Etiket arşivi: tiyatro

Nedim Saban ve ekibinden kaçırılmayacak bir oyun: “Zübük”

Aziz Nesin’in ünlü romanı “Zübük” Tiyatrokare tarafından müzikal olarak sahneye taşınıyor

Türkiye’nin önemli ve usta yazarlarından Aziz Nesin’in,  2015 yılında kutlanacak doğumunun 100. yılı nedeniyle ‘Zübük’ isimli eseri, Nedim Saban tarafından uyarlanarak özel olarak sahneye taşınıyor. Bundan 34 yıl önce Kemal Sunal’ın canlandırdığı, her dönemin bir mihenk taşı olma özelliği taşıyan ‘Zübük’ karakterini bugün tiyatro sahnesinde, günümüzün önemli oyuncularından Tuna Orhan üstleniyor.

“Zübük”, Beylikeğrisi adlı hayali bir yerde, bir seçim sandığının başında geçiyor. Meslek hayatına Antalya Devlet Tiyatrosu’nda başlayan ve  Hokkabaz filminde Cem Yılmaz ile başrol oynayarak, 18. Ankara Uluslararası Film Festivali  oyunculuk ödülünü alan ve en son ‘Yalan Dünya’ dizisindeki sevilen ‘Yönetmen Tufan’ karakteriyle izlediğimiz Tuna Orhan,  Kemal Sunal tarafından filme taşınan “Zübük” karakterine farklı bir yorum getirecek. Oyunun diğer rollerinde tiyatro, sinema ve TV dizilerinden tanıdığımız  Halim Ercan, Hakan Akın, Bahar Yanılmaz, Deniz Değirmenci,  Ercü Turan, Hilmi Özçelik, Evren Erler, Serdar Aydın, Ena Alpar, Emrah Düzkaya, Selim Tezin gibi önemli isimler rol alıyor. Oyunun yardımcı yönetmeni Bülent Seyran.

Projenin heyecanını şimdiden yaşadığını belirten Nedim Saban projeyle ilgili olarak şunları söylüyor: “‘Zübük’ romanını okuduktan sonra, bu karakterin yazıldığı dönemde Don Kişot efsanesini yakaladığını gördüm. Zübüklük adeta bir kavram olarak dilimize girmiş ve Aziz Nesin’in dillere destan karakteri ölümsüzleşmiş.  Romanın yan karakterleri de müthiş renkli ve  seyirciye  nefis bir tat bırakıyor.  23 yıldır önemli projelere imza atan Tiyatrokare’ye ve Aziz Nesin ustanın 100. Yıl doğum gününe yaraşacağını düşünüyorum.”

Bilet almak için tıklayın: http://www.biletix.com/etkinlik-grup/93143410/TURKIYE/tr

Hülya Karakaş’tan “İstanbul’un Kadınları Sahnelerin Sultanları” – Baran Barış

Hülya Karakaş’tan “İstanbul’un Kadınları Sahnelerin Sultanları” 

Baran Barış

         1990 yılında oyuncu olarak girdiği Şehir Tiyatroları’nda bugün hem oyuncu hem yönetmen olarak çalışmalarını sürdüren Hülya Karakaş, 1995’te kurduğu Grup Kafka ile kadın temalı oyunlar sahnelemektedir. Oktay Rifat’ın Yağmur Sıkıntısı (2005), Jean Paul Sartre’ın Saygılı Yosma (2006), Schimmelpfennig’in Geçmişten Gelen Kadın (2009) gibi oyunlarda ve Ağır Roman (1997), Çıplak (1992), Yara (1998) gibi sinema filmlerinde rol alan oyuncu, edebiyata da uzak değildir. Varlık ve Adam Sanat gibi dergilerde öyküleri yayımlanır. Nezihe Meriç ve Hatice Meryem’in eserlerini tiyatroya uyarlamıştır. 2010 yılında yönetmenliğini yaptığı İstanbul’un Kadınları Sahnelerin Sultanları adlı belgeselde yer alan, 40 kadın oyuncuyla yapılan söyleşiler, 2014 yılının Mart ayında Yitik Ülke Yayınları tarafından yayımlanır.

Devamını okuyun

GalataPerform’dan Yeni Bir Oyun “DİL”

dil_web kopyaGalataPerform’un yeni oyunu “Dil” 22 Mart’tan itibaren her Perşembe, Cuma ve Cumartesi akşamları 20:30’da izleyici ile buluşuyor.

Gündelik dille pop kültür dilini, tüketim diliyle politik dili ustaca melezleyen oyun, yarattığı fantastik atmosferde toplumun tüm kayıplarının izini sürüyor…

GalataPerform tarafından 2006 yılından itibaren yürütülen Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi kapsamında gerçekleşen oyun yazarlığı atölyesinin katılımcılarından Şenay Tanrıvermiş’in yazdığı oyun bu yıl GalataPerform’da sahneleniyor.

Devamını okuyun

27 Mart Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun!

27 Mart Dünya Tiyatro üreticilerinin ve severlerinin karanlığa karşı mücadele günü kutlu olsun!

27 Mart
Güzel Günümüz Bizim.


Alkışlarla, perdenin kapanmasıyla ve nihayet salonun ışıklarının sönmesiyle her gece biter tiyatro bir anlamda ölür. Çünkü gösteri o gecede, başarıları, hataları, kahkahaları ve gözyaşlarıyla oyuncu ile seyirci arasında sır olarak kalmış, tarih olmuştur. Ve o gecenin bir daha yaşanması olanaksızdır artık. Ertesi gece eğer oyun varsa, yeniden yaşamaya başlar tiyatro bütün coşkusuyla..Gene o geceki seyircisi ile her şeyi cömertçe paylaşarak ve oyunun sonunda bir kere daha ölerek. Tiyatronun en hüzünlüsü oyuncunun ölümündeyse, tiyatroda bütün yaptıkları Onunla birlikte ebediyyen ölür, toprağa girer, yok olur, sonra da unutulur. O nedenle bugün, Halide Pişkinler, Nezihe Becerikliler, Yaşar Nezihi Özsoylar, İ.Galip Arcanlar , Mahmut Moralılar ve diğer nice ustalarımız yokturlar, unutulmuşlardır ya da çok az insanın anılarındadırlar. Ancak tiyatro, her gece, yeni bir oyuna kadar bitse de, ölse de, yarışmayı kaybettiği zannedilen televizyonun ve sinemanın önünde bir tek şeyi haykırarak yapar….
Sinema meşhur ederken, televizyon zengin ederken, tiyatro adam eder…
Adları unutulmuş, artık anılmayan bütün ustalarımıza..

Yalçın Boratap
 
559457_3813995708048_1062358011_n

Sema Fener’le yeni #tiyatro oyunu kitabı “Özgürlük” üzerine söyleşi

Sema Fener’le yeni tiyatro kitabı Özgürlük” üzerine konuştuk.

-Nasılsınız; şu sıralar hayat sizin için nasıl gidiyor?

İyiyim. Güzel ve yoğun geçiyor.

-Bugünlerde neler izliyor ve okuyorsunuz?

Aslında zaman darlığı çekiyorum, ama bir süre önce edindiğim ve bir türlü okuma fırsatı yakalayamadığım Umberto Eco’non “Foucault Sarkacı” kitabını ara ara boşluk buldukça okuyorum.

Ben Göstergebilim hastası olduğumdan olsa gerek Eco benim en favori yazarımdır ve sinema yapmak isteyen herkese Eco’nun tüm eserlerini okumalarını tavsiye derim.

Bir süre için politikadan uzak olan her şeyi izleyeceğim. Son günlerde içinde bulunduğumuz siyasi atmosfer beni resmen hasta etti, bilinçaltıma yerleşen seviyesizlikler gece uykuma mal olmaya başlayınca en iyisi dedim; kızım sen seçimlere kadar devekuşu gibi kafanı kuma göm!

-Yeni kitabınız “Özgürlük” çıktı, neler hissediyorsunuz, kitabınıza dair düşleriniz, beklentileriniz neler?

Tabii ki çok mutluyum. Kitabımın okunmasını ve beğenilmesini umuyor, bir tiyatro oyunu olduğu için de sahnelenme şansı yakalamasını diliyorum. Yurtdışında yapılan bir ilk oyun yarışmasına katılmak amacıyla İngilizceye çeviriyorum. Umarım başarılı olur.

-Müzikle aranız nasıl, kimleri dinliyorsunuz?

Müziği severim. Özellikle Etnik Müziği. Çalışırken geri planda hafif bir müzik dinlemek rahatlatıcı oluyor. Son dönemde Lana Del Rey dinlemekten de hoşlanıyorum.

-Yeni projeleriniz var mı?

Tiyatro, Sinema, Televizyon ve Dizi oyunculuğu” ve “İngilizce’den Türkçe’ye Açıklamalı Sinema, Televizyon Video Terimleri Sözlüğü” isimli iki kitabım yayıma hazır hale geldi. Farklı yaş guruplarından 4 kadının hikâyesini anlatan ve Gezi Direnişi’ni mekân ve zaman olarak kullanan yeni bir romana da başladım. “Özgürlük”ün İngilizceye çevirisi uğraşını da eklersek harıl harıl çalışıyorum demektir.

* * *

“Özgürlük”, Sema Fener, Tiyatro, Potkal Kitap Yayınları

26. ENKA Kültür Sanat Buluşmaları “Sanat Uzun, Hayat Kısa”

nehir-1_k26. ENKA Kültür Sanat Buluşmaları kapısını, tiyatro sezonu ile 4 Şubat'ta açıyor.

25 Mart’a kadar savaş, adalet, aşk, ilişkiler ve sistemin ezdiği ruhların çelişkileri, sezonun öne çıkan oyunlarıyla ENKA sahnesinde tartışmaya açılıyor.

ENKA Kültür Sanat Buluşmaları 26. yıl programı şöyle: Çağdaş bir epik tiyatro performansı “Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı” ile Tiyatro Adam, sinemadan tiyatro diline çevrilen ender yapıtlardan “Rain Man” ile Tiyatro Keyfi, savaşın yıkıma uğrattığı bir ailenin hikâyesini anlatan “Savaş” ile Pürtelaş Tiyatro, orta yaşlı bir çiftin evliliğindeki çöküntüleri irdeleyen “Kim Korkar Hain Kurttan” ve aynı nehirde iki kez yıkanmaya çalışan “Adam”ın çırpınışlarını sahneye taşıyan “Nehir” ile Oyun Atölyesi'nin yanı sıra ödüllü performansı transseksüel “Umut” ile Sumru Yavrucuk, Nazım Hikmet tutkusunun yeni ürünü müzikli gösteri “Yaşamaya Dair” ile Genco Erkal ve tek kişilik “Hamlet” yorumuyla Bülent Emin Yarar “ENKA” sahnesine geliyor. ENKA ve İstanbul Tiyatro Festivali ortaklığı ile gerçekleşecek Radosław Palutkiewicz Dans Tiyatrosu Workshop’u.

Detaylı bilgi için: http://www.enkasanat.org

Tomris Oğuzalp’i kaybettik – Şimdi onca karakter öksüz kaldı

tomris

Tiyatro sanatçısı Tomris Oğuzalp sabaha karşı evinde yaşamını yitirdi. Şimdi onca karakter öksüz kaldı.

Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Tomris Oğuzalp, bu sabaha karşı 04.30 sularında evinde yaşamını yitirdi. Oğuzalp, kısa bir süre önce beyin kanaması geçirmiş, bir süre hastanede kaldıktan sonra taburcu edilmişti. 

Çamlıca Kız Lisesi'nin ardından, Ankara Devlet Konservatuvarı yüksek bölümünden mezun olan Tomris Oğuzalp, 1953 yılında Sarı Zeybek ile sinema hayatına atılmış, uzun süre Ankara Devlet Tiyatrosu'nda oyuncu ve yönetici olarak çalışmanın ardından bir süre Ankara Sanat Tiyatrosu'nda görev yapmış, daha sonra Kent Oyuncuları'nda bulunmuştu.

Genellikle "kötü kadın" karakter rolleriyle ekrana gelen tanınan Oğuzalp, 80'lerden bu yana 'Kurbağalar', 'Körebe', 'Milyarder', 'Gerilla', 'Akrebin Yolculuğu' gibi filmlerin yanı sıra, 'Sarı Zeybek', 'Çalıkuşu', 'Yarın Artık Bugündür', 'Yıldırzlar Gece Büyür', 'Küçük Besleme' gibi dizilerde de rol almıştı. 1995 yılında 'Gerilla' filminde canlandırdığı karakterle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Altın Portakalı'nın sahibi olan Tomris Oğuzalp aynı zamanda ÇASOD üyesi ve başarılı bir seslendirme sanatçısıydı. Usta sanatçı için bugün ikindi vakti İstanbul Karacaahmet'te tören düzenlenecek.

 

 

 

 

 

Lila Düşler Tiyatrosu Ekim Ayı Programı

 
 
 
1992 yılında "Ankara İzdüşüm Tiyatrosu" olarak kurulan, 2004 yılında İstanbul'a taşınınca 
 "Lila Düşler Tiyatrosu" adını alan tiyatro, çocuklar için oyunlar sahnelemeye devam ediyor.
 
 
İşte Lila Düşler Tiyatrosu'nun Ekim ayı boyunca oyunlarını çocuklarla buluşturmaya devam ediyor.
 
 
Bilgiler için –

 

 

 

 

Metin Zakoğlu ile Söyleşi…

 

Bana Bir Yalan Söyle

 

 

Söyleşi: Öykü Toros Irvana

Oyuncu Metin Zakoğlu’nun tiyatro serüvenini anlattığı ve genç tiyatroculara öğütler verdiği kitabı “Bana Bir Yalan Söyle” Ağustos ayında Yitik Ülke Yayınları’ndan çıktı. Metin Zakoğlu ile kitabı ve tiyatro üzerine kısa bir söyleşi yaptık.

 

 

 

İlk kitabınız “Bana Bir Yalan Söyle” hayırlı uğurlu olsun. Bu kitap ne kadar bir sürede ortaya çıktı? Hazırlık süreci ne kadar sürdü?

İki yıllık bir ön çalışma sonrası altı ayda yazdım ve 3 ay da sizin ve Vildan Hanım’ın çalışması sürdü.

Kitabınızda örnek aldığınız, size hocalık yapmış isimlerden övgüyle bahsediyorsunuz. Onlardan kitabınızla ilgili herhangi bir geri dönüş aldınız mı?

Tabi ki, sevgiyle teşekkürlerini ilettiler. Ali Poyrazoğlu, kitabımı çok beğendiğini özellikle belirtti.

“Tiyatrodan para kazanılmaz”, “Tiyatro karın doyurmaz” söylemleriyle sıkça karşılaşılan bir ülkede her şeye rağmen, inadına tiyatroya ömrünü adamış bir sanatçısınız. Bu zorlu süreçte hiç karamsarlığa kapıldığınız, pes ettiğiniz, tiyatrodan vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Tabi ki oldu. Ama hiç yılmadım. Yeniden savaştım, yeniden kazandım, yeniden yenildim, yeniden savaştım.

Yazdığınız skeç ve tiyatro oyunları olduğunu biliyoruz. Bunun dışında öykü ya da roman gibi farklı bir edebiyat türüne yönelik çalışmalarınız, projeleriniz var mı?

Düşünüyorum. Sevgili Kadir bu konuda beni özendiriyor. Sanırım bir roman yazmak için ön çalışmalara başlayacağım.

Kitabınızda yaşamınızdan kesitler vererek tiyatro serüveninizi anlatıyor, genç ve amatör tiyatroculara, tiyatro öğrencilerine oyunculuk serüvenine yeni başlamış gençlere onların yollarını aydınlatmaya yönelik öğütler veriyorsunuz. Birkaç cümleyle özetlemeniz gerekirse, tiyatroya dair büyük hayalleri olan idealist gençlere öğüdünüz nedir?

Eğer kendilerine güvenleri tamsa, bu işin korkmadan üzerine gitsinler. Ama güveni eksik, yeteneğinden emin değilse başka meslekleri denesin.

Sanat hayatınızın ana ekseninde tiyatro var ama sinema ile ilgili de çalışmalarınız mevcut. Sinema üzerine yeni projeleriniz var mı?

Var, kendi hikâyem olan ARKADAŞIM KADIN OLDU’yu sinema filmi yapacağım.

Türkiye’nin ilk “Cafe Theatre”ını açtınız. Bildiğim kadarıyla kışın Bağdat Caddesi’nde, yazın Bodrum’da oyunların sergilendiği bir mekân, Cafe Theatre… Konseptinden biraz bahseder misiniz? Sayısı artacak mı, şube açma planlarınız var mı?

Cafe Theatre yemek yenilen, içki içilen ve peşine de oyunlar, stand-up gösteriler ve konserler dinlenen avangart bir mekândır. Politik hicivlerin ve bel altı esprilerin yapıldığı alanlardır tüm dünyada. Hedefimde şimdi Ankara ve Antalya var.

İstediğimiz Şeyler

ıstedıgımız-seylerJonathan Marc Sherman’ın “Things We Want” adlı eseri Oyun Alanı tarafından Asmalı Sahne’de bir süredir sahneleniyor. Ne mutlu ki bu sezonki programları bitmeden haberdar olduk ve izleyebildik.
Oyunda üç erkek kardeşin yaşadıkları, birbirleriyle ilişkileri anlatılıyor dersek oyunun sadece bir boyutundan bahsetmiş oluruz ve bu yetersiz olur, fakat şunu söyleyebiliriz ki her birinin yaşadıklarından hareketle sadakat, kardeşlik, aşk, hayatın anlamı, iyilik-kötülük, bağımlılık, saplantılar, takıntılar gibi pek çok konu sorgulanıyor ve bu da ilk etapta durağan gibi görünen oyunu zengin kılıyor. Oyun, satıraralarını okumayı izleyiciye bırakıyor. 

Devamını okuyun