Etiket arşivi: radikal kitap

Arşipel’in Çocukları Radikal Kitap’ta

 

ÖYKÜ TOROS IRVANA

Aynı Mahalleli Çocuklar

Kimi insan, hayatın ona verdiklerini sessizce alır, bulunduğu konumu çaresizce kabullenir, arzularından, hayallerinden, özlemlerinden vazgeçip hayatın akışına ayak uydurur; kimi insan ise yaşı kaç olursa olsun, memnuniyetsizlik ve mutsuzluk hissettiği an, hiç çekinmeden hayatın akışına sert müdahalelerde bulunup kaderini kendi çizer.

Nalân Tuntaş’ın Arşipel’in Çocukları romanının kahramanı Erkal da kendi kaderini çizen, attığı cesur adımlarla hayatının akışını temelden değiştirebilen, korkusuz insanlardan biri.

Arşipel’in Çocukları Radikal Kitap’ta yazısına devam et

“Mutsuz Aşk Vardır” Radikal Kitap’ta

ÖYKÜ TOROS IRVANA

Mutsuz Aşk Vardır’daki öyküler aşkın ne olmadığı sorusuna birer yanıt niteliğinde.

Aşk, eskiden beri sanatçıların en çok kafa yorduğu konulardan biri olagelmiş. Nice şiirin, öykünün, romanın, tiyatro oyununun, filmin, müziğin temasını oluşturmuş. Yazarlara öyküler, romanlar yazdıracak, şairlere şiirler kaleme aldıracak, müzisyenlere besteler yaptıracak kadar güçlü ancak keskin çizgilerle, bilindik kavramlarla tanımlanamayacak kadar muğlak bir kavram, aşk.

“Aşk nedir?” sorusuna verilen en güzel yanıtlardan biri, bu topraklarda yetişen nadide yeteneklerden birine, ozanların ustası Aşık Veysel’e ait. Aşık Veysel, “Seversin, kavuşamazsın aşk olur,” diyerek belki de en acımasız ama en gerçekçi tanımını yapmış aşkın.

“Mutsuz Aşk Vardır” Radikal Kitap’ta yazısına devam et

Radikal Kitap’ta Gürgen Öz söyleşisi

Radikal Kitap’ın 29 Kasım 2013 tarihli sayısında Gürgen Öz ile Yitik Ülke Yayınları tarafından yayımlanan Nevrotik isimli kitabı üzerine söyleşi var.

İşte Beste Sezen Ateşpare’nin yaptığı söyleşi:

Kadının özgürleşmediği bir toplum…

Gürgen Öz, kitabı Nevrotik’te dört farklı öyküye yer veriyor. Psikolojik temalı bu öykülerin başka bir ortak noktası da kadın-erkek ilişkileri üzerine olmaları. Öz ile psikolojiyi, öykülerini ve elbette oyunculuğu konuştuk.

Öykülerinizin hepsinde psikolojik ağırlıklı betimlemeler ve olaylar görüyoruz. Ortak tema insan psikolojisi. Bu psikoloji merakının sebebi ne?
Benim yüksek lisans tezim oyuncu psikolojisi üzerineydi; oyuncunun genel psikolojisi, oyuncu-seyirci ilişkisi, sanatçı psikolojisi ile ilgili. Araştırmam çok uzun sürdü ve o dönem yoğun bir şekilde psikoloji okumaya başladım. Okudukça da insan psikolojisinin derinliklerine girdim. Labirent gibi bir şey bu, hiç bitmiyor. Çok da eğlenceli aynı zamanda.

Mesleki açıdan başladınız yani?
Evet. İnsan doğası, tavırları, bunların nedenleri vs. oyunculukla alakalı şeyler. O yüzden psikoloji okudukça insan doğasını keşfetmeyi çok sevdim. Bunu yaparken aynı zamanda kendinizi ve başkalarını da keşfediyorsunuz. Bütün bunlar oynadığınız karakterlere yansıyor. Yani başlangıçta tezime yardımcı olsun diye okumalar yapıyordum ama sonra oradan çıktı olay. Bir hobiye dönüştü.  Hâlâ da devam ediyor psikoloji merakım.

Radikal Kitap’ta Gürgen Öz söyleşisi yazısına devam et