Etiket arşivi: öykü

Kadir Aydemir’den yeni öykü kitabı: “Ay Yağmurları”

kadir aydemir öykülerBirbirine karışan izler, iki insanın tanışmasıyla ayrıldıkları an arasına sıkışan zaman, ölümle yaşamın buluştuğu rüyalar, insanın acısıyla doğanın hissettiği acı… Zamanla hiçbir şeyi “unutmayan”ların ve zehirli düşlerin anlık öyküleri var Ay Yağmurları’nda. Kadir Aydemir, şiirsel ve güçlü bir dille ustaca kaleme aldığı yeni öykülerinde az sözcükle çok şeyin anlatılabildiğini kanıtlıyor okura. Edebiyatı seven herkes için büyülü metinlerle dolu özel bir kitap…

Bir ağaç köklerini unutabilir mi? Hayır, kazanan sen değilsin asla. Yalnızlık elinde bir bıçakla gelir ve kendini hissettirir. Metali anlarsın. Perdeye sürtünen hafif bir rüzgâr gibidir zaman. Her şey bir anda olur. Sokağın ortasında tek başına kalırsın. Biçimsiz evlerin kör gözleri, çöp kutusu, kediler, yalnızlık ve sen. Kanlar içindesin!

Satın almak için tıklayın D&R

Öykü – “Bir Garip Av” / Nur Küçük

BİR GARİP AV / Nur Küçük

Ali Bey’den Geyikli Baba’ya

Gözlerimi kapatıyorum. Zaman geriye akıyor. Karanlık yeşile, sessizlik su sesine dönüşüyor.

Ormanın en doğusunda, ırmakla biten çizginin eşiğindeyim. Tekim. Her zaman tek avlanırım. Elimde yayım, yayımda okum; bekliyoruz usulca. Irmağın karşısında su içen sessizce bir geyik. Gözlerimiz birleşmiyor, engel oluyorum. Nefesimi usulca savuruyorum.

Okum gergin yayımdan, yayımdan daha da gergin ellerimden fırlıyor. Geyik okumu hissediyor, gövdesini sağa atıyor. Nafile. Onu böğründen vuruyor okum. Yara derin, fakat öldürücü değil. Koşacak anlıyorum. Kendimi ırmağa atıyorum; geyik koşmaya başlıyor.

Irmaktan iki adımda geçiyorum, geyik kuzeye doğru aksıyor; koşarken bir ok daha savuruyorum fakat isabet ettiremiyorum. Devamını okuyun

“Gülibrişim”- #öykü – Elif Yonat Toğay

G

GÜLİBRİŞİM

ELİF YONAT TOĞAY

 

"Öz ağabeyinin kafasını kırmışsın. Doğru mu?"

"Doğrudur, Hâkim Bey."

"Adamın kafasına yirmi sekiz dikiş atılmış."

"Atılmıştır, Hâkim Bey."

Yaşlı hâkim kaşlarını çatmış, gözlüğünün üzerinden kürsüdeki sanığı inceliyordu. Koca gözlü, ufacık tefecik, cimbakuka bir kızdı. On sekizinde var yoktu. Yarma gibi adamın kafasını nasıl kırmıştı, tuhaf şey doğrusu.

"Yani suçunu itiraf ediyor musun?"

"Yoo, ben suç işlemedim, Hâkim Bey."

"Kızım, şahitler var. Odunla vura vura yarmışsın adamın kafasını."

Devamını okuyun

#öykü “Janjanlı Güvercin” – Tuba Kır

JANJANLI GÜVERCİN

Tuba Kır

 

“Boğazımda bir düğüm, öyle bir düğüm ki yeşilden laciverte, lacivertten mora çalan. Bir düğüm ki gürültülü, hırıltılı. Boğazımda bir düğüm, acı acı kokan. Göz yaşartan.

Yer değiştiren bir düğüm boğazımdaki. Bazen karnımı, bazen sırtımı, bazen ciğerlerimi zapt eden. Yakan, naneli, öksürten.

Epeydir var. Seksenlerin acıklı filmlerinde, unutulmuş bir şarkıda, neşeli, hiç olmayacak anlarımda nükseden. Rahatsız eden.

Ağla ağla çıkmayan, bağırdıkça yerleşen, konuştukça artan, sabrettikçe çoğalan. Boğazımda bir düğüm, benimle yaşayıp, büyüyen.”

Devamını okuyun

İs Mürekkebi / Türker Ayyıldız #öykü

İs Mürekkebi / Türker Ayyıldız

Kapı zili çaldığında namazı bitirmek üzereydim. Geldiler, dedim içimden. Saatin aylar önce durduğunu bildiğim halde göz ucuyla duvara baktım. Üstü tozlanmış, yanından aşağı doğru kocaman, kıllı bir örümcek iniyordu. Zil bir daha çaldı. Geleceklerini önceki gün haber vermişlerdi. Zihnimi toparlayıp selam verdim. Dizlerimin üzerinde doğrulurken bir yandan da seccadeyi alelacele katladım.

Devamını okuyun

Nehir Yılmaz’ın Yeni Kitabı “Yitikler Denizi”

“Katmunya” ve “Sozenin Tırmıkları” adlı romanların yazarı Nehir Yılmaz çarpıcı öyküleriyle karşımızda. Yazarın yeni kitabı “Yitikler Denizi”, Yitik Ülke Yayınlarından çıktı.


“Oysa büyüdükçe biz, daha da büyüdükçe, gitgide büyüdükçe, izinsiz hayatımıza iliştirilen her şeye isyan etmeyi öğrendik… Ve kendimize… Ve yaşanmışlıklarımıza… Ve dayatmalarla, sorgusuz boyun eğdiğimiz onlara, bugünkü ezikliklerin kaynağı olan kendimize… Geçmişimizi sevmiyorduk artık. Bizim geçmişimizi, kendi geçmişimizi, başkalarının derin ayak izleriyle dolu, sindirilememiş, ağır ve basık, karanlık ve uğultulu, huysuz ve kuruntulu, mutlu biten yalancı masallarla dolu, evet masallarla dolu, suçlu geçmişimizi…”

Semrin Şahin’in ilk öykü kitabı “Güvercinler Zamanı”

Semrin Şahin’in ilk öykü kitabı "Güvercinler Zamanı" Alakarga Yayınları'ndan çıktı.

“Sevgili Babama” diye ithaf edilen kitapta 13 öykü var. Bu 13 öyküde anlatılan olaylar, bu olayları yaşayan öykü insanları, onların dünyaları, etkilenmeleri, tutumları evet bunlar anlatılıyor değişik zamanlar ve mekânlarda ama bir su akıtır öykülerin kenarından ve bazen de tam ortasından yazar, bu su temiz bir su değildir çünkü adı ölümdür.  Ölüm bazen vahşi cinayetler olarak, bazen geçmişte kalan bir anı olarak, bazen de teslimiyet olarak öykülerin içine sinen bir durumdur, haldir.  Umuda yönelik aydınlığa, neşeye yönelik tek bir öykü vardır kitapta ki o da bu kitapta neden vardır sordurur okura. 

Sihirli Dal – Banu Taylan

sihirli dalAdamın biri kalabalık şehrin içindeki ormanımsı parkta dolaşırken, sihirli bir dal bulmuş. Bilmiyormuş ama sihirli olduğunu, dalın kıvrımları çok hoşuna gittiği için almış onu yerden, hışırdayan sapsarı yaprakların arasından alıp hayran hayran bakmış dala. Sanki bu dünyadaki ağaçlardan birinin parçası gibi değilmiş. Evire çevire incelemiş dalı, sonra da birden gökyüzüne tutup kocaman daireler çizdirmeye başlamış. Daldan ışıklar çıktığını görünce, gözleri parlamış. Daha da büyük daireler çizdirince dala, mavi mavi yıldızlar fışkırmış her yana. Genç adam hayal gördüğünü sanmış. Çok sevmiş bu hayali. Artık onun yıldızlar fışkırtan bir dalı varmış. Sararan ağaçların arasına yüzlerce yıldızla, rengârenk ışıklar saçmış.

Devamını okuyun

100’üncü kitabımız! “Yeniden Başlangıç Meridyeni” – Esra Tanrıbilir – #Öykü

YİTİK ÜLKE’DE 100’ÜNCÜ KİTAP!

Yalnızların daha çok yalnızlaştığı, kaybolanların bir daha bulunamadığı bir şehrin son liman olduğuna nasıl karar verilir?

“Yeniden Başlangıç Meridyeni”nde, farklı geçmişlerden gelip hayata tutunmak için çabalayan insanların yabancı bir ülkenin yağmurlarıyla ünlü şehrinde kesişen çarpıcı öykülerini bulacaksınız. Bazen içinde yaşadığınız, bazense içinizde taşıdığınız, ama genelde görmezlikten geldiğiniz, çok tanıdık öyküler…

İnsanlığa, var olmaya, kadınlığa dair yalnız insanların yalnız öyküleri, sizin öyküleriniz…

“Babamın boynuna oturmuşum; dört beş yaşlarındayım. Tatilde dedemlerin yaşadığı köye gitmişiz. Sonsuzluğa kadar uzanan yeşil çayırlarda dolanıyoruz. Hava çok sıcak değil, masmavi gökyüzünde biraz uzansam dokunabileceğimi sandığım birkaç beyaz bulut var. Çayırlara yatıp babamla pamuk yumağı bulutlardan şekiller türetiyoruz. Bak! diyor babam, Tam tepemizde kocaman bir kanguru var. Görüyor musun? Görmeme gerek yok aslında, o söylediği için orada bir kanguru olduğunu zaten biliyorum ve hâlâ her gökyüzüne baktığımda o kanguruyu orada göreceğimi sanıyorum.”

Belli başlı edebiyat ödülleri

edebiyat ödülHALDUN TANER ÖYKÜ ÖDÜLÜ

Milliyet Gazetesi tarafından, yazar Haldun Taner anısına, 1987 yılından beri düzenleniyor.

Ödüle, kısa öykülerden oluşan, yayımlanmış bir kitapla ya da kitap olabilecek nitelikte en az üç öykünün olduğu bir dosyayla başvurulabiliyor.

SAİT FAİK HİKAYE ARMAĞANI

 

Yazar Sait Faik Abasıyanık anısına, her yıl, yazarın ölüm yıldönümü olan 11 Mayıs’ta verilen öykü ödülü. 1955 yılından beri düzenleniyor.

ÖMER SEYFETTİN HİKAYE ÖDÜLÜ

Gönen Belediyesi tarafından her yıl 6-11 Mart tarihleri arasında,  Yazar Ömer Seyfettin anısına düzenlenen öykü ödülü.

AHMET HAMDİ TANPINAR EDEBİYAT ÖDÜLÜ

2001 yılından beri her yıl, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ölüm yıldönümü olan 24 Ocak'ta düzenlenen, edebiyatın değişik alanlarında üretilmiş eserlere verilen ödül.

YUNUS NADİ ÖDÜLLERİ

Gazeteci Yunus Nadi anısına, 1946 yılından beri düzenlenen kültür-sanat ödülleri.

Öykü, roman, şiir, sosyal bilimler ve karikatür dallarında veriliyor.

YAŞAR NABİ NAYIR GENÇLİK ÖDÜLLERİ

Varlık Dergisi ve Varlık Yayınevi’nin kurucusu Yaşar Nabi Nayır anısına, her yıl şiir ve öykü dallarında verilen edebiyat ödülü. Varlık Dergisi’nin kuruluş yıldönümü olan 15 Temmuz’da veriliyor. Sadece 30 yaşın altındaki şair ve yazarlar katılabiliyor.

CEVDET KUDRET EDEBİYAT ÖDÜLLERİ

1992 yılından beri her yıl, dönüşümlü olarak şiir, roman, öykü, tiyatro, deneme-eleştiri-inceleme alanlarında veriliyor.