ellerini<br />
Saçaklarda sarkıtlara dönmüş artık<br />
Ayrılık konuşulmaz kar yağarken<br />
Bırak o kar o sayfada dursun</p>
<p>Sayfasını unut o şiirin<br />
Boynundan içeri esen rüzgarı anlatan<br />
Buz gibi bir bedenle sevişmiştiniz<br />
Kar sıcaktır bırak o sayfada dursun</p>
<p>Ayak izlerini bulamazsın<br />
Biriyle yürümüştün eminsin<br />
O sıcacık kulübeye<br />
O şiirde kalansa sadece kendi izin</p>
<p>Her sayfaya bir kar tanesi koy<br />
Nasıl nehre dönüşür yalnızlığın öğrenirsin<br />
Bırak her şiir bir kar tanesi olsun</p>
<p>***</p>
<p><strong>AYAK İZLERİNİN ŞİİRİ / Kadir Aydemir</strong></p>
<p>Kar yağarken<br />
Doluyor bir boşluk aramızda<br />
Öfkeli bir dal<br />
Ağırlaşıp eğiliyor buzlu geçmişe</p>
<p>Merak etme, hepsi aramızda kalacak<br />
Üşüyen ellerin, denize attığın taş<br />
Ve kılıcı yalnızlığın<br />
Uykumla birleşen saçların bir de</p>
<p>Ah, varamazsın farkına<br />
Kar yağarken bembeyaz<br />
Birden, yaşlandım işte.</p>
<p>***</p>
<p><strong>KARAKIŞIN ORTASI / Enver Topaloğlu</strong><br />
 <br />
bulutların papatyasından kopan<br />
beyaz yapraklar dolduruyor<br />
ayak izlerinden kalan boşluğu<br />
ne hoş değil mi<br />
 <br />
gökyüzü yeryüzüne yaklaşıyor<br />
dünyanın iki dudağı<br />
aynı kederi paylaşan ağaçların bile<br />
birbirine yaklaşmadığı kadar<br />
 <br />
kar yağarken kışın kalbi yok diyelim diye mi<br />
niçin renk değiştiriyor anılar bana sorma<br />
ne diyeceğimi bilemem kar yağarken<br />
düşlerin altında kalıyor bütün ezber<br />
 <br />
kar yağarken soyunuyor şehrin harfleri<br />
görülüyor ki gerçek çıplakken başka<br />
serçelerin kalbi dururken<br />
tellerde donan<br />
ölü uçurtmaların suçu değil hayat<br />
 <br />
acının ve yasın sonsuzluğu altında<br />
ey şair ah şair bu karakışın ortası<br />
sevgilim düşmeyen ateşimi ölçüyor üç gündür<br />
kar yağarken kar yağmış olmuyor ki sadece<br />
kar yağarken çocuklar var vanlı<br />
deprem hasarlısı<br />
her sabah<br />
önüne çöktükleri çadırların direği buzdan<br />
ve ayazın elmasını ısırıyorlar bir yandan<br />
 <br />
ey şair ah şair bu karakışın ortası<br />
kar yağarken sadece<br />
kar yağmış olsaydı keşke</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;count=none&amp;text=Kar%20%C5%9Eiirleri%20%2A%20%28%20Nihat%20Ate%C5%9F%20%26%238211%3B%20Kadir%20Aydemir%20%26%238211%3B%20Enver%20Topalo%C4%9Flu%20%29" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;count=none&amp;text=Kar%20%C5%9Eiirleri%20%2A%20%28%20Nihat%20Ate%C5%9F%20%26%238211%3B%20Kadir%20Aydemir%20%26%238211%3B%20Enver%20Topalo%C4%9Flu%20%29" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;linkname=Kar%20%C5%9Eiirleri%20%2A%20%28%20Nihat%20Ate%C5%9F%20%26%238211%3B%20Kadir%20Aydemir%20%26%238211%3B%20Enver%20Topalo%C4%9Flu%20%29" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.yitikulke.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service google_plusone" src="https://plusone.google.com/u/0/_/%2B1/fastbutton?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;size=medium&amp;count=false" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:32px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service google_plusone" src="https://plusone.google.com/u/0/_/%2B1/fastbutton?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;size=medium&amp;count=false" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:32px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fkar-siirleri.html&amp;title=Kar%20%C5%9Eiirleri%20%2A%20%28%20Nihat%20Ate%C5%9F%20%26%238211%3B%20Kadir%20Aydemir%20%26%238211%3B%20Enver%20Topalo%C4%9Flu%20%29" id="wpa2a_2"><img src="http://www.yitikulke.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yitikulke.com/kar-siirleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Çöküşten Bir Çözülüşe</title>
		<link>http://www.yitikulke.com/bir-cokusten-bir-cozuluse.html</link>
		<comments>http://www.yitikulke.com/bir-cokusten-bir-cozuluse.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2011 19:44:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yitik Ülke</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eleştiri Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi romanları]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri yazısı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap eleştirileri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[postmodern edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[postmodern roman]]></category>
		<category><![CDATA[roman eleştirileri]]></category>
		<category><![CDATA[roman eleştirisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yitikulke.com/?p=1744</guid>
		<description><![CDATA[Nihat Ateş Ölçüt tarihe bakarak konabilirdi. An “tarihsel bir kesit olarak gördüğümüz” süreçleri ortaya çıkaran ilişkilerin çözümlenmesiyle kavranabilirdi. Bugünün romanını, bu kavrayışı verecek bir geçmiş-bugün bağlamında, kesiştiği yerin zaman kipiyle okuyamıyoruz.   “Batılılaşma ve  çöküş Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son günlerinde eşzamanlı yaşanırken” &#8230; <a href="http://www.yitikulke.com/bir-cokusten-bir-cozuluse.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1754" class="wp-caption alignleft" style="width: 410px"><a href="http://www.yitikulke.com/wp-content/uploads/2011/10/yasar_kemal.jpg"><img class="size-full wp-image-1754" title="yasar_kemal" src="http://www.yitikulke.com/wp-content/uploads/2011/10/yasar_kemal.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Yaşar Kemal</p></div>
<p><strong>Nihat Ateş</strong></p>
<p>Ölçüt tarihe bakarak konabilirdi. An “tarihsel bir kesit olarak gördüğümüz” süreçleri ortaya çıkaran ilişkilerin çözümlenmesiyle kavranabilirdi. Bugünün romanını, bu kavrayışı verecek bir geçmiş-bugün bağlamında, kesiştiği yerin zaman kipiyle okuyamıyoruz.   “Batılılaşma ve  çöküş Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son günlerinde eşzamanlı yaşanırken” (Tevfit Çavdar, Türkiye&#8217;nin Yüzyılına Romanın Tanıklığı, Yazılama Yayınevi) henüz elli yıllık bir macerası olsa bile romandan okuyabilmiştik çöküşü ve Batılılaşmayı. Çoğu Cumhuriyeti de yaşamış Osmanlı&#8217;nın çöküşüne tanıklığıyla başlayan ve Batılılışmanın “taklidine” olan acımasız eleştirileriyle Doğu-Batı arasında hiç bitmeyecekmiş bir sorunsalı yazınsallaştırabilmiş romancılardı. “Genç Cumhuriyetin ülkücü, aydınlanmacı romancıları Memduh Şevket Esendal&#8217;dan, Reşat Nuri&#8217;ye, Yakup Kadri&#8217;den, Nahid Sırrı Örik, Halide Edip, Reşat Enis, Yaşar Kemal&#8217;e kadar ilerici, aydınlanmacı ve gerçekçi bir roman yazmışlardır. Onların romanları inşa halindeki bir toplumun bütün sorunlarıyla ilgilenmiş, ideal olanı göstermeye adanmıştır. (Çöküş Romanları, Papirüs Yayınları, Birinci Baskı 2003) Çöküşü yazmak, arayış içinde olmak değilse nedir? Aydınlanmayı ve özgürlüğü aramak ancak Batı algısı içerisindeyse mi kabul edilebilirdir? Yani “Kurtuluş Savaşı tamamen militarist bir hikâyeyse” (M. Belge, Mesele dergisi, Ocak 2009) “Emperyalizm (de) militarist bir kurgudur.” (Doğan Kuban, Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji, 06.02.2009)<span id="more-1744"></span></p>
<p>Çöküşü yazmak aynı zaman umudu yazmak anlamına ancak Batı onayladığı zaman mı gelir? Arayışı kurgulayamazsınız. Ama bu romancılar sonu kuruluşla başlayacak bir “kültür” arayışını bir roman evreni kurarak aşmaya çalışmışlardır. Bu arayışın içinde sadece iddia edildiği gibi kafalara vura vura oluşturulan yeni bir “kimlik ve medeniyet” arayışı değil, altı yüzyıllık bir İslam taasubunun karşısında aydınlanmacı laik bir bireyi yaratma mücadelesi de vardır. Osmanlı bozkırında, yıkık dökük köy okullarında Çalışkuşu&#8217;nun başka ne işi vardır?</p>
<p>Peki ya bugün; yani “çözülüşün romanı”? Çözülüşe nasıl geldiğimizi Türk romanından  okumak mümkündür ancak çözülüşün içinde yaşadığımız bugünü gösteren bir “roman evreni”  yarattığımızı söylemek mümkün değildir. Türkiye&#8217;nin kapitalizmle eklemle süreci, doksanlardan sonra dünyanın yeni geldiği yeni aşama “çöküşü” umut arayışına çeviren dinamiklerden yoksundur. Küreselleşme ve neoliberalizmin kültürel uzantısı olan “kimlik saldırısı”, kimlik ve birey bunalımına dönüşürken romancı buna sırtını dönmek zorundadır. Çünkü artık dikkate alacağı çok daha farklı “odaklar” vardır. Rifat N. Bali, küresel kapitalizme uyum, şartlara göre davranmanın gerekliliğini, “artık böyle davranılması” gerektiğini olumlayarak şöyle niteliyordu: “Orhan Pamuk&#8217;un Nobel edebiyat ödülüne layık görülmesi şaşırtıcı değil. Ancak bu ödüle mazhar olabilmek için (&#8230;) Batı&#8217;nın  piyasa koşullarını ve kurallarını çok iyi bilmek ve oyunu kurallarına göre oynamak lazım. Yıllar boyunca Yaşar Kemal’in ödülü neden alamadığı tartışıldı. Bunu tartışanlar hiçbir zaman, Yaşar Kemal’in çeviri haklarını bir yazar temsilcisine emanet etmediğini ve çevirmen olarak merhum eşi Tilda yerine neden başka birisini seçmediğini sormadılar. Yaşar Kemal neden Nobel alamadı sorusuna verilecek birçok cevaptan biri, muhtemelen bu iki suale verilecek cevaplarda gizli. (&#8230;) Türkiye sınırları içinde yaşayan yazarlar şayet hallerinden memnun iseler denebilecek bir şey yok. Şayet memnun değil ve sınırların ötesine açılmak istiyorlarsa, o zaman siyasal görüşleri ne olursa olsun, küreselleşme ve serbest piyasa koşulları denilen gerçekleri göz ardı etmemeleri gerekir. (Virgül dergisi, Aralık 2006, s.64) Yani edebiyatta küresel piyasalarda biçimlendirilen bir mala dönüştürüldü. Oyunu kurallarına göre oynamak özgürleşmenin bir unsuru oldu. Edebiyatın özgürleşmesinin birinci kuralı “oyun bozmak” değildi artık. Her şey veriliydi zaten. Özgürlük için verili kuralları, egemen olanı sorgulamak, toplumsal ilişkilerin giydirilmiş kimler ötesinde belirlendiğini düşünmek ve yazmak hep “modern zamanların” komünist işiydi.</p>
<p>Ama bugün biz geçmiş-bugün ve gelecek diyalektiğinde yazabilmek için tarihsel bir zaman kipinde yazabileceğini biliyoruz. Çözülürken bugünün romanını bir -di&#8217;li geçmiş zaman ile çözümlemek ne kadar yakışıyor.</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;count=none&amp;text=Bir%20%C3%87%C3%B6k%C3%BC%C5%9Ften%20Bir%20%C3%87%C3%B6z%C3%BCl%C3%BC%C5%9Fe" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;count=none&amp;text=Bir%20%C3%87%C3%B6k%C3%BC%C5%9Ften%20Bir%20%C3%87%C3%B6z%C3%BCl%C3%BC%C5%9Fe" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;linkname=Bir%20%C3%87%C3%B6k%C3%BC%C5%9Ften%20Bir%20%C3%87%C3%B6z%C3%BCl%C3%BC%C5%9Fe" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.yitikulke.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service google_plusone" src="https://plusone.google.com/u/0/_/%2B1/fastbutton?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;size=medium&amp;count=false" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:32px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service google_plusone" src="https://plusone.google.com/u/0/_/%2B1/fastbutton?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;size=medium&amp;count=false" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:32px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fbir-cokusten-bir-cozuluse.html&amp;title=Bir%20%C3%87%C3%B6k%C3%BC%C5%9Ften%20Bir%20%C3%87%C3%B6z%C3%BCl%C3%BC%C5%9Fe" id="wpa2a_4"><img src="http://www.yitikulke.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yitikulke.com/bir-cokusten-bir-cozuluse.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Eleştiri Var mıdır Yok mudur?</title>
		<link>http://www.yitikulke.com/turkiye%e2%80%99de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html</link>
		<comments>http://www.yitikulke.com/turkiye%e2%80%99de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2011 19:41:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yitik Ülke</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eleştiri Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri örneği]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirmen]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yitikulke.com/?p=1741</guid>
		<description><![CDATA[Nihat Ateş Ülkemizde “eleştiri” deyince hep bir yetersizlikten söz etmek alışkanlık halini almıştır Resim eleştirisi mi? Yoktur. Müzik eleştirisi mi? Hakgetire. Edebiyat eleştirisi mi? Var mıdır yok mudur tam belli değildir. Yok diyenler için tartışmaya da gerek yoktur. Örneğin hayatını &#8230; <a href="http://www.yitikulke.com/turkiye%e2%80%99de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1751" class="wp-caption alignleft" style="width: 155px"><a href="http://www.yitikulke.com/wp-content/uploads/2011/10/Be%C5%9Fir_Fuat.jpg"><img class="size-full wp-image-1751" title="Beşir_Fuat" src="http://www.yitikulke.com/wp-content/uploads/2011/10/Be%C5%9Fir_Fuat.jpg" alt="" width="145" height="160" /></a><p class="wp-caption-text">Beşir Fuat</p></div>
<p><strong>Nihat Ateş</strong></p>
<p>Ülkemizde “eleştiri” deyince hep bir yetersizlikten söz etmek alışkanlık halini almıştır Resim eleştirisi mi? Yoktur. Müzik eleştirisi mi? Hakgetire. Edebiyat eleştirisi mi? Var mıdır yok mudur tam belli değildir. Yok diyenler için tartışmaya da gerek yoktur. Örneğin hayatını roman eleştirisine adamış eleştirmenler bir gün çıkıp Türkiye’de “eleştiri yapılmıyor” deyiverir. Buna kimse şaşırmaz. “Peki sen yıllarca ne yaptın, onlar eleştiri değil miydi” diye bir okur tepkisi gelmez. Bir eleştirmenin eleştiri yoktur demesi kadar doğal bir şey yoktur sanki. Çünkü “eleştirinin olmadığı” zaten toplumsal belleğimize kazınmıştır. Ağzımızı “eleştiri” üzerine konuşmaya açtığımız zaman besmele gibi tekrarlarız: “Türkiye’de eleştiri yoktur.” <span id="more-1741"></span></p>
<p>“Var” diyenlerin ise bu “var”lığı belli çekincelerle vardır. Vardır ama alt yapımız eksiktir. “Türk edebiyatında eleştiri geleneğinin kurumlaşmamasının çeşitli nedenleri var. Bu nedenler arasında akademik düzeyde yeterli çalışmanın bulunmaması ve dilbilim, göstergebilim, yapısalcılık, postyapısalcı akımlar ve benzerlerine ilişkin temel kuramsal metinleri Türkçeye çevrilmemiş olması sayılabilir.”(Ali Galip Yener, Sancılı Yaratı, Kanat Kitap, s. 90, 1. Basım Ekim 2004) Hafifseme anlamında alınmamasını dileyerek bu yaklaşımı biraz atletizm, yüzme, güreş gibi dallarda bir türlü başarılı olamayaşımızın ardından sporcuların yaptığı açıklamalara benzetiyorum. Hani eskiden her ezimetten sonra sporculara mikrofon tutulur onlar da “altyapımız yok abi” derledi. Bir tartan pistleri olsa neler yapacaklardı! Zaman geldi her türlü altyapı sağlanmaya başladı ama bir başarı türlü gelmiyordu. Mikrofon yine tutulduğunda bu kez de sporcular “iyi hocalarımız yok abi” demeye başladılar. Dışarıdan yıllardır hocalar da getiriltiliyor ama hâlâ ne yüzebiliyor, ne güreşebiliyor ne de koşabiliyoruz. Sporu hep sporla açıklamaya çalışıyoruz da ondan demek gerekiyor. Tıpkı Yener’in yukarıda alıntı yaptığım eleştirisinin bir cümle sonrasında söylediği gibi “edebiyat sadece edebiyatla açıklanmaz.” Orhan Koçak’tan yaptığı bir alıntıyla bu savını destekliyor. Ama yine de eleştiri geleneğinin olmayışını ve eleştirisinin devamı boyunca edebiyatı edebiyat ile açıklıyor. Aslında ilk önermesinde ısrarcı olsa çıkarımları daha doğru noktalara evrilebilirdi. Oysa eleştiriyi edebiyat açısından yaratıcı bir eylem yapan “edebiyat dışı”nı edebiyata taşıyabilme kapasitesinde saklıdır.</p>
<p>Başka bir grup “vardır ama&#8230;” diyenler de zaten yaptıkları  işin bir eleştiri çabası olduğunu iddia etmezler. Eleştirilerini ısrarla “yazı” ya da “deneme” olarak niteleme eğilimindedirler. Bunda belli bir alçakgönüllüğün izlerini görmek olası. Yazı ve ya deneme olarak nitelendiğinde eleştirilerinin barındıracağı kesin ve keskin uçlarını törpüleme düşüncesinin (ya da itkisinin) etkili olduğunu söylemek de. Bunda Ahmet Oktay’ın özellikle şiir eleştirisi söz konusu olunca; “Eleştirinin belirgin özelliği, bütün bilimsel olma çabasına rağmen, olasılık ve yanılabilirlik’tir.” (Aktaran A. Galip Yener, age., s.95) demesindeki gibi bir tereddüt de gizli gibi geliyor bana. Eleştirmen, söz konusu şiir olunca “yanılmak” istemiyor. Eleştirilere yazı ya da deneme denmesinin bu yanılma payının marjını genişletebileceği de düşünülüyordur belki. Oysa Türkiye’de eleştirinin bu kadar alçakgönüllüğe yüzünü çevirebilecek, bu ataklığı gösterebilecek birikimi vardır. Ve göstermelidir.</p>
<p>Türkiye’de önemli bir “eleştiri” geleneğinin oluştuğunu düşünüyorum. Ülkemize roman neredeyse eleştirisi ile birlikte girmiştir. Tanzimat romancılarının ısrarla eleştiri ve eleştirmen kriterlerini belirlemek yolundaki tartışmalarını ve Mizancı Murat’ın “reddi menfaat” ilkesini daha o zamandan eleştiri tarihimizin sayfalarına kayıt ettiğini hatırlarsak “altyapımızın” hiç de öyle küçümsenecek bir tarafı olmadığını da görürüz. Tabii bu birikimde Ahmet Mithat’ın bastonuyla Babıali sokaklarında eleştirmen kovalamasının da önemli bir katkısının olduğunu söylemek isterim. Aynı dönemde Beşir Fuad’ın “Şiir, duygu ve hayale dayanılarak mı, yoksa gerçek ve hakikat göz önünde tutularak mı yazılmalıdır?”(Beşir Fuad, Şiir ve Hakikat, Hazırlayan Handan İnci, s. 11, YKY, 1. Baskı Temmuz 1999) sorularıyla uğraştığını da biliyoruz.</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;count=none&amp;text=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Ele%C5%9Ftiri%20Var%20m%C4%B1d%C4%B1r%20Yok%20mudur%3F" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;count=none&amp;text=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Ele%C5%9Ftiri%20Var%20m%C4%B1d%C4%B1r%20Yok%20mudur%3F" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;linkname=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Ele%C5%9Ftiri%20Var%20m%C4%B1d%C4%B1r%20Yok%20mudur%3F" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.yitikulke.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service google_plusone" src="https://plusone.google.com/u/0/_/%2B1/fastbutton?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;size=medium&amp;count=false" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:32px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service google_plusone" src="https://plusone.google.com/u/0/_/%2B1/fastbutton?url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;size=medium&amp;count=false" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:32px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.yitikulke.com%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html&amp;title=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Ele%C5%9Ftiri%20Var%20m%C4%B1d%C4%B1r%20Yok%20mudur%3F" id="wpa2a_6"><img src="http://www.yitikulke.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yitikulke.com/turkiye%e2%80%99de-elestiri-var-midir-yok-mudur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

