Etiket arşivi: Özgür Turan

Özgür Turan’ın ilk romanı “Su’yun Gölgesi” yayımlandı

suyun-golgesi-kucuk

Özgür Turan’ın ilk romanı “Su’yun Gölgesi” yayımlandı

Bir evlilik nerede biter?
Londra’da ateşten duvarlarla kaplı bir otel odasında mı?
Gece gündüz yanıp sönen telefon ekranında mı?
Gölgene yenik düştüğünde kim tutar seni?
Annen mi, dostların mı, erkeğin ya da kadının mı?
Sen kendini tutabilir misin?
Gölgenle dans edebilir misin?

Mutlu olduğunu sandığı evliliği içinde arzularına engel olamayıp başka sulara yelken açan Su, gölgesinin karanlığında kaybolarak gerçek benliğiyle yüzleşiyor. Su’yun kendisini tanıma yolculuğu, annesiyle olan ilişkisini sorgulaması ve etrafındaki kadın dostlarının dertlerinin de iç içe geçmesiyle derinleşiyor.

Su’yun Gölgesi, Londra’dan İstanbul’a uzanan, zaman zaman Marmaris’in bir köyünde sarpa saran bir hikâye. Şehir hayatının boşluklarında kaybolmuş kadınların hikâyesi. Yaraları kabuk bağlamış anneler ve kızlarının hikâyesi. Birbirinde gölgesini bulmuş bir adam ve kadının hikâyesi. Su gibi akabilecekken yolları tıkanan bir evliliğin hikâyesi…

KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

Özgür Turan’la ilk #kişiselgelişim kitabı “Rehberine Kulak Ver”i konuştuk

Rehberine Kulak Ver” adlı ilk kişisel gelişim kitabı yayımlanan Özgür Turan’la konuştuk:

-Nasılsınız; şu sıra neler yapıyorsunuz?

Bugünlerde elimdeki öykülerimi tekrar gözden geçiriyorum. Bir yandan da yeni kitabım için çalışıyorum. Gündemi takip etmek ve bloğumu (www.alternatifkarma.com) güncel tutmak da günlük hayatımın bir parçası.

Diğer taraftan günlük rutinim olan yoga ve okumalarımı aksatmamaya çalışıyorum. Yoga özellikle yazmak adına yaptığım en değerli uğraşım diyebilirim.

-Neler izliyor ve okuyorsunuz?

En son evde izlediklerim arasında Michael Haneke’den Amour ve Cache var. Ayrıca vakit buldukça Klinik Psikolog Oktay Şılar’ın film analizi çalışmalarına katılıyorum. Sinemayı farklı bir gözle görebilmek ve yorumlayabilmek açısından çok faydalandığımı söyleyebilirim. Bu çalışmalar kapsamında David Lynch’ten Lost Highway ve Mulholland Drive, Alex Proyas’tan Dark City’i izledim.

En son Haruki Murakami’nin Zemberekkuşu’nun Güncesi’ni bitirdim. Şu an elimde Tibet’in Yaşam ve Ölüm Kitabı ve Peter Watson’ın Fikirler Tarihi (Türkçe çevirisi yeni yayımlandı) var. Bu ikisi de uzun süre elimde sürünecek gibi görünüyor. Çünkü okurken bir yandan notlar alıp çalışmayı seviyorum. Çantamda fırsat buldukça okuduğum öykü kitaplarım da var tabii.

-Yeni kitabınız “Rehberine Kulak Ver” çıktı, hangi duygulardasınız, kitabınıza dair düşleriniz, beklentileriniz neler?

Rehberine Kulak Ver”, kendi yaşanmışlıklarımı okuyucu ile birebir paylaştığım ve aynı zamanda işin uzmanından görüşler aktardığım bir kaynak kitap. Bu anlamda ne kadar fazla insana ulaşırsa o kadar mutlu olurum. Gelen geri bildirimler genellikle ihtiyaca yanıt veren, içten ve samimi dille yazılmış bir kitap olduğu yönünde. Hatta sadece ergenlik dönemiyle ilgili de böyle bir kitap yazsanız diyenler oldu. Fakat Rehberine Kulak Ver’de söyleşi yaptığım Ebeveyn ve Aile Koçu Sedef Örsel Özçelik’in Çocuklarla Elele metodu, her yaş grubuna uygulanabiliyor. Diğer taraftan, “Ne kadar cesaretlisiniz, kendi zayıf yanlarınızı da yazmışsınız” diyen okurlarım da oldu. Yazmak bana göre bir anlamda çıplak kalmak demek. Yazarken, aman şu yanımı saklıyım, bu yanım da belli olmasın diyemezsiniz. Yazmaya soyunduğunuzda bütün benliğinizle oradasınız. Seçim yapmak okurlara kalmış.

-Müzikle aranız nasıl, neler dinliyorsunuz?

Müzik, olmazsa olmazlarımdan. Sabah gazetelerimle baş başa iken ve kitap okurken klasik müzik dinlerim. Yazarken dinlediklerim o anki ruh halime göre değişebiliyor. Bazen Tori Amos bazen de Erkan Oğur olabiliyor mesela. Genel olarak seçici bir dinleyiciyim ama yeni seslere ve isimlere de açığım.

-Yeni projeleriniz var mı?

Yeni kitap hazırlığım var. Henüz ön araştırma ve taslak aşamasında.