Yitik Ülke Yayınları’nın Kurucusu ve Editörü Kadir Aydemir’le Söyleşi

Söyleşi: Nuray Salman

Kadir Aydemir Hakkında:

İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Üniversitede bir süre İşletme, daha sonra Halkla İlişkiler eğitimi aldı. Şiirleri Varlık, Kitap-lık, Şiir Oku, No, Dize, Özgür Edebiyat, Akatalpa, Mor Taka, Ada gibi dergilerde ve çeşitli şiir yıllıklarında yayımlandı. Cumhuriyet Kitap, Virgül ve Radikal Kitap dergileri başta olmak üzere pek çok dergide röportaj ve kitap eleştiri yazılarına rastlandı. 1997 yılında Başka şiir dergisini çıkarttı. 2000 yılında Yitik Ülke şiir-edebiyat dergisini kurdu. 2006 yılında Yitik Ülke Yayınları’nın kurucusu ve editörü oldu. Şiirleri ve öyküleri Rusça, İngilizce, Fransızca, Ermenice, Azerice, Bulgarca, Japonca gibi dünya dillerine çevrildi. Erotik Öyküler ve Bin İkinci Gece Masalları adlı kitaplarda öyküleriyle yer aldı. Şiirin yanında öyküler, düz yazılar da yazmaktadır. Yazar, aynı zamanda İstanbul’da gazetecilik ve editörlük yapmaktadır.

KİTAPLAR

Sessizliğin Bekçisi, Hera Şiir Kitaplığı, 2002

Dikenler Sarayı, Şiir, Eti Yayınları, 2003

Rüzgârla Saklı, Şiir, Yitik Ülke Yayınları, 2007

Aşksız Gölgeler, Öykü, Yitik Ülke Yayınları, 2007

Ekşi Öyküler, Öykü, Yitik Ülke Yayınları, 2007

Cunda Öyküleri, Öykü, Yitik Ülke Yayınları, 2007

Bozcaada Öyküleri, Öykü, Yitik Ülke Yayınları, 2010

Olimpos Öyküleri, Öykü, Yitik Ülke Yayınları, 2010

80’lerde Çocuk Olmak, anlatı, Yitik Ülke Yayınları, 2010

90’lar Kitabı Çocuk mu Genç mi?, Anlatı, Yitik Ülke Yayınları, 2012

Sonsuz Unutuş, Öykü, Yitik Ülke Yayınları, 2012

Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı, Yitik Ülke Yayınları, 2012

Soğuk Yazgı, Şiir, Yitik Ülke Yayınları, 2014

Mutsuz Aşk Vardır, Öykü, Yitik Ülke Yayınları, 2014

Nuray Salman:  Yitik Ülke’nin yaratıcısı şair, yazar Kadir Aydemir kimdir?

K.A: 1977’de İstanbul’da doğdum. 1997’de Kadıköy’de “Başka” isminde bir şiir dergisi çıkartmaya başladım. Aynı yıl internet üzerine Yitik Ülke’yi projelendirdim. 2000 yılında www.yitikulke.com web sitesi yayına başladı, 2006’da Yitik Ülke Yayınları’nı kurdum. İstanbul’da yaşıyorum. Aynı zamanda gazetecilik yapıyorum, editörüm. Zaman çok hızlı geçiyor. Şiir ve öykü kitaplarım var; bolca okuyup bolca film izlemeye çalışıyorum. Yitik Ülke için çok yazarlı kitap projeleri yapıyorum. İki kitabım yurtdışında yayımlandı. Yazmaya devam ediyorum.

N.S: “YİTİK  ÜLKE”; özel olarak bu isme neler yüklüyorsunuz?

K.A: Yitik Ülke düşsel bir tanım. Bulunamayan, aranan şey benim için. Yitik Ülke’yi bir gecekondu evde buldum. 1997’de kurduğum bir düş o. Biraz şiir, biraz acı. Bugün geçmişe dönüp baktığımda şunu düşünüyorum: Yitik Ülke olmasaydı belki ben de olmazdım. İnsan düşlerinin peşinden gitmeli sözünün benim için somut hali Yitik Ülke. O hem bir dergi, hem bir yayınevi, hem de aşktan, sözcüklerden, acıdan yapılma. Yitik Ülke benim kaçış yerim. İçimdeki bir yer biraz da. Özlediğim şeylerin hepsi onda gizli.

N.S: Derginiz Yitik Ülke yayım hayatına başladığından bu güne farklı kesimlerden şair/yazarlara  kapısını araladı. Bu anlamda günümüz Türk edebiyatının/şiirinin nabzını tutma iddiasını yayın anlayışı ile ortaya koydu. Yitik Ülke dergisinin bu tavrının edebiyat dünyasındaki karşılığı nedir?

K.A: Bu karşılığın anlamını zaman ve okur belirleyecek, tanımlayacak. Yitik Ülke çağdaş bir yayınevi. Modern Türk şiirinin ve edebiyatının genç isimleri burada bir arada. Çoğu benim birebir arkadaşım ve dostum. Bir edebiyat ailesi Yitik Ülke. Gün geçtikçe büyüyor. Biz sevdiğimiz ve inandığımız kitapları yayımlıyoruz, kütüphaneler kuruyoruz, sosyal sorumluluk projeleri yapıyoruz. Gelecekte daha güzel şeyler ortaya koyacağız eminim. Parolamız dayanışma ve paylaşım.

N.S: Genç kuşak isimler Yitik Ülke’de kendilerine yer bulabiliyor. Belki ürünlerini ilk kez Yitik Ülke’de yayımlayan isimler de var. Derginizin bu genç isimleri bir yere taşıma gibi bir duruşu var mı?

K.A: Derginin ve yayınevinin amaçlarından biri de genç yazarlara şans tanımak, onlara fırsat vermek. Çok yazarlı  kitaplarımız bu amaçla projelendiriliyor. “80’lerde Çocuk Olmak” kitabı, “90’lar Kitabı”, “Tuhaf Alşkanlıklar Kitabı” ve “Mutsuz Aşk Vardır” kitabında yüzlerce yazar var. Web dergimiz Yitik Ülke’de de genç kalemlere yer açıyoruz. Edebiyatın yeni isimlere ve taze kana ihtiyacı var. Yitik Ülke bu konuda üstüne düşeni yapıyor ve yapacak.

N.S: “Yitik Ülke” sizce şiir/edebiyat dünyasında hangi boşluğu dolduruyor?

K.A: Yitik Ülke nitelikli şiir kitapları yayımlıyor. Özel bir şiir kitapları dizimiz var ve dosyaları ben seçiyorum. Dışarıdan dosya kabul etmiyoruz, okuyup beğendiğim ve inandığım dosyaları kitap haline getiriyoruz. Şiir okuru özel bir okurdur, şiir kitaplarımıza olan ilgi güzel ve mutlu edici. Genç şairler Yitik Ülke’de seslerini geniş kesimlere duyurabiliyor. Onur Behramoğlu, Gökçenur Ç., Yaprak Öz, Bülent Karslıoğlu, ben ve daha pek çok şair tüm kitaplarımızla Yitik Ülke’deyiz. Önemli olan da bu, bir arada olmak.

N.S: Sanal dergiciliği edebiyatımız açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

K.A: Sanal dergiler önemli mecralar, ama kontrol ve editoryal seçim noktasında sorunlar var. İnternet dergileri daha ustaca hazırlanmalı, editoryal açıdan daha iyi kontrol edilmeli. Yazım hataları da ayrı bir problem. Yine de, her şeye rağmen özgür bir yayın ortamı. Pek çok insan için kendini ifade etme, yazdıklarını bambaşka insanlarla paylaşma imkânı tanıyor sanal dergiler. Yitik Ülke 1997’den beri bu yolda ilerleyen bir dergi. www.yitikulke.com adresiyle 2000 yılında bir blog olmaktan kurtulup yola daha ciddi adımlarla devam etmeye başladık. Dergiler yaşamalı.

N.S: Yitik Ülke’nin dergicilik tarihi açısından önemi nedir?

K.A: Yitik Ülke internet üzerinde, yani sosyal medya tabanlı ilk şiir-edebiyat dergilerinden biri. 1997’den bugüne yoluna devam ediyor. Pek çok siteye kaynaklık etti Yitik Ülke. Sitemizin içeriği geçmişte çok daha genişti, ama çeşitli teknik aksaklıklarla yıllar içinde bu içeriği kaybettik. İnternet dergisi iken bir yayınevine dönüşen ilk yer Yitik Ülke. Bu açıdan çok önemli buluyorum onu. Sosyal medya geniş imkânlara sahip ve biz de onun gücünü kullanıyoruz çalışmalarımızda.

N.S: Haiku tarzı, bu ülkede çok az şairin üzerinde deney yaptığı bir nazım (Japonlara ait) şeklidir. Neden Haiku?

K.A: Haiku bir Japon şiiri formu. Lirik doğa şiiri denebilir. Doğayı temel alır ama pek çok konuda pek çok şey fısıldar bu şiir. Zarif ve güçlüdür. İlk şiir kitabım “Sessizliğin Bekçisi” ve yeni şiir kitabım “Soğuk Yazgı” bu teknikte yazdığım şiirlerle dolu. Haikuları seviyorum, çünkü sessizlik çok şey anlatıyor. Doğa çok şey anlatıyor. Haiku şiiri, bir şairin şiirini disipline edebilir ve tekniğini geliştirip kendi sesini bulmasında çok yardımcı olabilir. Ağaçlar her zaman haklıdır.

 

Bir Cevap Yazın