Etiket arşivi: yazmak

Virginia Woolf’tan Yazma Sanatı Üzerine Tavsiyeler

75-Virginia-Woolf

Edebiyat ile iç içe olanların, yazma eylemine tutkuyla bağlı olanların, iyi bir yazar olmanın hayaliyle yanıp tutuşanların faydalandığı birçok kitap vardır. Yazmak, kitaplardan öğrenilemeyecek kadar özgün ve zorlu bir eylem olsa da, edebiyatın büyük ustalarının yazma süreciyle ilgili tavsiyelerine kulak vermek, ufkumuzu açar.

İşte İngiliz Edebiyatı’nın önde gelen yazarlarından Virginia Woolf’un yazma sanatı üzerine tavsiyeleri:

  • Bir roman yazarının en temel tutkusu, olabildiğince bilinci dışına çıkmasıdır. Yazar olarak, zihnimizi temizlemek ve hayal gücümüzün, bilinçaltı dünyamızın sarp kayalıkları arasındaki boşluk ve çatlakları doldurmasına izin vermek zorundayız.
  • Sayfalar dolusu saçmalayın. Aptal olun, duygusal olun, kendi keşfiniz olan, olmayan her türlü kelimeyi kullanın, öfkelenin, sevin, alay edin.
  • Size nasıl kolay geliyorsa öyle yazın. Her gün de, gün aşırı da yazabilirsiniz. Mühim olan, istikrarı korumaktır. Ben, bazen bir oturuşta sayfalar dolusu yazıyor, sonra günler boyu tek bir kelime dahi yazamıyordum, sonra yeniden büyük bir tutku ile yazmaya başlıyordum. Ben bu şekilde üretiyordum. Siz de kendi ritminizi bulacak ve onu sürdüreceksiniz.
  • Kurmacanın kurallarını kimse bilemez. İçgüdülerimize dayanabiliriz sadece. Her yol mubahtır ve yine her yol ifade etmek istediğimizi ifade eder. Daima dürüst olun, sonuç hayret verici olacaktır muhakkak.
  • Özgürlük, bir okurun sahip olabileceği en önemli niteliktir. Bu niteliği de hiç kaybetmemek gerekir. Ne tür kitapların hoşumuza gittiğini ancak her tür kitabı okuyarak bulabiliriz.
  • Roman yazarının hayatı algılayışı, her zaman açık olan alıcıları iledir. Gerçek bir roman yazarı, gözlem ve izlenimlerini sürekli kaydeder. Yazmak, etrafta hızla olup biteni gözlemlemek değildir sadece. Gerçek bir yazar, gözlemlerini önemli detaylar süzgecinden geçirebilmesiyle anlaşılır.
  • Yazdıklarınızı sürekli olarak titizlikle ve sabırla gözden geçirmelisiniz. Her kelimeyi tartmalı ve yazdıklarınızı tekrar tekrar okumalısınız. Cümlelerinizin ritmini dinleyin.

 

 * Tavsiyvirginia woolfeler, yazar Danell Jones tarafından hazırlanan “Virginia Woolf'tan Yazarlık Dersleri” isimli kitaptan alınmıştır.

Tülin Dursun’la Yazma Uğraşı Üzerine…

tulin dursunYitik Ülke Yayınları'ndan çıkan "Tekrarı Olmayan Öyküler" gerçek öykülerden yola çıkılarak yazılmış, hayatın bir parçasını sunan bir kitap. Kitabın yazarı Tülin Dursun'a yazma uğraşı ve kitabı ile ilgili sorular yönelttik. İşte yanıtları! Keyifli okumalar…

Söyleşi: Ceren Çalıcı

Tülin Dursun kimdir? Ne için yazar? Ya da yazmaya nasıl karar verdiniz?

Tülin Dursun öyle kendi halinde biri değildir. Milattan önce bir zamandan kalkıp günümüze kadar kendini hep bir kargaşanın, çırpınmanın, karşı durmaların içinde bulmuştur. Bu yoldan geçerken inmek istediği duraklarda inatla inmeyip yanına yoldaşlar bularak ilerlemiştir. Çocukluğunda bulduğu sevgi denen "insanlık mucizesi"ni paylaşmayı, öğretmeyi ilke edinmiş biridir. Tülin Dursun ne için yazar sorusunun yanıtı galiba "yaşamak için" yazar olacaktır. Yazmaya karar vermedim. Okuma-yazma öğrendiğimden beri kendimi hep yazarken buldum. Daha sonra öğretmenlerimin, özellikle de öğretmenim Gülten Dayıoğlu'nun beni yönlendirmesiyle bugünlere geldim.

Tülin Dursun’la Yazma Uğraşı Üzerine… yazısına devam et

KİMİN SEÇİMİ

11 Haziran 2025- Dünya Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi – 136. Kat – Toplantı Salonu

Hafta başından bu yana durdurak bilmeksizin düşüşe geçmiş dünya borsalarına ve artık bir felakete dönüşmeye yüz tutmuş uluslararası ekonomik görüntüye rağmen başkan George Alain Gilbert soğukkanlılığını korumayı başarmış görünüyordu. Zaman zaman yanındakilere takılıyor, dünyanın farklı finans merkezlerinden gelen uzmanlarla kafa bularak ortamı yumuşatmaya çalışıyordu. Oysaki çaresiz bir bekleyiş içerisinde, endişeli gözlerle etraflarına bakınıp duran ekonomist takımının gergin dudakları, yalandan gülümserken bile, ağlamaklıydı. Nasıl olmasındı ki ? Sadece ilk iki günde 2008 Ekonomik Bunalımı’nın yol açtığı zararları bile solda sıfır bırakacak ölçüde önemli kayıplar verilmiş, dünyanın en önde gelen enerji ve çevre teknolojisi devlerinin kasaları tam takır oluvermişti. Milyarlarca insanı ekonomik yıkımdan çekip çıkaracak kararları almanın ağırlığı da, bu toplantıya katılanların omuzlarına yüklenmişti. KİMİN SEÇİMİ yazısına devam et

Terzi Necmi

Nefin Huvaj

Kendi küçük terzi dükkanını sahil semtinde açmış Terzi Necmi. Yıllardan beri, burun kemerine inmiş gözlükleriyle bütün gün dikiş dikiyor, kolalıyor, ütü yapıyor… Yere sürünmekten paçayı bir türlü kurtaramamış pantolonları, iflah olmaz yakaları, kafası karışmış gömlekleri adam ediyor yıllardır.

Dükkanı her gün sabah 9.00’da açıyor Terzi Necmi. Kapısının önünü süpürdükten sonra, bir gün önceden kalan işlerini düzenliyor. İki pantolon paçası, eski kırık sandalyenin üzerine serilmiş bir erkek gömleği ve bir de pilili kadın eteği tamamlanmayı bekliyor. Eli yüzü düzgün giydiriyor insanları Terzi Necmi. Ne sarkan iplik bırakıyor, ne gevşek düğme. Terzi Necmi yazısına devam et

“Olimpos Öyküleri” Kitabı 1 Eylül’de Çıkıyor

Kadir Aydemir’in yayına hazırladığı, 32 yazarlı “Olimpos Öyküleri” kitabı Eylül 2010’da tüm kitapçılarda. Yitik Ülke Yayınları, “Cunda Öyküleri” ve “Bozcaada Öyküleri” kitaplarından sonra, alternatif öykü kitabı serisine “Olimpos Öyküleri”yle devam ediyor… Şölene davetlisiniz!

Tanrıların dağı Olimpos ve Olimpos Köyü… “Nereye?” sorusunun en güzel yanıtı… İstanbul’dan ya da Ankara’dan, İzmir’den ya da başka bir şehirden “kaçmanın” en güzel alternatifi… Bungalovları, ağaç evleri, buz gibi suyu, Likyalı kalıntıları ve anıt mezarlarıyla “Olympos”… yani Olimpos… Sırt çantasına çadırını ve kitaplarını doldurup yola düşenlerin, otostop çekerek macera dolu bir yolculukla oraya varanların, 80’lerde ve 90’lı yılların sonunda gerçek Olimpos’u bilen, yaşayan insanların orada geçen öykülerinden oluşuyor bu kitap. Alternatif tatil mekânımız Olimpos’u, orayı özleyenler için yazdık…

Alper Akdeniz, Ardagül Yıldız, Aydın İleri, Barış Behramoğlu, Birol Özdemir, Deniz Yalım Kadıoğlu, Eda Aytekin, Eda Günay, Elif Savaş Felsen, Erdem Aksakal, Gül Ersoy, Gündüz Öğüt, Gürgen Öz, Hikmet Temel Akarsu, Kadir Aydemir, Mehmet Erikli, Nihal Konar Naş, Onur Akbudak, Özlem Ertan, Pelin Onay, Pınar Nurhan, Sabri Kuşkonmaz, Sadık Yemni, Saliha Yadigar, Sedef Özkan, Selcen Aksel, Seran Demiral, Sine Ergün, Şahin Özbay, Umut Y. Karaoğlu, Vecdi Çıracıoğlu ve Yeşim Ağaoğlu öyküleriyle Olimpos’a sürükleyecek sizi…

Biranızı, şarabınızı alın, sahile uzanıp ölü taşların sonsuz uğultusuna verin kulağınızı. Denizi dinleyin, sonsuz denizin şarkısını… Açın kitabınızı… Bir insan size doğru gelecek ve yanınıza oturacak. Tanışacaksınız bir kitap sayesinde. Oradaki dostluklarınızı, yaşanan “an”ları düşünün… Kahrolası kenti geride bırakıp “mutlu” olduğumuz anları hatırlatacak bu öyküler.

Kitabın sayfaları, metropolde, bir gökdelende hatta izbe bir evde, sıkıcı bir iş ortamı ya da boğucu bir otobüste de olsanız, sizi “oraya” götürecek… Mutlu olduğumuz o yere… Olimpos’a!

Yanartaş’ın, lahitlerin, Olimpos’ta aşkın, yalnızlığın ve Zeus’un şerefine!

Yaratıcı Yazarlık Atölyesi

Edebiyatçılar Derneği, edebiyata yürekten inanan, okuma ve yazma eylemini yaşam biçimi olarak benimseyen bireyler olma hedefiyle kış dönemi Yaratıcı Yazarlık Atölyesi’ni 12 Aralık’ta açacak. Öykü, şiir, deneme, eleştiri gibi yazınsal türler üzerine kuramsal çalışmaları ve uygulamaları içerecek olan Yaratıcı Yazarlık Atölyesi, yazma çabasının başlangıcında ya da herhangi bir düzeyinde bulunan tüm katılımcılar için geliştirilmiş bir program olacak.

Yaratıcı Yazarlık Atölyesi yazısına devam et

“Hadi Oynayalım!”

Nefin Huvaj

Çocuklarda böyle bir eylem biçimi vardır. “Oynamak”; kurgusu olmayan, dolayısıyla bize içi boş gelen bir kavramdır – bu kullanımıyla. Gerçekten içi boş haldedir. Az sonra, çocuğun gözüne ilişecek olan ilk nesne (ya da spesifik olarak: Oyuncak) ve o nesnenin çağrışımlarıyla dolacaktır oyunun içi.

“Hadi oynayalım”. “ne oynicaz?”. “oyun”.

“Ne?” sorumuzun karşılığı elbette “oyun” olacaktır. Anlamıyor muyuz işte, oyun!

“Hadi Oynayalım!” yazısına devam et