Etiket arşivi: şair

Bir Tufan Sonrası’ndan Dünya Halleri’ne Metin Cengiz’le Söyleşi – Nuray Salman

10155656_954511711231068_7731016133439338551_n

Nuray Salman :  Sayın Metin Cengiz sizinle önce ‘’yenibütün’’ü konuşalım istiyorum. 1980 sonrası yazılan şiirde, içinde yer aldığınız ‘’yenibütün’’  hareketi Türk şiirine yeni şairler kazandırdı. Hüseyin Haydar, Seyyit Nezir, Veysel Çolak, Tuğrul Keskin’le birlikte yeni bir oluşumu ortaya koydunuz. Bu oluşum Metin Cengiz ile Tuğrul Keskin’i getirdi.

Metin Cengiz:  Şiire gözümü açtığım dönemde manifestolar, yenilik atakları modaydı. Her şair olmasa bile çoğu denemiştir bunu. Bugün kişisel manifestolar (kestirme olur böylesi) elbette mümkün. Ama bizim yaptığımız daha fazlasıydı, yazan şairlere toplu davetiyeydi. Bizim ileri sürdüğümüz görüşler ekseninde yazsınlar istiyorduk.

Devamını okuyun

Bir zamanlar sağ ve sol aydınlar aynı masayı paylaşırdı – Beşir Ayvazoğlu

beşir

 

Eski Beyazıt’ın aynı zamanda Dersaadet’in kalbi olduğunu söyleyen kültür tarihçisi Beşir Ayvazoğlu bir hatırlatma daha yaptı: Buradaki kahvelerde sağ ve sol aydınlar aynı masa etrafında oturabiliyordu.

Türkiye’nin önemli kültür tarihçilerinden gazeteci yazar Beşir Ayvazoğlu, bir zamanlar, Beyazıt’ın her türlü ağacı bünyesinde barındıran gölgeliklerinde yer alan kahvelerin İstanbul’un en önemli entelektüel mekanları olduğun söyledi. 

beşir1 Beşir Ayvazoğlu

Ayvazoğlu, ‘Çınaraltı sağcı ve dindar entelektüelleri ağırlarken, Küllük ise solcu entellektüellerin mekânı olmuştu’ dedi. Yahya Kemal'den Necip Fazıl'a Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Peyami Safa'ya, Abidin Dino’dan Tarık Buğra’ya kadar Osmanlı'dan intikal ederek ilk eserlerini Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde veren entelektüel sohbetler yapan şair ve yazarların doldurduğu Küllük ve Çınaraltı kahvelerinin önemine vurgu yapan Ayvazoğlu, Küllük mecmuasına karşı, Çınaraltı mecmuasının çıktığını hatırlattı.


Şimdi bu kavga ne diye!


Beyazıt'ın 60 ve 70'li yıllardaki sağ sol kavgalarından çok uzak, yan bakışmalardan ve taşlamalardan öteye gitmeyen ve gerektiğinde aynı masayı paylaşan farklı dünya ahalisini ağırladığını vurgulayan Ayvazoğlu, "Sonraları sağ ve sol kesim arasında yarılma yaşandı. Şimdi de bir takım odaklar bu iki grubu birbirine düşman etmek için özel bir gayret sarf ediyor. Aklı başında bir aydının bu tür bölünmelere izin vermemesi lazımdır. Aynı toprağın ekmeğini yediğimizi düşünerek asgari müşterekler buluşmak gerekir. Elbette farklı düşüneceğiz, ama ortak olduğumuz meseleler için bir araya gelip tartışmasını, konuşmasını da bileceğiz. Beyazıt kahveleri de böyle ortamlardı. Marmara Kıraathanesi'ne devam edenler ise ikinci bir üniversite bitirmiş gibi olurdu" dedi.


Entelektüel Beyazıt Babıali’yi beslerdi


Süleymaniye semtinin İstanbul'un ilim ve kültür merkezi olduğunu hatırlatan Beşir Ayvazoğlu, bunda, bir zamanlar basının kalbi olan Bâbıâli'ye yakınlığının da etkisi olduğunu kaydetti. Ayvazoğlu, basının Bâbıâli'yi terk ettikten sonra İstanbul'un herhangi bir semtinin basın merkezi olarak adlandırılamayacağını da dile getirdi. Gazetecilerin, eskiden, İstanbul Üniversitesi, Sahaflar Çarşısı gibi eski ve yeni kültürle hasır neşir olan Beyazıt'a da komşu olma avantajı yaşadığını anlatan Ayvazoğlu, Beyazıt'tan Vezneciler'e giden yolun da bir zamanlar Hattatlar Çarşısı olduğunu ve burada sanatkârların dükkânlarının bulunduğunu dile getirdi.

 

 

“MİNYATÜRLER” Liman Yayıncılıktan Çıktı!

Şair ve Müzik Editörü Gülbahar Kültür’ün yeni şiir kitabı MİNYATÜRLER Liman Yayıncılık tarafından yayımlandı.

Şiir ve müzik çalışmalarını uzun yıllardan beri Almanya’da yaşayarak sürdüren Gülbahar Kültür’ün adını son yıllarda daha çok ‘Oriental Garden’, ‘Harem’s Secret’, ‘Made in Turkey’, ‘Babylon Bar’, ‘Latin Garden’, ‘Gyps Garden’, ‘Sufi’s Secret’, ‘Swing Style’, ‘Lola’s New World Classics’ adlı çeşitli derleme serileriyle duyuyorduk.

Devamını okuyun

Koreceden Çevrilen “Şair” Adlı Roman Yayımlandı

MÜTHİŞ BİR ROMAN: ŞAİR

İlk bakışta gezgin bir şairin hayat öyküsüdür anlatılan. Üst sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Kim, isyancılara katılıp başarısız olan büyükbabasının hain ilan edilmesiyle birlikte yoksul ve kaçak bir hayat yaşamak zorunda kalır. Bir beyefendi, öğretim üyesi olup tekrar sınıf atlama arzusuyla girdiği sınav onu hayatın acı gerçekleriyle karşılaştırır. Sırtına yüklenen hain yaftası ile mi yaşayacağını yoksa geçmişini inkâr edip yepyeni bir hayat mı süreceğine karar vereceği sırada şiir onun kurtarıcısı ve yol göstericisi olur. Şairliğinin çeşitli evrelerinde hayatta yaşanabilecek tüm dertleri ve zevkleri tadar. Ünü, zenginliği, mutluluğu, yoksulluğu ve acıyı yaşar. Şair, hayatta kalmak için mücadele eden bir sanatçının ilham verici öyküsü…

ŞAİR – Yi Mun Yol – roman – Delta Yayınları

Koreceden Çeviren: Nana Lee

Tekin Gonenc

Varlık Yayınevi tarafından yayımlanan, Gönlü Güvercinli Kadın (şiir 5. basım) Aşk Konuşur Bütün Dilleri (Şiir 2. basım) Gizdüşümler (Öykü), Babamım Bıyıkları Yoktu (Öykü) adlı kitaplarından sonra bu defa şiirlerinden derlediği seçkiyi Karanfil Sesleri adı ile okurlarına sunan Tekin Gönenç bir şiirinde “siz bakmayın böyle sustuğuma/benim şiirim bağırmaz ki” diyor. Başka bir şiirinde ise: “Bir de bakarsın //belleğin cılız kollarında //aradığın o yitik çocuk // ne bir şarkı dilinde // ne bir ıslık //sen iyisi mi sal yine uçurtmanı rüzgârlara // uykularda iplerine tutunduğum çocuk” diyor.

Karanfil Sesleri, Varlık Yayınları, 72 s.

eeeeVarlık Yayınevi tarafından yayımlanan, Gönlü Güvercinli Kadın(şiir.5 ci basım) Aşk Konuşur Bütün Dilleri(Şiir. 2’nci basım) Gizdüşümler (Öykü) Babamım Bıyıkları Yoktu (Öykü) adlı kitaplarından sonra bu defa şiirlerinden derlediği seçkiyi Karanfil Sesleri adı ile okurlarına sunan Tekin Gönenç bir şiirinde “siz bakmayın böyle sustuğuma/benim şiirim bağırmaz ki” diyor. Başka bir şiirinde ise:

“Bir de bakarsın //belleğin cılız kollarında //aradığın o yitik çocuk // ne bir şarkı dilinde // ne bir ıslık //sen iyisi mi sal yine uçurtmanı rüzgârlara // uykularda iplerine tutunduğum çocuk” diyor

Karanfil Sesleri, Varlık Yayınları, 72 s. Varlık Yayınevi tarafından yayımlanan, Gönlü Güvercinli Kadın(şiir.5 ci basım) Aşk Konuşur Bütün Dilleri(Şiir. 2 ci basım) Gizdüşümler (Öykü) Babamım Bıyıkları Yoktu(Öykü) adlı kitaplarından sonra bu defa şiirlerinden derlediği seçkiyi Karanfil Sesleri adı ile okurlarına sunan Tekin Gönenç bir şiirinde “siz bakmayın böyle sustuğuma/benim şiirim bağırmaz ki” diyor. Başka bir şiirinde ise:

“Bir de bakarsın //belleğin cılız kollarında //aradığın o yitik çocuk // ne bir şarkı dilinde // ne bir ıslık //sen iyisi mi sal yine uçurtmanı rüzgârlara // uykularda iplerine tutunduğum çocuk” diyor

Karanfil sesleri

Varlık Yayınları/72 s.

Düş

Sırf senin beni sevdiğini bildiğim için,
Bu gece bir sigara az içeceğim
“Sırf senin için, yokluğuna rağmen.
Yaparım bunu
Bunun ben mutluluğunu çekerim ciğerlerime, sonra oradan kalbime bırakırım yavaşça.
Senin için
Yeni, tertemiz, mis gibi,
Masum, hain, çılgın, ihtiraslı bir kan pompalanır
usuma doğru.
Usum alır bu kanı, hiç durmaz
Sana senin güzelliğini anlatır
Avuçlarına bir inci tanesi bırakır sen uykudayken.
Gökten bulutları çalar, üzerine örter tanrıları bile kandırıp.
Söyleyip onlara aşkını, ikna ederek yani.
Yardım eder o zaman tanrılar
Senin güzel düşler görmene.
Sırf senin beni, benim de seni sevdiğimi bildikleri için.”

Papyon Tayfun Türkkan

Hakan İşcen’in Yeni Kitabı

Hakan İşcen’in ilk şiir kitabı Hayatânı, Çekirdek Sanat Yayınları’nca yayımlandı.

Hayatânı, 2007’de “Yaratıcı Yazarlık Kursu” adında bir öykü kitabı, 2010’da “Aşkın Haçsız Seferi” adında bir romanı yayımlanan Hakan İşcen’in ilk şiir kitabı.

Garip zamana ilişkin kaygılarına uzanan bir şiir serüveni…

Her yılın tarihine bir şiirle kayıt düşülen, hem hayatı, hem de bu toprakların çileli kaderini yıl yıl sorgulayan 1975’den 2010’a, 35 yıllık bir şiir yolculuğu…

Yolculuk bitse de, yolun bitmediğinin şiirli hikâyesi, sonsuza adresli isimsiz bir mektup… Şairin şiirleri düşsel bir yolculuğa davet ediyor okurunu…

Kitapla ilgili ayrıntılı bilgi: http://www.idefix.com/kitap/hayatani-hakan-iscen/tanim.asp?sid=VXR4F7KDN111QRH0163Q

Kemal Gündüzalp’in Yeni Kitabı

Kemal Gündüzalp, şiirini modern bir söyleyiş, klasik bir kurguyla yazıyor. Şiirin kat ettiği gelişimi şiiri için ölçüt alırken, dilinin tasarımını kimileyin düzyazı dilinin içinden
yol alan açık seçiklikten yana kuruyor. Kendi durduğu yerden insana ve sorunlarına özgü sözünü sağlamlığı kesin poetik bir duruştan söylemeyi yeğliyor. Böylece mesajı açık, imgeleri anlaşılır bir şiir dünyası oluşturuyor. Kitap Şiirden Yayınları’nca yayımlandı.