Etiket arşivi: türk edebiyatı

Nilgün Şimşek’in yeni romanı “Kesin ki Seni Seviyorum” yayımlandı

nilgün şimşek küçükBüyük ilgi gören “Siyah Sardunyalar” adlı romanın yazarı Nilgün Şimşek’ten yeni bir eser: “Kesin ki Seni Seviyorum” Tren tünele girmişti. İyice karardı her yer. İs kokusu sardı etrafı. Yavaşça saçlarımdan öptü. Öylece kaldım, havada asılı kalan soruları araladım. Bu karanlık kardan çıkmak istiyordum artık. Işık her şeyi çözer diye düşündüm. Göğsüne başımı yaslayıp, “Sakın bir yerlere gitme, benimle kal!” dedim. İnci bir ömrü, aşkını, düşüncesini ona mektuplarla açan Vural’a adar. Altmışların başlarında genç bir eczacı kadın olarak, ailesine rağmen aşkının peşinden İstanbul’dan Malatya’ya sürüklenen İnci, varoluşu edebiyatta arayan Vural’la çalkantılı bir hayat geçirecektir. Bir gün sormadan edemez, ben kimdim? Kimi sevdim? Peki ya Vural? Kesin ki Seni Seviyorum, okuru Vural Bilgin’in mektuplarının derinliğinde İnci Uslu’nun hatıralarının ışığında Orta Anadolu’da sıkışıp kalmış aydınların hüzünlü ve zorlu aşk hikâyesine sürüklüyor.

Satın almak için tıklayın D&R

Bir zamanlar sağ ve sol aydınlar aynı masayı paylaşırdı – Beşir Ayvazoğlu

beşir

 

Eski Beyazıt’ın aynı zamanda Dersaadet’in kalbi olduğunu söyleyen kültür tarihçisi Beşir Ayvazoğlu bir hatırlatma daha yaptı: Buradaki kahvelerde sağ ve sol aydınlar aynı masa etrafında oturabiliyordu.

Türkiye’nin önemli kültür tarihçilerinden gazeteci yazar Beşir Ayvazoğlu, bir zamanlar, Beyazıt’ın her türlü ağacı bünyesinde barındıran gölgeliklerinde yer alan kahvelerin İstanbul’un en önemli entelektüel mekanları olduğun söyledi. 

beşir1 Beşir Ayvazoğlu

Ayvazoğlu, ‘Çınaraltı sağcı ve dindar entelektüelleri ağırlarken, Küllük ise solcu entellektüellerin mekânı olmuştu’ dedi. Yahya Kemal'den Necip Fazıl'a Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Peyami Safa'ya, Abidin Dino’dan Tarık Buğra’ya kadar Osmanlı'dan intikal ederek ilk eserlerini Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde veren entelektüel sohbetler yapan şair ve yazarların doldurduğu Küllük ve Çınaraltı kahvelerinin önemine vurgu yapan Ayvazoğlu, Küllük mecmuasına karşı, Çınaraltı mecmuasının çıktığını hatırlattı.


Şimdi bu kavga ne diye!


Beyazıt'ın 60 ve 70'li yıllardaki sağ sol kavgalarından çok uzak, yan bakışmalardan ve taşlamalardan öteye gitmeyen ve gerektiğinde aynı masayı paylaşan farklı dünya ahalisini ağırladığını vurgulayan Ayvazoğlu, "Sonraları sağ ve sol kesim arasında yarılma yaşandı. Şimdi de bir takım odaklar bu iki grubu birbirine düşman etmek için özel bir gayret sarf ediyor. Aklı başında bir aydının bu tür bölünmelere izin vermemesi lazımdır. Aynı toprağın ekmeğini yediğimizi düşünerek asgari müşterekler buluşmak gerekir. Elbette farklı düşüneceğiz, ama ortak olduğumuz meseleler için bir araya gelip tartışmasını, konuşmasını da bileceğiz. Beyazıt kahveleri de böyle ortamlardı. Marmara Kıraathanesi'ne devam edenler ise ikinci bir üniversite bitirmiş gibi olurdu" dedi.


Entelektüel Beyazıt Babıali’yi beslerdi


Süleymaniye semtinin İstanbul'un ilim ve kültür merkezi olduğunu hatırlatan Beşir Ayvazoğlu, bunda, bir zamanlar basının kalbi olan Bâbıâli'ye yakınlığının da etkisi olduğunu kaydetti. Ayvazoğlu, basının Bâbıâli'yi terk ettikten sonra İstanbul'un herhangi bir semtinin basın merkezi olarak adlandırılamayacağını da dile getirdi. Gazetecilerin, eskiden, İstanbul Üniversitesi, Sahaflar Çarşısı gibi eski ve yeni kültürle hasır neşir olan Beyazıt'a da komşu olma avantajı yaşadığını anlatan Ayvazoğlu, Beyazıt'tan Vezneciler'e giden yolun da bir zamanlar Hattatlar Çarşısı olduğunu ve burada sanatkârların dükkânlarının bulunduğunu dile getirdi.

 

 

Ömer Hayyam ile Nâzım Hikmet’i hangi adalet bakanı yargılayabilir?

nazım

Gerçek sanatçı, payesi, apoletleri, ordusu, iktidarı olmadan yazdıkları ile dönemine ve tüm zamanlara imzasını atar. Bu yüzden her iktidar angaje edemediği sanatçısını bertaraf etmek ister. Yaşadıkları zamana damgalarını vurmuş bu büyük isimler yazdıkları ile sistemin sorgulanmasına neden olurlar.

Tarihte iktidarları boyunca hüküm sürmüş nice kral, hükümdar, politikacı bugün tarihin tozlu raflarında unutulurken, dönemin sanatına yön verenler yüz yıllar geçse de insanlığa yön vermeye devam ediyor.

url

Bu satırları neden yazıyoruz?

Ömer Hayyam ile Nâzım Hikmet’i hangi adalet bakanı yargılayabilir? yazısına devam et

Edebiyatın ‘Molla Kasım’ları – Necati Mert

molla kasım

Her alanda olduğu gibi edebiyat içinde de 'Molla Kasım'lar var. Peki, bu Molla Kasım'lar aslında kimdir? Usta yazar Necati Mert, kendine ait internet sitesinde yayınladığı son yazısında Molla Kasım'ı şöyle tanımlıyor: "Alanlarının cahili olup bunu fark etmeyenleri, hatta başımıza âlim kesilenleri temsil ediyor Molla Kasım."

İŞTE NECATİ MERT'İN O YAZISI

Yunus Emre’den yüz yıl sonra yaşamış, devlet katında görev almış bir Molla Kasım var. Van’da ve İran’da da yine Mollakasım adında iki köy. Bu köylerin Kasım muhteremle ilgisi olup olmadığını bilmiyorum. Peki, Yunus’un bir şiirinde adı geçen Molla Kasım, bu devletlû mudur? Nasıl olsun, yüz yıl girmiş aralarına. Fakat bu gönyeli bakış, hesap kitap adamlarının işidir, şiiri yok eder. Edebiyatçı, doğruluk peşinde değildir. Apaçık yalanı bile ciddiye alır; yalanın ardındaki niyet önemlidir çünkü.

Edebiyatın ‘Molla Kasım’ları – Necati Mert yazısına devam et

Usta yazarlarla aynı havayı solumak için…

Kimi bu evlerde doğdu, kimi en ünlü eserini yazdı, kimi ömrünün son zamanlarını geçirdi.

Usta yazarlarla aynı havayı solumak, özel eşyalarını incelemek, eserlerini yazdıkları daktiloları, çalışma odalarını görmek edebiyatseverler için büyük bir mutluluktur. Ünlü yazarların müzeye dönüştürülen evlerini ziyaret ederek bu mutluluğu yaşamanız mümkün.

Türk Edebiyatı’nın usta kalemlerinin yaşadığı, edebiyatımıza kazandırdıkları birbirinden değerli eserleri yazdıkları evler, ziyaretçilerini bekliyor.

İşte yazarların müzeye dönüştürülen evleri:

SAİT FAİK ABASIYANIK MÜZESİsait faik müzesi

Sait Faik’in ömrünün son on yılını geçirdiği Burgazada’da bulunan müzede, yazarın yaşamına tanıklık etmiş eşyaları, fotoğrafları, mektupları, kartpostalları gibi çeşitli eşyalar ve belgeler bulunuyor.

İlk olarak 22 Ağustos 1959 tarihinde açılan müze, 2009 yılında kapatılmıştı. Yapılan restorasyon çalışmalarının ardından yenilenmiş yüzü ile 11 Mayıs 2013’te tekrar ziyarete açıldı.

Yazarın vasiyeti doğrultusunda girişin ücretsiz olduğu Sait Faik Abasıyanık Müzesi, pazartesi ve salı günü hariç saat 10.00-19.00 arasında gezilebiliyor.

ORHAN KEMAL MÜZESİ

orhan kemal

Orhan Kemal Kültür Sanat Vakfı tarafından 2000 yılında Beyoğlu’nda açılan müzede yazarın çoğu Ara Güler tarafından çekilmiş fotoğrafları, aile albümleri, yazı setleri, kitaplarının orijinal ilk baskıları, mektupları ve özel eşyaları bulunuyor.

Hafta içi 09.00-18.00, cumartesi günleri 10.00-18.00 saatleri arasında ziyarete açık olan müzeye giriş ücretsiz.

 

 

 

 

kemal tahirKEMAL TAHİR MÜZESİ

Kemal Tahir'in son çalışmalarını yaptığı ve hayata gözlerini yumduğu Şaşkınbakkal’daki ev, müzeye dönüştürülmüş.

Müzede yazara ait kitaplar, el yazmaları, daktilosu, çalışma masası, fotoğrafları gibi özel eşyaları bulunuyor.

Müze, hafta içi her gün 09.00 – 17.00 saatleri arasında ziyarete açık.

TEVFİK FİKRET MÜZESİaşiyan

Tevfik Fikret’in 1906–1915 yılları arasında yaşadığı Bebek’teki üç katlı ev, 1945 yılında Edebiyat-ı Cedide Müzesi olarak açılmış, 1961 yılında da “Aşiyan Müzesi” adını almış.

Müzenin birinci katında Edebiyat-ı Cedideciler`in fotoğraf, kitap ve özel eşyalarının sergilendiği Edebiyat-ı Cedide Odası, Abdülhak Hamit`e ait kişisel eşyalar, tablolar, fotoğraflar, çalışma masası ve koltukların bulunduğu Abdülhak Hamit Salonu, kadın şairlerimizden Nigar Hanım’a ait kitaplar, fotoğraf, resimler, şahsi arşiv ve eşyalarının sergilendiği Şair Nigar Hanım Odası bulunuyor. İkinci katta ise Tevfik Fikret’in yatak odası ve çalışma odası yer alıyor.

Girişin ücretsiz olduğu müze, pazar-pazartesi günleri hariç 09.00-16.00 saatleri arasında ziyarete açık.

YAHYA KEMAL BEYATLI MÜZESİ

Şairin ünlü şiiri Sessiz Gemi’yi yazdığı, Beyazıt’taki evi müzeye dönüştürülmüş.

Müzede şairin kişisel eşyaları bulunuyor.

Hafta içi her gün 10.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık olan müzeye giriş ücretsiz.

mehmet akifMEHMET AKİF ERSOY MÜZE EVİ

Mehmet Akif Ersoy’un Ankara’da yaşadığı ve İstiklal Marşı başta olmak üzere çok sayıda şiirini kaleme aldığı ev, müzeye dönüştürülmüş ve 1984 yılında ziyarete açılmış.

Şaire ait özel eşyaların sergilendiği müze, Hacettepe Üniversitesi sınırları içinde yer alıyor.

Müze, cumartesi-pazar ve resmi tatiller dışında her gün saat: 10.00-12.00, 14.00-16.00 saatleri arasında ziyarete açık.

cahit sıtkıCAHİT SITKI TARANCI MÜZESİ

Diyarbakır’da, Şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu ev, 1973 yılında müzeye dönüştürülmüş.

Müzede Cahit Sıtkı Tarancı’nın özel eşyaları, el yazısı ile yazılmış mektupları, aile fotoğrafları ve kitapları bulunuyor.

ZİYA GÖKALP MÜZESİ

Ziya Gökalp’in Diyarbakır’da doğduğu ev, 1956 yılında müze olarak ziyarete açılmış.

Müzede, yazarın kişisel eşyaları ve belgelerinden oluşan koleksiyonlar sergileniyor.

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR MÜZESİ

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın uzun yıllar Heybeliada'da yaşadığı ev, Kültür Bakanlığı'nın katkılarıyla 2000 yılında müzeye dönüştürülmüş.

Müzede ünlü yazarın kendi eşyaları, el yazmaları bulunuyor. 

Girişlerin ücretsiz olduğu müze,  pazartesi ve salı günleri hariç her gün 10.00-16.00 saatleri arasında gezilebiliyor.

NECATİ CUMALI ANI VE KÜLTÜR EVİ

Necati Cumalı’nın, İzmir’in Urla ilçesinde bulunan evi müzeye dönüştürülmüş.

Müze, pazartesi hariç, her gün 08.30- 18.00 saatleri arasında ziyarete açık.

can yücelCAN YÜCEL EVİ

Şair Can Yücel’in Datça’da yaşadığı ev, “Can Evi” ismiyle ziyarete açılmış.

Müzede, Can Yücel’e ait fotoğraflar, kitaplar, şairin daktilosu, el yazıları ve ziyaretçilerin oluşturduğu bir anı defteri bulunuyor.

RIFAT ILGAZ KÜLTÜR VE SANAT EVİ

Rıfat Ilgaz’ın Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğduğu ev, müzeye dönüştürülmüş ve 2007 yılında ziyarete açılmış.

Edebiyatımızın usta yazarı Leylâ Erbil ile yapılan son söyleşi – Elmas Şahin

leyla erbilEdebiyatımızın usta yazarı Leylâ Erbil ile hasta yatağında yarım kalan söyleşi:

Leylâ Erbil’den Kalan’lar: 

Yrd. Doç. Dr. Elmas Şahin[1]

 

Edebiyat dünyası çağın en önemli yazarlarından biri olan yarım asırlık bir çınarını yazar Leylâ Erbil’i 19 temmuz’da kaybetti. 22 Temmuz’da Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazına müteakip Zincirlikuyu mezarlığında son yolculuğuna uğurladık. 82 yaşında hayata gözlerini yuman Erbil, 50’li yıllardan bu yana az ve öz yazan güncelliğini yitirmeyen evrensel eserlere imza attı, geride 7 roman, 3 öykü kitabı ile düşünce ve anılarını bırakarak sessiz sedasız aramızdan ayrıldı. “Beni yedi kişi anlasın yeter diyen Erbil’i anlayanlarla birlikte hüzünle onu toprağın kucağına bırakıp gidişiyle yarım kalan bu son söyleşiyi-böyle olacağı hiç aklıma gelmezdi-düzenleyip onun anısına parantezli cümleler hariç ufak imlâ düzeltileri dışında dokunmaksızın okurlarıyla paylaşmak istedim. 

Edebiyatımızın usta yazarı Leylâ Erbil ile yapılan son söyleşi – Elmas Şahin yazısına devam et

Türk Edebiyatı’nın acı kaybı: Leylâ Erbil

 

Leyla Erbil_U

 

Türk Edebiyatı’nın önde gelen isimlerinden Leyla Erbil, 22 Temmuz Pazartesi günü son yolculuğuna uğurlandı. Lösemi tedavisi gördüğü hastanede hayata gözlerini yuman yazar, 82 yaşındaydı.

Teşvikiye Camii’ndeki cenaze töreninde okurları, yazarın Vapur isimli öyküsünden alıntıların yazılı olduğu kâğıtlardan yapılan gemileri, cenazeye katılanlara dağıttı. 

PEN Yazarlar Derneği tarafından Nobel Edebiyat Ödülü'ne Türkiye'den aday gösterilen ilk kadın yazar olan Erbil, Türkiye Sanatçılar Birliği ile Türkiye Yazarlar Sendikası’nın da kurucu üyesiydi.

Leyla Erbil’in, Tuhaf Bir Erkek isimli son romanı bu yıl içinde yayımlanmıştı.

Türkiye, Londra Kitap Fuarı’nda Odak Ülke!

LBF_2013_NEW_Logo-datesEdebiyatseverlere gurur verici bir haberimiz var; 2013’te Türk Edebiyatı Londra Kitap Fuarı’nda! Türk yazarlarla İngiliz okurları buluşturmayı amaçlayan British Council destekli programda İnci Aral, Oya Baydar, Fethiye Çetin, Fatih Erdoğan, Murat Gülsoy, Hakan Günday, Müge İplikçi, Ayşe Kulin, Mario Levi, Perihan Mağden, Bejan Matur, Murat Menteş, Murathan Mungan, Barış Müstecaplıoğlu, Aslı E. Perker, Elif Şafak, Ece Temelkuran, Ayfer Tunç, Ahmet Ümit ve Mehmet Yaşin gibi edebiyatımızın özel isimleri yer alacak.

Türkiye, Londra Kitap Fuarı’nda Odak Ülke! yazısına devam et

Tiyatro Tempo Edebiyat Söyleşileri Dizisi-3: “Roman ve Sinemada Türkiye Fotoğrafı”

EDBY MART AFİŞ.Tiyatro Tempo'nun 3. söyleşi konuğu Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı oluyor. Dizi Ahmet Önel'le başlayıp Ercüment Cengiz'le devam etmişti. Kurtuluş Kayalı'nın katılımıyla söyleşide bu kez "roman" başlığının yanında "sinema" da konuşulacak. Kayalı, bu iki başlık üzerinden "Türkiye Fotoğrafı"nı çizecek. 

Tiyatro Tempo Edebiyat Söyleşileri Dizisi-3: “Roman ve Sinemada Türkiye Fotoğrafı” yazısına devam et