pandora’nın kukusu

gonca vuslateri’ye

bir müddet kaç dakikadır, ne kadar sürer?
iyi tecrübeler, kötü olaylar mı taşır içinde?
insan neden ağlar,
göz yaşı nereye kurur?
sözyaşartıcı bomba var mıdır,
varsa nereye atılır ya da ihanetler söz vermekle mi başlar ve nerede biter?
“kağıt tenim, mürekkep kanınsa içime bastırdığın”
ardımıza serptiğimiz millitakımyıldızlarıyla yolunu bulmaya çalışan
birbirinin uydusu iki gezegen gibi kendi eksenimizde dönüyoruz demektir,
tek odalı hastanemizin darmadağınık yatağında… Okumaya devam et

Yangın Çıkışı

I.

yangın buradan çıkıyor baba.
birazdan ikimiz de öleceğiz.
yaralılar çoktan çeşitli hastanelerde
kandırıldı.
ölenleri saymazsak
şimdilik herkes hayatta.
herkes dediğim,
büyüyünce çocuk olmayı
arzulayan birer kahraman.
kahraman dediğim,
güneşe tapan belki bir kardanadam.
birazdan ikimiz de
hüznün birer zerresine
dönüşeceğiz.
televizyon canlı yayında,
melekler basın toplantısında;
cehennemin tek muhalefet partisi itfaiyeciler
gelemeyecekler yangına.
zaten,
bir yeri de aramamış komşular,
gözyaşlarıyla söndürecekler ateşi
bu defa. Okumaya devam et

Metris Haikuları

uyku tutmadı
musallaya uzandı
uyuyamadı

oğul nefesi
memeler arasında
ılık yaz yeli

el yüz sürmedi
nice uzun geceler
kuruttu teni

zamane kaypak düşman
işkencede dur
koş sevişirken

dört duvar döndü
kanla bozdu orucu
pençesiz aslan

hasret ağardı
açık görüşe
artık bir güneş kaldı

Hakan İşcen
1984

Dip not: Bu şiir Ocak 20011 sonu raflara konacak Hayatânı’ndan. Her yıl için bir şiirin yer aldığı kitapta Metris Haikuları 1984 yılının şiiri.

Hakan İşcen’in Yeni Kitabı

Hakan İşcen’in ilk şiir kitabı Hayatânı, Çekirdek Sanat Yayınları’nca yayımlandı.

Hayatânı, 2007′de “Yaratıcı Yazarlık Kursu” adında bir öykü kitabı, 2010′da ”Aşkın Haçsız Seferi” adında bir romanı yayımlanan Hakan İşcen’in ilk şiir kitabı.

Garip zamana ilişkin kaygılarına uzanan bir şiir serüveni…

Her yılın tarihine bir şiirle kayıt düşülen, hem hayatı, hem de bu toprakların çileli kaderini yıl yıl sorgulayan 1975′den 2010′a, 35 yıllık bir şiir yolculuğu…

Yolculuk bitse de, yolun bitmediğinin şiirli hikâyesi, sonsuza adresli isimsiz bir mektup… Şairin şiirleri düşsel bir yolculuğa davet ediyor okurunu…

Kitapla ilgili ayrıntılı bilgi: http://www.idefix.com/kitap/hayatani-hakan-iscen/tanim.asp?sid=VXR4F7KDN111QRH0163Q

Kemal Gündüzalp’in Yeni Kitabı

Kemal Gündüzalp, şiirini modern bir söyleyiş, klasik bir kurguyla yazıyor. Şiirin kat ettiği gelişimi şiiri için ölçüt alırken, dilinin tasarımını kimileyin düzyazı dilinin içinden
yol alan açık seçiklikten yana kuruyor. Kendi durduğu yerden insana ve sorunlarına özgü sözünü sağlamlığı kesin poetik bir duruştan söylemeyi yeğliyor. Böylece mesajı açık, imgeleri anlaşılır bir şiir dünyası oluşturuyor. Kitap Şiirden Yayınları’nca yayımlandı.

Sedat Kaygalak’tan “Dönüş”

Dönüş, Sedat Kaygalak’ın  Babil Yayınları tarafından yayımlanan ilk kitabı.

Kaygalak, Dönüş’te bildik olanla olmayanın, kendi yaşamsal deneyimleri ve kendine özgü yaşanmışlıklarından hareketle, dokunaklı, sahih ve ille de hüzünlü bir dil kuruyor. Toplam 15 hikâyeden oluşan bu çalışma, Babil Yayınları – Öykü Serisi’nin 6. kitabı olarak yayımlandı.

Yazarın yayımladığı bu ilk çalışmada, iddialı şiirsel kurgusuyla ve her öyküdeki usta ve özgün diliyle bir yazın gönüllüsünün düşündekilerle hayatın gerçeklerinin harmanlandığı naif ve kırılgan öyküler yer alıyor.

Yazar, kitaba adını veren öykü de olan Dönüş’te bir düş ülkesi yaratıyorken; söz konusu öykü de varsayımsalı aşarak yaratılmış yeni bir ütopya’nın daha şeffaf bir izleği olarak dikkat çekiyor.

Keyifli dili ve hassas kurgusuyla Türkiye okurunun keşfedeceği özgün bir yazardan, birbirinden güzel 15 öykünün yer aldığı kitapta, yazarın olaylara bakışındaki kurgusal ve dilsel sadelik, yoğun hüzün ve güçlü şiirsellik dikkat çekiyor. 

Usta Şairimiz Arif Damar’ı Yitirdik

Arif Damar

Usta şair Arif Damar’ı bugün sabah saatlerinde yitirdik, sevenlerinin ve ailesinin başı sağ olsun… Arif ağabeyimizi özleyeceğiz… Kadıköy onsuz yetim kaldı.

Arif Damar’ın Yaşamı:

(d.23 Temmuz 1925 – ö.20 Ekim 2010)
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi Karainebey köyünde 23 Temmuz 1925 günü doğdu. İlkokulu Çanakkale’de, ortaokulu İstanbul’daki Yenikapı Ortaokulu’nda bitirdi. İstanbul Erkek Lisesi’ndeki öğrenimini iki yıl sonra bıraktı.
Şiir yazmaya orta birinci sınıf öğrencisi iken başladı. İlk şiiri Edirne’de Akşam, 1940 yılında (şair henüz 15 yaşında iken) Yeni İnsanlık adlı dergide altında “Harika Çocuk” diye bir notla yayımlandı. Bu şiiri ilgi görmüş, yayımlanmasından sonra dönemin ünlü şairi Hasan İzzettin Dinamo kendisini görmeye Yenikapı Ortaokulu’na gelmişti.
1944yılında taşındığı Ankara’da 1950 yılına kadar yaşadı. 1945 yılına Ant Dergisi’nde yayımladığı şiirlerle adını duyurdu. 1944-1947 yılları arasında Atatürk Orman Çiftliği’nde memurluk yaptı. Askerliğini Kayseri ve Sivas’ta sürgün alayında yaptıktan sonra 1950′de İstanbul’a döndü, Mahmutpaşa’da işportacılık yaptı. 1951 Eylül’ünden 1952 Mart’ına kadar Türkiye Komünist Partisi öncülüğünde çıkan Yeryüzü adlı kültür dergisi’nin yönetiminde bulundu. 15 Kasım 1951’de yayımlanan “Dayanılmaz” adlı şiirinin ardından gizli örgüt üyesi olduğu suçlamasıyla 5 Aralık 1951’de tutuklandı. 2 yıl cezaevinde kaldı, delil yetersizliğinden beraat etti. Cezaevinden çıktıktan sonra çok çeşitli işlerde çalıştı.
Bir müddet Arif ‘Barikat’ takma ismiyle toplumsal gerçekçi anlayışta şiirler yazdı. Bu dönem şiirlerini 1956′da “Günden Güne” adlı kitabında topladı. Kitap basıldıktan 5 ay sonra toplatıldı ama beraat etti.
1958 yılında “İstanbul Bulutu” adlı kitabıyla Yeditepe Şiir Armağanı’nı Cemal Süreyya ile birlikte aldı.
Sonraları İkinci Yeni şairlerinin yanında, imgeye ağırlık veren bir şair olarak göründü. 1969′da Suadiye’de Yeryüzü Kitabevi’ni kurdu ve yönetti. Yayınevinde yasak yayın bulundurduğu gerekçesiyle 1982′de üç ay hapis cezasına çarptırıldı, Bozcaada tutukevi’nde yattı. 1984 yılında kitabevini kapatıp kendini bütünüyle yazılarına verdi. “Arif Hüsnü”, “Ece Ovalı” takma isinlerini de kullandı. En sevilen şiirlerinden biri “Hallaç” tır.
1985 yılında Melih Cevdet Anday ile ortak imza attığı “Yağmurlu Sokak” adlı romanı yayımladı. Bu kitabı iki yazar 1959′da yazmışlar ve Murat Tek takma adıyla Tercüman gazetesinde tefrika edilmişti. En son Cumhuriyet gazetesinde ‘Ayın şairi’ bölümünü hazırlıyordu.
Bir süre Nahit Fıratlı ile evli kalan Damar, bu evliliğin bitmesinin ardından Meriç Tülin ile evlenmiştir. İstanbul Moda’da yaşamaktadır. Toplu şiirleri 2004 yılında Alkım yayınevinden çıktı. 20 Ekim 2010 tarihinde kaldırılmış olduğu Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde öldü.

Göksel Bekmezci’nin Şiiri

gri hikayeler

kul kedisi

alın yazıları okunaksız yazılmışların
temize çekilmiş hallerini taşır,
küçük kağıtlarda büyük anlamlar taşıyan
ve muhtemelen görünmesi olası yerlere
konulan notlar:

“geç gelirim”
“yemek yemeden çıkma”
“özlemeye başladım bile..”
“daha kaç kilometre özleyeceğim”
“çok güzel uyuyordun”.

-bu son not, uğradığım bir ihanetin özeti olarak
sevgilimce diliyle yazılmıştı.
hayatım bir porno film şeridi gibi geçmişti gözlerimin önünden.
sesimin üstünü örttüm.
gölgemin elinden tuttum.
gökyüzü çok yıldızlı bir otel, aşkım ekstraydı-

küçük hayatlarda büyük ölümler taşıyan
ve muhtemelen kırılması olası kişilerin elinde olan
kalpler de vardır.

sizin notunuzu kimse -anlıyor musunuz-
ama hiç kimse yazmasın!

bu notu böyle alın!

Göksel BEKMEZCİ / Ağustos 2003 Çanakkale

Yazarın izniyle, Gri Hikayeler kitabından alınmıştır.
(Yitik Ülke Yayınları)

Göksel Bekmezci’nin Yeni Şiiri

Yangın Çıkışı

I.

yangın buradan çıkıyor baba.
birazdan ikimiz de öleceğiz.
yaralılar çoktan çeşitli hastanelerde
kandırıldı.
ölenleri saymazsak
şimdilik herkes hayatta.
herkes dediğim,
büyüyünce çocuk olmayı
arzulayan birer kahraman.
kahraman dediğim,
güneşe tapan belki bir kardanadam.
birazdan ikimiz de
hüznün birer zerresine
dönüşeceğiz.
televizyon canlı yayında,
melekler basın toplantısında;
cehennemin tek muhalefet partisi itfaiyeciler
gelemeyecekler yangına.
zaten,
bir yeri de aramamış komşular,
gözyaşlarıyla söndürecekler ateşi
bu defa. Okumaya devam et