Etiket arşivi: serkan türk

Serkan Türk’le hayat üzerine ayaküstü bir söyleşi – #edebiyat

Serkan Türk’le söyleşi – Kadir Aydemir

***

-Nasılsın; şu sıra neler yapıyorsun?

merhaba, bu aralar çeşitli kentlerde okur buluşmalarına katılıyorum. yazdıklarınızı okuyan insanlarla ortak saatler geçirmek bir şekilde şiirin ve öykünün yazım süreçlerini hatırlayarak zihinde belli görüntüleri, olayların canlı tutulmasına katkı sunuyor. bunun için oldukça iyi olduğumu söyleyebilirim.

-Neler izliyor ve okuyorsun?

“emine” sevgi özdamar’ın kitaplarını okuyorum. almanya’da yaşamını sürdüren ve orada eserler veren bir isim. kendi adıma gecikmiş bir okuma olduğunu düşünüyorum. anlatımını, dünyasını ve beni çıkardığı yolculuğu sevdim diyebilirim. bu aralar sıklıkla film izlediğimi söyleyemem. en son orhan tekeoğlu’nun trabzon’da çektiği öyle sevdim ki seni adlı filmi seyretmiştim. kayhan yıldızoğlu’na filmi izlerken bir kere daha hayran oldum.

-Yeni kitabın çıktı, hangi duygulardasın, kitabına dair düşlerin, beklentilerin neler?
her yazar-şair belli bir zaman diliminde yazdığı, biriktirdiği ürünleri kitaplaştırdığında sanırım bir yabancılık duygusuna kapılıyor. benim hissettiğim şey de biraz böyle. tanrı’nın yalnız kırları’ndan sonra yeniden her şeyin güzel olma nedenleri adlı şiir kitabımın yeni baskısı okurla buluştu. daha çok insana dokunsun isterim dizelerimin.

-Müzikle aran nasıl, neler dinliyorsun?

müzikle aram her zaman çok iyi olmuştur. radyo aktif’in yayın koordinatörlüğünü sürdürüyorum ve hafta içi her sabah haber ağırlıklı bir program sunuyorum. program içerisinde daha çok popüler şarkılar çalsam da kendimle baş başa kalabildiğim anlarda çiğdem erken’in iki albümünü, sarp’ın son albümünü ve pinhani’nin live adlı albümünü tekrar tekrar dinliyorum. jehan barbur, nazan öncel ve mehmet güreli’de listemde her zaman kendine yer buluyor.

-Yeni projelerin var mı?
yeni projeler her zaman olur. sinema ve edebiyatın birlikte okunacağı bir çalışma hazırlıyorum. muhtemelen yeni yıldan sonra okurla buluşacak bu kitap. hemen sonrasında da dördüncü öykü kitabımın okurla buluşacağını söyleyebilirim.

-Teşekkürler.

ben teşekkür ederim.

90’lar Kitabı 3 Ocak’ta Çıktı

Dev Bir Kuşak Kitabı: “90’lar Kitabı – Çocuk mu, Genç mi?” Çıktı

*** Tüm kitapçılarda ***

Geniş yankı uyandıran “80’lerde Çocuk Olmak” kitabının devamı olarak hazırlanan, Kadir Aydemir’in editörlüğünü yaptığı “90’lar Kitabı” Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlandı. “Çocuk mu, Genç mi?” alt başlığıyla çıkan kitapta 111 yazar yer alıyor. 90’lı yılların çocuklarına ve gençlerine seslenen kitap, türünün eşsiz bir örneği. Pek çok ünlü isimle birlikte günümüz internet fenomenlerinin, blog ve Twitter yazarlarının ve genç edebiyatçıların da ilginç yazılarıyla yer aldığı “90’lar Kitabı” Türkiye’nin ve dünyanın yakın tarihine doğru bir yolculuğa davet ediyor okurları. 90’lar sinemasını, yaşam kültürünü, siyasi olaylarını, giyim tarzını, ünlü müzisyenlerini, popüler mekânlarını, okul hayatını ve “90’lar” denince akla gelen yüzlerce detayı merak eden herkes “90’lar Kitabı”nda kendinden bir şeyler bulacak.

Kitabın kapak arkası metni şöyle:

“Çocuk musun?”
“Artık kazık kadar oldun!”
“Bu yaşa geldin, hâlâ çocuk gibisin!”

Ah ne güzel şey bunları duymak. Demek ki şanslıyız ve doğru yoldayız, içimizdeki çocuk buralarda bir yerde…

Kadir Aydemir’in hazırladığı “80’lerde Çocuk Olmak” kitabının bir devamı olarak hazırlanan bu kitap yakın Türkiye tarihine ışık tutan bir kaynak kitap değil. Bir ansiklopedi değil. Bu, bizim kitabımız, bizim düşlerimiz ve yaşadıklarımız, yani çevrenizde gördüğünüz tüm üniversiteli/mezun ya da işsiz gençlerin, hayalleri yarım yamalak, 20’li 30’lu yaşlarda, orta yaşa yaklaşan insanların, kayıp kuşakların, hep çocuk kalanların kitabı… Bugünün insanının kitabı.

111 yazar bir araya geldik ve dev bir “Yitik Ülke” projesi olan “90’lar Kitabı”nda buluştuk. 90’lar sinemasından TV kültürüne, sokaktaki hayattan toplumsal mücadeleye, dershane yıllarından üniversiteye giriş macerasına, solcu ağabeylerle tanışmaktan 1 Mayıs’lara, imam hatipte okumaktan ilk aşklara, 90’larda yaşamımızı etkileyen ünlü insanlara, müzik kültüründen giyim kuşama ve 90’ların ev yaşamına dek, neredeyse her konuda samimi bir dille “kendimizi” yazdık. Sahi, neydi bu 90’lar, 80’lerin ardından Türkiye ve bizler nasıl-neden böyle hızla değiştik? Bu renkli yılların akıllarda bıraktığı tüm sorular ve “dürüst” cevapları bu kitapta saklı kalacak… Çünkü her sayfada bizimle birlikte “sen de varsın”…

“90’lar Kitabı”ndaki herkes yüzlerce konuya farklı bir gözle bakıyor. Herkes kendi 90’larını, mutluluğunu, hatıralarını ve acılarını yazdı. Kitap adeta “anı defterimiz” gibi bir şey oldu.

Elinizdeki kitap 90’lar için bir dönüş bileti. “90’lar Kitabı – Çocuk mu Genç mi?” adını verdiğimiz neşeli ve düşündürücü zaman yolculuğumuza davetlisiniz.

111 yazarlı “90’lar Kitabı – Çocuk mu Genç mi?”nin yazar kadrosu şöyle:
Kadir Aydemir, Ahmet Meriç Şenyüz, Ali Aydemir, Alper Turgut, Arzu Uzunali, Aslı Vuslateri, Aydın İleri, Aykut Küçükkaya, Ayşen Aksakal, Barış Güven, Başak Daşman, Başak Yener, Begüm Akıncı, Betül Kanbolat, Bihter Dinçel, Birsen Tarhan, Burcu Özefe, Burak Yağız Seçen, Buse Seda Yıldız, Bülent Çolak, Bülent Karslıoğlu, Caner Öztürk, Cem Kartal, Ceren Kurt, Ceyhan Usanmaz, Cihan Hatipoğlu, Cüneyt Asi Duru, Çiğdem Aldatmaz, Çiğdem Eren Kiziroğlu, Çisel Onat, Ece Erdoğuş, Ela Barlas, N. Elif Tanverdi, Emre Baransel, Emre Fidangül, Erdem Aksakal, Esma Yakut, Esra E. Karaosmanoğlu, Esra Tanrıbilir, Eylem Selin Mumcu, Ferhat Uludere, Gonca Vuslateri, Gökce İspi Turan, Gökhan Çınar, Göksel Bekmezci, Gülşah Elikbank, Güray Gürsel, Gürgen Öz, Hakan Bayhan, Hakan İşcen, Hale Ceylan Barlas, Hande Ortaç Aksoy, Handan Aybars, Hilal Ergenekon, Işıl Karpuzoğlu, İlknur Bektaş, Kadri Karahan, Kayra Keri Küpçü, Kerem Işık, Köksal Aras, Mehmet Erikli, Mehmet Ünver, Mehmet Yılmazer, Melissa Mey, Merve Pınar Şiranlı, Miraç Zeynep Özkartal, Murad Çobanoğlu, Murat Girgin, Mustafa Akar, Nazlı İlter, Nefin Huvaj, Neşe Açıker, Neşe Karataş, Nihal Konar Naş, Nihan Bora, Nilay Örnek, Nilgün Yokes Şimşek, Onat Bahadır, Onur Akbudak, Ömür Kurt, Özlem Özyurt, Özden Aydoğdu, Özge Mumcu, Özge Ç. Denizci, Özgür Özgülgün, Papyon Tayfun Türkkan, Rana Çepelioğlu, Sabri Kuşkonmaz, Sefa Çolak, Selcen Doğan, Selma Şiranlı, Serdar Çekinmez, Serdar Orçin, Serhat Filiz, Serhat Uçak, Serkan Türk, Sevil Aksu, Sevinç Erbulak, Sibel Tekyıldız, Suat Başkır, Şahin Özbay, Tanem Sivar, Tijen Bolulu Güler, Tolga Yenigün, Turgay Yılmaz, Yaprak Öz, Yeliz Aras, Yeşim Gökmen, Zerrin Soysal, Zeynep Altıok Akatlı, Zeynep Tüzün.

Punto Dağıtım şirketince dağıtılan kitapla ilgili detaylı bilgi www.yitikulkeyayinlari.com vewww.yitikulke.com adreslerinden edinilebilir.

“90’lar Kitabı – Çocuk mu, Genç mi?”, Hazırlayan: Kadir Aydemir, 394 sf, 20 TL, Yitik Ülke Yayınları Ocak 2012

https://www.facebook.com/90larkitabi

twitter.com/yitikulke
twitter.com/yitikulkeyayin
twitter.com/90larkitabi

Küçük Bir Oda

Serkan Türk

Yalnızca haziranın sessizliğine karışmış güneşi, ağaçların arasından başını uzatmış kargaları gördüğüm anlarda hayatın olumsuz yönlerini düşünmüyorum. Taşların üzerinde bir görünüp bir kaybolan kertenkeleler, evin önündeki eski leğene dikilmiş çiçeklere konan kelebekleri, önündeki her şeyi gagalayan tavukları gördüğümde de… Yılın uzun günlerinde, yaprak oynamadığı zamanlarda birileri gelip tüm alışılagelmiş düzeni bozacak endişesi içimi kapladığından olacak, huzursuzluk duyarım. Taraçaya atılmış yer minderlerinin üzerine uzanıp, üzüm salkımlarının gölgesinde düşünürüm. Belli bir şeyde yoğunlaştığımı söyleyemem. Bir an diğerine benzemez çünkü. Sabah erkenden tarlalara doğru giden işçileri görürüm. Bazıları, bir kamyonun kasasında uykularını alamadıklarından gözleri kapalı çömelmiş dururlar. Çocukluğumdan beri kendi rızamla erken kalkmayı alışkanlık haline getiremediğimden anlarım yorgunluklarını. Yeterince mutlu olmadıklarından hep yorgun olan bu kadınlı erkekli toplulukların birbirlerine de faydaları dokunmaz. Dünyaya işçi olarak gelmiş karıncalar gibi, bütün ömürlerini bu uğurda harcarlar. Yazın güneşin altında fındık, çay toplarlar. Kışın o birkaç aylık süredeyse evlerinde saçlarını süpürge ettikleri çocukları için hayal kurmaya çalışırlar. Kurdukları hayaller hemen hemen aynıdır: Yaşadıkları topraklardan uzak şehirlerde, daha iyi imkânlarda yaşamak ve ölmektir bütün istekleri. Çocukları için iyi bir gelecek. Kendileri okuyamadıklarından çocuklarını ilk mektebe yollamaya gayret ederlerse de biraz serpilip uzadıklarında önlerine katıp tarlaya götürürler onları. Okul hepsinin usunda bir çocukluk masalı olarak yer eder. Evlenip çevre köylerde ev kurduklarında da içlerinde bir yerde o masalı unutmamak için kendilerine söz verirler. Onlardan biri olmadım. Şanslı olduğumu düşündüğünüzü sezer gibiyim. Hiç sandığınız gibi değil. Kırk küsur senelik ömrümü bu taraçada, şu önümüzdeki bahçede ve aşağıdaki küçük odada geçirdim. Küçük Bir Oda yazısına devam et

Serkan Türk’ten “Rüzgârlı Camlar”

Serkan Türk’ün ikinci öykü kitabı Rüzgârlı Camlar’ın ikinci baskısı çıktı. Serander Yayınları’ndan çıkan kitapta bir şiir ve on üç öykü yer alıyor. Camlar, Rüzgârlar ve Bulutlar olmak üzere üç bölümden oluşuyor kitap. İlk öykü kitabı Uzak Yaz ile okuyucusuyla arasında sağlam bir köprü kuran yazar geçmişi, ölümü, hayatına teğet geçen yalnız insanları ve bitmemiş aşkların ağrılarını anlatıyor. Serkan Türk’ü yeni keşfedenler için lirik bir dil ve soluksuz okunacak bir kitap Rüzgârlı Camlar…

Arka Kapak Yazısı:

Önümüzdeki bahçenin ilerisindeki zeytin ağaçlarına baktığımda aralarından hızla koşarak uzaklaştığımı düşünürüm. Nereye giderim nefes nefese koşarak? Dağların hemen üzerinde pembemsi bulut kümeleri bulunur. Birkaç ağaç ovanın orta yerinde kalmış gibi durur. Kemal Tahir romanlarına, Necati Cumalı kitaplarına dönerim. Bir otelin akşamüzeri açılmış ışığını… Perdeyi çeker çirkin bir kadın. Aralık kalan camdan oturma salonunda siyah beyaz televizyonda haber seyreden otel müşterilerine servis yapan çirkin garsonu görürüm. Sonra zeytin ağaçlarının rüzgârda sallanan yaprakları arasından bir kadın yüzü çıkagelir. Bahçedeki masada porselen demlikte bekleyen çaydan fincana boşaltırım. Doldurduğum fincanlardan birini kadının gözlerine bakarak uzatırım. Sesi üşür teşekkür ederken.

Rüzgârlı Camlar , serkan Türk, Serander Yayınları