Yannis Ritsos Şiiri, Çevirileri ve David Harsent Yorumu – Tamara Wilson

 

Yannis Ritsos Şiiri, Çevirileri ve David Harsent Yorumu – Tamara Wilson
 
Yannis Ritsos’un kimi zaman bir iç çekiş kadar kısa lirik şiirleriyle, dramatik monologlar formatında ilerleyen, otobiyografik, mitik, politik temalarla örülü daha uzun soluklu şiirlerinde, okurun belleğine kazınan kelimelerin duruluğuna gizlediği derinliktir. Karın içinde barindigi su gibi, üzerini örttüğü evler, caddeler, bitkiler gibi, Ritsos dizeleri de gündeliğin görünen rastgeleliğine sarar gizemini. Renk olur bazen, bazen çamaşır dalgalanan Hera’nın omzunda, özeniz bir masa kimi zaman, ama her defasında ayni yoğunlukla harmanlanmış bir duyguyla düşer söz kâğıda.
 
Akademisyen, şair ve çevirmen kimlikleriyle tanıdığımız  Minas Savvas; “En basit şeyler bile, mistik bir dille konuşur Ritsos mısralarında” der. Nesnelerin sıradanlaşmış algılarına farklı bir boyut getirir Ritsos her bakışında.

Amerika’nın saygın edebiyat dergilerinden olan Great River Review’de yayımlanan makalesinde şair, yazar Dale Jacobson şöyle tarif eder bu etkiyi:
“Ritsos şiirlerinin öyle bir işleyişi vardır ki, evreni fizik kuramlarının değil de bildiğimizi bilmediğimiz psikolojik bir kurallar silsilesinin yönettiği  hissine kapılırsınız. Bir rüyanın derinlerinde hiç beklemediğiniz bir itirafla göz göze gelmek gibi, apansız gelen bir saldırının  pençesinde darmadağın oluşunuz gibi sarsıcı bir etki vardır onun şiirlerinde.”
 
Kısaldıkça uzayan, azaldıkça çoğalan lirik hikâye fragmanlarında daha koyu bir yoğunluktadır bu etki. Ritsos’un o çok katmerli yalınlığı, sade bir giriftlikle birleştirip, şiirin kutsal ruhuyla harmanlayışıdır belki de farklı bir dile taşınmasını bu denli zorlaştıran dizelerini.
 
“Şairin kelime dağarcığı, sözlükteki açılımlarıyla sınırlı değildir o kelimelerin" der, İngiltere'nin edebiyata ve şiire kazandırdığı en değerli  isimlerden biri olan David Harsent. Ritsos şiirlerini yeniden yorumlayıp, eşsiz  bir edebi lezzetle sunduğu kitabı In Secret Versions of Yannis Ritsos’da, şairin sözlerinin özeti, mısralarının tarifi veya aslına yakın  bir replikasını sunan klasik anlamdaki çevirileri, haritalara benzetir David Harsent. Bir yerin hesaplı, olçülü, yüzeysel gerçekliğine  endeksli bu haritalar, ne o yerin dokusunu, ne ruhunu ne de kendisini verebilir ona gore.
 
İlk  kez 1969’da, bir Alan Page çevirisinde karşılaşır Harsent Ritsos’la ve Ritsos’un o büyülü dilinin çeviriye hassas duruşu bir tutku olur Harsent’de. Yapılmış tüm çevirileri alır, Atina'daki arkadaşlarından Ritsos’un çevirilerini bir yemek tarifi çıplaklığında aktarmalarını ister, birebir. Kıyaslar bütün versiyonları. Bir şair bilinci ve duyarlılığıyla şiirin nabzını arar. Kelimeler arasındaki ahenkte, ritimde, beraberliklerindeki melodide, renkte, tonda, nuansta, kelimenin içsel ağırlığında, yaptiğı çağrışımlarda, imasındadır aradığı kalp atışı ve bulduğu o nabzı, şiirin başlı basına bir dil olduğunu kanıtlarcasına sunarak, haritalardan alıp özlediğimiz o kentlere götürür bizi yorumlarıyla.

 

Ekteki şiirler: Three Poems after Yannis Ritsos by David Harsent

Reversals
Trapped
The Accused

http://www.poetryfoundation.org/poetrymagazine/poem/244944